Çankırı'yı TBMM'de dışarıdan gelen isimler 'temsil' etmemeli!

Vedat BEKİ

14 Mayıs Pazar günü yapılacak 'Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri' sürecine bugün itibariyle girmiş bulunuyoruz. Siyasi partilerde milletvekilliği için 'aday adaylığı' müracaatları start aldı... Çankırı'dan seçilecek 2 milletvekilliği için 'adaylık' müracaatı yapacak siyasi parti mensuplarının içinde bulundukları heyecanları, kafalarındaki hesapları (!) her ne kadar 'biliyoruz' desek de yaşadıkları 'iç dünyaları'nı net olarak ortaya koymak mümkün değil...

Siyasi partilerden milletvekili aday adaylığı müracaatında bulunacak isimlerin tamamı ağız birliği etmişcesine söze 'dün'ü eleştirerek (!) başlayacak ve "Ben listeye girip de milletvekili seçilirsem Çankırı'ya nasıl hizmet edilir dünya aleme göstereceğim" (!) çıkışıyla hız kesmeden devam edecek ve "Hakkımızda hayırlısı neyse o olsun" (!) teranesiyle de konuşmasını sonlandıracak...

Bunları nereden mi biliyorum?

Bu durumu sadece 'ben' mi biliyorum? Siz bilmiyor musunuz?

Çankırı'nın hayatıma girmesinden sonra (2004) önümüzdeki 14 Mayıs tarihi; Benim yaşadığım 5'inci genel seçim olacak! Geride kalan 4 genel seçim öncesinde bu kulaklar ve gözler yukarıda dile getirdiğim olayları bir bir yaşadı!

Sonuç?!

Elde olan...

Ne var elimizde?!

27. Dönem TBMM'de Çankırı'yı temsil eden 2 milletvekili... Hele bir tanesi var ki:

Çankırı'da olmayan... Çankırı'nın sokaklarında 'tek' başına dolaşsa, partisinin il binasını bulamayacak düzeyde 'Çankırı' olan... Çankırılı'nın değil sadece ve sadece 'yandaşlarının' derdiyle 'sözde' ilgilenen... Eline mikrofonu aldığında 'hamaset' kokan cümlelerden başka bir kelam etmeyen... Milletvekilliğinin dışında sahip olduğu 'makam' ile birkaç bakanlıktan (!) daha da yetkili olmasına karşın, Çankırı'ya gözle görülür bir faydası olmayan... Ekranlar karşısında yaptığı 'simit hesabı' ile memleketi Çankırı'yı ülkeye çok iyi tanıtan... (!)

Daha sayayım mı?

Bence gerek yok!

Aslında var da!

Neden mi?

Zat-ı muhterem 'önemli şahsiyet' bugünlerde izlediği politika ve Çankırı'ya, Çankırılı'ya yaydığı 'olumsuz sinerji' ile memleketin 'tek varisi' (!) havasını öylesine 'baskın' bir şekilde 'sıkma'nın gayretinde ki, samimiyetle söylüyorum tek bir Allah'ın kulu, uygulamaya giren senaryoyu akıllarının ucuna getiremez!

Ben bu günleri Mart 2011 tarihinde (12 Haziran seçimlerine giden süreç) yaşadım...

O günlerde milletvekili Nureddin Akman, bulunduğu her ortamda "Ben listenin 1 numarasıyım. 2'yi bilemem" (!) derken, Suat Kınıklıoğlu da "Listenin 1 numarası benim 2'yi bilemem" (!) diyordu...

Ve bu söylemler AKP tabanında öylesine etkili oldu ki; Milletvekili aday adaylığı müracaatında bulunabilecek isimler (Örnek: Zamanın İl Başkanı Mustafa Selci) 'aday adayı' olma düşüncelerinden kısa zamanda uzaklaştılar! Ve yaşanan aday tespiti sürecinde Çankırı, kendisini çok daha iyi temsil edebilecek 'liyakatli' isimlerden mahrum kaldı...

Bugün de gelinen nokta farklı değil!

Grup Başkanvekili gerek Genel Merkez'de, gerek TBMM'de hangi Çankırılı ile 'sohbet etme' imkanı bulursa karşısındakine "Listenin 1 numarasında ben varım! 2'nci sırayı bilemem! Ona partinin kurulları karar verecek" (!) demekten bıkmıyor! Hatta hatta kendi çevresindeki adamları da "Sayın Grup Başkanvekilimiz listenin ilk sırasında, 2'nci sırayı bilemeyiz" (!) teranesini döndürüp duruyorlar...

Yaşanan ve de 'yaşatılan' bu durum Çankırı'ya fayda değil, zarar veriyor...

Kimin umurunda?!

Örneklediğim bu durum MHP'de farklı mı?

Orada da benzer durum sözkonusu...

Kaç genel seçimdir MHP listesinde 1. sıra adayı tabir yerindeyse 'paraşütle' (!) Ankara'dan geliyor!

14 Mayıs Pazar günü yapılacak seçim için de senaryo aynı!

Listenin 1 numarası Genel Merkez'den 2 numarası ise Çankırı yerelden!

Bu oyun bozulmalı... Ama nasıl?

Bu oyunu bozacak olanlar da Çankırı'da yaşayanlar...

Gerek iktidar partisi ortakları gerekse muhalif siyasi partilerin teşkilat yapıları, Çankırı dışından gelerek listelerin 'ön sıralarında' yer verilecek isimlere Çankırılı seçmen, tepkisini sandıkta göstermeli...

Hem de en 'sert' şekilde...

Çankırı insanı, bugüne kadar kendisine dayatılan bu zincirleri kırmalı...

Ve inanıyorum ki bu 'direnç' bugün Çankırı halkında mevcut...

Çankırı'yı TBMM'de Çankırı dışından gelenler 'temsil etmemeli...

Saygılarımla...

Yorum Yap
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar (13)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.