İş sahibinin, eserin ayıplı olmasından doğan hakları

"İş sahibinin, eserin ayıplı olmasından doğan hakları"

Çankırı Barosu üyesi avukatların kaleminden çıkan makalelere bir yenisi daha eklendi.

Çankırı Barosu avukatlarından Av. Tuba Demir'in kaleme aldığı "İş sahibinin, eserin ayıplı olmasından doğan hakları" konulu makalesini sizlere sunuyoruz.

"İstisna sözleşmesinde müteahhidin, eseri imal etme mükellefiyetiyle birlikte imal ettiği eseri iş sahibine teslim etme mükellefiyeti de vardır. Müteahhit, bu mükellefiyetlerini gereği gibi ifa etmek istiyorsa, eseri zamanında ve ayıpsız bir şekilde tamamlayarak iş sahibine teslim etmelidir. Bunlar müteahhidin asli mükellefiyetini oluşturmaktadır. Bu mükellefiyete uyulmaması ise, müteahhidin ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu ortaya çıkarır. Bu sorumluluğu BK. m. 360'da belirtilen iş sahibinin ayıptan doğan hakları takip eder

Borçlar Kanunu'nun 360. maddesi hükmü uyarınca, kendisine ayıplı bir eser teslim edilen iş sahibi, muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirmek kaydıyla, müteahhidin kusurlu olması şartına bağlı olmaksızın ayıpların önemine göre, sözleşmeden dönme, ücretten indirim ve onarım hakları arasında bir seçim yapabilir. Bununla birlikte iş sahibi, sözü geçen haklara ilaveten müteahhidin kusurlu olması şartıyla, her durumda ayıbın önemine bağlı olmaksızın, ayıp sonucu uğradığı zararların tazminini de talep edebilir. Bu tür zararlara ilişkin tazminat talebi seçilen diğer haklarla birlikte ileri sürülebilir. Kural olarak iş sahibinin kendi tasarrufuna bırakılan bu haklar, iş sahibi tarafından serbestçe kullanılır. Ne hakim ne de müteahhit onu seçim hususunda sınırlayamaz. Ancak, iş sahibince seçim hakkı kullanılırken, BK. hükümleri ile hakkın kötüye kullanılması yasağı prensibinin göz önünde tutulması gerekir. Ayıptan doğan hakların kullanımına ilişkin şartlar göz önünde tutulduğunda, BK. m. 360'da belirtilen hakların birbirini takip eden teselsüle uygun haklar oldukları görülmektedir. Bu teselsülde, ayıpların önemine göre, öncelikle onarım hakkı, sonra ücretten indirim, sözleşmeden dönme ve en son olarak da kusur durumunda ayıp sonucu uğranılan zararların tazmini hakkı gelir. Esas itibari ile ayıplı eser ile ilgilenen iş sahibi için, müteahhide aşırı bir masrafa mal olmadığı takdirde, eserin onarımını talep etme hakkı ön planda bulunur.
                      ONARIM HAKKI (ESERİN TAMİR VE ISLAHINI TALEP HAKKI)
                       Teslim edilen eserin kabulden kaçınmayı haklı göstermeyecek derecede daha az nemde ayıplı olması durumunda, iş sahibi menfaatine uygun gördüğü takdirde, dilerse işin değerindeki eksiklik oranında ücret indirimi hakkını kullanmak yerine, eserdeki ayıbın bir ücret karşılığı olmaksızın tamir ve ıslah edilmesini de müteahhitten talep edebilir. Tamir ve ıslah edilmesini talep hakkında eser sözleşmesine ilişkin özel kuralların düzenleme alanına girmediği ölçüde, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uygulanırken, eser sözleşmesinin kendine özgü nitelikleri de dikkate alınır.

AYIP SONUCU ORTAYA ÇIKAN ZARARIN TAZMİNİ
İş sahibi BK. m. 360'a dayanarak ayıp sonucu ortaya çıkan zararın tazminini diğer talepleriyle birlikte, yani kümülatif olarak isteyebileceği gibi, yalnız başına da böyle bir tazminat talebi ileri sürebilir; ancak bu tazminat talebine ayıptan doğan diğer taleplerin yerini almak üzere başvurulamaz. Burada sadece ayıp sonucu ortaya çıkan zararın  tazmini düzenlenmiştir. Ayıp sonucu ortaya çıkan zararlar, sözleşmeden dönme, ücret indirimi veya onarım hakkının kullanılmasına rağmen giderilemeyen ve uygun nedenini ayıbın oluşturduğu zararlardır.Örneğin kira kaybı , işletmenin üretiminin durmasından doğan kar kaybı,  ayıplı eserin muayenesinden doğan masraflar , boşa giden sözleşmenin kurulmasına ilişkin masraflar, muayene ve taşıma masrafları, başka karlı bir sözleşmenin kaçırılması veya yerine getirilememesinden doğan zarar gibi."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Önceki ve Sonraki Haberler