"Barış olsun, bir daha şehit haberi gelmesin"

Abbas SATIR

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel yönetiminin, çözüm süreci kapsamında terör örgütünün silah bırakmasına ilişkin hazırlanan Çerçeve Yasa’ya 'kabul' oyu vermesi, parti tabanında yeni bir tartışma yarattı.

Özellikle Atatürkçü ve milliyetçi düşüncedeki yurttaşlardan gelen tepkiler, kararın parti yönetimi açısından kolay alınmadığını ortaya koyuyor.

YENİ Parti yönetimi de bu eleştirilerin farkında.

Ancak Genel Başkan Özgür Özel, Meclis’te yaptığı konuşmada partisinin kırmızı çizgilerini açık biçimde ortaya koydu. Özel; Atatürk, Lozan Antlaşması, üniter devlet yapısı ve Anayasa’nın güvence altına aldığı Cumhuriyet’in temel niteliklerini partisinin vazgeçilmezleri arasında sıraladı.

Peki bütün bu kırmızı çizgilere rağmen neden 'kabul' denildi?

Özel’in bu soruya verdiği yanıt ise oldukça netti: "Barış olsun, bir daha şehit haberi gelmesin."

YENİ Parti kurmaylarına göre Çerçeve Yasa’nın oylaması öncesinde parti içerisinde kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. 'Kabul' denilmesi halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar kadar, 'ret' denilmesi durumunda iktidarın seçim sürecinde kullanabileceği siyasi dil de masaya yatırıldı.

Parti yönetimi bu süreci, "Hem ilkesel durduk hem de sokağı dinledik" sözleriyle özetliyor.

Oylamada 54 milletvekilinin 'ret' oyu vermesi ise dikkat çekici bir başka ayrıntı oldu. Böylece parti grubunda farklı görüşlerin bulunmasına rağmen milletvekillerinin tercihleri konusunda herhangi bir dayatma yapılmadı.

YENİ Parti kurmayları, Genel Başkan Özel’in kapalı grup toplantısından sonra böyle bir tablonun ortaya çıkacağını bildiğini belirterek, bunun “YENİ Parti’de yeni siyaset” anlayışının bir göstergesi olduğunu savunuyor.

Onlara göre 'kabul' diyenlerin de 'ret' diyenlerin de kendilerine göre haklı gerekçeleri vardı.

Parti yönetiminin 'kabul' tercihinin arkasında ise sosyal demokrat kimlik, geçmişte SHP döneminde hazırlanan Kürt raporlarının oluşturduğu siyasi gelenek ve Türkiye’de kalıcı barışın önünü açma düşüncesi bulunuyor.

YENİ Parti yönetimi, 'kabul' kararını verirken önemli bir noktaya da dikkat çekiyor: Kürt sorununun yalnızca güvenlikçi politikalarla çözülemeyeceği, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık anlayışının da sürecin bir parçası olması gerektiği vurgulanıyor.

Özgür Özel’in, "Grubu kararında serbest bırakmıyorum; Temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyet, beklenti ve endişelerini dikkate alarak onları milletin vekili olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum" yaklaşımı, milletvekillerine kendi vicdanları ve temsil ettikleri seçmenin beklentileri doğrultusunda hareket etme imkânı verdi.

Böylece ortaya hem parti yönetiminin ilkesel tutumunu hem de toplumdaki farklı hassasiyetleri Meclis’e yansıtan bir tablo çıktı.

"TEPKİLER ZAMANLA AZALIR"

Kararın sokaktaki karşılığını, eski CHP’li, bugün ise YENİ Parti içerisinde etkin bir isimle de konuştum.

Özellikle Özgür Özel’in 'kabul' kararının, son dönemde partiye yönelik oluşan sevgi ve güven rüzgârını tersine çevirip çevirmeyeceğini sordum.

Aldığım yanıt oldukça dikkat çekiciydi.

"Bizim Sosyal Demokratların, kendi kusurlarını abartıp, kendi elemanları dövmek gibi huyu vardır. Bugün yaşanan tartışmalar da bunun bir örneğidir."

YENİ Parti seçmeninin İYİ Parti ya da Zafer Partisi gibi partilere yönelebileceği iddialarına ise karşı çıkıyor:

"Bu partilerin siyasi vasıfları YENİ Parti’ye uyuyor mu? Mümkün değil."

İlk günlerdeki tepkilerin zaman içerisinde azalacağını düşünen YENİ Partili isim, partiye yeni üyeliklerin ve bağışların devam ettiğini de belirterek, yaşanan tartışmaların kalıcı bir siyasi kopuşa dönüşmeyeceği görüşünde.

Ve Özgür Özel’in kararını şu sözlerle savunuyor: "Bana göre Özgür Özel Türkiye’nin geleceğine, barışına ve huzuruna 'kabul' demiştir."

YENİ Parti açısından Çerçeve Yasa oylaması, yalnızca bir Meclis oylaması olmaktan çok daha büyük bir siyasi sınav anlamına geliyor.

Bir tarafta Atatürk, Lozan, üniter devlet ve Cumhuriyetin temel değerleri konusunda hassas olan geniş bir seçmen kitlesi bulunuyor. Diğer tarafta ise yıllardır süren çatışmaların sona ermesini, silahların susmasını ve yeni şehit haberlerinin gelmemesini isteyen toplum kesimleri var.

Özgür Özel yönetiminin 'kabul' kararı, işte bu iki hassasiyet arasındaki ince çizgide verilmiş bir siyasi tercih.

Şimdi YENİ Parti’nin önündeki en önemli mesele, 'barış' derken Cumhuriyetin temel değerlerinden taviz vermediğini, “evet” derken de terörle mücadele konusundaki kırmızı çizgilerini koruduğunu topluma anlatabilmek.

Çünkü siyasette verilen bir oyun gerçek anlamı, sandıkta seçmenin vereceği kararla ortaya çıkar.

YENİ Parti’nin 'kabul'ü gerçekten barışa ve huzura verilmiş bir kabul mü, yoksa parti tabanında yeni kırılmaların başlangıcı mı olacak?

Bunun yanıtını ise zaman ve seçmen verecek...

(Kaynak: sonsoz.com.tr'den alınmıştır. Okuyucunun bilgisine: Editörümüz; Yazarın yazısındaki 'evet'leri 'kabul'e, 'hayır'ı ise 'ret' olarak değiştirmiştir. Bilginize)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.