"İŞTE Benim Stilim" isimli programla geniş kitlelerce tanınan moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan'ın, geride bıraktığımız 13 Mart tarihinde Kağıthane'deki dairesinde hayatını kaybetmesiyle ilgili hukuki süreç tüm hızıyla devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen soruşturma kapsamında, genç kadının yaşadığı evde yapılan parmak izi taramalarında üç farklı kişiye ait izlere rastlandı. Ancak yapılan ön inceleme sonucunda bu izlerin Eraslan'ın aile bireylerine ait olduğu saptandı.
TÜM KANITLAR MERCEK ALTINDA
Habertürk'ün aktardığı bilgilere göre, davanın aydınlatılması adına Eraslan'a ait cep telefonları ve evde bulunan çeşitli yazılı notlar kriminal laboratuvarlara gönderildi. Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak parmak izi tespitlerinin hemen ardından cihazların içerisindeki tüm görüşme ve mesaj trafikleri uzman ekiplerce incelenecek. Bunun yanı sıra, olay yerinde bulunan ve olayda kullanıldığı ileri sürülen bıçak üzerindeki kan örnekleri ile diğer biyolojik bulgular da herhangi bir dış müdahale olup olmadığını belirlemek amacıyla detaylı bir analiz sürecinden geçiriliyor.
ISRARLI ŞANTAJ MI ÖLÜME GÖTÜRDÜ?
Ailenin avukatlığını üstlenen Hasan Yılmaz, Ayşegül Eraslan'ın yaşamını yitirmeden önce ciddi tehditler aldığını ve özellikle müstehcen içerikli fotoğraflar üzerinden şantaja maruz kaldığını öne sürdü. Ellerinde bu iddiaları destekleyen somut delillerin bulunduğunu ve bunları dosyaya sunduklarını belirten Yılmaz, şüpheli şahısların kimliklerinin belirlenmiş olmasına rağmen henüz ifadelerinin alınmamış olmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
Adalet Bakanlığı'na da çağrıda bulunan avukat Yılmaz, bu dosyanın şüpheli ölümleri inceleyen özel birimlerce ele alınması gerektiğini vurguladı. Olayın ardındaki sır perdesinin aralanmasını talep eden Yılmaz, durumun bir intihar mı, cinayet mi yoksa intihara teşvik mi olduğunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kamuoyuna açıklanmasını beklediklerini ifade etti.