• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara : 12 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • İzmir : 19 °C
  • Çankırı : 12 °C
  • Antalya : 19 °C
  • Eskişehir : 14 °C

Bahçeli: Din sömürüsü yapanlar, lüks içinde yüzüyor

Bahçeli: Din sömürüsü yapanlar, lüks içinde yüzüyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim kampanyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gittiği her ilde 'Nefesimiz ensenizde olacak' sloganıyla yapacağı mitinglerin ilkini bugün Kırşehir'de gerçekleştirdi.

Erdoğan'ın tüm sorunların çözümünü başkanlık sistemine bağlamasını eleştiren Bahçeli, "Öcalan canisiyle ve başkanlık sistemini kurma hedefine sabitlenen Erdoğan, geri dönülmeyen bir mecraya sapmıştır. Türkiye federasyona gidilsin, İmralı canisi ev hapsine çıksın, PKK’lılar affedilsin, Türk milleti kardeş kavgası yaşasın isteniyorsa AKP ve başkanlık sistemi bulunmaz hint kumaşıdır" dedi. Bahçeli, Erdoğan'ın 'Bu gömlek bu bedene dar geliyor' sözlerine tepki göstererek, "Şerefini gömlek gibi giyip çıkaran, tarafsızlık yeminini ampul gibi yakıp söndüren bir şahsiyet Türkiye’ye istikamet çizemez" diye konuştu. 

Kırşehir’e karayoluyla gelen Devlet Bahçeli, yaklaşık 20 bin kişinin doldurduğu Cacabey Meydanı'nı coşkulu kalabalığa hitap ederken, "Erdoğan nerede miting yaparsa, orada miting yapacağımızı, aynısıyla cevap vereceğimizi, karşı duracağımızı, meydanın boş olmadığını söylemiştik. Erdoğan, Kırşehir’e gelip kule nöbetçiliğini, ileri karakol vazifesini Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırmış, bize düşen de buna cevap vermektir" dedi.

AK Parti iktidarının, Türk milletinin kazanımlarını, geçmişin hatıralarını hiçe saydığını ve Türkiye'yi hızla bir çöküşe götürmekte olduğunu öne süren Bahçeli, vatanın nefes almakta zorlandığını, demokrasinin yoğun bakımda ve yoğun taarruz altında olduğunu söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Al bayrağımız solgun, üzgün ve yorgundur. Türkiye çok kötü yönetilmektedir. Kırşehirli vatandaşımız geleceğinden ümitsizdir. Hiç kimse hayatından memnun değildir. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz, nefsine yenik düşmüş, hırslarına teslim olmuş bir şahsiyet tarafından heba ve israf edilmektedir. Bir defa buna dur demek, buna engel olmak hepimizin boynunun borcudur. 10 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, istikrarsızlığın sembolü, kavga ve gerilimin simgesi mertebesine çıkarak, ne huzur bırakmış ne de esenlik koymuştur. Yaklaşık 5.5 ay önce yemin ederek resmen Cumhurbaşkanı olan Erdoğan sayısız kere anayasal sınırını aşmış, yetki ve sorumluluklarını defalarca aşmış, kötüye kullanmıştır. Erdoğan yeminlerini bozmuş, yeminlerini çiğnemiştir. Namus ve şerefi arasına kalın duvarlar dikmiştir. Tarafsız olması gerekirken açıktan açığa 7 Haziran seçimlerinde AKP’ye oy istemiştir. 30 Ocak’ta Kırşehir’e gelerek toplu açılış kisvesi altında siz muhterem hemşerilerime AKP’nin eş başkanı gibi konuşmuştur. Durmamış, duraksamamış bu sorumsuz ve ahlaksız tavrına en son Bursa’da devam etmiştir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerini takip ettiklerini söyleyen Devlet Bahçeli, "Biz kendisine aynısıyla cevap vereceğimizi ve karşı duracağımız söylemiştik. Meydanın boş olmayacağını kararlıkla göstereceğimizi söylemiştik. Erdoğan’ın kanunsuz, hukuksuz ve despot uygulamalarını yanına bırakmayacağımızı, Türkiye'nin iflasına sessiz kalamayacağımızı ilan etmiştik" dedi. Erdoğan'a eleştirilerini sürdüren Bahçeli, şunları söyledi:

"Maden Erdoğan buraya kadar gelmiş AKP lehine kule nöbetçiliğini, ileri karakol vazifesini Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırmış, o zaman bize düşen de buna cevap vermektir. Erdoğan nerede olursa olsun, siyasi propaganda nerede tevessül ederse etsin, nefesimiz ensenizdedir. Nefesimiz zalimlerin ensesinde olacaktır. Nefesimiz hainlerin ensesinde olacaktır. Nefesimiz müzakerecilerin, müptezellerin ensesinde olacaktır. Nefesimiz Türk ve Türkiye ve Türk Milleti düşmanlarının her an, her zaman, her daim ensesinden ayrılmayacaktır. Çünkü bizim nefesimiz Türk tarihi, Türk kültürü ve Türk dilidir. Bizim nefesimiz Anadolu’yu vatan yapan kahramanların şuurudur. Erdoğan ve aveneleri Türkiye’nin boğazına çöreklenmişlerdir. Erdoğan ve yandaşları aziz milletimizin ve Kırşehirlilerin nefes borusunu kesmek için mücadele etmektedirler. Buna izin veremeyiz, buna göz yumamamayız. Bunu normal göremeyiz. Soruyorum sizlere Erdoğan PKK ile anlaştı, İmralı canlısı ile anlaştı, vize aldı diye başkanlık sistemine sıcak bakacak mısınız? Ne olmuş, Amerika’da var Türkiye’de de olsun diyecek misiniz? Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan adamın partizanlık yapmasına, siyasi taraf tutmasına hoşgörü gösterecek misiniz? Hayırsa, Erdoğan neden bahsetmektedir, neyin peşinde koşmaktadır? Kırşehirliler'in kararı hayır ise Erdoğan kime neyi kabul ettirecektir? Kırşehir bu oyuna gelmeyecektir. Kral, emir, şah, tiran, diktatör olacağım hevesinde ise buna Türk milleti müsaade etmeyecek, onay vermeyecektir. Yeni Türkiye parolası ile milli bekayı, milli varlığı,, milli kimliği parçalamak isteyenler hayallerinde boğulacak, bozgunculuğun çamurunda soluk alamayacaklardır." 

"DİN SÖMÜRÜSÜ YAPANLAR, LÜKS İÇİNDE YÜZÜYOR" 
Devlet Bahçeli, din sömürüsü yapanların saraylarda yaşadığını belirterek, "Sözüm Kırşehir’de yaşayan AKP’ye oy veren vatandaşlarımadır. 1 katrilyon 370 trilyona mal olan kaçak ve karanlık sarayda oturan Erdoğan’dır. Çalan, soyan, yürüten 17 ve 25 Aralıkçılarıdır. Dolar milyarderi olan, villaları, gemileri, kupon arazileri sıra sıra düzen yine Erdoğan’dır. Peki Kırşehirli mazlumu, Kırşehirli mağduru, Kırşehirli yoksulu hatırlayan, önemseyen var mıdır? Çalışan sizsiniz, çalan onlardır. Vergi ödeyen sizsiniz, aşıran onlardır" diye konuştu.

Devlet Bahçeli, millete küfreden 'havuzcular', devletin malını deniz gören asalaklar olduğunu belirtirken, "Ayakkabı kutularını milyon dolarları koyan, yatak odalarına servet saklayanlar, rüşveti bağış gören, yolsuzluğu kapatmak için fetvalar düzen, sahte alimler onlardandır. Bir kolunuzdaki saate bakın, bir de 700 bin dolarlık saat takanlara bakın. 17-25 Aralık’ta ele geçen soygun paralarını paralel polisler koydu deyip, hayasızca iftiralar atan sonra da faiziyle birlikte geri alınca sessiz çıkarmayan haramzadeler onlar arasındadır" dedi. 

Halk su-elektrik ve ısınma faturasını güçlükle öderken Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın aylık elektrik faturasının 700 bin lirayı bulduğunu savunan Bahçeli, "Din diyen, diyanet sömürüsü yapan, ne var ki Allah’tan da korkmayan müsrifler, münafıklar saraylarda lüks ve şatafat içinde yüzmektedir" diye konuştu.

BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası ile kayıkçı kavgası yapmasıyla doların fırladığını, banka borçlarının devasa boyutlara ulaştığını anlatan Bahçeli, "Erdoğan’a bakarsınız bunlar fasa fisodur. Tüm sorunların çözümünü başkanlık sistemine bağladı. Bu zülüm düzenine, bu karanlık düzenine nereye kadar destek vereceksiniz? Yetmedi mi hırsızlıklar? Yetmedi de yolsuzluklar? Haram sultası sürsün isteniyorsa AKP doğru adrestir. Türkiye federasyona geçsin, İmralı canisi ev hapsine çıksın, PKK’lılar affedilsin, Türk milleti kardeş kavgası yaşasın isteniyorsa, AKP ve başkanlık sistemi bulunmaz hint kumaşıdır" dedi.

Konuşması sık sık 'Devletin başına Devlet gelecek’ sloganlarıyla kesilen Devlet Bahçeli, mitingin son bölümünde şöyle dedi:

"Erdoğan, 'bu gömlek bu bedene dar geliyor' diyerek milletimizin aklıyla, irfanıyla alay etmektedir. Milli Görüş gömleğini giyen Erdoğan, BOP gömleğini giyerek milletimizi yıllarca kandırmış, zamanımızı çalmıştır. Ancak milletimiz gömlek değiştirmez. Değiştireceği gömleği de asla giymez. Şerefini gömlek gibi giyip çıkaran, tarafsızlık yeminini ampul gibi yakıp söndüren bir şahsiyet Türkiye’ye istikamet çizemez, milletimizin aklını artık çelemez. Erdoğan açıkça siyaset yapmakta, suç işlemekte, vatana ihanet konusunda arka arkaya delil üretmektedir. Erdoğan baştan aşağı yalan olup çıkmıştır."

Devlet Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'na yüklenirken de "Sarayın ağzının içine bakan, ne dediği, ne söylediği, nerede durduğu belli olmayan, Erdoğan’a göre rota değiştiren fotokopi bir Başbakan ise zavallı ve çelimsiz bir hale düşmüştür. Erdoğan, Davutoğlu’nun yetersizliğinden, kamera şakası gibi bir Başbakan olmasından dolayı devreye girmiş ve her şeyi göze almıştır" dedi. Erdoğan'ın, 7 Haziran seçimlerinde AKP’ye 400 milletvekili istediğini hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yolla anayasayı değiştirip Öcalan canisiyle ve başkanlık sistemini kurma hedefine sabitlenen Erdoğan, geri dönülmeyen bir mecraya sapmıştır. Erdoğan'ın istek ve arzuları Kırşehir'in çıkarına değildir. Erdoğan'ın umduğu, beklediği, dayattığı başkanlık sistemi Kırşehir'in büyümesine, zenginleşmesine hizmet etmeyecektir. Böyle giderse, sistem değişikliği ve yeni bir rejim nakli konusunda ısrar devam ederse, uyarıyorum Türkiye'de demokrasi rayından çıkabilecektir. Erdoğan'ın şu anda tek kaygısı kendisini ve etrafını emniyete almak, geleceklerini de garanti etmektir. 'Bizim millete hizmetten başka gayemiz yok' sözü hikayedir. 'Hak davasından gayrı davamız yok' sözü ise kuyruklu yalandır. Çünkü Türk milleti, 7 Haziran'da iktidarı değiştirirse ki olacak olan budur, ne kadar kıyıda köşede haram yiyen ve hain varsa mutlaka hesaba çekilecektir. Merhum Neşet Ertaş ne güzel de söylemiş: 'Can yakıp da kalp kırma. Senin de gül benzin solacak bir gün. Her canlının kalbi Allah'a bağlı, herkes ettiğini bulacak bir gün.' Allah'ın şaşmaz adaletidir; herkes ettiğini bulacak, yaptığını çekecektir. Buna imanımız tamdır."

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim