• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Ankara : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Çankırı : 17 °C
  • Antalya : 26 °C
  • Eskişehir : 16 °C

Merkez Bankası moral bozdu!

Merkez Bankası moral bozdu!
Tüketim talebinin ikinci çeyrekte sergilediği kayda değer yükselişten sonra, yılın geri kalan bölümünde

daha zayıf bir seyir izlemesi bekleniyor.

Süregelen talep belirsizliği ve düşük kapasite kullanımı ise yatırım harcamalarını sınırlamaya devam edecek.

Bu çerçevede, istihdam koşullarının kalıcı olarak iyileşmesinin uzun zaman alacağı anlaşılmakta. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde iktisadi faaliyetteki toparlanmanın yavaş ve kademeli bir eğilim göstermesi bekleniyor.

Cari açığın finansman yapısının krizin etkisiyle değişikliğe uğradığı gözlenmekte. Önceki dönemlerde yurtdışından sağladığı uzun vadeli kaynaklarla cari açığı finanse eden özel sektör, son dönemde net dış borç geri ödeyicisi durumuna geçti.

Dış borç çevirme oranındaki düşüşte, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'da yapılan değişiklik çerçevesinde, Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların yurtdışı şube ve iştirakleri üzerinden kullandırdıkları kredilerin bir kısmını, yurtiçi şubelerine kaydırmaları da etkili oldu.

Banka dışı kesimin uzun vadeli dış kredi yenileme oranlarında yaşanan düşüşe ilişkin yapılacak değerlendirmelerde, 32 Sayılı Karar'da yapılan değişikliğin etkisi de göz önünde bulundurulmalı.

2008 yıl sonuyla kıyaslandığında reel sektörün yurtdışındaki yabancı ticari bankalar ile diğer kuruluşlardan kullandığı kredilerde kayda değer bir değişim olmadığı görülmekte.

Bu gelişmede, dış finansman imkanlarının daralması ve maliyetlerinin artmasının yanı sıra yurtiçi kredi piyasası ve iktisadi faaliyetteki daralmaya bağlı olarak gerek bankacılık sektörünün gerekse banka dışı kesimin dış finansman ihtiyacının azalması da rol oynadı.

Raporda, şöyle denildi:
“Bütçe açıklarının önümüzdeki dönemlerde mali sürdürülebilirlik kaygılarını artırmasının engellenmesi için kısa vadedeki mali genişlemenin orta vadede telafi edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Orta Vadeli Program'da 2010-2012 yıllarında kriz döneminde hızla artan bütçe açıklarını kademeli bir şekilde azaltmayı amaçlayan tutarlı bir çerçeve sunulmuştur. Önümüzdeki dönemde kamu borçlanma gereksiniminin kontrol altına alınması ve borcun sürdürülebilirliğine ilişkin kaygıların engellenmesi için programda öngörülen tedbirlerin kararlılıkla uygulanması büyük önem arz etmektedir.”

HANE HALKI
Hane halkı yükümlülüklerinin faiz ve kur riskinin sınırlı olmasının, hane halkının ekonomik konjonktürdeki olumsuz gelişmelerden nispeten daha az etkilenmesini sağladığı ifade edilen raporda, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda yapılan değişiklikle hane halkının dövize endeksli kredi kullanımının engellendiği, önümüzdeki dönemde hane halkının borçları nedeniyle kur riski taşımasının önüne geçildiği belirtildi.

Rapora göre, firmaların satış gelirlerinin düşmesine bağlı olarak faaliyet karlılığı azalmış ve ödeme güçleri zayıfladı. Türk lirasının değerinin son dönemlerde istikrar kazanması, yabancı para kredileri ve açık pozisyonu yüksek firmaların ödeme güçlerinin daha fazla bozulmasını sınırladı.

BANKACILIK SEKTÖRÜ
Raporda, Türk bankacılık sektörünün 2001 krizinden sonra kararlılıkla uygulanan reformlar sayesinde, güçlü yapısını korumakta olduğu, Türk bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısını sürdürdüğü ve herhangi bir devlet desteğine ihtiyaç duymadığı bildirildi.

Yapılan senaryo analizlerinin, bankacılık sektörünün sermaye yapısının çeşitli şoklar sonucunda oluşabilecek zararları karşılayabilecek düzeyde olduğunun gösterdiği kaydedilen raporda, şöyle denildi:

“Türk bankalarının sermaye yapılarının son dönemlerdeki yüksek karların da katkısıyla daha da güçlenmesi, kredi kullandırma kapasitelerini artırmaktadır. Son aylarda konut kredilerinde başlayan ivmelenmenin önümüzdeki dönemde Kredi Garanti Fonu'na verilen desteğin de devreye girmesiyle KOBİ kredilerinde de görülebileceği ve genel olarak kredilerde kademeli bir iyileşme olacağı beklenmektedir.

Tahsili gecikmiş alacaklar (TGA) artmaya devam etmekte olup, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın kademeli olacağı göz önüne alındığında, bu artışın bir süre daha devam edebileceği düşünülmektedir. Bankamızın aldığı önlemlerin yanı sıra, son dönemde küresel risk algılamasındaki olumlu gelişmelerin etkisiyle likidite şartlarının göreli olarak iyileştiği gözlenmektedir.

Önümüzdeki dönemde, finansal istikrara yönelik en önemli risklerin, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın beklenenden yavaş olması ve buna bağlı olarak yüksek işsizlik oranları ile küresel finansal piyasalarda yaşanabilecek yeni şoklar olduğu değerlendirilmektedir."

Merkez Bankasının, küresel krizin yurtiçi ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yapmayı sürdüreceği belirtilen raporda, alınan parasal tedbirlerin orta vadede mali disiplin ve yapısal düzenlemelerle desteklenmesinin büyük önem taşıdığı kaydedildi.

 

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Moody's, Türkiye'nin kredi notunu düşürdü24 Eylül 2016 Cumartesi 06:30
  • Dumankaya ailesine bağlı şirketlere kayyum atandı23 Eylül 2016 Cuma 19:51
  • Boydak Holding TMSF'ye devredildi05 Eylül 2016 Pazartesi 22:28
  • İki dev şirketin yöneticileri tutuklandı27 Ağustos 2016 Cumartesi 07:31
  • Dumankaya İnşaat’ın sahiplerinin mal varlıklarına el konuldu24 Ağustos 2016 Çarşamba 23:39
  • Doğa Okulları satıldı21 Ağustos 2016 Pazar 12:28
  • Boydak Holding’e kayyum atandı18 Ağustos 2016 Perşembe 21:08
  • Kredi kartlarında taksit sayısı artıyor09 Ağustos 2016 Salı 16:05
  • 5 milyon tapuya FETÖ gözaltısı04 Ağustos 2016 Perşembe 09:21
  • Aker Eşarp'a da kayyum atandı29 Temmuz 2016 Cuma 08:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim