• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara : 30 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • İzmir : 32 °C
  • Çankırı : 29 °C
  • Antalya : 32 °C
  • Eskişehir : 29 °C

TARAF'tan sert tepki: Susturamazsınız

TARAFtan sert tepki: Susturamazsınız
Başbakanlık, MİT ve MGK'nın ayrı ayrı Taraf'a ve Mehmet Baransu hakkında suç duyurusunda bulunması bugün Taraf'ın manşetine yansıdı.
Başbakanlık, MİT ve MGK, fişleme belgelerini yayınlayan Taraf’ı susturmak için ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu. Başvurular basın savcılığına değil, özel yetkili savcıya yapıldı. Ancak savcılık ''yetkisizlik'' kararı almıştı. Yaptığı haberlerle, yayımladığı belgelerle gündemi oluşturan Taraf, bugün ''susturamazsınız'' manşetiyle çıktı. 
 
İşte Taraf'ta yer alan o haber:
 
TERÖRİST TARAF
Başbakanlık, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 2004 yılında yapılan MGK toplantısına ve Gülen Cemaati’ne yönelik fişlemelere ilişkin haberleri dolayısıyla Taraf hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurularından ikisi, Terörle Mücadele Kanunu’yla Yetkili Savcılığa teslim edildi. Suç duyurusuna konu olan Mehmet Baransu imzalı haberlerde 2004’te MGK’da alınan Fethullah Gülen Cemaati’ni bitirmeye yönelik tavsiye kararları konu ediliyordu. Konuyla ilgili en önemli ayrıntı, üç suç duyurusundan ikisinin basın suçlarına bakan savcılığa değil, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. Madde’yle yetkili Ankara Başsavcıvekilliği’ne verilmiş ve böylelikle Taraf ’a “terörist” muamelesi yapılmış olması.
 
İLK İŞARET ARINÇ’TAN
25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararını ve bunun uygulanmasıyla ilgili ek eylem planlarını yayımlayan Taraf gazetesinin susturulmasına çalışılacağıyla ilgili ilk sinyali geçen pazartesi günkü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Başbakan yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç vermişti. Arınç, yayınları nedeniyle usulünce gazeteyi tehdit ederken, sıraladığı suçlarla ilgili olarak da savcıları göreve çağırmıştı. Bu çağrı, savcılığa talimat olarak yorumlanmıştı.
 
SAVCILIK YAPMAYINCA
Ancak geçen sürede Ankara ve İstanbul Başsavcılıkları resen soruşturma başlatmamış olacak ki, Başbakanlık ve kendisine bağlı en önemli iki kurum olan MGK ile MİT, Taraf hakkında dava açılması için harekete geçti. MGK Genel Sekreterliği ve MİT Müsteşarlığı, suç duyurularını TMK Başsavcıvekilliği’ne iletirken, yalnızca Başbakanlık tarafından yapılan ve müsteşara iftira edildiği iddiasına ilişkin suç duyurusu Ankara Basın Savcılığı’na yapıldı.
 
taraf---06.12.2013-001.jpg
 
İSTANBUL’A GİTTİ
TMK 10. Madde’yle Yetkili Ankara Başsavcıvekilliği, MGK ve MİT’in suç duyurularını işleme koydu. Ancak Ankara Başsavcıvekilliği önceki uygulamalardan da hareketle gazetenin basıldığı yer olması nedeniyle bu iki suç duyurusu hakkında yetkisizlik kararı verdi. Dün akşam saatlerinde bu suç duyurularının İstanbul’daki TMK ile yetkili savcılığa gönderilmesine karar verildi.
 
GİZLİ BELGE YAYIMLAMA
Suç duyurularının Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) hangi maddelerine dayanarak yapıldığıyla ilgili teknik bilgi almak için aradığımız MGK Genel Sekreteri veya Hukuk Müşaviri’ne ulaşamadık. Ancak, adliye kaynaklarından sızan bilgilere göre, MGK Genel Sekreterliği’nin suç duyurusunda 28 ve 30 Kasım 2013 tarihli haberler esas alındı. 2004 MGK kararı örneğinin yayımlandığı bu haberler ile “MGK kararlarının gizli kalması kuralının ihlal edildiği” savunularak TCK’nın devletin güvenliğiyle ilgili gizli kalması gereken bilgi-belgeleri elde etme - yayımlamayla ilgili maddelerinin işletilmesi istendi.
 
GÖZLER İSTANBUL’DA
Şimdi gözler, Ankara’nın yetkisizlik kararı ile iki suç duyurusunu gönderdiği İstanbul Başsavcıvekilliği’ne çevrildi. Bu kapsamda savcılığın önümüzdeki günlerde ifade alma işlemlerine başlaması sürpriz olmayacak.
 
MİT, fişlemelerin değil haberin peşinde
MİT Müsteşarlığı’nın suç duyurusunda ise MGK kararına bağlı olarak yapılan fişlemelerin yayımlandığı 2 Aralık 2013 tarihli haber adres gösterildi. MİT, haberde imzası bulunan Mehmet Baransu ile birlikte gazete yöneticileri hakkında da soruşturma talep etti. Üçüncü suç duyurusu ise Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nca yapılmıştı. Bu suç duyurusunda da 2 Aralık 2013’te yayımlanan haberde, “Başbakanlık Müsteşarı’na ‘hukuka aykırı fiil isnat etme suretiyle iftira suçunun işlendiği” öne sürülerek Baransu’nun TCK’nun iftira suçunu düzenleyen maddesi uyarınca işlem yapılması istendi.
 
MİT’ten casusluk suçlaması
Angela Merkel’i Türkiye’ye savaş açması için tahrik etmekle suçladı. İstanbul Başsavcılığı da şikâyeti zaman yitirmeden ivedi olarak işleme koydu ve soruşturma başlattı. Suç duyurusunda, muhabirimizin TCK’daki “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” ve “İftira” suçlarından 26 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Suç duyurusunda Merkel ile Erdoğan’ın fotoğraflarının haberde kullanılması da Almanya’yı karşı savaşa tahrik suçunun kanıtı olarak gösterildi.
 
Söz konusu haberleri Ankara muhabiri Hüseyin Özkaya kaleme almıştı. Özkaya’nın 5 ve 6 ağustos 2013 tarihli haberlerinde, Almanya’nın kırmızı bültenle aradığı ve nükleer malzemeleri Türkiye üzerinden İran’a gönderdiği iddia edilen İran uyruklu Hüseyin Tandeh’in MİT tarafından Almanya’dan kaçırıldığı ardından da basit bir suçtan yargılanıp Almanya’ya iadesinin önlendiği yazılmıştı.
 
İSTANBUL’A GÖNDERİLDİ
MİT’in devam haberin çıktığı 6 Ağustos’ta “gizli” damgalı dilekçeyle Ankara Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. MİT’in ivedi suç duyurusu Ankara Başsavcılığı’nca “yetkisizlik” nedeniyle İstanbul Başsavcılığı’na gönderildi ve ivedi olarak işleme konuldu. Taraf muhabiri “çok acele” başlıklı yazı üzerine geçtiğimiz günlerde Ankara Adliyesi’ne çağrıldı ve burada İstanbul’a iletilmek üzere talimatla ifadesini verdi. Şimdi Başsavcılık, MİT’in suç duyurusu, gazetecinin ifadesi ve ilgili haberleri değerlendirip dava açıp açmayacağına karar verecek.
 
DEVLET-MİLLET-MİT
MİT, savcılıkça işleme konulup soruşturmaya çevrilen suç duyurusunu şöyle gerekçelendirdi: “MİT Müsteşarlığı, kanununda belirtilen Devlet çapında hayati öneme haiz espiyonajkontrespiyonaj görevlerini, ulusal ve uluslararası alanda, Devlet ve Millet yararını gözeterek hukuka ve mevzuata bağlı şekilde yerine getiren bir kurumdur... Söz konusu aleni yazılarda; Teşkilatımız Müsteşarı Sn. Hakan Fidan ve görevlileriyle ilgili, gerçek dışı ayrıntılı senaryolar uydurulmuş, görevlerini kötüye kullandıkları, kırmızı bültenle aranıp, yakalanan bir kişiyi yasal prosedürün dışına çıkarmak için yargı görevi yapanları etkileyerek dava açılmasını sağladıkları iddia edilmiştir. Sanıkların bu suretle basın yayın yoluyla işlenmediğini bildikleri halde, soruşturma ve kovuştur-ma başlatılma-sını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla, maddi eser ve delilleri de uydurarak, MİT Müsteşarı Sn. Hakan Fidan ve MİT görevlilerine hukuka aykırı fiil isnadlarında bulunduğu sabittir. Yazılardaki iddialar ve kışkırtıcı ifadeler, başlıklar, Almanya Başbakanı Sn. Angela Merkel’in ve Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarının kullanılması, sürekli şekilde Devlet krizigerginlik vurgusu yapılması, sanıkların TCK’nun 304. maddesinde düzenlenen ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik’ suçunu birden fazla kez işlediklerini ortaya koymaktadır.”
 
Gazeteciye 38 yıl hapis
MİT’İN Taraf muhabiri ile “belirlenecek diğer sorumlular” hakkında uygulanmasını istediği TCK maddelerine göre, savaşa tahrik suçundan 10 yıldan 20 yıla, iftira suçundan ise 6 yıla kadar hapis cezası istenmiş oldu. Ancak, suç duyurusunda bu suçların birden çok kez işlendiği öne sürüldü. Savcılık, bu tespite katılırsa, açılacak olası davada istenecek ceza üst sınırı 30 yılı bulabilecek.
 
GAZETEYE ÖZEL TEDBİR
Bu arada, MİT, Taraf muhabiri Hüseyin Özkaya hakkında bir başka haberi nedeniyle yaptığı suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma ise davaya dönüşmüştü. PYD lideri Salih Müslim’in İstanbul’da MİT’e bağlı iki daire başkanıyla da görüştüğüne ilişkin habere ilişkin MİT’in yaptığı suç duyurusu üzerine muhabir hakkında 12 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Yeni suç duyurusu ve devam eden davada gazeteciye istenen hapis cezalarının üst sınırı 38 yıla çıkmış oldu. Bu arada gazete tüzel kişiliği de ceza tehdidi altına sokuldu. Çünkü TCK 304. maddeye göre; yalnızca muhabir ve yazı işleri müdürlerine değil, tüzel kişilik olarak gazete hakkında da "özel güvenlik tedbirleri alınması" gündeme gelebilecek.
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : .../... | Haber Yazılımı: CM Bilişim