• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Ankara : 28 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • İzmir : 36 °C
  • Çankırı : 31 °C
  • Antalya : 37 °C
  • Eskişehir : 30 °C

CHP İl Başkanı Tatlıcı'dan "vahim" iddialar!

CHP İl Başkanı Tatlıcıdan vahim iddialar!
CHP Çankırı İl Başkanı Fikret Tatlıcı, yazılı bir basın açıklaması yaparak, Nevzat

Ayaz Anadolu Öğretmen Lisesinde erkek öğrencilerin kız öğrencinin yanına gittiğinde, öğretmenlerin ‘Sen Behlül müsün?’ diyerek öğrencilerle dalga geçtiğini savundu.

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Sözcü18.com olarak "Sen 'öğretmen' olamazsın" başlıklı haberimizle Nevzat Ayaz Anadolu Öğretmen Lisesinde yaşanan olayları gündeme getirmiş ve bu konuda oldukça da geniş bir tartışma ortamının yaşanmasına vesile olmuştuk.

Çankırı'da özellikle orta öğretim kurumlarında "cemaatlerin" giderek artan etkinliğine işaret eden haberimizle ilgili "etkili" ve de "yetkililerin" bugüne kadar "susma haklarını" kullandıklarını görmekle birlikte, ilk kez bir siyasi parti il başkanının konuya göstermiş olduğu duyarlılık gerçekten memnuniyet verici! Her ne kadar CHP İl Başkanı Fikret Tatlıcı "yazılı açıklamasında" sözü edilen olayı gündeme getiren Sözcü18.com'dan "internet sitelerinde yapılan tartışmalardan ..." şeklinde söz etse de, bu durumu "anlayışla" karşılıyor, sorunun Sözcü18.com'un gündeme gelmesinden çok daha derinlerde olduğunu düşündüğümüzden, hakkımızdaki ifadenin net olarak ortaya konulmamasını hiç de önemsemiyor ve CHP İl Başkanı Fikret Tatlıcı'nın yazılı açıklamasını sizlere sunuyoruz.

"KIZLARLA ERKEKLER YEMEKHANELERDE
HAREMLİK SELAMLIK OTURTULMAKTADIR" (!)

“Karma eğitim kız ve erkeklerin aynı okulda aynı sınıfta birlikte eğitim görmesidir. Çağdaş bir toplumda ülke kalkınmasında kadın ve erkeklerin birlikte çalışması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Kız ve erkek çocukların birlikte öğrenmeye, çalışmaya, üretmeye alışması gerekmektedir. Bu da karma bir eğitimle gerçekleşebilir. Çocukluklarından itibaren birbirinden kaçırılan, her fırsatta karşı cins oldukları hatırlatılan, birbirlerini sadece cinsiyetleriyle gören, değerlendiren bireylerin gelecekte birlikte iş yapmaları, birlikte üretmeleri, içinde bulundukları toplumu birlikte geliştirip yükseltmeleri, sağlıklı, mutlu bir aile kurmaları beklenebilir mi?

Atatürk 1925 yılında şöyle diyordu: 'Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini görmezlikten gelelim de kitlenin tümü ilerlemeye imkân bulabilsin? Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak, ilerleme ve yenileşme sahasına birlikte kesin aşamalar yaptırmak lâzımdır.'

Kadının erkekle eşitlenmesinde, aynı haklardan yararlanmasında Atatürk’ün açtığı yolda ilerlememiz toplumsal bir sorumluluk, ulusal bir görevken, Nevzat Ayaz Anadolu Öğretmen Lisesinde hepimizin çok dikkatli olması gereken bir gericilik faaliyeti yaşanmaktadır. Parti olarak, cumhuriyet değerlerine yapılan bu saldırıya daha fazla sessiz kalmamız mümkün değildir.

Okulda kadrolaştığı iddia edilen bir grup öğretmen yüz yıl önce kazanılmış haklarda geri adım attıracak bir çalışma yürütmektedir. Tarafımızdan yapılan araştırmalara göre, kızlarla erkekler yemekhanede haremlik selamlık oturtulmaktadır. Yanlışlıkla kızların yanına bir erkek oturursa bu öğretmenler ‘Sen Behlül müsün?’ diye onunla alay etmektedir. Öğrenciler cemaat evlerine yönlendirilmekte, abi ve ablalarla cemaat liderlerine ait filmler izletilmekte, ağlaşmaktadırlar. Çocuklarımızı bilimsel düşünmekten uzaklaştırmaktadırlar. Güya tavsiyelerle, telkinlerle oluşturdukları mahalle baskıcı ortamda amaçları zorlu sınav maratonunu kazanmak olan gençlermizi – öğrencilerimizi bunaltmaktadırlar.

Bu cemaatçi grup ortamı o kadar boş bulmuş olmalılar ki, ele geçirdikleri disiplin kurulu ile işi zorbalığa dönüştürerek ortaçağ zihniyetini hortlatmaya çalışmaktadırlar. Kız öğrencinin yanına oturdu diye bir erkek öğrenciye yapılmadık hakaret kalmıyor, şiddet uygulayabiliyorlar.

Öğrenci kendi kişilik sınırlarını korumaya çalıştığında da disiplin kuruluna vererek örgün eğitimden uzaklaştırma, tasdikname verme gibi ağır cezaları uygulamaya çalışmaktadırlar. Bu disiplin kurulunda yer alan öğretmenlerin pedagojik formasyonu sorgulanmalıdır. Burada amaç öğrencinin yanlış davranışını düzeltmek değil, kendi düşüncelerine uygun davranmayanları ötekileştirmek ve ortamdan uzaklaştırmak, diğer öğrencilere de ‘Bakın bizim istediğimiz gibi olmazsanız sizin başınıza da böyle şeyler gelir’ mesajı vererek korku kültürü oluşturmaktır.

İnternet sitelerinde yapılan tartışmalardan anlaşılıyor ki, çocuklarımız bu okulda ciddi sorunlar yaşıyor. Eğitim öğretim yapmak yerine kendi cemaatlerine adam yetiştirmeye kalkışanlar hâlâ bu okulda görev yapmaya devam etmektedirler.

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 15. maddesinde ‘Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır.’ ifadesi yer almaktadır. Cemaatçi tarikatçı basın organlarında internet sitelerinde bir süredir karma eğitim tartışılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki hâlâ karma eğitimi içlerine sindiremeyenler var. Bunun Çankırı’da bir okulda da yaşanması üzüntü verici bir durumdur.

Cumhuriyetin bir okulunda, hem de çoğu ileride öğretmen olacak öğrencilerin olduğu bir okulda cumhuriyetin altına dinamit koymaya çalışılıyor. İlimizin yöneticileri, bu irtica faaliyetini seyrediyor.
Türbanla başlayan kadını toplumsal yaşamdan dışlama hareketinin adım adım nasıl gelişeceğinin ipucu Nevzat Ayaz Anadolu Öğretmen Lisesindedir. Taassup ve gericilik başladığında var olanla yetinmez daha çoğunu ister. Bugün bu olaya sessiz kalanlar sıra kendilerine geldiğinde mi anlayacaklar gelen tehlikenin boyutunu.

Arabistan’da kadınlar politikacı olamıyor, yargıç olamıyor. Otomobil bile kullanamıyor. Beş yıl öncesine kadar kadınların oy kullanma hakkı bile yoktu. İran’da kadınların yaşadığı baskı ve zulüm ortada. İslam hoşgörü dinidir, barış ve sevgi dinidir. Mevlana’nın, Yunus Emre’nin yaşadığı bu topraklarda böyle yobazlıklar yaşanmamalıdır.

Kadın hakları konusunda bugün geldiğimiz düzey laik Cumhuriyetin kazanımıdır. Çöreklenmek isteyen zihniyet Cumhuriyetin kazanımları ile sinsice bir kavga yürütmektedir. Gericiliği hortlatacak ortam hazırlamaktadır. Halkımızı özellikle kadınlarımızı şu anda kullandıkları hakları savunmaya, korumaya, kullandıkları haklara yönelik bu tür saldırılara karşı durmaya ve duyarlı olmaya davet ediyoruz.”

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : .../... | Haber Yazılımı: CM Bilişim