• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Ankara : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • İzmir : 8 °C
  • Çankırı : 0 °C
  • Antalya : 11 °C
  • Eskişehir : 3 °C

'Gücünüz yetiyorsa beni alacaksınız'

'Gücünüz yetiyorsa beni alacaksınız'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu akşam TRT 1'de Nasuhi Güngör, Nihal Bengisu Karaca, Ahmet Taşgetiren ve Hakan Albayrak'ın sorularını yanıtlıyor...

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları...

-Bir örgütün çetenin devleti ele geçirme operasyonu karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir. Yapılması gereken hukuk içerisinde ne varsa bunun gereğidir.

-Bir ülkenin Başbakanı, Cumhurbaşkanı, bakanlarını dinelyemezsiniz. Bu casusluk suçu.

-2 yıl kadar önce çağrı yaptım. Gelind edim ülkenize dönün. Bir cevap verdi. Emekli olup da giden bir insan değildi. Bu kişi oradan ülkemi karıştırıyor. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir durum söz konusu. Bu tedbirleri almak için ne gerekiyorsa hukuk içerisinde alacağız.

-Bunun gerçekten dini ilimlerle ilişki halinde olna insana bu yakışır mı? Filancaya rafineri verilmesine nasıl bakarsınız? Oradan bunun olur'unu almak.

-Partilerden istifa edenlerin aslında nedenlerini araştırırsak şantajlar çıkabilir.  Bunlar bir şantajcının bir istihbaratçının yapacağı işlerdir.

-(Paralel yapı sorunu) 35 yıllık süreçte bunların attıkları bir adım var. 12 yıllık iktidarımız döneminde iyi niyetimizi koruyarak bu günlere geldik. Devletin içerisinde az ya da çok sızdıkları yerler var. Gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum: Şu ifade çok kullanılıyor: 'Hocaefendi dediyse bunda keramet vardır.' Bu çok yanlış bir yaklaşım tarzı. Bunların bir temel ilkesi var. Kendi amaçları için her şey meşrudur. Bunlara şahit olduğum için rahatlıkla söylüyorum ama açmak edebime ters düşüyor. Bunlarda yalan var, takiyye var, iftira var, fitne, fesat var. Son 2 yıla kadar herhangi bir şey yoktu. Bize de zaman zaman kendi kitaplarını gönderiyor methiyeler düzüyor. Ne oldu ki son 2 yılda şahsım, ailem...hepsini bu ülkede akla gelebilecek her türlü yalanı atma durumuna girdiler. Beni dinlemişler, eşimi dinlemişler, çocuklarımı dinlemişler... Bir Müslüman başka Müslümanı dinleyebilir mi, gözetleyebilir mi? Bunlar bunu yaptı. Bunun sadece ulusal boyutu yok, uluslararası boyutu da var.

-Bizim görüşmelerimizin neticelerini uluslarası bazı yerlere servis etmedikleri ne malum? Mesela Adana olayı. Yenilir yutulutr bir olay değildir. İzleyince beynimden vurulmuşa döndüm. Orada MİT mensubu olduklarını söylüyorlar onları yere yatırıyorsun PKK gibi üzerine saldırıyor yerde işkence ediyorsun. Bunu yapan paralel yargının bir mensubu. Bunu nasıl yaparsın? Bunlar işin sınır yok. En yakın arkadaşlarını bile dinlediler. Latif Erdoğan bey 15 yıl kendisini dinlediklerini söylüyor.

- (Ne zaman başladı?) 8 Şubat'ta bu iş zirve yaptı. Ondan önce başlamıştı. Aslında Oslo'ya dayanıyor. Oslo'da güya biz bölücü terörö örgütünün lehine adımlar atmışız sözler vermişiz. O bir zemin oluşturmaydı. Sonra bir kısım yargı hemen müsteşarımızı ifadeye çağırdılar. Burada benim iznim şart. Bunlar dümdüz gitmek istediler. Oslo'ya onu gönderen benim, Emre beyi Afet hanımı da gönderen benim. Böyle bir şeye gücünüz yetiyorsa beni alacaksınız. Orada kendileri devreye girmek istiyorlar.

-Bunları asıl rahatsız eden hükümetin attığı adımlar, dershane konusu. Bizim bunların dershaneyi kapatmak suretiyle faaliyet alanlarını tıkamak gibi bir şeyi düşünmemiz mümkün değil. Ben çok görüştüm kendileriyle. Dedim ki hizmet alımıyla okullar yapın. Hatta adımını attık. Danıştay engelledi. 'Hükümet cemaatin okullarına zemin hazırlıyor' dedi gazeteler. Buna rağmen görüşmede 'Okullaşma olayına ağırlık verin bu dershane olayını sonuna kadar savunamayız' dedik. Ağırlığı dershaneye verdiler. Niye çünkü seçerek öğrenci alıyordu. Bu şekilde bu işi sürdürdüler. 1 Eylül 2015'e kadar sabredeceğiz.

-Bunlar dersten öte kendi dershanlerinin propangandasını yapıyorlar. Yurtlarda korku var. Tehdit ediyorlar. Bir şehrimizde kızlar geldi yanıma, evde kalıyor. Eğer onların dediğini yapmazsak ailemi arayacak anneme babama üniversitedeki erkek arkadaşlarımla yaptığım hareketle kızınız erkeklerle meşru olmayan ilişki içerisinde diyecekler dedi. Orada bile şantaj var, acımasızca yapıyorlar.

-(Diğer partilerin tutumu) Ben bu konuda CHP, MHP, BDP'ye de şaşırıyorum. Baykal geçenlerde çıklasın diyor. Ben sana en önemli insani görevimi yaptım. Diyorum ki sana 'Bu işi yapanlar bunlar.' Bize teşekkür etmesi gerekirken aksini söylüyor. Aynı şekilde Hamzaçebi'nin başına gelenler.

-Bunlar o kadar ahlaksız, adi ve seviyesiz ki. Bunlar takiyeyi iftirayı leblebi çekirdek gibi yerler. Bazı malum operasyonları yapıp da İstanbul dışına gönderilen bazı savcılar var ya bunlar kankaydı. Bu işi beraber götürdüler. Önce şu anda bunlara yandaş medya oalrak hizmet verenler sadece bir şeye güveniyorlar. Nasılsa muhalefet yanımızda. Seçime 10 gün var fezlekeyle ilgili müracaat ettiler. Bu seçimden sonra yapılsa olmaz mıydı? Olurdu. Biz zaten her türlü desteği vermeye hazırız. Dertleri,  bekledikleri neticeyi alırlarsa son 10 günde değerlendirebilir miyiz? Oylamaya bile kalamadılar. Yaptığınız bir işi insan gibi adam gibi yapın. AK Parti'ye kavga gürültü sökmez. Yapılacak çok şey var onu da yapacağız. Dürüst olun. Muahlefet soru önergesi vermiyor, dürüstsen soruşturma önergesi vermelisin. Belki de yarın burada Bakan arkadaşlarımız bu olanlar karşısında onlar böyle bir atağa geçecek.

-(Oylar düştü mü?) Bırakın yerel seçimi genel seçimlerle değerlendirdiğimizde ben meydanları bu seçimde farklı görüyorum. Millet oyunu yakalamış. Siz sinyali verdiğiniz anda meydan köpürüyor. Bugün Silivri'de miting yoktu. Ama yolda Sağlık Bakanı'm 'Silivri'de beklenti var, uğrayamaz mısınız?'dedi. 2-3 saat içerisinde 20-30 bin kişi toplandı. Ben Silivri'yi böyle görünce Allah'ın izniyle AK Parti alacak dedim.  

-CHP mi değişti Pensilvanya mı değişti? CHP aynı duruyor. Herhalde Pensilvanya değişti. Pensilvanya Said-i Nursi'yi yıllar yılı istismar etti. Said-i Nursi'ye ne çileler yapıldığı malum burada. Said-i Nursi'ye her türlü cefayı yapanlarla bu adam beraber oluyor.

-(Seçim hileleri) Bunlar her yola başvuracak. Biz de tedbirimizi alacağız. Ama ben teşkilatıma inanıyorum, güveniyorum. Sadece üye sayımız 9 milyon civarında. 3 milyonu aşkın bayan, 1 milyon genç üyemiz var. Burada ajansların önemli rolleri olacak, medyanın önemli rolü olacak. İnşallah en az zararla bugüne kadar olanın dışında inşallah bir önceki yerel seçimle mukayese edilemeyceek bir neticeyle neticelendireceğiz. Ben diyorum ki eğer 1. olmazsak ben çekilirim. Kılıçdaroğlu'na çağrı yapıyorum, 3 seçime girdin nal topluyorsun. Hiç rahatsız olduğu yok. Bahçeli'ye bakıyorsun rahmetliden sonra oturdu oraya kalkmayı bilmiyor.

Etiketler:
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim