Belediye Başkanı Dinçin yasa tanımazlığı

Vedat BEKİ

Hayatın en güzel yanı, insanoğlunun projelendirerek ortaya koyduğu projeyi hayata geçirerek, hedeflediği faydaları kazanım hanesine yazdırmak olsa gerek.

Bayramören'in bugün için elde ettiği "kazanım" da böylesi bir uygulamanın istenilen düzeye hızla yol aldığı bir dönemi hem yöre insanına hem de Çankırılı'ya yaşatıyor.

Yörenin insanı ve Türkiye'nin ilk yamaç paraşütü sporunu yaşayan insanlarından biri olan Tahsin Tekin'in bundan iki yıl önce hayallerini kurduğu Bayramören gerçeğinin, önümüzdeki yıl Dünya Kupası organizasyonu ile taçlanacağından hiç mi hiç şüphem yok!

Bayramören ile ilgili yazılanlar, oluşturulan kamuoyu, yapılan tanıtımlar ve işin özünde yaşanılan gerçeklerin tamamı, Tahsin Tekin'in "rüyası" üzerinde açılan birer "oda"cıktan başka bir şey değildir!

Bayramören'le ilgili önümüzdeki 10 yılların projesini Tahsin Tekin'den ilk dinlediğimde duyduğum heyecanı ve Çankırı insanına "yamaç paraşütü" ile ilgili kaleme aldığım yazıları burada tekrarlamak istemiyorum. Ancak geçen yıl özellikle "bürokratlarımızda" yaşanılan kaosun, bu yıl olabildiğince çok düşük düzeylerde kalması işin sevindirici yanı olsa gerek.

Geçen yıl yapılan görüşmelerde "Senin bu işten menfaatin nedir?" sorusunu soranların, bu yıl cümbür - cemaat soluğu Bayramören'de alması ile yetinilmemiş, "tandem" de olsa, uçma heyecanı yaşanmış ve karadan görülmeyen Bayramören gerçeği, herhalde "havadan" gözlemlenerek, çok daha hayırlı işlere vesile olması yönünde yeni ufuklar açılmıştır! Açılmadıysa da açılmasını temenni ettiğimin bilinmesini isterim.

Yamaç paraşüt sporu öncelikle Bayramören için daha sonra da Çankırı için önemli bir "damga"dır! Bunu gerçekleştirme yolunda ter akıtanlara her Çankırılı'nın saygı duyması ve bu insanlara destek olması gerektiğini hatırlatmak isterim.

*  *  *

Çankırı (Belediye) Spor, yeni sezon hazırlıklarını tam gaz sürdürüyor. Bu yazının kaleme alındığı saatlerde takım futbolcuları efor testinden geçiyor, daha sonra da Ilgaz - Yıldıztepe'ye gidiş hazırlıkları yapıyordu.

Malumunuz profesyonel kulübün üzerindeki "Belediye" kısmet olursa Temmuz ayı sonunda yapılacak olan kongre ile düşecek!

Geçen yıl, 2. periyodun başlangıç sürecinden itibaren desteğin ötesinde "köstek" olma şampiyonluğunu ele geçiren Belediye Başkanı İrfan Dinç, önümüzdeki sezon için de "köstekliğine" devam edeceğe benziyor.

Son olarak kulübün antrenmanlarını yaptığı Fatih Stadını, Meclis Üyelerinin de imzaladığı bir kararla "aldığını" belirten Başkan Dinç, yasaları da hiçe saydığını bir kez daha göstermiş oldu.

