Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci hafta başladı

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve aralarında 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının da bulunduğu 200 sanıklı davada ikinci haftaya girildi.

İSTANBUL 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen yargılamada bugün beşinci duruşma yapılıyor.

Mahkemenin, tutuklu sanıkların savunmalarında sona yaklaşılmasıyla birlikte tutukluluk durumlarına ilişkin bu haftanın sonunda ara değerlendirme yapması bekleniyor.

Davada, iddianamede "suç örgütü lideri" olarak gösterilen Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken, 33 sanık tutuklu bulunuyor. İlk 4 günde 20 tutuklu sanığın savunması alındı. Kalan tutuklu sanıkların da dinlenmesinin ardından tutuksuz sanıkların beyanlarına geçilecek.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DA DURUŞMADA

Hakkında 704 yıla kadar hapis cezası talep edilen, iddianamede "suç örgütü lideri" olarak nitelenen ancak buna karşın itirafçı olarak tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş bugünkü duruşmaya da katıldı.

Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından Mahkeme Heyeti’nin de salonda yerini almasının ardından duruşma başladı.

İlk savunmayı, tutuklu İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal yapıyor.

SAVUNMASINI YAPARKEN SESİ TİTREDİ, ZORLANARAK TAMAMLADI

İlk savunmayı, tutuklu İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal yaptı. "İhaleye fesat karıştırma" suçlamasıyla 1 Ağustos 2025 tarihinde tutuklanan Uysal, savunmasını sesi titreyerek ve zorlanarak tamamladı.

Aziz İhsan Aktaş’ı tanımadığını vurgulayan Uysal, "Ben Aziz İhsan Aktaş’ı da İsmail Güven’i de tanımıyorum. Dökümanda yer alan imza da bana ait değil. Satın Alma Müdürlüğü'nün görevi, şirkette bulunan 14 müdürlüğün ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda ihale süreçlerini yürütmek ve yetkilere göre de müdürlüğün onayına sunmaktır" dedi. Uysal; ödenek, bütçe yapmak gibi bir görevi bulunmadığını aktardı.

“Kimseye ayrıcalık yapmak için değil, en uygun fiyatı almak için” ihale ilanı açıldığını ve yaklaşık maliyet hesabı yaptıklarını dile getiren Uysal, "İddianamede Aziz İhsan Aktaş’ın ihale puanı olduğu belirtilmekte ancak puanlama sistemi ihale ilanında yayınlanmakta ve tüm isteklilere bildirilmektedir" ifadelerini kullandı.

İddianamede yer alan beş ihaleden üç tanesinde yaklaşık maliyet hesabında imzası bulunduğunu belirten Uysal, "Burada şirketin üç kontrol mekanizması var. Hukuk müşavirliği, İBB iştirakler koordinasyon müdürlüğünün hukuk müşavirliği bir de Mustafa Mutlu. Mutlu, İSFALT’ta Kasım 2019 ile Şubat 2024 arasında ihale ile ilgili her konuda danışmanlık hizmeti vermiştir. İddianamede belirtildiği gibi hiçbir zaman şartname ve benzeri şeyler hazırlamamıştır. Mutlu’nun bir gizlilik sözleşmesi de mevcuttur. Sözleşmelerin içinde de gizliliğin ne olduğunu açıklayan maddeler mevcut. Mustafa Mutlu buradaki tüm ihalelerin yaklaşık maliyetlerini de bilir" dedi.

15 yıldır bu ihale işlerinde görev yaptığını söyleyen Uysal, savunmasına şu sözlerle devam etti:

"Hem İSFALT’taki görevimi anlatmaya hem de iddianamedeki iddialara yanıt vermeye çalıştım. 15 yıllık süreç içerisinde çalıştığım şirketlerin gizli kalması gereken hiçbir bilgisini üçüncü şahıslarla paylaşmadım. Mustafa Mutlu’nun görevi gereği bu bilgileri biliyor olması, sözleşmesinde yazan hususlardan dolayıdır. Mustafa Mutlu’nun bu bilgileri Aziz İhsan Aktaş ile paylaşıp paylaşmadığını bilemem. Ben Mustafa Mutlu’nun Aziz İhsan Altaş’la ne ilişkisi var bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatımı talep ediyorum."

Mustafa Mutlu, davada "Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" başlığı altında değerlendirilmesine karşın "itirafçı" olduğu için tutuksuz olarak yargılanıyor.

"BAKMAM GEREKEN BİR AİLEM VAR VE BEN 6 AYDIR HAKSIZ ŞEKİLDE TUTUKLUYUM"

Ardından savunma yapan İSFALT’ın son tutuklu sanığı, Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti ve tahliyesi ile beraatını talep etti.

Hacıoğlu, "Bakmam gereken bir ailem var ve 6 aydır çalışamıyorum. Haksız tutuklama kararının sonlandırılmasını istiyorum. Eylem 43’te el yazısıyla yer alan not bana ait değil" ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de duruşmayı takip etmek üzere mahkeme salonuna geldi.

"ÖMRÜM ÇETELERLE MÜCADELEYLE GEÇTİ, HALA BEDEL ÖDÜYORUM"

İSFALT tutuklularının ardından son yargılama başlığı olan Beşiktaş Belediyesi’ne geçildi. Bu konu başlığındaki ilk savunmayı ise "Özel Belgede Sahtecilik, İhaleye Fesat Karıştırma, Kamu Kurum Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık, Suç Örgütünün Hiyerarşik Yapısına Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme" suçlamalarıyla yargılanan Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz yaptı.

"Ben yoksul bir ailenin çocuğuyum, hayatım boyunca mücadele ettim" diyerek sözlerine başlayan Yılmaz, "70 yaşındayım, hayatım haksızlık ve hukuksuzlukla mücadele ile geçti. Ömrüm çetelere karşı mücadele ederek geçti. Bu konuda bedeller ödedim, ödemeye de devam ediyorum" ifadelerini kullandı.

"10 AYDIR TUTUKLUYUM VE BUGÜNÜ BEKLİYORUM"

Yılmaz, savunmasının devamında şunları söyledi:

“Ben CHP’liyim. Ben solcuyum. Ben sosyal demokratım. Bunun altını çizmek istiyorum. Haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir şekilde hazırlanan iddianame ile ilgili görüş ve tespitlerimi paylaşacağım. 10 aydır tutukluyum ve bugünü bekliyorum. Haksız, hukuksuz olarak tutuklandım.

"SAYIŞTAY RAPORLARININ ANLAMI YOKSA DEVLETİN KURUMLARININ NE ANLAMI VAR?"

Biz muhalif bir belediyeyiz. Muhalif belediyelerde denetimlerin nasıl yapıldığını herkes bilir. Sayıştay müfettişleri 2 senede bir olması gerekirken her sene denetime gelirlerdi. Ben ve arkadaşlarım bu denetlemelerden alnımızım akıyla çıktık. Eğer devletin kurumunun raporunun bir anlamı yoksa bu kurumların ne anlamı var? Bu kurumların anlamı olmazsa devlet çöker.

Mahkemeniz, benim ihalelere sadece olur verdiğimi görecektir. Buradan haykırarak söylemek istiyorum: Olur vermenin anlamı nedir? Savcılık bunun anlamını bilmiyor mu?

"BİRİLERİNE ÇAMUR ATARAK SUÇLAMALARDA BULUNMAYACAĞIM"

Bilirkişiler yüzlerce ihale denetliyor, mevzuata hakimler. Benim imzamın karşılığını ve bir suç işlemediğimi biliyorlar. Bunu savcılığa da bildiriyorlar ve savcılık bunu göz önünde bulundurmuyor. Bu ön yargı neden? CHP’li olduğun için mi? Peşinen suçlu ilan edildim.

İddianamede ihalelere onay verdiğim yazıyor, böyle bir şey söz konusu değil, benim ihaleye onay verme yetkim yok. Benim ihale biriminde ihale yetkilisi de dahil hiçbir arkadaşıma talimat vermem, yönlendirmem söz konusu değildir. İhaleleri alan firmalar ve firma yetkilileri ile ilişkim olduğu da bilirkişi raporlarında tespit edilmedi.

Üzerime atılı tüm suçlamalar mesnetsizdir ve kabul etmiyorum. Benim bir itibarım var, ben birilerine çamur atarak suçlamalarda bulunmayacağım. Ben suçlu değilim ki böyle bir yola başvurayım.

Sayın Başkan, ben ‘Aziz İhsan Aktaş’ adıyla anılan bir suç örgütünü tanımıyorum. Böyle bir örgütün varlığını ispatlamak benim sorumluluğumda değildir. Bu, devletin sorumluluğundadır.

"DOSYADA GİZLİLİK KARARI VARKEN BAŞTAN SUÇLU İLAN EDİLDİK"

Dosyada gizlilik kararı varken, iddianame hazırlanmadan önce ve hazırlanma sürecinde, yandaş medya organlarında, televizyonlarda ve sosyal medyada hakkımızda haberler yapılmış, kamuoyunda baştan suçlu ilan edilmiş bulunuyoruz. Masumiyet karinesi açıkça ihlal edilmiştir.

Burada yargılanan herkes masumdur. Ancak adil bir yargılama yapılır, hukuk kurallarına uygun şekilde deliller ortaya konur ve suç ispatlanırsa, o zaman verilecek karara saygı duyarım. Bunun dışındaki hiçbir suçlamayı kabul etmem mümkün değildir.

Dosyada gizlilik kararı varken, avukatlarımız günlerce, aylarca belge ve bilgiye ulaşamazken; Gerçekte var olmayan, soyut beyanlara ve soyut iddialara dayalı suçlamaların dosyada yer almasını anlamakta güçlük çekiyorum. Bunun mutlaka değerlendirilmesi gerekir.

"DEVLET PARTİ DEVLETİ DEĞİL, HUKUK DEVLETİDİR"

Biz bu devletin insanlarıyız Sayın Başkan. Sırf Cumhuriyet Halk Partili olduğumuz için mi suçlanıyoruz? Sırf solcu olduğumuz için mi suçlanıyoruz? Devlet; parti devleti değildir. Hukuk devletidir. Bu ilkenin bu dosyada da gözetilmesini talep ediyorum."

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Mahkeme başkanı, duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verdi. Ardından savunmalar, "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" iddiasıyla yargılanan Rıza Akpolat’ın eşinin eniştesi Burak Kangal ile devam edecek.

AYRINTILAR GELECEK...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri