Bugünü bırak yarına bak!

Vedat BEKİ

Kaleme aldığım son yazım 16 Aralık 2024 tarihinde sizlerle buluşmuş...

Sağlam ara vermişim...

"Neden?" diye soracak okurlarıma; "Kafam da ruhum da çok karışıktı" desem konu kapanır mı?!

Tek cümlelik bu yanıt beni tanıyanları 'kesmez' lakin başka çareniz yok! Kesmeli...

Rahmetli babam derdi ki; Evladım dün'ü bırak bugüne bak!

Ben, babamdan aldığım bu nasihati bir adım öteye taşıdım: Bugünü bırak yarına bak!

Mevlana'ya atfedilen "Dün dünde kaldı cancağızım"la yarınlarda ne yaşayacağımızın - ne yaşatacağımızın ayak seslerini verelim de mevzuya giriş yapalım...

2026'nın şu ilk günlerinden duyurmuş olayım; Bundan böyle düzenli olarak her 'Cuma' günü bu köşeden sizlere seslenmenin gayretinde olacağım...

Ağırlıklı gündemimiz her daim olduğu gibi Çankırı olacak...

Yeri geldiğinde ülke gündemi yeri geldiğinde yaptığım bir seyahat notları ve yeri geldiğinde 'kişisel hayallerim'...

Lakin tamamının sonu istisnasız 'Çankırı'ya bağlanacak...

Aksini düşünen ya beni bugüne kadar hiç tanımamış ya da çok mu çok hafife almış olur!

* * *

Sözcü18'in sizler için, Çankırı için ne anlam ifade ettiğini yayın hayatımızın 16 yılını geride bırakıp 17'ye adım attığımız şu günlerde çok daha iyi biliyorum...

Okuyucunun bize, dolasıyla şahsıma hangi gözle baktığını bırakın görmeyi, yaptığınız dönüşlerle nefes nefes yaşıyorum...

Bunun için önce (izninizle) kendime, sonra da sizlere şükranlarımı sunuyorum...

'Umut' olmanın anlamını kendimce en verimsiz olduğum dönemlerde bana yaşatan Çankırı insanına müteşekkirim...

'Verimsizim' çünkü yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir bölgeye, 800 km öteden hizmet verebilmenin gayretindeyim!

Lakin aynı kulvarda emek verdiğimiz sayısını tutmadığım Çankırı haber sayfalarıyla böylesine uzaklıktan rekabet edebilmek ve bu yarıştan da sürekli 'şampiyon' çıkmak her babayiğidin harcı olmasa gerek!

Dışarıdan bakıldığında tüm bu sürecin 'lokomotifi' olarak 'ben' görülüyor olabilirim!

Bu konuda mütevazilik yapmayacağım... Doğrudur... Sözcü18'in ve onun Çankırı'da yarattığı sinerjinin, ortaya koyduğu 'özgül ağırlığın' lokomotifi 'ben'imdir... Ama şuna inanın bu lokomotifin olmazsa olmaz olan 'enerjisi' de sizlersiniz...

Sizler olmadan 'ben' yani Sözcü18, Sözcü18 olmaz...

O yüzden uzun süredir sergilediğim tembelliği-uyuşukluğu geride bırakarak, normalime dönüşün ayak seslerini sizlerle paylaşıyorum...

Yeniden bir kez daha 'merhaba' diyor, adaletin güçlendiği, umudun çoğaldığı, dayanışmanın büyüdüğü aydınlık bir yıl dileklerimi sizlerle paylaşıyorum...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.