Şöyle ki; 10 Mart 1993 tarihinde Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile Çankırı Belediye Başkanlığı arasında yapılan protokolle, Fatih Stadı 29 yıllığına Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne tahsis ediliyor. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü adına Çankırı İl Gençlik Spor Müdürlüğü ile Çankırı Belediyespor Kulübü arasında 25 Aralık 2004 tarihinde protokol karşılığı Fatih Stadı, 10 yıl süreyle kulübe ücretiyle kiraya veriliyor. Yani Fatih Stadı 25 Aralık 2014 tarihine kadar kulübün kullanımında. (Yandaki kupür; İl Gençlik Spor Müdürlüğünün, Fatih Stadının Çankırı Belediyespor Kulübüne ait olduğunu bildiren yazısı)

Bütün bunlara karşın, Başkan Dinç'in "Stad benimdir" söylemi şu saatlerde halen tüm hızıyla devam ediyor. Ve Belediye Başkanı, "belediyeye ait olmayan" bir tesisi Çankırı Belediyespor Kulübünün elinden almaya yeltenmenin ötesinde "benim tesisimden seni atıyorum" diyebiliyor! Daha da komiği, 2014 Aralık sonuna kadar kulübün mülkiyetinde olan tesisi bir şekilde "gaspetmeye" yelteniyor!

Çankırı şehrinin tek profesyonel takımına ve yönetimine karşı, Belediye Başkanı Dinç'in giderek tırmanan "öfke seli" umarım bir yerde sonlanır! Ancak şu ana kadar göstermiş olduğu tutum ve davranışın da "karşılıksız" kalmaması en büyük dileğimdir.

Kişiler arasında yaşanan gerginliklerin, kurumları karşılıklı olarak zor durumda bırakacak olayları beraberinde getirmemesi gerekirken, Belediye Başkanı Dinç'in tamamen "kaprise" yönelik hal ve davranışları, ne bu şehrin ne de bu şehri temsil eden Çankırı (Belediye) Spor'un kaderi olamaz! Başkan Dinç'in içinde bulunduğu ruh halini kısa zamanda gözden geçirmesini dilerken, kulübün kendi iç dinamikleriyle birlikte taraftarıyla bütünleşerek Çankırı'yı önümüzdeki futbol sezonunda da layıkıyla temsil edeceğini düşünüyorum.

*  *  *

Her yıl bu günlerde özellikle belde ve köylerde düzenlenen festival ve şenliklere değinmeden geçemeyeceğim.

Haziran ayının ortasından başlayarak Temmuz ayı süresince hemen hemen her hafta, ortalama 10 köy ve beldede çeşitli adlar altında gerçekleştirilen şölenlerin programlarına baktığımda, mütevazi rakamların çok üzerinde organizasyonları gözlemlemek zorunda kalıyorum.

Bu tür etkinlikleri gerçekleştiren köy ve beldelerde, şenlik öncesi ya da şenlik sonrası yaptığım gezilerde, köyün öylesine komik ihtiyaçlar içerdiğini de ayrıca not aldığımızda ortaya çıkan tenakuzu izah etmekte sadece benim değil, aklı başında birçok insanın zorlandığını tahmin ediyorum.

Her yıl gündeme gelen bu konu, ne yazık ki tamamen "hamaset" üzerinden izlenen politikalarla bir türlü iyileştirilme şansı bulmuyor. Temennim odur ki, bu şenliklerde bir araya gelen yöre insanının, önümüzdeki yıllar için bugün yaptıkları organizasyonları, biraz sosyal sorunların çözümüne kafa yormaya ve elde edilen sonuçları uygulayacak projeleri hayata geçirme yoluna girme eğilimi gösterirler.

Dünya insanının zaman periyodu, yaşamının büyük bir bölümünü sorun çözme, geriye kalan bölümünü de "sorun yaratmadan yaşama" gayretine dönüştürdüğü günümüzde, bunun yerele de yansıması dileğiyle iyi haftalar diliyorum.

Not: "Dandik Fino" ile ilgili yeni maceraları kaleme almayı düşünmüştüm ancak, gündemden ona sıra kalmadı! Bununla birlikte yaşanmış olayları şahsıma aktaranların anlattıklarını özet halinde bu köşeden sunduğum maceralarına "yüksek düzeyde" tepki gösteren "dandik fino"nun her geçen gün hangi hale bürüneceğini doğrusu merak ediyorum! Ha bu arada, yaklaşık on aydır şahsım üzerinde "film var, şu var bu var" diyen "dandik finoyu" şayet elindeki belgeleri 48 saat içerisinde dijital paçavrasında yayımlamadığı takdirde "müfteri" ilan edeceğim. Biline!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.