TRABZON'da yayın yapan Trabzon 360 Haber’in imtiyaz sahibi Hatice Aksoy ile eşi ve gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Muhsin Aksoy, 22 Eylül’de yayımladıkları bir haberin ardından gece saatlerinde evlerine gelen polisler tarafından gözaltına alındı. Gazeteciler, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Söz konusu haber, AKP Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman’ın yeni bir açıklamasına değil, 12 Ağustos 2026’da yaptığı ve o tarihte ulusal ve yerel basında da geniş biçimde haberleştirilen sözlerine dayanıyordu. Ataman, İlke TV’ye yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra Abdullah Öcalan ile DEM Parti ve İmralı heyetlerine teşekkür etmişti. Ataman, "Abdullah Öcalan ve DEM heyetine, İmralı heyetine bugünü bize yaşattıkları için Allah razı olsun" ifadelerini kullanmıştı.
Trabzon 360 Haber, yaklaşık 1,5 ay önce yapılan ve daha önce çok sayıda basın kuruluşunda yer alan açıklamayı 22 Eylül’de yeniden gündeme taşıdı. Muhsin Aksoy’un anlatımına göre haber saat 16.00 sıralarında yayımlandı. Aksoy, yaklaşık dört saat sonra Suna Kepolu Ataman’ın eşi Atilla Ataman’ın kendilerini telefonla aradığını ve tehdit ettiğini belirtti. Aksoy, bu görüşmeden yaklaşık üç saat sonra ise yaşadıkları sitenin önüne sivil polislerin geldiğini söyledi.
EVLERİNE POLİS GELDİ
Aksoy’un aktardığına göre, gece saatlerinde siteye gelen kişilerin polis olduğunu ilk anda bilmedikleri için emniyet ve gazeteci meslektaşlarıyla iletişime geçtiler. Daha sonra resmi polis aracının da gelmesiyle kişilerin sivil polis olduklarını öğrendiklerini belirten Aksoy, kendilerine herhangi bir yazılı gözaltı ya da savcılık kararı gösterilmediğini söyledi.
Hatice ve Muhsin Aksoy emniyete götürülürken, 1,5 yaşındaki çocuklarını bırakabilecekleri kimse bulunmaması nedeniyle çocukları da onlarla birlikte emniyete gitmek zorunda kaldı. Gazeteci çift, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Aksoy, emniyette kendilerine haberin kaynağı ve neden yayımlandığına ilişkin sorular yöneltildiğini belirterek, daha önce ulusal basında yer alan açıklamayı son günlerde yeniden gündeme gelmesi nedeniyle yayımladıklarını söyledi.
5 PAYLAŞIMA ERİŞİM ENGELİ
Öte yandan Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 21 Eylül tarihli kararıyla Aksoy çiftine ait olduğu belirtilen beş sosyal medya içeriğine 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında erişim engeli getirildi. Kararın, 22 Eylül’de yeniden yayımlanan haberden bir gün önce verilmiş olması nedeniyle, söz konusu 5 içeriğin bu haberle aynı içerikler olup olmadığı mevcut haberlerde netleşmiş değil.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı da gazetecilerin gece saatlerinde emniyete götürülmesine ve içeriklere erişim engeli getirilmesine tepki göstererek sürecin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
AKP Milletvekili Ataman, Öcalan'a yönelik sözlerini 'çerçeve yasa' sonrası söylemiş ve vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılanmıştı.
TRABZON 360 HABER'DEN AÇIKLAMA
"GÖZALTI SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMAMIZ
21 Eylül Pazartesi günü yaşadığımız gözaltı sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme gereği hasıl olmuştur.
Bir milletvekilinin açıklamalarının tepki uyandırması ve sosyal medyada yeniden gündem olması üzerine konuyla ilgili gerekli teyitleri yapıp haberi doğruladıktan sonra yayına verdik. Haberde vekilin açıklamalarını hiçbir yorum katmadan objektif bir biçimde paylaştık.
Habere konu olan vekilin Trabzonlu siyasetçi ve iş insanı eşi, akşam saat 20.00 sıralarında telefonla tarafımıza ulaşarak haberin kendisine yönelik maksatlı yapıldığını öne sürdü. Kendisine haberin mevcut video kaydına dayandığını ve habere herhangi bir yorum katmadığımızı anlatmaya çalıştık.
Buna rağmen kendisi, “Söylemişse söylemiş, size ne? Trabzon’da sadece siz yaptınız. Ben seçime hazırlanırken size bu haberi kimin yaptırdığını biliyorum.” şeklinde ifadeler kullandı. Biz de kendisine haberin gazetecilik faaliyeti kapsamında yapıldığını, herhangi bir talimatla hareket etmediğimizi ve bir rahatsızlığı varsa bunu açıklamayı yapan kişi olan eşine iletmesinin daha doğru olacağını ifade ettik.
Bu açıklamamız karşısında daha da sinirlenerek, yaptığımız haberin bedelini ödeyeceğimizi ve bunun cezasız kalmayacağını söyledi. Kendisinin ahlakımıza ve şerefimize yönelik hakaretlerini, telefonu yüzüne kapatarak sonlandırabildik.
Hepimiz insanız ve elbette hata yapabiliriz. Bugüne kadar 5 binden fazla haber yayımladık. Eleştirel haberlerimiz de oldu. Hatalı olduğumuz durumlarda ise muhataplarından özür dileyerek gereken düzeltmeyi yapmaktan hiçbir zaman geri durmadık. Buna rağmen bugüne kadar tarafımıza “yalan haber” veya “iftira” haber yaptığımız yönünde bir ithamda bulunulmadı, bulunulamaz.
GÖZALTI SÜRECİ
Akşam saat 20.00 sıralarında yaşanan bu görüşmenin ardından, saat 23.15 sıralarında evimizin kapısı çalındı. Kapı kamerasında tanımadığımız iki şahsı görünce birkaç saat önce aldığımız tehdit nedeniyle endişelenerek 112 acil çağrı merkezi üzerinden polise haber verdik. Şahısların bina kapısını zorlaması ve binaya girmeye çalışması üzerine tedirginlik yaşadık. Bir süre sonra gelen polis ekipleri sayesinde bina dışında kapıyı zorlayan kişilerin aslında sivil polis olduklarını öğrendik.
Gece yarısı kapımıza dayanan polisler savcının talimatı olduğunu ve ifade vermemiz gerektiğini söyledi. Gece yarısı sivil bir şekilde kapıya dayanmalarının gerekçesini ve hakkımızdaki suçlamanın ne olduğunu sorduğumuzda savcının talimatı olduğunu ve suçlamayı karakolda öğreneceğimizi belirttiler. Saat 00.00 sıralarında 1 buçuk yaşındaki bebeğimiz ile birlikte önce sağlık raporu için hastaneye daha sonra karakola götürüldük.
İfademizde haberin kaynağı, nasıl yapıldığı ve herhangi bir kişinin talimatıyla yayımlanıp yayımlanmadığı soruldu.
Haberi sosyal medyada gördüğümüzü, ulusal haber kaynaklarından da teyit ettiğimizi ve herhangi bir kişi ya da kurumun talimatıyla hareket etmediğimizi ifade ettik. Yıllardır emek verdiğimiz meslek hayatımızda ilk kez böyle bir durumla karşılaştığımızı ve bugüne kadar herhangi bir adli suça karışmadığımızı da belirttik. Gece 00.00 sıralarında girdiğimiz karakoldan yaklaşık 02.00 sıralarında ayrıldık. Karakolda, hakkımızdaki suçlamanın halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek olduğunu öğrendik.
Yaşananların ardından bugün adliyeye giderek söz konusu şahıs hakkında şikayetçi olduk.
Bu süreçte, yaptığımız meslek gereği yanımızda olmasını beklediğimiz Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk iki gün boyunca sessizliğini koruyup, gelen tepkilerin ardından bugün açıklama yapmasını kamuoyunun ve meslektaşlarımızın takdirine bırakıyoruz.
Son olarak, bu zor süreçte geçmiş olsun dileklerini ileten, desteğini yanımızda hissettiren tüm hemşehrilerimize, meslektaşlarımıza ve takipçilerimize teşekkür ediyoruz.
Hatice Aksoy & Muhsin Aksoy
Trabzon 360 Haber"