• BIST 107.206
  • Altın 142,629
  • Dolar 3,5525
  • Euro 4,1323
  • Ankara : 34 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • İzmir : 35 °C
  • Çankırı : 36 °C
  • Antalya : 31 °C
  • Eskişehir : 35 °C

390 milletvekili ile 'Saray'ı susturma planı

390 milletvekili ile 'Saray'ı susturma planı
Hükümet için ibrenin AKP-CHP koalisyonuna çeviren Davutoğlu ekibinin, Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırılmasını da kabul ettiği iddia edildi.

AKP-MHP koalisyonu iddialarını ardından Ankara'da hava AKP-CHP hükümetine döndü. "Büyük koalisyon" adı verilen hükümet için ön çalışmalara başlayan Davutoğlu ekibi, Saray'ın yetkilerini sınırlandırmayı prensipte kabul etti. Bunun için anayasa değişikliği teklifine de onay verildi. Seçim barajının düşürülmesinden, yolsuzlukla suçlanan ört bakanın Yüce Divan'a gönderilmesine kadar bir çok konuda yeşil ışık yakan Davutoğlu ekibi, doğrudan Saray ile çalışan bürokratların da görevden alınmasına kapı araladı.

Taraf Gazetesi'nin haberine göre, ibrenin AKP-CHP hükümetine dönmesinde, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, son dönemde Saray'a yakın isimlerden gelen eleştiriler etkili oldu. Bu eleştirilerin üzerine yeni bir strateji geliştiren Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ekibi, AKP-CHP Hükümeti için ön çalışma yaptı. Çalışmaya göre, 390 sandalyeye ulaşan AKP-CHP Hükümeti ile Anayasa değişikliği yapılarak, Cumhurbaşkanı'nın yetkileri sınırlandırılacak. Hatta, Cumhurbaşkanları'nın yeniden Meclis tarafından seçilmesine yönelik düzenleme de hayata geçirilecek. Söz konusu planın hayata geçmesi ile birlikte, yolsuzlukların üzerine gidilmesi de sağlanacak. Yeni planın ayrıntıları şöyle:

SARAY'IN TUTUMU ETKİLİ OLDU
Saray ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında Ahmet Sever'in kitabının yayınlanması ile başlayan gerilim, Başkent'teki koalisyon hesaplarını da etkiledi. Saray'a yakın isimlerin Gül'ü bir anda hedef tahtasına koyması, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ekibinin stratejisinin de değişmesine yol açtı. İlk etapta, Saray'ın tavsiyeleri üzerine, AKP-MHP Koalisyonu için gayri resmi görüşmelere geçilmişti. Yani ilk tercih, AKP-MHP koalisyonu olacaktı. Ancak Saray'ın, 11. Cumhurbaşkanı Gül'e yönelik eleştirileri ve tekrar hafta başından itibaren devlet yönetimine karışmaya başlaması, ibrenin AKP-CHP Hükümeti'ne dönmesine yol açtı. Davutoğlu ve çevresi, partinin başında kalmak için, Saray'ın yetkilerinin kısıtlanması gerektiği yönünde görüş birliğine vardı. Yani Davutoğlu ve yakın çalışma arkadaşları da, Saray'ın geri planda durması gerektiğini düşünüyor.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Bunun içinde Anayasa değişikliği gerekiyor. Ve bunu yapacak tek hükümet olarak da AKP-CHP Hükümeti görülüyor. Her iki partinin hükümet kurması halinde, Anayasa değişikliği konusunda gizli protokol yapılacak. Sandalye sayısı 390'a ulaştığı için iki parti, çok rahatlıkla Anayasa değişikliği yapabilecek. Bu sırada, seçim barajının düşürülmesi, özgürlüklerin genişletilmesi gibi düzenlemelerin yanı sıra Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin sınırlandırılması ve Cumhurbaşkanı'nın yine Meclis tarafından seçilmesini içeren bir Anayasa değişikliği paketi hazırlanacak. Ve jet hızıyla Meclis'ten geçirilecek. Böylece, Saray bir anlamda yeniden sembolik hale gelecek. AKP yönetimi bu değişiklik yapılmadan, Türkiye'deki çift başlı yönetimin ortadan kalkmayacağını düşünüyor. Ayrıca iş dünyasının da bu plana sıcak baktığı biliniyor.

YOLSUZLUK OPERASYONLARI
AKP yönetimi, yolsuzluklar konusunda da, yeniden komisyon kurulmasına sıcak bakıyor. Daha öncede dört bakanın yüce divana gönderilmesini isteyen Davutoğlu, olası bir CHP koalisyonunda dört bakanla ilgili dosyanın açılmasına yeşil ışık yakacak. Bu konuda protokole madde konulmayacak. Ancak olası bir önergeye sezsiz kalınarak, dört bakanın yüce divana gönderilmesine izin verilecek. Yine Davutoğlu ekibi, doğrudan Saray ile çalışan bürokratların da temizlenmesini istiyor. Bunun da ancak, AKP-CHP Hükümeti ile yapılabileceği düşünülüyor.

ERKEN SEÇİM YAPILMAYACAK
Erken seçimi ise daha çok Saray ve üç dönemlikler istiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yeni dönemde seçilen 258 AKP'li vekil de erken seçimin yapılmasını doğru bulmuyor. Yani AKP-CHP Hükümeti ile erken seçim baskılarının da çok rahatlıkla bertaraf edileceği tahmin ediliyor. Anayasa değişikliğinin hayata geçirilmesi ile birlikte AKP-CHP Hükümeti'nin, dört yıllık süreyi dolduracağı ve bu dönemde Türkiye'nin normalleşeceği hesaplanılıyor.

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : .../... | Haber Yazılımı: CM Bilişim