ÇANKIRI Devlet Hastanesi’nde 2025 yılı Ramazan ayında ayrı ayrı üç organizasyon ile toplamda yaklaşık 3 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildiği belirtilen iftar programı, kullanılan kaynaklar açısından tartışma yarattı.
İddialara göre, hasta ve çalışanların beslenmesi amacıyla hastane bünyesinde temin edilen et ve et ürünleri ile çeşitli gıda malzemelerinin, yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı iftar organizasyonunda kullanıldığı öne sürüldü.
Organizasyonun kamu kaynaklarıyla değil, bazı yöneticilerin kendi şahsi imkânlarıyla karşılandığı izlenimi oluşturacak şekilde "ücretsiz iftar" olarak duyurulduğu da iddialar arasında yer alıyor.
Ortaya atılan iddialara bakıldığında konunun muhatapları başta İl Sağlık Müdürü olmak üzere Destek Hizmetleri Başkanı ve Çankırı Devlet Hastanesi Müdürü olmasına karşın, her nedense bu isimlerden bugüne kadar herhangi bir açıklama yok.
Açıklama olmamasına karşın yine de yanıt bekleyen soru şu:
- Yaklaşık 3 bin kişilik iftarın et, gıda, yemek üretimi, personel, enerji ve diğer giderleri gerçekten şahsi kaynaklardan mı karşılandı, yoksa hastanenin kamu kaynaklarından mı kullanıldı?
Bu kapsamda hastanenin;
- Ambar ve stok çıkış kayıtlarının,
- et ve et ürünleri sarf kayıtlarının,
- fatura ve irsaliyelerin,
- yemek üretim ve tüketim kayıtlarının,
- satın alma belgelerinin,
- ödeme kayıtlarının,
- iftar organizasyonuna ilişkin yazışma ve görevlendirmelerin incelenmesi halinde gerçeğin ortaya çıkacağı belirtiliyor.
Kamuya ait gıda ve diğer kaynakların hasta ve çalışanların ihtiyacı dışında kullanıldığı tespit edilirse, sorumlular hakkında idari, mali ve hukuki inceleme yapılması gündeme gelebilir.
Konunun ilgili denetim makamlarınca belge ve kayıtlar üzerinden, tarafsız biçimde araştırılması gerekmiyor mu?
İddialarla ilgili denetimler yapıldıysa, sonuçları kamuoyuyla neden paylaşılmıyor?
İDDİALAR YALNIZCA İFTAR ORGANİZASYONUYLA SINIRLI DEĞİL!
Hastane yemek menülerinde de dikkat çekici değişiklikler yaşandığı ileri sürülüyor.
İddiaya göre;
- Etli kuru fasulye bulunması gereken günlerde hastalara etsiz kuru fasulye verildi,
- Et yemeği olması gereken günlerde tavuk yemeği çıkarıldı,
- Etli güveç yerine etsiz güveç servis edildi.
Bu değişikliklerin, hastane stoklarında bulunması gereken et ve et ürünlerinin başka bir organizasyonda kullanıldığı iddiasıyla bağlantılı olup olmadığı ise cevap bekleyen önemli bir soru olarak ortaya çıkıyor.
ÇANKIRI DEVLET HASTANESİ'NDE İFTAR PROGRAMIYLA İLGİLİ İDDİALAR
Çankırı Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirildiği belirtilen iftar programıyla ilgili farklı iddialar gündeme geldi. İddiaya göre, programın hazırlanması ve hizmet sunumunda hastane bünyesinde görev yapan bazı personelin görevlendirildiği, aşçı, garson ve hizmetli gibi çalışanların asli görevleri dışında iftar organizasyonunda çalıştırıldığı ileri sürüldü.
Yaşanan sürecin dikkat çeken bir diğer boyutunu ise, söz konusu personelin hastanenin rutin hizmetleri dışında gerçekleştirilen bu organizasyonda görev yapmalarına rağmen fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiği yönündeki iddialar oluşturuyor.
Kamu personelinin çalışma saatleri dışında görevlendirilmesi halinde fazla çalışma ücretinin hangi şartlarda ve hangi mevzuat hükümlerine göre ödenebileceği önem taşıyor. Bu nedenle, iftar programında görev yaptığı belirtilen personelin görevlendirme yazıları, puantaj kayıtları, nöbet/fazla çalışma çizelgeleri ve ödeme belgelerinin incelenmesi halinde iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
İddiaların doğru olması halinde, kamu personelinin kurumun asli hizmetleri dışında bir organizasyonda görevlendirilmesi ve bunun karşılığında kamu bütçesinden fazla mesai ödemesi yapılmasının kamu zararı oluşturup oluşturmadığının da araştırılması gerekiyor.
HASTANE MALZEMELERİNİN KULLANILMASI, HASTALARIN 'BESLENME PROGRAMLARI'NI HANGİ DÜZEYDE SEKTEYE UĞRATTI?
Kamuoyunun beklentisi; söz konusu iftar programının finansmanının yanı sıra, programda görev yapan personelin kimler olduğu, hangi tarihlerde ve hangi sürelerde çalıştırıldıkları, kendilerine herhangi bir fazla çalışma ücreti ödenip ödenmediği ve ödemelerin hangi belge ve onaylara dayandırıldığının açıklığa kavuşturulması.
İddialar hakkında yetkili kurumlar tarafından yapılacak idari inceleme ve denetimin, varsa kamu zararının ve sorumluların tespit edilmesi açısından önem taşımasına karşılık, hastaneye 'tedavi' amaçlı gelen hastaların sağlık durumlarına göre oluşturulan 'beslenme takvimi'nin hangi ölçüde sekteye uğradığı ve yaşanan-yaşatılan sürecin hastalar üzerindeki olumlu-olumsuz yanlarının da ortaya çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz.