• BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581
  • Ankara : -2 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • İzmir : 8 °C
  • Çankırı : -2 °C
  • Antalya : 10 °C
  • Eskişehir : 0 °C

Politikada başarının sırrı

Ömer Lütfi KANBUROĞLU

Türkiye’de siyasete atılıp başarı kazanmak isteyenlere Kemal Sunal filmlerini sürekli seyretmelerini öneriyorum ama başarılı olmak, iktidara gelmek gibi bir niyetiniz yoksa önemli değil, o zaman seyretmeyebilirsiniz.

Özellikle Türkiye’de politika yapmanın temeli yalan söylemeye dayanıyor; sürekli yalan söyleyeceksiniz; çünkü halkın hafızası yok…Dün söylediğiniz bir şeyin bugün tam tersini söyler ve yaparsanız hiç kimse size “Kardeşim sen dün bunun aksini söylüyordun, şimdi niye tam tersini yapıyorsun?” demiyor. Üstelik söylediğiniz her sözün belgesi, görüntülü kaydı dahi varken kimse bununla ilgilenmiyor. Önemli olan ağzınızdan çıkan cümleler seçmenlerin duygularını okşuyor mu? Yoksa hırsız olmanız, bozuk bir ahlaka sahip olmanız, sürekli yalan söylemiz hiç önemli değil.
 
Halk zaten günlük ihtiyacı ile ilgilenir, yoksa dış politika, özgürlük, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi konular sıradan insanları ilgilendirmez. Bu husus halkın, hatta birçok politikacının bile algı seviyesinin çok üzerindedir.
 
Yıllardır Türkiye’de “bir paket makarnaya, bir çuval kömüre oy satıyorsunuz” söyleminin altında yatan gerçek budur. Sıradan insanlar için önemli olan karnını doyurmak, sağlık harcamalarının karşılanması, bir doktorun kendine bakması (tedavi etmesine gerek yoktur, öküzün trene baktığı gibi baksa dahi yeterlidir), ara sıra da elinin sıkılıp adam yerine konulduğunu hissetmesidir. Ondan sonra ülkeyi milyarlarca dolar borca sokmuşsunuz, dış politikada telafi edilemez yaralar açmışsınız hiç önemli değildir.
 
Zaten yönetim sırasında ülkeye verdiğiniz bu tip zararların acısı yıllar sonra ortaya çıkar, ama o zamana kadar atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş, sizin de politik kariyeriniz mezarlıkta bitmiştir.
 
Bütün bunların önüne geçmek bir tek şeyle mümkündür; “halk” değil “vatandaş” olmakla…
Vatandaş olabilirseniz ülkenin her kuruşunun aslında sizin ve çocuklarınızın cebinden çıktığının ayrımına varabilir, hesabını sorabilirsiniz.
 
İhsan edilmesini beklemeyip, hakkınızı ararsanız vatandaş olabilirsiniz.
 
Gerçeklere sırtınızı dönmeyip, yüzleşebilirseniz vatandaş olabilirsiniz.
 
Bana ne demezseniz vatandaş olabilirsiniz.
 
Ancak o zaman “halkının 70 milyon olduğu” değil, “70 milyon vatandaşın yaşadığı” bir ülke olabiliriz.
Bu yazı toplam 1095 defa okunmuştur.
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
Oğuzhan Korhan
12 Nisan 2012 Perşembe 09:51
Seçimden önce-seçimden sonra
2010 yılı Anayasa Referandumunda "PKK'lı teröristlerle görüşen şerefsiz, namussuzdur" diyen kişi bugün "Hakan Fidan'ı İmralı'ya da Oslo'ya da görüşmesi için ben yolladım" diyor. Şimdi Hakan Fidan'ın kendisine "şerefsiz ve namussuz" dendiği için tazminat davası açması gerekmiyor mu? Yoksa bu konuda "emir" aldığı için onun bir suçu yok mu?
88.224.30.71
semih
11 Nisan 2012 Çarşamba 06:46
ah anam ahh
Seçimden önce bedelli askerlik için ben fakir fukara babasıyım gidin sorun bedelli isterler mi biz kimsesizlerin sesiyiz böyle bir şeye imza atmam mümkün değil diyen zat seçimden sonra bedelli benim için öncelikli konudur dedi. Ah muhalefet ah aval aval sen de izle yalanları...
88.226.56.83
Kudret Noyan
10 Nisan 2012 Salı 13:53
Zübük'ü sürekli seyretsinler
Mesela rahmetlinin Zübük filmi bu konuda tam bir başyapıt. Komedi türünde çevrilmiş bir belgesel mübarek. Türkiye'nin siyasi gelmişinin, geçmişinin tamamını bu filmde bulabilirsiniz. Belgesel niyetine seyredin. Politikacısı da böyle, seçmeni de aynen....
88.224.151.19
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim