Ankara'nın Alpay'ı unutulmayacak...

Abbas SATIR

TÜRK pop müziğinin usta ismi Alpay, 91 yaşında hayata veda etti. Gençlik yıllarını Ankara’da geçiren, şarkılarıyla genç kızların gönlünde taht kuran sanatçı, yalnızca sesiyle değil, futbolculuk geçmişiyle de hafızalarda yer etti. Atlasİncele

Ankara’nın sokaklarında başlayan hikâyesi, unutulmaz şarkılarla kuşaktan kuşağa taşındı.

Yaşı 60’ın üzerinde olan Ankaralılar, Alpay’ı yalnızca şarkılarıyla değil, gençlik yıllarının bir parçası olarak da hatırlar. Bahçelievler’de geçen gençlik yılları, romantik sesi ve yakışıklılığıyla hafızalara kazınmıştı.

Söylediği şarkılarla genç kızların hayranlığını kazanan Alpay, Ankara’nın o eski, kendine özgü semt kültürünün de unutulmaz isimlerinden biriydi.

Bir dönem Aşağı Ayrancı’da açtığı müzikholü işletti. Bugün belki de pek çok kişinin önünden geçip gittiği o tek katlı bina, yıkılana kadar "Alpay’ın yeri" olarak anıldı. Çünkü bazı mekânlar yalnızca duvarlardan ibaret değildir; anılarla, dostluklarla ve bir dönemin ruhuyla yaşar. Alpay’ın Ayrancı’daki mekânı da Ankaralıların belleğinde böyle bir iz bıraktı.

Şimdi o güzel günlerden geriye şarkıları, fotoğrafları ve anlatıldıkça tazelenen anıları kaldı.

Alpay’ın hayat hikâyesinde pek bilinmeyen bir başka ayrıntı daha var: O, aynı zamanda başarılı bir futbolcuydu. Gençlik yıllarında futbola ilgi duyan sanatçı, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği formalarını giydi. Performansıyla Genç Millî Futbol Takımı’na kadar yükseldi. Bir yanda futbol sahalarının heyecanı, diğer yanda müziğin büyülü dünyası vardı.

Üstelik eğitimini de ihmal etmedi. Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü. Ancak hayatının yönünü belirleyen, hukuk diplomasından çok müziğe duyduğu tutku oldu.

Alpay, 1960’lı yılların başında profesyonel müzik yaşamına adım attı. 1964’te kendi orkestrasını kurarak çalışmalarını hızlandırdı. Böylece Ankara’da filizlenen bir tutku, Türkiye’nin dört bir yanına ulaşacak uzun bir sanat yolculuğuna dönüştü.

Asıl adı Ahmet Alpay Nazikoğlu olan sanatçı, 17 Temmuz 1935’te Ankara’da dünyaya geldi. Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, farklı müzik türlerine açık yaklaşımı ve kendine özgü yorumuyla Türk pop müziğinin önemli isimleri arasında yer aldı.

Dönemin önemli müzik insanlarından Fecri Ebcioğlu ile yakın dostluk kurdu. Yenilikçi müzik anlayışıyla dikkat çeken Üç Hürel ile ortak çalışmalara imza attı. 1964’te yayımlanan "Girl in My Town" ile başlayan üretken döneminde, aralarında "Kirpiklerini Ok Ok Eyle, Cennet Yolu, 7 Dilde Alpay, Güven Parkı ve Aşk" albümlerinin de bulunduğu çok sayıda çalışmayı müzikseverlerle buluşturdu.

Ancak Alpay denildiğinde hafızalarda ilk canlanan şarkılar hiç kuşkusuz; "Eylülde Gel, Fabrika Kızı, Kara Tren, Gitme ve Ayrılık Rüzgârı" oldu.

Bu şarkılar yalnızca bir dönemin müzik listelerinde yer almadı. Sevdalara, ayrılıklara, gençlik heyecanlarına ve yarım kalmış hikâyelere eşlik etti. Kimi için ilk aşkın, kimi için eski bir dostluğun, kimi içinse geride kalan yılların hatırası oldu.

Alpay’ın başarısı da belki tam burada yatıyordu: Şarkılarını dinleyen herkes, o ezgilerin içinde kendinden bir parça bulabiliyordu.

Alpay’ın sanatını yalnızca romantik şarkılarla sınırlamak mümkün değildi. Toplumsal olaylara ve insan hikâyelerine duyarlılık gösteren sanatçı, farklı müzik türlerini denemekten çekinmedi. Türk pop müziğinin gelişiminde, geleneksel ezgilerle Batı müziği anlayışı arasında bir köprü kuran isimlerden biri oldu. Atlasİncele

Onun kuşağı, Türkiye’de popüler müziğin yeni bir kimlik kazandığı yıllara tanıklık etti. Alpay da bu dönüşümün içinde kendi sesini, kendi yorumunu ve kendi dinleyici kitlesini oluşturdu.

Aradan onlarca yıl geçti. Müzik dünyası değişti, şarkılar değişti, dinleme alışkanlıkları değişti. Ama bazı eserler vardır ki zamanın eskitemediği bir hatıraya dönüşür. Alpay’ın şarkıları da işte böyle eserler arasında yerini aldı.

Alpay daha sonra İstanbul’a taşındı. Ancak Ankara ile kurduğu bağ, yalnızca doğduğu şehir olmanın ötesindeydi. Bahçelievler’deki gençlik yılları, Aşağı Ayrancı’daki müzikholü, dostlukları ve onu tanıyanların anlattığı anılar, sanatçıyı Ankara’nın kültürel hafızasının bir parçası hâline getirdi. Atlasİncele

Sanatçının vefatını, şarkıcı Bora Gencer sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Gencer, "Alpay abime Allah’tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim" sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.

Antalya’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Alpay, 91 yıllık ömrünün ardından geride unutulmaz şarkılar, albümler ve sayısız anı bıraktı.

Bugün Ankara’nın eski sokaklarında dolaşırken bir yerlerde onun şarkılarından biri duyulsa, belki birileri durup geçmişe dalacak, bir zamanlar hayatlarına eşlik eden ezgileri hatırlayacak.

Çünkü sanatçılar bazen yaşadıkları şehirlerden ayrılır ama o şehirlerin hafızasından hiç silinmez.

Güle güle Alpay... Ankara seni unutmayacak. Şarkıların çaldıkça, adın ve anıların yaşamaya devam edecek.

(Kaynak: Sonsoz.com.tr)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.