• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • İzmir : 6 °C
  • Çankırı : 2 °C
  • Antalya : 12 °C
  • Eskişehir : 0 °C

'Çankırı'da bayram'

Çankırıda bayram
Türk Halk Müziğinin güçlü seslerinden Neşe Dilekçioğlu 'bayram' ve 'Çankırı' ile ilgili anılarını paylaştı.

Bu sabah, Çankırı’da çocukluğumun bayram sabahları geldi aklıma…

Çağdaş turizmin koltuklarında, ailece annanneme giderken yüreğimin erken bayram yaptığı Çankırı’ya yaklaştıkça hızla geçen kilometre taşlarına takılı heyecanımı anlatamam sizlere…

Çankırı yolunu ortadan kesen tren yoluna geldiğimizde, annemin eline sıkıca sarılıp -geldik mi anne? deyişim,annemin yanağımı sevgiyle okşayışı, ’- az kaldı geldik kızım’ deyişi ve Çankırı’ya heyecanla girişimiz…

Geniş tahta kapının o büyük bronz halkasını olağanca gürültüyle vurduğumuzda, içerden annenemin o gevrek sesi duyulurdu avluda… ‘-geldiiiim, geldiimm.’

İçeriye girdiğimizde ev, geniş bir avluya açılırdı; ev küçük olduğundan annannem yer yatağını avlunun ortasına kurardı ve ben ablamla yattığım yerden yıldızları seyreder; kendime en parlak yıldızı seçerdim…

Pembe hayallerle dalardım uykuya…

Sabah erkenden uyanılır, evin erkekleri sabah namazına giderlerdi. Bizler de kahvaltı sofrasını hazırlar, onların gelmesini beklerdik…

En çok da avlunun duvarında çiviyle uydurma çakılı tel dolapta hiç bitmeyecek gibi duran biraz da şekerlenmiş kızılcık şekerini severdim.

Neydi beni bu kadar şekerlenmiş reçele bağımlı kılan bilmiyorum?

Anneannem yöresel yumurtalı taze fasülye kavurur, ince ekmeğe dürüm yapar ve bizlere tek tek sunardı… O nasıl bir lezzetti ki hala tadı damağımda durur…

Kahvaltıdan kalktıktan sonra anneannem ablamla bana diktiği pazen üstümüze bir beden büyük gelen elbiseleri giydirir öyle öptürürdü elini… Mendille birlikte harçlık verirdi dedem… Bayramlaşmaya hazırlardık kendimizi gelen misafirlere üstümüze boca edip tütün kolonyalarını…

Misafirler gelmeden evin arka tarafındaki kilerde koca bir siniyle yaptığı üstü hafif kızarmış baklavaları tam orta yerinden bozar; koca dilimini hemen oracıkta götürürdüm.

Bu anneannemin en çok kızdığı şeydi…

Az olsa da harçlıkların bile bir değeri vardı; o hep kırık leblebi ve horoz şekeri aldığımız… İnsanın değeri vardı, hayatın değeri vardı…

Şimdi bu değerlerin yerini alan yürek uzaklıkları ve insanlığın yokoluşu…

O değerleri özlüyorum..

İçimdeki bu özlemle, iyi bayramlar…

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim