• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Ankara : 21 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Çankırı : 23 °C
  • Antalya : 26 °C
  • Eskişehir : 18 °C

Can Dündar ve Erdem Gül'e tutuklama istemi

Can Dündar ve Erdem Gül'e tutuklama istemi
MİT TIR'ları davasında gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül, "MİT tırları" soruşturması kapsamında tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.

SORUŞTURMA MAYIS AYINDA BAŞLATILDI
Can Dündar ve Erdem Gül hakkında geçtiğimiz Mayıs ayında MİT’e ait TIR’larda yapılan aramaların fotoğraflarının ve kamera görüntüsünün Cumhuriyet Gazetesi ve internet sitesinde yayınlanmasının ardından soruşturma başlatılmıştı.

İFADELERİ İKİ SAAT SÜRDÜ
Dündar ve Gül, bu sabah saatlerinde soruşturma kapsamında ifade vermek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na geldi. Dündar ve Gül, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İrfan Fidan'a “şüpheli” sıfatıyla yaklaşık 2 saat ifade verdi.

DÜNDAR VE GÜL'E TUTTUKLAMA TALEBİ
Başsavcıvekili Fidan, iki gazetecinin “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek”, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” ve “silahlı örgüte üye olmak” suçlarından tutuklanmaları talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti.

Dündar ve Gül'e destek için CHP ve HDP'li milletvekilleri ile meslektaşları adliye koridorlarında yalnız bırakmadı.

'BİZZAT CUMHURBAŞKANI'NIN ŞİKAYETÇİ OLDUĞU BİR SORUŞTURMA'
Adliye önünde açıklama yapan Can Dündar, soruşturmayı yürüten savcının talebi üzerine ifade vermek için geldiklerini belirterek, "Biliyorsunuz Mit TIR'larında silah taşındığına dair yaptığımız haberden dolayı bir soruşturma yürütülüyor. Bizzat Cumhurbaşkanı'nın şikayetçi olduğu bir soruşturma bu" dedi. Gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, kamuoyunun "hükümetin yalan söylüyorsa bunu bilme" hakkını savunmaya geldiklerini dile getiren Dündar, "Hükümetlerin hiçbir şekilde illegal yollara sapmaması gerektiğini göstermeye, kanıtlamaya, bunun savunmasını yapmaya geldik" diye konuştu.

'BU SIR KİME AİT?'
Cumhurbaşkanı'nın bu durumu kendi kişisel davası olarak ele aldığını, "takipçisi olacağım" dediğini hatırlatan Dündar, "Bu sır devlete ait bir sır mı? Kendi şahsi bir sırrı mı? Bunu da herhalde bu soruşturma gösterecek" dedi. Casuslukla suçlandıklarını söyleyen Dündar, "Bizler casus değiliz, hain değiliz, kahraman değiliz. Bizler gazeteciyiz. Burada yapılan şey de baştan sona gazetecilik faaliyetidir" ifadesinde bulundu. Haklarında 2 kez müebbet istendiğini belirten Dündar, olayın bu çapta büyümesini anlayabildiğini, çünkü ortada bir "suçüstü yakalanma"nın olduğunu söyledi. Dündar, "Suçüstü yakalanmış bir hükümet var. Bunun yarattığı bir panik var. Bu anlaşılabilir bir şey. Ama bütün bu soruşturma sürecinin bu paniği daha da büyüteceğini düşünüyorum. Bunu uluslararası boyuta taşıyacağını ve bize de burada 'gizli' ibaresi altında yapılan silah ticaretini, insan ticaretini belgeleme ve bütün dünyaya kanıtlama şansı vereceğini düşünüyorum" diye konuştu.

'SUÇU İŞLEYENLER DEĞİL SUÇU İFŞA EDENLER HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILDI'
Cumhurbaşkanı'nın önceki gün "Silah taşınsa ne olur taşınmasa ne olur" açıklamasını değerlendiren Dündar, "Ben de aynı şekilde yayınlansa ne olur yayınlanmasa ne olur diyorum" dedi. Dündar, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in de "vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu" açıklamasını yaptığını hatırlatarak "Herhalde bizim soruşturmamızda gelip tanıklık yapacaktır. Bugünkü hükümet adına o sözünü tekrarlayacaktır diye düşünüyorum. Türkmenlerin de bize gelmediğini söylemeleri üzerine bu kez asıl suçluları değil, bu suçu ortaya serenleri soruşturma konusu yaptılar" ifadesinde bulundu.

'HALK TEHLİKE ALTINDAYSA GAZETECİ BUNU YAZMAKLA GÖREVLİDİR' 
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül ise "Gazeteci aynı zamanda, eğer ülke tehdit ve tehlike altındaysa bu tehlikeyi halka bildirmek zorundadır. Geriye doğru dönersek, Suruç katliamı, Ankara katliamı var. Bu haberler biraz da bununla ilgili haberler. Dolaysıyla halk tehlike altındaysa gazeteci bunu yazmakla görevlidir" diye konuştu.

Yapılan açıklamaların ardından Dündar ve Gül avukatlarıyla birlikte adliye binasına geçti.

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : .../... | Haber Yazılımı: CM Bilişim