4 mü? 12 mi? Ya da yüzde 40 mı, yüzde 60 mı?

Misafir Kalem

ADALET Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığı konusunda, Özel'in açıkladığı 12 tapuyla, muhalif gazetecilere iletilen 4 tapu tartışması, gazetecilik ilkeleri açısından belki anlaşılabilir.

Peki, okurlar-izleyiciler açısından neden hazmedilemez olarak karşılandı?

19 Mart Darbesi davaları, seçmenin; CHP etrafında olmasa da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayları etrafında yüzde 60 onayla birleşmesine neden oldu.

İktidarın yıllardır aradığı bölünme, istediğinin tersine "Yüzde 40'a karşı yüzde 60" şeklinde ve Mart'24 yerel seçiminden bu yana kemikleşmiş halde.

Muhalifler arasında ortaya çıkan 4 mü?-12 mi? tartışmasını alevlendiren de bu kemikleşmedir. Gürlek, iktidarın beslediği medyanın yüzde 95'i ve binlerce trolün desteğinde yürüttüğü 19 Mart Darbe davasında da kemikleşen yüzde 40-yüzde %60 dengesini aşamadı.

Tapu kavgasında Darbe'nin yargı sopasını sallayan Gürlek yerine başka bir bakan ismi geçseydi bu kadar gürültü kopmazdı.

Muhalifler, masumları; iftiralarla, sahte raporlarla, olmayan delillerle tutuklayan, hastalıklarını umursamayan Gürlek'in, Özel'in soruları karşısındaki sessizliğini; TRT, ATV, TGRT, Cem Küçük, Şamil Tayyar, Abdülkadir Selvi ve Ahmet Hakan gibi aparatlar aracılığı ile bozacağını düşündü .

Birçoğu "inşallah eldeki deliller sağlamdır" korkusu da yaşadı fakat Özel'in konuşması sonrası; iktidar medyasında, AKP-MHP'de, RTE-Saray'da yaşanan şaşkınlığı görünce, yüzde 60'ın öfkesi patlayarak ortaya döküldü.

Gürlek aldığı ağır darbenin yarattığı öfkeyi ve %40'ta hızla yayılan kuşkuyu dindirmenin, ancak güvenilir muhalif gazetecileri konuşturarak mümkün olacağını gördü.

Bakanın açıklaması, hatalı zamanlama ve üslupla yayınlanınca; muhalif gazeteciler, biriken öfkenin hedefi oldular.

Keşke "Elindeki aparatlar yerine, neden bizim gibi muhalif gazetecileri seçti?" sorusu ile haberi "Bakanlık kaynaklarından verilen bilgiye göre 4 adet tapu varmış. Açıklamanın doğru kabul edilebilmesi için, 12 ID'nin tapu kayıtları da listelenmelidir" şeklinde verselerdi!

Mevcut hâlde muhalif partiler ve yüzde 5 medyanın, yüzde 40'ı ikna etme çabaları anlamsız. İktidarın gösterdiği pervasızlığın temeli de budur.

Türkiye'nin kaderi yüzde 60'ın birlikte durmasına bağlıyken, bunu parçalayacak hatanın sahibi, kim olursa olsun, bu tür tepkileri göğüslemek zorundadır.

SELİM AKMEN KİMDİR?
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi 1986 yılı mezunu.
MKS DevO A.Ş.'de Genel Müdür.
Emekli. Halen dokuz8haber.net'te köşe yazarı
X hesabı, 21 Mart 2026 paylaşımları...
@DarlamaRadyosu

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.