• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Ankara : 0 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • İzmir : 7 °C
  • Çankırı : -1 °C
  • Antalya : 6 °C
  • Eskişehir : 0 °C

Kılıçdaroğlu'nun son parti grubu konuşması

Kılıçdaroğlunun son parti grubu konuşması
CHP lideri 'Yalancıdan başbakan olmaz' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
 
İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:
 
Türkiye değişiyor, dünya değişiyor. Değişime ayak uyduranlar kalacak değişmeyenler tarihin çöp sepetine gidecektir. En büyük değişimi yaşayan partiyiz. Gençlere kapımızı sonuna kadar açtık. Bütün gençleri bekliyoruz. Türkiye’de demokrasinin olduğu söyleniyor. Bir ülkede medya özgür değilse orada demokrasiden söz edilemez. TMSF’nin el koyduğu bir medya kuruluşunun başına eski bir AKP’li milletvekili getirdiler. Ne yaparsanız yapın hangi baskıyı uygularsanız uygulayın bildiğimiz yoldan dönmeyeceğiz. Sağlıklı işleyen bir demokraside hükümetler medyadan korkmaz. Medyanın özgür olmasını isterler. Korkaklar medya özgürlüğünü istemezler.
 
Medya özgür olacak ki halkın talepleri dile getirilsin. Brüksel'e ilk gittiğimde sayın Füle’ye “35 gazeteci hapiste” demiştim. İnanmamıştı. Daha sonra hapisteki gazetecilerin sayısı yüzü geçti. İçerideki medyayı halletti dışarıdakilerle uğraşıyor. Bilmiyor ki o ülkelerde demokrasi var. Sen kaç paralık adamsın onların gözünde.
 
İÇERİDE EFELENMEK KOLAY
Hadi bir söyle bakalım onlara “boynunuzdaki tasmaları çıkardı” diye. İçeride efelenmek kolay. Senin yaldızların ve itibarın düştü. Artık sen bu ülkenin kamburusun ve sen artık yolcusun. Buradan saygıdeğer işadamlarına seslenmek istiyorum. Sizi, kaygılarınızı anlıyoruz ama bir şeyi iyi bilmek gerekiyor. Eğer bir ülkede özgürlük ve demokrasi yoksa kazandığınız paraların bir önemi yok. Baskının olduğu yerde malvarlığınızın güvencesi yoktur. Bir gece diktatör bir karar alır TMSF bütün malvarlığınıza el koyar bunu unutmayın.
 
Dünyada 7 milyar insan var. Hata insan içindir. Hatadan arınmak zordur. İnsanoğlu hatasından döner. Yeri gelir özür diler. Bu insan verilmiş bir erdemdir. Hata yaptıysak çıkarız özür dileriz. Ama yedi milyar insandan bir kişi var. “Ben hata yapmam” diyor. Benim söylediklerimi yapmazsanız doğru yapmış olmazsınız diyor. Onun adı Türkiye’nin yeni diktatörü Recep Tayyip Erdoğan’dır.
 
"AYIRMANA İZİN VERMEYECEĞİZ"
Eğer bir insan “hayatımda hiç hata yapmıyorum” derse bu Allah’a şirk koşmak demektir. Politikacıların bir görevi vardır halkı bölmezler. Herkesi kucaklarlar. Bizim cumhuriyet tarihimizde ilk kez bir başbakan toplumu ayrıştırıyor. Toplumu bölüyor. Bugün bile hala uslanmamış Alevicilik Sünnicilik yapıyor. Hatay’da düzenlediğim toplantıda vatandaşlarımızı “sizi bölmek istiyorlar, bu oyuna gelmeyin” diye uyardım.
 
Bir başka kişinin inancını sorgulama hakkımız da yok yetkimiz de yok. O kadar ileri gitti ki. 52 yurttaşımız hayatını kaybetti, o kadar sorumsuz demeç verdi ki, “52 Sünni yurttaşımız hayatını kaybetti” dedi. İlk kez cumhuriyet tarihinde ölüleri bile ayırdı. Bu lafı kullanırken ey diktatör acaba utandın mı sen. Ayrıma izin vermeyeceğiz. Ne derse desin. 76 milyon yurttaşı kardeş olarak göreceğiz. Herkesin inancına kimliğine saygı göstereceğiz. Çünkü biz CHP’yiz.
 
Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık sloganlarla kesildi.
 
Bölücülük bizim kitabımızda yoktur. Neyi gösterdi bütün yalanlara rağmen halkın sağduyusunu gösterdi. İktidarı gösterdi. 
 
Bu gençleri tebrik eidyorum diktatörü dünyanın gözünün önünde dize getirdiler.. Gelir gelmez mitingler yapmaya başladı hep bağırıyor. Bakmayın tüm kanalların onu yayınladıklarına kendisinden başka kimse onu dinlemiyorlar. Erdoğan deyince akla bir tek yalancı sözü akıllara geldi. Geçen bir yabancı da bana diyor Kemal Bey yalancıdan Başbakan olmaz diyor.Yalan söyleyenden başbakan da olmaz adam da olmaz. 
 
Gençler özgürlük ve demokrasi istedi. Anneler çocuklarına sahip çıktılar, 90 kuşağının küresel kuşağını Türkiye'ye sunduğunuz için size şükranlarımızı sürüyorum. Bir politikacı gençleriyle gurur duyar, gençlerden korkmaz. Kimler korkar diktatörler korkar. Yalan üstüne yalan söyledi. Artık senin itibarın sıfırdır sıfır sadece Türkiye'de değil dünyada itibarın sıfırdır.
 
Olayları kim çıkardı faiz lobisi çıkardı diyor. Sanki kendisi dünyanın en yüksek faizini vermiyor da. Kim çıkardı 30 yaşındaki sanatçı çıkardı. Gerçeği bilmiyorlar, zamanı okuyamıyorlar. Bu yeni diktatörün bir yeni özelliği daha var mizah fikri yok. Herkes benim gibi konuşsun diyor. Ama bu 90'lı kuşak varya o kadar büyük bir yaramazlık yaptı ki diktatöre mizahla diz çöktürdüler. 
 
Gezi Parkı olayı artık bizim demokrasimizin yeni sembolü. Artık bütün dünya bu diktatörü tanıdı. Apolitik denilen gençliğin bu ülkenin sorunlarına sahip çıktığını gösterdi. Medyanın durumunu ortaya çıkardı. Halkın sağduyusunu gösterdiler. Ellerinde karanfillerle yürüyen gençlerin üzerine yürüyen polis devletini gösterdi. Bütün Türkiye'nin özgürlük ve demokrasi taleplerini bütün dünyaya gösterdi. Brezilyasından Japonyası'na kadar. Bütün dünya onları kucakladı. 
 
Onlar meydanlarda polise el uzattılar. Bunlar dinsiz imansız diyeceklerdi bir baktı antikapitalist müslümanlar orada namaz kılıyor. Başörtülü kadınlara kin biliyorlar diyordu bakıyoruz başörtülü kardeşlerimiz orada halay çekiyorlar ezberleri bozuldu. Gençler bu diktatörün bütün ezberlerini bozdu ne söyleyeceğini şaşırdı. Daha çok şaşıracaksınız. Kalkmış hala demokrasiden özgürlükten bahsediyor. Senin önce insan sevgisini bilmen gerek. Türkiye'deki gelişmelerden bütün dünya bilgi sahibi oldu. Her demokrat kurumdan ortak tepki geldi. Sayın Merkel ve Hollanda'ya birer mektup gönderdim; diktatöre kızabilirsiniz ama Türkiye'nin yüzü 200 yıldır çağdaş uygarlığa dönük bizi Avrupa'dan koparamayacaksınız. 
 
Gençler biber gazına direndiler, polis kurşununa, tomalara direndiler. Ne baskı yaparsan yap özgülük lafını ağzımdan düşürmeyeceğim dediler. Gençlerin sesine kulak verin dedik dinlemediler. Aydınları gazetecileri dinlemediler. Yakın çevresinden sağduyu sahibi olanları dinlemediler. Şimdi ben bin yıl önce yazılmış Gazali'nin yöneticilere altın öğütler kitabında 10 maddelik bir temel sıralaması var:
 
1-Ey Sultan önce insanları idare etmenin kıymetini bil. Liderlik büyük bir nimettir. Eğer zulümden geri durmazsanız kendisinden sonra küfrün olacağı bir bedbahtlığa düşersiniz
 
2-Sultanın'ın devamlı alimlerin görüşlerine başvurması ve onlara değer vermesi. Kötü alimlerden sakınmalı. Yönetici altadan kimse o da zulme ortaktır demektir.
 
3-Ey Sultan sen sadece kendi elini zulmden çektim diye düşünme etrafındakilerin de zulmeden elini çekmesini sağla. Aklının kemalini göster. Aklını hırsın emrine verme.
 
Ethem Sarısülük polis kurşunuyla öldürüldü. Polisi çıkardılar Arınç açıklama yapıyor. Bir taş polisin eline çarpmış, el tetiğe çarpmış silah ateş almış öyle ölmüş Ethem. Afyon'da şehit düşen askerlerimizin hesabını senden soracağız. 
 
Gazali hayatta olsaydı şunu düşünürdü herhalde: Bu nasıl ülke? 10 yaşındaki çocuk hapse atılıyor 1 yurttaşı öldüren hapse girmiyor. Bunu anlamak mümkün değil.
 
4-Sultan ve idareciler çoğunlukla kibirli olurlar. Hemen bir kızgınlık oluşur. Bu onları karşı taraftan intikam almaya zorlar. Kızmak aklın düşmanıdır. Aklını kullanacaksın kinini değil.
 
1000 yıl önce söylendi bunlar sana Ey Recep Tayyip Erdoğan. Meydandaki gençleri niye dinlemiyorsun? Çadırlarını yaktın talimat verdim diyorsun. 5 kişinin katili sensin. 
 
5-Ey Sultan kendin için razı olmadığın şeylere Müslümanlar için de olma. Sana yapılanı hoş görmüyorsan sen de onların aynısını başkasına yapma.
 
Milli İrade mitingi yapıyorsun 8 milletvekili hapiste bu nasıl milli irade? Milletin iradesinden söz edemiyor zaten. 
 
6-İhtiyaç sahiplerinin sizin kapınıza gelip dikilmelerini hoşgörün. Onların ihtiyaçlarını gidermek nafile ihtiyaçtan daha önemli. Kısacası vatandaşa asla ve asla ananı da al git demeyeceksin.
 
Polis destan yazdı deniyor. Destan düşmana karşı yazılır. Bir ulusal irade sonrası destan yazılır. Böyle bir kafa olabilir mi? Antalya'da biri kız 3 çocuk 17 polis birden saldırıyor. Yazık günah değil mi? Bütün polis arkadaşlarıma sesleniyorum siz Recep Tayyip Erdoğan'ın değil halkın polisisiniz. Ellerinde karanfillerle Taksim'e çıkanlar sizin düşmanınız değil. Onlar sizin kardeşiniz.Kanunsuz iş yaparsanız gün gelir hesabını verirsiniz.
 
7-israftan sakınmak diyor. Nefsini öldürecek giysiler giymeye alışma. Her şeye kanaatkar ol. Kendi eşini Katar emirinin düğününe devletin uçağıyla gönderme diyor. Sen onu keyfin için kullanamazsın. Bu şaşaa nedir? Bunlar mütevazi falan değil. Yatlar katlar bunlara yetmiyor. Yetmez mi arkadaş ya yedi göbeğini besliyorsun şimdi.
 
8-Ey Sultan mümkün olduğu kadar muamelelerinizde şefkatli olun. Ellerinde karanfille gidenleri halk olarak görmüyor. Türkiye tarihinde ilk kez kendi halkının bir bölümünü düşman olarak görüyor.
 
9-Ey Sultan halkının senden hoşnut olmasına gayret et. Sana övgüler yağdıranlara inanma. Sen halkının yüzde 50'sini düşman olarak göremezsin. 
 
10-Adaletli iş yap. Haklı olan herkesin kızması doğrudur. İktidarın davacı ve davalıuyı razı etmesi mümkün değildir. 
 
Kalkmış camide içki içildi diyor yalan söylüyor. Kabataş iskelesinde 100 kişi başı örtülü bri kadını dövdüğünü yerde sürüklediğini söyledi. Çıkıp bunu televizyonlara söylüyor; bunu yapan adamlar zaten insan değil niye yakalamıyorsun? Bir başbakan bu yalanı yüzü kızarmadan nasıl söyler? Allah'tan korkmuyor mu? Yalancıdan başbakan olmaz.

 

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim