• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara : 8 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • İzmir : 16 °C
  • Çankırı : 8 °C
  • Antalya : 16 °C
  • Eskişehir : 10 °C

Çankırı'da 51 STK'dan 'eğitime özgürlük çağrısı'

Çankırıda 51 STKdan eğitime özgürlük çağrısı
Çankırı Esnaf Sanayici ve İşadamları (ÇESİAD) ve 51 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla 'Eğitime Özgürlük' adı altında basın açıklaması yapıldı.
Çankırı Esnaf Sanayici ve İşadamları (ÇESİAD) tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılan basın açıklamasına ÇESİAD Başkanı Burak Kırıker, Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hayrettin Çelikten, Çankırı Ticaret Borsası Başkanı Oğuz Ak, dershane sahipleri, veliler ve öğrenciler yanı sıra 51 sivil toplum kuruluşunun mensupları katıldı.
 
Salonun yetersiz kalmasından dolayı içerdeki davetli kadar dışarıda da davetliler basın açıklamasını dinledi.
 
ÇESİAD adına basın açıklamasını yapan Burak Kırıker, şunları söyledi:
 
"Ülkemiz 2000’li yıllarda birçok alanda büyük gelişme göstermiştir. Her alanda reform düzeyinde çalışmalar ve yenilikler yapılmış, ülkemiz gelişmiş ve büyümüştür. Devlet yönetiminde hızlı bir istikrar sağlanmış ve bunu ekonomik ve demokratik alanlardaki istikrar takip etmiştir. Birçok alanda görülen gelişme hamleleri eğitim alanında da yapılmak istense de istenen düzeyde olmamış, eğitim uygulama ve politikaları çok tartışılır hale gelmiştir. Eğitimin birçok sıkıntı ve sorun devam ederken son dönemde dershanelerin kapatılması ile ilgili yeni bir süreç yaşanmaktadır. Herkesin malumudur ki ülkemizde dershaneler ihtiyaca binaen ortaya çıkmış ve gerek merkezi sınavlara hazırlık, gerek ders takviyesi hususunda ihtiyacı karşılayan kurumlar olarak varlığını günümüze kadar sürdürmüştür. Diğer taraftan dershaneler ve buna bağlı gelişen sektörel unsurları ile birlikte ciddi bir istihdam sağlaması ve ekonomik girdisiyle eğitim yanında sosyal ve ekonomik yönleriyle de dikkate alınması gereken kurumlardır. Dershaneler okullarımıza alternatif kurumlar değil onu destekleyen kurumlar olarak görev yapmaktadır. Dershanelerin aniden kapatılması değil, onu hazırlayan sebep ve sürecin ortadan kaldırılması gerekir. Öğrenci ve velilerin bu ihtiyacı ortadayken, buna çözüm oluşturmadan kurumsal olarak oturmuş ve denetlenebilir bir sistemi ani bir kararla kapatmak demokratik ve özgür değerlerle açıklanamayacağı gibi eğitsel ve pedagojik olarak da açıklanamaz."Yapılan çeşitli anketlerde halkın yüzde 70’inin dershanelerin kapatılmasına karşı çıktığını aktaran Burak Kırıker, sözlerine şöyle devam etti: "Dershanelerin kapatılmasına toplumun her kesiminden itiraz sesleri yükselmektedir. Bugün burada eğitim, kültür sanat ve iktisadi alanlarda faaliyet gösteren STK’lar olarak bu kararın yanlış, yetersiz, altyapısı olmayan ve zamansız bir çalışma olduğunu ifade etmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Dershaneler kapatılırsa dershane çalışanları işsiz duruma düşeceğinden ortaya çıkacak olan mağduriyetler ve bunların olası sonuçları ile ilgili yapılan değerlendirmeler yetersizdir ve sürdürülebilir değildir. Dershane öğretmenlerinin mülakatla kadroya alınacak olması ise subjektif değerlendirmelere ve tarafgir yaklaşımlara neden olacağı endişesini oluşturmaktadır. Bu durum adalet duygusunu zedeleyecektir. Ayrıca dershane öğretmenlerinin kadroya alınması bir sorunu çözerken başka bir sorunu doğuracak, 250 binden fazla atama bekleyen öğretmen adayının önünde önemli bir engel oluşturacaktır."
 
"DERSHANELERİ KAPATMAK HÜR TEŞEBBÜSE DARBE VURMAKTIR"
İş dünyasının toplumun ihtiyaçlarına göre yatırım ve girişim yapma hakkına sahip olduğuna işaret eden Kırıker, "Dershaneleri kapatmaya çalışmak teşebbüs hürriyeti ile çelişmektedir. Yapılan iş kanunlara aykırı olmadığı sürece, toplumun, ülkenin genel menfaatlerini zedelemediği sürece Anayasa teminatı altındadır. Teşebbüs özgürlüğünün olduğu yerde insanlar ekonomik değer taşıyan her şeyi üretmek, dağıtmak, pazarlamak amacıyla şirketler, iktisadî girişimler kurabilirler. Dershanelere izin vermemek, teşebbüs özgürlüğüne aykırıdır. Dershaneleri kapatmak Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa’mızın 48. maddesinde 'Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.' ifadesi yer alır. Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik hukuk devleti ilkesinin altını dolduran hürriyetlerden biri olan teşebbüs hürriyetinin kısıtlanması kabul edilemez. Bu açıdan Milli Eğitim Bakanlığı’nın dershaneleri kapatmak üzere hazırladığı kanun taslağı, Anayasa’nın 48. maddesi ile devletin temel amaç ve görevlerini tanımlayan 5. maddesine aykırıdır." ifadelerine yer verdi.
 
Dershaneleri kapatmanın başka açılardan da çelişkili bir karar olduğunu dile getiren Kırıker, bunları şöyle sıraladı:
 
"Ayrıca dershanelerin kapatılması;
1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve anayasal çerçevede eğitim ve öğrenim hakkının kısıtlanması,
2- Çalışma ve sözleşme hürriyetini kısıtlaması,
3- Kişi hakları sadedinde kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkını kısıtlama,
4- Mülkiyet hakkının ihlaline de neden olur."
 
Dershaneler 75 ayrı sektör ile ekonomik katkı sağladığını hatırlatan Kırıker, "Dershaneler eğitim sektörünün dışında, dolmuştan büfeye, lokantadan kırtasiyeye, turizmden konaklamaya kadar 75 farklı sektörde faaliyet gösteren esnaf, tüccar ve sanayicilere katkı sağlıyor. Kapatma girişimi, dünyanın ekonomik krizlerle boğuştuğu bir dönemde özellikle küçük esnafı olumsuz bir şekilde etkileyecektir." dedi.
 
"DERSHANELERİ KAPATMANIN İZAHI YAPILAMAZ"
Çankırı Esnaf Sanayici ve İşadamları (ÇESİAD) Başkanı Burak Kırıker, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere dershanelerin sosyal ve ekonomik dezavantajları yanında bölgenin taşımış olduğu kritik öneme dikkat çekti. Buralarda dershanelerin icra ettiği fonksiyonun bölgedeki STK’lar, eğitim yetkilileri, öğrenci ve velileri tarafından dile getirildiğini belirten Kırıker, "Bu yönüyle dershaneler bölgede gerçekleştirmek istenen art niyetli ve ideolojik çalışma ve çatışma ortamına engel olmakta ve gençlere gösterilmekte olan yanlış tüm adreslere karşı müspet bir alternatif oluşturmaktadır." şeklinde konuştu.
 
"AYRIŞTIRMAYA, YASAKÇI ZİHNİYETE GERİ DÖNÜŞ İSTEMİYORUZ"
Millet olarak ne çekildiyse toplumun ayrıştırılmasından, demokratik hak ve özgürlüklerin, düşünce ve inanç hürriyetinin kısıtlanmasından, hukukun ayaklar altına alınmasından kaynaklandığını vurgulayan Burak Kırıker, "Bu nedenle Sayın Başbakan’ın liderliğinde, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü, düşünce ve inanç hürriyeti alanında son 11 yılda yapılan reformları destekledik. Bir taraftan temel hak ve özgürlüklerin çerçevesini genişletirken diğer taraftan, özellikle de teşebbüs hürriyetini yasaklayıcı girişimlerde bulunulmasını anlamak mümkün değildir. Biz dershanelerin bu şekilde kapatılmasına karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Sivil toplum örgüt temsilcileri ve temsil ettiğimiz kitleler adına bu meselenin uzlaşma kültürü içinde, aklıselim ve vicdani muhasebeyle konuşarak, bir çözüme kavuşturulmasını talep ediyoruz. Ülkemize birçok alanda ivme kazandırmış hükümetimizin eğitim alanında da aynı ivmeyi yakalama konusunda başarılı olmasını temenni ediyor, yaşadığımız bu sorunun acilen çözülmesini diliyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.
 
Basın toplantısının ardından katılımcılara pilav üstü tavuk ve ayran ikram edildi. 
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
Ali Osman GÖL
01 Aralık 2013 Pazar 21:46
Demedi Demeyin
Demedi demeyin. Anlaşırlaaaaaaar
141.196.117.73
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim