• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • İzmir : 9 °C
  • Çankırı : 0 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Eskişehir : -1 °C

Uludere'de katliam geçen ay mı oldu?

Uluderede katliam geçen ay mı oldu?
Uludereli ailelerle ilk kez buluşan Başbakan, 'Emri ben vermedim' dedi, faillerin bulunması için sabır istedi. Katliamdan tam 580 gün sonra!
Pardon ama Uludere'de katliam geçen ay mı oldu?
 
PINAR ÖĞÜNÇPINAR / Radikal
 
Bir ilkti, Başbakan iki gün evvel Şerafettin Elçi Havalimanı’nın açılışında iftarda Uludere’den altı aileyle buluştu. 
Star şu başlığı atmış: Gözleri doldu, ‘Sizin kadar üzüldüm’ dedi. Spotta “Erdoğan tek tek dinlediği ailelere ‘Peşini bırakmayacağız’ dedi” yazıyor. Habertürk’ün başlığı da ‘Peşini bırakmayacağız, faillerini adalet önüne çıkaracağız’. Uludere’yi ziyaret etmesini beklediklerini söyleyen ailelere, ‘bazı şartların ve programının’ uymadığını söylemiş Başbakan. Müjdesi var: “Bundan sonra Sadullah Bey sizin bütün sıkıntılarınızdan sorumlu.” Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i 24 saat boyunca arayabilirlermiş. 
Yeni Şafak, ‘Uludere’nin failleri hesap verecek’ başlığını atmış. Bu arada, anaakım medyada başından beri kullanılan ‘Uludere olayı’ kalıbını da üst modele taşımışlar: ‘2011’de Uludere’de yaşamını yitiren 34 kişi’. Neden öldüler, salgın hastalıktan mı, bir düşman ülke kurşuna mı dizdi, ecel kesişmesi mi, bilemiyoruz. Ama Başbakan garantisiyle o bilmediğimiz cürümü işleyenler hesap verecek. 
Milliyet’in ‘13 yaşındaki Erkan için gözleri doldu’ başlıklı haberinde, başka yerde olmayan, (iddia halinde) şu ifade var: “Genelkurmay ‘Bu bir kazadır’ diyor. Ben kral değilim çözemem.” Ayrıca öğreniyoruz ki, katliamın 500. gününde olay yerine gidenlere sonra üçer bin lira ceza kesildiğinden haberdar değil Başbakan. Hani kardeşlerinden kalan yırtık ayakkabılara sarılan çocukların, bir şey çıkar diye toprağı tırnaklayan annelerin, oğlunun camı parçalanmış cep telefonunu öpen babaların ceza aldığı gün. Hiç duymamış! Takvim ilk sayfadan ‘Uludere çok mutlu’ diyor. Demek vatandaşı oldukları ülkenin savaş uçakları tarafından bombalanan 34 sivilin aileleri, yakınları mutlu bile değil artık, ÇOK mutlu. Oh. 
Meselenin özetini buluşmaya en geniş yer ayıran Taraf’tan aktarayım: “Kesinlikle ben talimat vermedim. Bilgim dışında oldu. (...) Olaydan sonra Genelkurmay Başkanı, beni telefonla arayarak bunun hata ve kaza olduğunu söyledi.” Tabii Başbakan’ın ‘Asker, sizin askeriniz değil mi’ye cevabı ilginç: “Askeriyedeki her şeyden haberdar olamıyoruz”. T24’teki haberden ‘Sabırlı olun’ mesajını da ekleyeyim. 
 
Yatıp kalkıp Uludere 
28 Aralık 2011 tarihli katliamda çocuklarını kaybetmiş altı aileyle Başbakan’ın bu buluşmasının 27 Temmuz 2013 günü yaşandığına inanabiliyor musunuz siz? ‘O değilse emri vereni söylesin’in ötesi var. 580 gün geçmişken, samimiyet falan tartışmıyorum, bu cümleler sürreel gelmiyor mu size? 
Dosyanın sivil mahkemelerde görülmesi isteği tam iki kez reddedilmemiş... 15 ay sonra ‘kasıt yok’ diyen Meclis altkomisyon raporu çıkmamış... “Yatıp kalkıp Uludere diyorlar” diye bağrılmamış, “Her kürtaj bir Uludere’dir” diye sular bulandırılmamış, muhtelif hükümet üyeleri tarafından “34 kişiden daha önemli bir süreç yaşanıyor”, “Onlar figüran” gibi cümleler zikredilmemiş. Mevzu ile ilgili tüm soru önergeleri reddedilmemiş, Uludere protestoları suç sayılıp iddianamelerde ‘ölü ele geçirilen 34 kişi’ denmemiş... Beşinci ayında ağızdan “O yükseklikten bu Ahmet midir, Mehmet midir bilmek mümkün değil. TSK görevini samimi bir şekilde yapmıştır” çıkmamış, ‘hepsi sivil’ demenin yönlendirme olduğu söylenmemiş, “Kimse kaçakçılığı meşru göstermesin” resti çekilmemiş... Altıncı ayında toplanan ailelerin üzerine TOMA’lar sürülmemiş... Yargı beklerken rütbelilere madalyalar takılmamış... Uluderelilerin telefonları dinlenmemiş, soruşturma açmak için kulp aranmamış... Daha üçüncü günden ‘resmi rakamın ötesinde’ olduğu vurgulanarak tazminat yüzlerce kez sakız edilmemiş... 
Sanki 580 günün tekinde aydınlansın diye siyasi irade gösterilmiş. Sanki 580 gün geçmediği için özrün zamanı gelmemiş. Sanki tüm bunlar hiç olmamış. İki gün önce o iftarda yaşananlar, bunlar yaşandıktan sonra yaşanamaz çünkü.
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim