• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara : -7 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • İzmir : 1 °C
  • Çankırı : -9 °C
  • Antalya : 2 °C
  • Eskişehir : -4 °C

Fehmi Koru "enişte"ye fena çaktı!

Fehmi Koru enişteye fena çaktı!
Koru, "enişte" İçişleri Bakanı Şahin'e köşesinden fena giydirdi...

Star gazetesi yazarı Fehmi Koru, Çankırı'nın "enişte"si İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e köşesinde kaleme aldığı yazı ile fena bindirdi. Bakan Şahin'in dün bir toplantıda TV ekranlarından da yayınlanan konuşmasını değerlendiren Fehmi Koru, düşüncelerini bakın nasıl kaleme aldı.

BİZ BU FİLMİ ÇOK GÖRDÜK

Hükümetin ‘Kürt sorunu’ veya ‘terörle mücadele’ politikalarında galiba ince ayara ihtiyaç var... İkisini birbirinden ayırt etmeyi başarmış bir siyasi kadronun, artık etkili makamlarda oturanların söylemine de sirayet etmeye başlayan bir kafa karışıklığıyla, yeniden eski günleri hatırlatan çıkışları oluyor çünkü...

Özellikle İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in söylemine...

Dediklerini dinlediğiniz ya da okuduğunuzda, bir zaman sıçramasıyla 1990’lara döndüğünüzü, dönemin ünlü politikacılarının görüşlerini dinlediğiniz veya okuduğunuzu düşünmeden edemiyorsunuz.

Akla karayı, elma ile armutu, terörist ile sorun dile getireni ayırt etmeyi beceremediği için o dönemin politikacısı, terör örgütünün insan kaynağı bulmakta uğradığı zaafı alt etmesini sağlamış, sorunu kısa yoldan çözmek mümkün iken ölü sayısını onbinlere (bugünlerde 40 binin üstüne) çıkartacak yanlış yollara sapmış, devletin elinin yasadışı eylemlerle kirletilmesinin önünü açmıştı.

Bugünlerde soruşturması başlayan ‘fâili meçhuller davası’, açılacaksa, 1990’ların karanlık lâbirentlerinde işlenen ‘terörle mücadele odaklı’ yanlışlıkların hesabını görecek... Biz bu çığırı açtığı için Ak Parti’yi alkışlarken, İçişleri Bakanı Şahin, kendisinden 20 yıl önce aynı koltukta oturmuş olanların zihniyet dünyasını yansıtan açıklamalar yapıyor.

Devlet ‘terörle mücadele’ yürütürken, birileri de teröre destek veriyormuş... Kimmiş mi onlar? Bakan Şahin’e göre neredeyse herkes: “Belki resim yaparak tuvale yansıtıyor. Şiir yazarak şiirine yansıtıyor, günlük makale, fıkra yazarak oralarda bir şeyler yazıp çiziyor. Hızını alamıyor terörle mücadelede görev almış askeri, polisi doğrudan çalışmasına, sanatına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyor. Terörle mücadele edenle bir şekilde mücadele ediliyor, uğraşılıyor.
“Terörün arkadan dolanarak arka bahçede yürüttüğü faaliyetler ki, arka bahçe İstanbul'dur, İzmir'dir, Bursa'dır, Viyana'dır, Almanya'dır, Londra'dır, her neyse, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur...”

İnsan okurken ürperiyor. Ne kadar yanlış bir yaklaşım... Ak Parti’nin yürüttüğü politikalara, gerçekleştirdiği açılımlara, ülkeye getirmek istediği demokratik standartlara, özgürlük ve hukuk anlayışına da aykırı...

Eline silâh alan terörist ile şiir veya makale yazanı, üniversite kürsüsünde ders vereni aynı kefeye koymanın hiçbir makul yönü yoktur. Biri sonuna kadar mücadele edilmesi gereken teröristtir, diğeri de yazı-çizi, öğrenci yetiştirme işleriyle meşgul olan kalem ve bilim erbabıdır.

İkisini birbirine karıştırmak her şeyden önce terörle mücadeleye zarar verir.

Türkiye’ye çok değerli yıllar yanında ülke kalkınmasında yararlanılabilecek maddi kaynaklarla onbinlerce insanını da kaybettiren 1990’lar zihniyetini günümüzde hortlar görmek, doğrusunu söylemek gerekirse, en başta beni korkutuyor. O yılları, yanlışlıkları eleştirerek geçirmiş, fâili meçhulleri kınamış, devlet içinde yuvalanmış çetelerin üzerine gitmiş, Ak Partili yıllarla birlikte demokrasiyi güçlendirerek yürütülen etkili bir terör mücadelesinin başladığını fark edip yapılanlara destek vermiş beni...

Kusura bakmasın İçişleri Bakanı Şahin, böyle bir terörle mücadele anlayışı partisinin ‘2023 perspektifi’ ile taban tabana zıttır.

Hükümetin ‘Kürt sorunu’ veya ‘terörle mücadele’ politikalarında galiba ince ayara ihtiyaç var... İkisini birbirinden ayırt etmeyi başarmış bir siyasi kadronun, artık etkili makamlarda oturanların söylemine de sirayet etmeye başlayan bir kafa karışıklığıyla, yeniden eski günleri hatırlatan çıkışları oluyor çünkü...

Özellikle İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in söylemine...

Dediklerini dinlediğiniz ya da okuduğunuzda, bir zaman sıçramasıyla 1990’lara döndüğünüzü, dönemin ünlü politikacılarının görüşlerini dinlediğiniz veya okuduğunuzu düşünmeden edemiyorsunuz.

Akla karayı, elma ile armutu, terörist ile sorun dile getireni ayırt etmeyi beceremediği için o dönemin politikacısı, terör örgütünün insan kaynağı bulmakta uğradığı zaafı alt etmesini sağlamış, sorunu kısa yoldan çözmek mümkün iken ölü sayısını onbinlere (bugünlerde 40 binin üstüne) çıkartacak yanlış yollara sapmış, devletin elinin yasadışı eylemlerle kirletilmesinin önünü açmıştı.

Bugünlerde soruşturması başlayan ‘fâili meçhuller davası’, açılacaksa, 1990’ların karanlık lâbirentlerinde işlenen ‘terörle mücadele odaklı’ yanlışlıkların hesabını görecek... Biz bu çığırı açtığı için Ak Parti’yi alkışlarken, İçişleri Bakanı Şahin, kendisinden 20 yıl önce aynı koltukta oturmuş olanların zihniyet dünyasını yansıtan açıklamalar yapıyor.

Devlet ‘terörle mücadele’ yürütürken, birileri de teröre destek veriyormuş... Kimmiş mi onlar? Bakan Şahin’e göre neredeyse herkes: “Belki resim yaparak tuvale yansıtıyor. Şiir yazarak şiirine yansıtıyor, günlük makale, fıkra yazarak oralarda bir şeyler yazıp çiziyor. Hızını alamıyor terörle mücadelede görev almış askeri, polisi doğrudan çalışmasına, sanatına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyor. Terörle mücadele edenle bir şekilde mücadele ediliyor, uğraşılıyor.

“Terörün arkadan dolanarak arka bahçede yürüttüğü faaliyetler ki, arka bahçe İstanbul'dur, İzmir'dir, Bursa'dır, Viyana'dır, Almanya'dır, Londra'dır, her neyse, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur...”

İnsan okurken ürperiyor. Ne kadar yanlış bir yaklaşım... Ak Parti’nin yürüttüğü politikalara, gerçekleştirdiği açılımlara, ülkeye getirmek istediği demokratik standartlara, özgürlük ve hukuk anlayışına da aykırı...

Eline silâh alan terörist ile şiir veya makale yazanı, üniversite kürsüsünde ders vereni aynı kefeye koymanın hiçbir makul yönü yoktur. Biri sonuna kadar mücadele edilmesi gereken teröristtir, diğeri de yazı-çizi, öğrenci yetiştirme işleriyle meşgul olan kalem ve bilim erbabıdır.

İkisini birbirine karıştırmak her şeyden önce terörle mücadeleye zarar verir.

Türkiye’ye çok değerli yıllar yanında ülke kalkınmasında yararlanılabilecek maddi kaynaklarla onbinlerce insanını da kaybettiren 1990’lar zihniyetini günümüzde hortlar görmek, doğrusunu söylemek gerekirse, en başta beni korkutuyor. O yılları, yanlışlıkları eleştirerek geçirmiş, fâili meçhulleri kınamış, devlet içinde yuvalanmış çetelerin üzerine gitmiş, Ak Partili yıllarla birlikte demokrasiyi güçlendirerek yürütülen etkili bir terör mücadelesinin başladığını fark edip yapılanlara destek vermiş beni...

Kusura bakmasın İçişleri Bakanı Şahin, böyle bir terörle mücadele anlayışı partisinin ‘2023 perspektifi’ ile taban tabana zıttır.

Biz bu filmin her karesini ezbere biliyoruz...

FEHMİ KORU- STAR

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
Mehmet Bilge 4
30 Aralık 2011 Cuma 14:07
melankolik
ortadadır. 28 yılın tavizleriyle Türk-Kürt savaşı yapamadılar, üstelik kahir ekseriyeti sünni müslüman kürdümüz batı illerine mezrada hayvanını, köyde tarlasını, şehirde evini barkını terkedip Türk kardeşlerinin yanına göç etti. Yarın kalk borusu çaldığında bütün millet ayaklanıp haddini aşanlara, özgüven patlaması içinde bu ülkeyi federasyona götürmek istiyenlere haddini bildirecektir. Çadır devleti değiliz biz bu ülkeyi işporta tezgahında satın almadık, bedeli neyse onun gereğini yaparız. İmansız alçaklardan vatan kimin haddine...
188.3.144.125
Mehmet Bilge 3
30 Aralık 2011 Cuma 13:57
melankolik
kapsamında likya, klikya, iyonya, bizans, rumpontus, alevistan, lazistan, kürdistan, anadolu cumhuriyeti olarak 9 küçük devletçiğe bölünme projesi suriye ve iran operasyonları sonrasına bırakılmış yani ötelenmiştir. Pasif ve günübirlikçi, kontrollü muhalefet sessiz yığınların burnundan soluduğunu, vakarlı duruşuyla dersler verdiğini görüp iktidara da lazım gerçek bir muhalefet yapmazken; bölücü koro her zeminde ihanet planlarına alet olan enstrümanları kullanmaktan ve mesafe almaktan geri durmuyor. AKP'deki etkili ve yetkili mevkidek miiliyetçi damara destekle ülkemiz için önemli bir hizmet yapılacağı
188.3.144.125
Mehmet Bilge 2
30 Aralık 2011 Cuma 13:49
melankolik
komünal özerkliği bağımsız kürdistan için referandum istiyor.Habur vakasından millet lehine dersler çıkarmadığı gibi sonsuz özgürlük ve haklar vereceğiz diyen Beşir ve Arınç beyler anlaşılan AKP'deki kürtçü bloku temsille kafa karışıklığınınolduğunu işaret ediyorlar. İdris Naim Şahin'in tesbitleri teröre zemin ve vasat hazırlayan şartlar itibariyle doğru iken bu tesbite salvo atışlarla karşı çıkanlar milli reflekslere tahammülsüz küresel emperyalizmin taşeronlarıdır. G. Soros fonlu beslemeler, Cengiz Çandarlar ab..d ye Türkiye'nin turuncu devrimle, arap baharıyla bölünemeyeceğini rapor ederken BOP
188.3.144.125
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim