• BIST 81.618
  • Altın 145,694
  • Dolar 3,7670
  • Euro 3,9908
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • İzmir : 11 °C
  • Çankırı : 1 °C
  • Antalya : 14 °C
  • Eskişehir : 3 °C

"Sivas'ta 35 canı yakanlar da dindarız diyorlardı"

Sivasta 35 canı yakanlar da dindarız diyorlardı
Eğitim-Sen Çankırı İl Temsilcisi Nurcan Yanık yaptığı açıklamada 4+4+4 düzenlemesine itirazları olduğunu belirtti.

Eğitim-Sen (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası) Çankırı İl Temsilcisi Nurcan Yanık bugün düzenlediği basın toplantısında "Çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geleceğine sahip çıkıyoruz" diyerek "AKP hükümeti, zorunlu eğitimin süresini arttırma bahanesiyle, temel eğitimi 4+4+4 şeklinde kademelendirerek, eğitim sistemini kendi siyasal ve ideolojik amaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirmek istemektedir" dedi.

Nurcan Yanık'ın yazılı açıklaması şöyle:

"Başbakan’ın “Dindar nesil yetiştirmek istiyoruz” söylemlerinden hemen sonra gündeme gelen zorunlu eğitimin kendi içinde kademelendirilerek 12 yıla çıkarılması girişimleri, bütün itirazlarımıza rağmen sürmektedir. AKP hükümeti, zorunlu eğitimin süresini arttırma bahanesiyle, temel eğitimi 4+4+4 şeklinde kademelendirerek, eğitim sistemini kendi siyasal ve ideolojik amaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirmek istemektedir.

12 yıl kademeli zorunlu eğitim tartışmaları, milyonlarca öğrenci başta olmak üzere, tüm ülke nüfusunu yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle eğitim ve bilim emekçileri olarak bizlerin çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve ülkenin geleceği açısından son derece önemli ve tehlikeli düzenlemeler içeren söz konusu yasa teklifine karşı sessiz kalmak, yaşananları ve gelecekte yaşanacakları kabul etmek mümkün değildir.

İKTİDAR PARTİSİNİN ZORBACA TAVIRLARI

Kanun teklifi, Meclis Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülürken yaşanan kavga ve iktidar partisinin zorbaca tavırları, Hükümetin düzenlemeyi yasalaştırmak için ne kadar kararlı olduğunu göstermektedir. Ancak bu düzenlemenin doğrudan muhatabı olan eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler olarak eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesi uygulamalarına karşı kitlesel duruşumuzu göstermeye kararlıyız.

Önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’na gelmesi gereken düzenlemelere baktığımızda neden bu kadar kaygılı olduğumuzun kamuoyu tarafından anlaşılmasının kolaylaşacağını düşünüyoruz; 

  • Kanun teklifinde yer alan, ilköğretim devlet okullarında parasızdır ifadesi komisyon görüşmelerinde metinden çıkarılarak, ilköğretimin tamamen paralı hale getirilmesinin ilk adımları atılmak istenmektedir. 
  • İlk 4 yılın “ilkokul”, ikinci 4 yılın “ortaokul” olarak tanımlanması nedeniyle, 5. sınıf okutan bütün öğretmenlerin “norm fazlası” haline gelmesi ve bakanlık tarafından başka görevlerde görevlendirilmesinin önü açılmıştır.
  • Daha önce 4. sınıftan sonra getirilmek istenen “açık öğretim” sistemi, tepkiler üzerine 8. sınıf sonrası için öngörülmüştür. Çocuk gelinlerin ağırlıklı olarak 13, 14, 15 yaşında olduğu düşünüldüğünde mevcut düzenleme ile “çocuk gelinler” uygulaması iktidar tarafından desteklenmektedir.
  • Yıllardır okulöncesi eğitimi yaygınlaştırmak için çalışmalar yapılmasına rağmen, yasa teklifinde okulöncesi eğitim zorunlu eğitimin dışında bırakmıştır. 
  • Zorunlu din dersinin kaldırılması ve anadilinde eğitim taleplerini karşılaması yönündeki toplumsal beklentiler göz ardı edilmiş, zorunlu din dersleri yanında seçmeli din dersleri getirilmesinin önü açılmıştır.
  • Arapça, fıkıh ve Kur’an derslerinin ikinci 4 yılda seçmeli hale getirilmesi sağlanarak, bütün okullarda fiilen imam hatip modeline geçilmek istenmektedir. 
  • İlkokul ve ortaokulun, “bağımsız binalarda” gerçekleşeceği iddia edilse de, okulların bu uygulama için yeterli altyapı ve donanıma sahip olmadığı gerçeği göz ardı edilmektedir. 
  • 4+4+4 şeklindeki kademeli eğitim sisteminin piyasa ile ilişkilendirilmesi, meslek okulu açacak firmalara öğrenci başına destek sunulması ile eğitim sisteminin sermayeye ucuz işgücü sağlar duruma getirilmesi amaçlanmaktadır. 
  • Bir taraftan uzun vadede seçme sınavlarının kaldırılacağı iddia edilirken, diğer taraftan kademeli eğitim uygulaması ile çocuklarımızın daha erken yaşlarda dershaneye gitmeleri teşvik edilmesi kesinlikle kabul edilmez bir durumdur.

SİYASAL VE İDEOLOJİK AMAÇLARLA HAZIRLANAN KANUN TEKLİFİ

Eğitim sisteminin ve çocuklarımızın ihtiyaçlarından çok, tamamen siyasal ve ideolojik amaçlarla hazırlanan kanun teklifi ile eğitimde çok başlılığın önü açılarak, eğitim sistemi sonu görünmeyen derin bir karanlığın içine doğru itilmek istenmektedir.

Başbakan Meclis’teki grup toplantısında  “hangi dilden anlıyorlarsa, o dilden konuşacağız” diyerek, 4+4+4 düzenlemesine itirazı olanlara resmen meydan okumuştur. Eğitim ve bilim emekçileri olarak, toplumun büyük bir bölümünün kaygıyla takip ettiği 4+4+4 tartışmalarında çocuklarımız, öğrencilerimiz ve velilerimizle aynı taraftayız ve benzer kaygıları taşıyoruz. Yıllardır sorunlarla boğuşan eğitim sisteminin ve çocuklarımızın Başbakanın “dindar nesil” sevdasına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz. Herkes tarafından bilinmektedir ki,19 yıl önce Sivas’ta 35 canı yakarak öldürenler kendilerini dindar olarak niteliyorlardı.

Buradan hükümeti  uyarıyoruz;

Hangi siyasal ve ideolojik amaçlarla gündeme getirildiği açıkça belli olan düzenleme geri çekilmelidir. Bu konuda eğer gerçekten bir düzenleme yapılmak isteniyorsa bilimsel veriler ışığında, eğitim sisteminin,eğitim emekçilerinin ve toplumun gerçek ihtiyaçları doğrultusunda hareket edilmesi gerekmektedir.

Eğitim emekçileri ve veliler olarak öğrencilerimizin, çocuklarımızın geleceği üzerinden ucuz hesaplar yapanlar, asla ve asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Düzenleme geri çekilmediği ve mevcut haliyle meclis gündemine geldiği takdirde, hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanarak tüm Türkiye’nin karanlığa sürüklenmesini engellemek için mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz."

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
Mehmet Fatih
17 Mart 2012 Cumartesi 18:59
sünni şii boğazlaşması
meselesi temel eğitim döneminde temel İslami bilgilerin mecburi din dersi kapsamında öğretilmesidir.Eğer bu yönde mütedeyyin çoğunluğun isteklerine göre düzenleme yapılsaydı İHL ler üzerinden fazla bir ihtiyaç zuhur etmez,normali makulde arayarak gerginlikler önlenebilirdi.Çağdaş dünyanın çağdaş gereği dini eğitimin verilmesinden geçiyor.Sonrasında isteyen istediği gibi yaşıyor zaten.Yüzde 99 umuz müslüman isek 624 yıl ilay ı kelimetullahı aleme nizam yapmış bir milletede bu yaraşır.Atatürk kadar enazından İslama ve insnlara saygılı olmak bile önemlidir.Dinsiz bir toplum düşünülemez.
46.2.105.218
Mehmet Fatih
17 Mart 2012 Cumartesi 11:02
sünni şii boğazlaşması
yoracak devleti zaafa uğratacak gün değpildir. Durum kötüleşince milliyetçi refleksleri kontrol altına alma gayreti gösteren ve toplumsal tepkilerden çekinen yetkililere milletin istiklalinin tehlikede olduğunu, milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını (fırkaların yani partilerin değil) gösterme zamanıdır. Sonuçta bu millet nerede ne zaman ne yapacağını gayet iyi bilmektedir. Siyasetçi sınıfıda bundan çekinmektedir. Kontrol altında manipüle edilen siyaset sahnesindeki aktörlere rağmen dik, diri ve bir, beraber olmalıyız. 4, 4, 4 olayı da bir ihtiyacın eseridir. Müslüman ahalinin
95.65.213.249
Mehmet Fatih
17 Mart 2012 Cumartesi 10:55
sünni şii boğazlaşması
oluşmasında, habur kapısından günde 3000 tırla her tür malzemenin sevkiyatında, Türkiyeden daha ucuz elektrik verilmesinde, müteaahhitlik hizmetleriyle bir çok açgözlünün ziftlendirildiği, hocaefendi taifesinin süleymaniye erbilde açtığı okullar, abantta yapılan toplantılar ve zaman gazetesinde açılıma verilen destekler gözönüne alındığında hamakat ve hıyanetin boyutlarını gayet iyi anlıyoruz. Sahtekar muhalefetin temel meselelerde hiç tepki vermemesi, günü kurtaran pragmatik davranışlarıda AB..D ve İsrail baskısıyla nasıl kıskaca alındığımızı göstermektedir. Gün gereksiz tartışmalarla birbirimizi
95.65.213.249
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim