• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • Ankara : 16 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Çankırı : 17 °C
  • Antalya : 24 °C
  • Eskişehir : 15 °C

25 Aralık sıfırlandı

25 Aralık sıfırlandı
96 şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildi.

25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması kapsamında 96 şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca takipsizlik kararı verildi. Soruşturma kapsamında Bilal Erdoğan ile aralarında Yasin El Kadı, oğlu Muaz Kadı, Mehmet Cengiz, Fatih Saraç, İbrahim Çeçen ve Latif Topbaş'ın da bulunduğu çok sayıda isim ifade vermişti.

25 Aralık soruşturması kapsamındaki 96 şüpheli ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, rüşvet vermek, almak, aracılık etmek, resmi belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırmak, irtikap, imar kirliliğine neden olmak, pasaport kanununa muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama’ suçlamaları ile karşı karşıyaydı. Ancak dosya takipsizle sonuçlandı.  141 sayfalık takipsizlik kararının altına imza atan savcılar 25 Aralık soruşturmasının hukuki bir soruşturma görünümü altında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya ve engellemeye yönelik bir teşebbüs’ olduğunu vurguladılar. Takipsizlik kararında, şu ifadeler dikkat çekti:

SIĞINACAK LİMAN YOK
“Yargılama usulleri saptırılarak, ihlal edilerek, görmezden gelinerek, kişi ve olaylara özel uygulamalara konu edilerek ‘Hukuk Devleti’ ilkesi korunamaz. Hukukun evrensel ilke ve esaslarının içi boşaltılmadan, maddi hakikatın üstü örtülmeden, ‘herkes için adalet’ anlayışına dayalı eşit, süratli ve dürüst yargılama yapmak hukuk devletinin en temel vazifesidir. Hukuk kurallarına, baştan soruşturmayı yapan hakim ve savcıların sıkı bir şekilde riayet etmesi gerekmektedir. İnsanların adalet limanından başka sığınacakları bir liman yoktur. Bu husus yargıya olan güvenin tesis edilmesi açısından önemlidir.“           

2 İHALEYE TAKİPSİZLİK YOK
25 Aralık soruşturmasıyla ilgili takipsizlik kararında, iki dosya için inceleme kararı çıktı. Savcılar dinlemeler ve takipler usulsüz yapılsa da, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması için Mecidiyeköy-Mahmutbey Metrosu ihalesi ile Çanakkale-Ezine Yolu ihalesiyle ilgili soruşturmaya devam kararı aldı.

TAPELER SAKLANACAK
Kararda en çarpıcı detaylardan biri ise, normalde takipsizlik kararının ardından silinmesi gereken tapelerin ileride delil olabilir gerekçesiyle saklanması kararı oldu.

Çarpıcı detaylar
İşte o takipsizlik kararından çarpıcı detaylar: 

Tüm fiziki teknik takip ve iletişimin tespiti ve kayda alınmasına dair kararların görevsiz mahkemelerce verildiği,

Yaklaşık 1,5 yıllık soruşturma sürecinde yetkili 3 hakim bulunmasına rağmen Hakim Osman Burhanettin Toprak’ın ve Yakup Kaya’nın nöbetlerinde dahi kararların hakim Süleyman Karaçöl tarafından verildiği,

Hakimlerden Bekir Altun’un nöbetine riayet edilmeyerek kararların sürekli Süleyman Karaçöl ve Menekşe Uyar’dan alındığı.

Kamu imkanlarını kullanan soruşturma görevlilerinin kişilere pusu kurma hak ve görevlerinin olmadığı. Suç işleme ihtimaline karşı tespit kararı alınarak 2-3 yıl gibi sürelerle dinleme yapılmaması gerektiği. Hal böyleyken dosyada bulunan bir çok şüphelinin ne sebeple dinlemeye başlandığının anlaşılamadığı.

Bazı  dinlemelerin tape haline getirilmediği, bazılarının tape haline getirilmekle birlikte fezlekeye dahil edilmediği, kimi şüphelilerin de hem dinlenildiği hem de fezlekede ismi geçtiği halde 25 Aralık 2013 tarihinde arama ve gözaltı talimatlarında isimlerinin bulunmadığı.

3.kişi sıfatıyla yasal olmayan bir şekilde iletişimleri tespit edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar Binali Yıldırım, Ömer Çelik ve Muammer Güler haklarında hiç bir dinleme kararı olmaksızın uzun süre dinlemeler yapıldığı, görüşmelerinin haklarında hiç bir dinleme kararı olmaksızın tape haline getirildiği

Bilal Erdoğan ve Berat Albayrak hakkında dinlenmelerine ilişkin hakim kararı bulunmadığı halde, diğer şüphelilerle yaptıkları iletişimin aylarca tespit edildiği, CMK 138/2 maddesindeki hükümlerin uygulanmadığı.  

Soruşturmayı yürüten görevlilerin kasten bütün dinledikleri şüphelileri örgüt lideri gibi göstermek suretiyle kanundaki en uzun dinlenme süresi olan 6 ay sınırını aştıkları. 

Usulsüz olarak yapılan dinlemeler esnasında,iş adamlarının ve diğer şüphelilerin suç teşkil etmeyen günlük konuşmalarının, eşleri ile yaptıkları sıradan görüşmelerin dahi kayıt altına alındığı tespit edildiği. 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın telefon görüşmelerinin defaten kayıt altına alındığı, hakkında herhangi bir hakim kararı bulunmadığı halde, CMK 138/2 usullerine riayet edilmeden dinlemeler yapıldığı. 

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim