• BIST 98.631
  • Altın 227,738
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Ankara : 19 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • İzmir : 22 °C
  • Çankırı : 19 °C
  • Antalya : 22 °C
  • Eskişehir : 18 °C

Çankırı'da siyasal İslam'a bağlılık!

Bahattin AYHAN

Çankırı’nın sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik gelişimine dair her hangi bir araştırma mevcut olmadığından aşağıdaki satırlar araştırma ve pratikten hareketle öngörüye dayanır. Sosyal ve ekonomik araştırmaların ortaya konması için üniversite ne güne duruyor sorusu ile konuya giriş yapalım.

Evet; Üniversiteler sadece belli bir kesime istihdam, kısa ve kolay yoldan akademik unvan sağlayan bir kurum mudur?

Bu tümcemin üniversiteyi hedef aldığı, küçük düşürdüğü gibi bir izlenime kapılmayasınız. Ancak yukarda belirtilen araştırmalara ilaveten Çankırı’nın tarihsel geçmişine, kültürel değerlerine ait araştırmalar yapılmış mıdır? Diye bir soru daha sormamız gerekiyor. Eğer bunlar yapılmışsa en azından basını, konu ile ilgilenenleri ve araştırmacıları haberdar ederek tartışılması gereğine neden ihtiyaç duyulmamıştır? Yoksa çalışmalar belli bir kesimin hizmetine açık olup, kapalı devre olarak mı yapılmaktadır?

Çok partili dönemden bu yana Çankırı’nın siyasal hakimi ağırlıklı olarak hep 'sağ görüş' olmuştur. Sosyal demokrat görüşlü olup seçilen milletvekili sayısı geçen 68 yıldan bu tarafa bir elin parmakları kadar bile değildir. Buda sosyolojik farklılaşmanın olmadığının bir yanıtı olarak ortaya çıkmaktadır. Cumhuriyet’in etkileri ancak 1980'lere kadar sürebilmiş ondan sonra sürekli erozyona uğramıştır. Bunun başlıca nedeni Çankırı aydınlarının Cumhuriyet'e sahip çıkmamaları ve sahayı İslamcı ekollerin uygulamasına bırakmasından kaynaklanmaktadır.

Cumhuriyetçi kesim kabuğuna çekilirken, İslamcı kesim tam tersine gittikçe sahaya yayılmış ve inanç olgusuna dayanarak taraftar topladığı gibi, Cumhuriyet değerlerini erozyona uğratarak üstünlük sağlamıştır.

Seçim sonuçlarının gösterdiği tabloya bakacak olursak Çankırı genelinde Cumhuriyetçilerin oyu en fazla yüzde 7 civarında değişmektedir. Geriye kalan yüzde 93 tamamen Siyasal İslamcı ve bunun bir kısmı da az sayıda da olsa radikal milliyetçi görüşün sahibidir.

Beş yıl gibi bir zaman dilimi içinde Çankırı’da hiç yapılmamış bir araştırmayı 2012 yılında kitap halinde yayınladım. Çalışmamda konu ettiğim cami ve türbelere bizzat gittim, yerinde bilgi derledim, araştırdım, soruşturdum, resimledim. Çankırı türbe, cami ve şifalı sularını konu edildiği bu çalışma İslamcı kesim tarafından sessiz karşılanırken, cumhuriyetçiler tarafından eleştiriye uğradı.

"Neden, niçin, sana mı düştü bu çalışmayı yapmak?" şeklindeki soruların muhatabı oldum. Ondan sonrada çıkıyorlar halkın desteğini bekliyorlar.

Çalışmamdan bahsetmemin nedenine gelince siyasal İslam’ın bugün geldiği durumu biraz anlatabilmek içindir. 2012 yılı tespitlerimin tarihi cami sayısı sabit kalmak üzere sonradan türbe sayısında yeni eklemeler olduğunu Çankırı gezilerimde tespit ettim. Örneğin önceden tespit ettiğim o zamanlar olmayan, bilinmeyen yeni türbelerin var edildiğini gördüm. Yol boyunca türbe levhasından geçilmiyor. Hemen hemen her köyde bir türbe icat etmişler.  Mademki bu türbeler var idi o zaman neden yoktu? Şüphe ile karşılamak gerekir diyor ve yorumu size bırakıyorum.

Seçmen kitlesi olarak yüzde 80 mevcut siyasal İslamcı partiye oy veren halkın, bütün geri kalmışlığa rağmen siyasal İslamcılara ısrarla desteğini sürdürmesi anlamlıdır. Cumhuriyetçiler ve milliyetçiler bunun üzerinde kafa yormalılar diye düşünüyorum. Ayrıca Çankırı’da yoğun tarikat etkinliği ve çeşitliliği vardır. Tarikatların varlığı ve çok sayıdaki din görevlisinin sahadaki çalışmaları ve koşullu yardımlar siyasal İslam’ın kökleşmesinin zannımca temel nedenidir.

Siyasal İslamcılar kendileri gibi olmayanları dışlamakta ve kapalı devre bir düzen içinde çalışmaktadırlar. Bir örnekle konuya açıklık getireyim:

Çankırı Belediyesi bünyesinde Çankırı Araştırmaları Merkezi bulunmaktadır. Çok sayıda dergi ve kitap yayınlamıştır. Yayınlana tüm eserlerin yüzde 99.9’u siyasal İslamcıların çalışmalarıdır. Araştırma merkezi tarafsızlığını ve bilimselliğini kaybetmiş olup, tek bir görüşün reklam ve destek aracı olarak kullanılmıştır, kullanılmaktadır. Araştırma kurumları bağımsız olduklarında güvenilir kurumlar olur aksi takdirde emir komuta zinciri içinde belli konu ve kişilere hizmet eder.

Bu arada kopyala, yapıştır veya içeriğini değiştirerek sanal ortamda yukarda konu ettiğim çalışmayı kaynak göstermeden yayımlayanların ilkeden, dürüstlükten nasiplerini almayan 'hırsızlar' olduklarını duyurmak isterim. Kitabın mevcudu kalmadığı için internet ortamında yayınladım. Aylık ortalama 2 bin kişi kitabı okuyor ve indiriyor. Site kayıtları okuma, indirme dışında nereden siteye girildiğini de günlük olarak kaydediyor. Lütfen 'hırsızlık' yapmayın, internet ortamında yayınladığım bilgileri kaynak göstererek yayınlayın, bunu yapan insanlara teşekkür etmek borcumuz olur.

Bu yazı toplam 344 defa okunmuştur.
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
songül
26 Eylül 2018 Çarşamba 01:00
01:00
biz buradayız.cumhuriyetçiler neden sesini çıkartmasın gerekli mücadelemizi veririz. yeter ki isteyelim Atatürk'ün izindeyiz... ne yapmadık ki bu kadar eleştirdiniz... her zaman cumhuriyetiz... mücadelemiz sessizse açarız sesimizi basarız ayak seslerimiz yeri göğü inletir....s.ç
78.163.235.17
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05333732940 | Haber Yazılımı: CM Bilişim