CUMHUR İktidarı'nın "Terörsüz Türkiye" süreci için hazırlanan yasal düzenleme tamamlandı.
Çerçeve yasa olarak bilinen yasa teklifi, Meclis Başkanlığı'na sunuldu.
KİMLER İMZALADI?
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" ismi verilen teklifi şu ana kadar AKP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, butlan yönetimi altındaki CHP ve Yeni Yol Grubu'ndan bazı milletvekilleri imzaladı.
RESMEN TBMM'YE SUNULDU
AKP Grup Başkanı Güler, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin 360'a yakın imzayla TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi.
TBMM Başkanlığına sunuldu, ilgili ihtisas komisyonu 7 Ağustos Cuma günü toplanacak.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler Çerçeve yasanın maddelerini açıkladı
— İlke TV (@ilketvcomtr) August 5, 2026
????️ Güler: "Kanunun amacı; PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin, kontrolü altındaki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca… pic.twitter.com/5ePZhAOaVw
AKP GRUP BAŞKANI GÜLER'DEN AÇIKLAMALAR
Güler, MHP'li Feti Yıldız ile birlikte ortak açıklama yaptı.
AKP'li Güler, teklife 360 milletvekilinin imza attığını, yeni imzaların da eklenmesini beklediklerini söyledi.
AKP'li Abdullah Güler'in açıklamaları şu şekilde:
“Öncelikle teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, imza sahipleri olarak DEM Parti Grubu'na, CHP Grubu'na teşekkür ediyoruz. İmzalarını eksik etmeyen HÜDA PAR ve Yeni Yol Grubu'ndan milletvekillerimize teşekkür ediyoruz. 360'a yakın imzayla teklifi Meclis'e sunduk.
İlk toplantı bundan 1 yıl önce yapıldı. Devamında da 18 toplantı icra edildi. Tam 138 kişiyi, birçok değerli ismi dinledik. Toplam 138 kişi. MİT, Dışişleri, İçişleri, Adalet ve Millî Savunma Bakanlığımız geldi. Çalışmalar şubat ayında tamamlandı. Grupların ve grubu olmayan siyasi partilerle uzun istişareler yapıldı. Büyük bir çoğunlukla rapor yayımlandı ve kamuoyuyla paylaşıldı.
Değerli basın mensupları, şimdi bu sürece kadar biz nasıl geldik? Bu konuda biraz sizleri teknik olarak aydınlatmak istiyorum. 5 Ağustos 2025 tarihinde malumunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde, Meclis Başkanlığımızın başkanlığında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruluşundan itibaren ilk toplantısını bundan tam bir yıl önce, 5 Ağustos 2025 tarihinde yapmıştı. Devamında da yaklaşık 18 toplantı icra etti. Gerek başkan olarak, gerek şahıs olarak, gerek dernek başkanı, sendika başkanı, baro başkanı olarak, korucu ailelerimizin mensupları olarak, şehit ve gazi derneklerimizin başkanları olarak, yine ailelerimizin temsilcileri olarak, Diyarbakır Annelerinin temsilcileri olarak, Barış Annelerinin temsilcileri olarak birçok değerli hocamızı, ceza hukukçularımızı ve bu tür süreçleri akademik olarak yakından çalışmış hocalarımızı dinledik. Toplam 137 kişi. Hakikaten çok kıymetli, çok değerli fikirler orada konuşuldu ve dile getirildi.
Çok değerli basın mensupları, ismi itibarıyla Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifimiz toplamda 12 maddeden oluşuyor. Yürütme ve yürürlük maddeleriyle beraber. Biraz sonra kanunun içeriğine dair madde başlıkları hakkında da sizlere teknik olarak neler getirdiğine ilişkin açıklamalarımızı yapacağız.
İlke TV canlı yayınında, Meclis’e sunulan çerçeve yasa teklifini hukuki ve siyasi yönleriyle değerlendirdik. pic.twitter.com/9BPNWAc3dX
— Av. İdris Şahin (@avidrissahin) August 5, 2026
Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti Grubu'na, yine biraz sonra izahatını yapacağız Cumhuriyet Halk Partisi Grubu'na ve eş genel başkanlarına, genel başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA PAR'a ve bağımsız milletvekillerimize, yine Yeni Yol Grubu'ndan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz."
DEM Partili Tülay Hatimoğulları:
— Erkan Trükten ???????? (@ErkanTrukten) August 5, 2026
"Bu çerçeve yasa ilk adım, yeni DEMOKRATİK yasaların çıkarılması için bir kök yasadır. Değerli Türkiye halkları, Kürt sorunu, iktisadi, sosyal, siyasal bir sorundur. DEMOKRATİKLEŞMENİN önünü açacak yasaların ortaya çıkması için bu aşama önemli"…
KOMİSYON ŞUBAT AYINDA ÇALIŞMALARINI TAMAMLADI
"Yine İçişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız, MİT Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığımız değişik dönemlerde komisyona gelerek mevcut durumları, gelişmeleri ve sürecin ilerleyişini komisyonumuza bildirdi. Peki komisyonumuz nihayetinde şubat ayına gelindiğinde çalışmalarını tamamladı. Raporları bir bütün hâline getirerek oraya temsilci veren gruplarımızın ve yine grubu olmayan siyasi partilerin temsilcileriyle beraber uzun istişareler ve müzakereler sonucunda bir rapor ortaya çıktı.
Raporumuzu sizinle paylaşmak istiyorum. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 18 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yayımlandı. Ortak mutabakatla hazırlandı. İki milletvekilimizin tabii farklı düşünceleri vardı ama büyük bir ekseriyet ve büyük bir çoğunlukla bu rapor yayımlandı. Bütün kamuoyuyla paylaşıldı ve internet sitesinde yer alıyor. Burada raporumuzun 6. başlığında, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileriyle beraber bir başlık var. Buradan birkaç konu başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum."
KOMİSYONUN GÖREVİ SİLAH BIRAKMA SÜRECİNDE YASAL ÇERÇEVEYİ BELİRLEMEK
"Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Milli dayanışma ve kardeşliğimizi pekiştirecek adımların atılmasının geniş katılımlı, temsil gücü yüksek, açık ve şeffaf bir istişare süreciyle temin edilmesi amaçlanmaktadır. Rapor devam ediyor değerli arkadaşlar. Özellikle 6.1 başlığı kritik bir eşik olarak örgütün silah bırakmasını ele alıyor. Raporda aynen deniliyor ki, süreçte en kritik eşik, PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir. Raporumuzun önemli başlıklarından biri de budur.
Yine raporda, tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasının yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanıyla sınırlı kalmayacağı, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası olacağı ifade edilmektedir. Burada 6. maddenin 1. fıkrasında, örgütün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda da bütün partiler arasında genel bir anlayış ve mutabakatın varlığı rapora yansımaktadır.
''YASANIN MADDELERİNİ MİLLET BİLMİYOR ÖCALAN BİLİYOR!
— 57. ALAY (@SonKaleVatn) August 4, 2026
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç:
- Öncelikli konumuz çözüm sürecine yönelik çerçeve yasa.
- Yasa diyoruz ama çerçeve var, yasa yok. İktidarın meclis gruplarında çerçeve imzaya açıldı.
- Sayın…
Peki 6.2 fıkrasında toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek yasal düzenlemelerin içeriği nasıl olacak? Raporda aynen şu ifadeye yer veriliyor. Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Tabii burada hazırlanacak kanunun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini hedeflediği de raporumuzda ifade edilmektedir."
DÜZENLEME BİR AF ALGISI OLUŞTURMAMALI
"Yine raporda, bu doğrultuda gelişen olayların örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayin etmeye yönelik olmaması gerektiği belirtilmektedir. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı şekilde toplumla bütünleşmesi ve topluma kazandırılması noktasında da bir hedef ortaya koyması gerektiği ifade edilmektedir. Tabii burada yine raporun 6.3 maddesinde, yapılacak yasal düzenlemelerin toplumda asla bir cezasızlık ya da af algısı oluşturmaması gerektiği de açıkça ifade edilmektedir."
MECLİS'TE SÜRECİ İZLEYECEK BİR KOMİSYON KURULACAK
"Değerli basın mensupları. Yine 6. maddenin 5. fıkrasında rapor, kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulmasını önermektedir. Kanunumuzda da bu husus biraz sonra ayrıntılarıyla anlatacağımız şekilde karşılık bulmuştur. Bu hedef doğrultusunda bir çalışma ortaya konulmuştur. Yine kanunda yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında kamu kurum ve kuruluşları arasında eş güdüm sağlanması ve bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi de raporumuzda hedeflenmekteydi. Kanunumuzda da bu konuda arkadaşlarımızla mutabakata varılarak metin hazırlanmıştır.
Sonuç olarak raporumuzun 6.6 maddesinde de, yürütülen süreçte görev alanların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların, komisyon çalışmalarında yer alanların ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilerek raporda yer almıştır.
18 Şubat tarihinde yayımlanan ve kamuoyuyla paylaşılan bu raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı. Milliyetçi Hareket Partisi ile yakın çalışma içerisindeydik. Yine DEM Parti yetkilileriyle yakın diyalog halindeydik. Bu rapor doğrultusunda nasıl bir kanun metni ortaya konulabilir diye uzman arkadaşlarımızdan görüşler aldık.
En son geçen hafta itibarıyla kanun teklifi belli bir olgunluğa erişmişti ve siyasi parti gruplarıyla görüşmelere başladık. Pazartesi itibarıyla şu anda Mecliste grubu bulunan Yeni Yol Partisi, Yeniden Refah Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, grubu olmayan HÜDA PAR ve diğer siyasi partilerle, raporun bu beklentisini karşılayacak şekilde belli konu başlıklarında nelerin olabileceğine dair istişareler yaptık. Dün itibarıyla ve pazartesi günü Abdülhamit Gül Bey ile Adalet Komisyonu Başkanımız da parti gruplarını ziyaret ederek rapordaki başlıklara yönelik nasıl bir kanun teklifi hazırlandığını ifade ettiler. Sonuç itibarıyla siyasi parti temsilcileri de kanun teklifine destek vereceklerini ve imza atacaklarını beyan ettiler. Bugün de huzurunuzda sizlere bunu açıklamış olalım."
ÇERÇEVE YASANIN DETAYLARI
"Kanunumuzun ayrıntılarına biraz girelim. Kanun, dediğim gibi, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak hazırlanmıştır. Teklifimiz yürütme ve yürürlük maddeleriyle birlikte toplam 12 maddeden oluşuyor. Biraz önce rapordan bahsettik. Raporun 6. madde başlığının 1. bölümünde kritik eşik olarak PKK/KCK terör örgütü yapılanmasının silahlarını bırakması, teslim etmesi, imha etmesi ve bunun bir mekanizma aracılığıyla teyit edilmesi ifade ediliyor.
Değerli basın mensupları, kanun teklifimizin amaç ve kapsam bölümünde, raporun beklentisi doğrultusunda aynen şu ifadeye yer verdik.
Bu kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve tasfiye süreciyle ilgili toplumsal bütünleşmeye yönelik yapılacak diğer işlemlerin usul ve esaslarının belirlenmesidir.
Peki kapsamında ne var? İlgili terör örgütünün kurulması, yönetilmesi, örgüte üye olunması, bilerek ve isteyerek yardım edilmesi, örgütün propagandasının yapılması suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve bu örgüt lehine işlenen, 2013 tarihli 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçlar da teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor. Yine mevcut durumda raporun konu başlığında, değerli basın mensupları, nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış örgüt mensuplarının hukuki durumuna ilişkin adil, gerçekçi, topluma kazandırmayı ve bütünleştirmeyi esas alan bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu ifade ediliyor. Kanunun buna cevap vermesi gerektiği belirtiliyor.
Bu beklentiye karşılık olarak kanunumuzun 3. maddesinde "Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi" başlıklı bir madde kaleme alındı. Burada aynen denildi ki, örgütün fiili varlığına son verildiğinin Resmî Gazete'de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere düzenleme yapılmaktadır. Burada açıkça, değerli basın mensupları, kasten adam öldürme suçları ile 2005 tarihinden önce, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında örgüt yöneticisi olarak müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan ya da bu kapsamda soruşturma ve kovuşturması devam eden kişiler hariç tutulmaktadır. Çok net bir şey söylüyoruz. Kasten adam öldürme suçları hariçtir. Bunu farklı şekilde speküle edecek veya farklı anlamlar yüklemeye çalışacak kişileri de buradan uyarmak isteriz. Kasten adam öldürme suçları ile 2005 yılı öncesine ilişkin müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere diğer suçlara yönelik bir düzenleme getirilmektedir.
Peki diğer suçların düzenlenmesinde ne esas alındı? Değerli basın mensupları, bununla ilgili de sizlere teknik birkaç hususu anlatmak isterim. Malumunuz, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesi bulunmaktadır. Başlığı "Etkin Pişmanlık"tır.
Düzenlemelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bütünlüğünü sağlaması gerektiğinden hareketle bu madde esas alınmıştır. Mevcut yürürlükte bulunan düzenlemenin ikinci fıkrasında, örgüt üyesinin örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi hâlinde hakkında cezaya hükmolunmayacağı belirtilmektedir. Üçüncü fıkrada, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi hâlinde hakkında cezaya hükmolunmayacağı ifade edilmektedir.
Dördüncü fıkrada ise suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi hâlinde hakkında örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmayacağı düzenlenmektedir. Biz de üçüncü maddemizi kaleme alırken Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesindeki bu yaklaşımı esas aldık ve bütünlüğü muhafaza etmeye özen gösterdik. Bu kapsamda da kasten adam öldürme suçları hariç olmak üzere ve 2005 yılı öncesinde, eski Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında verilen cezalarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalar dışında kalan suçlar bakımından düzenleme yaptık. Diğer suç tiplerinde ise yine 221. maddeye benzer şekilde örgüt yöneticiliği, örgüt üyeliği, yardım ve yataklık, propaganda gibi suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından örgüt mensupları için 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıl erteleme, 15 yıl ve üzeri cezalarda ise 10 yıl erteleme öngörüyoruz. Böylece örgütün tamamen feshedilmesi ve ortadan kalkması sonrasında bu kişilerin topluma kazandırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacıyla adil, gerçekçi ve hukuki belirliliği olan bir düzenleme yapılmış olmaktadır.
Üçüncü maddemizden sonra 4. maddemiz, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgilidir. Hâlihazırda soruşturması devam eden, kovuşturmaya dönüşmüş, istinaf veya temyiz aşamasında bulunan ya da Yargıtay incelemesinde olan dosyalar bulunmaktadır. Dolayısıyla bunlarla ilgili de nasıl bir yol izleneceği düzenlenmiştir. Üçüncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlar nedeniyle uygulanmış tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu yerdeki yetkili hâkim veya mahkeme tarafından, ilgili bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay ilgili ceza dairesince değerlendirilecektir. Gerekli şartların oluşması hâlinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilebilecektir. İkinci fıkrada ise üçüncü madde kapsamında erteleme kararı verilecek suçlara ilişkin istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemeye gönderilmesi düzenlenmektedir.
Dördüncü maddemizde ayrıca erteleme kararlarının kaydedilmesi, 5 yıllık ve 10 yıllık takip süreleri ile yeniden suç işlenmesi hâli de düzenlenmektedir. Değerli basın mensupları, bu kişiler özel bir takip modeliyle izlenecektir. Cezası ertelenmiş olan örgüt mensupları doğrudan takip edilecektir. Terör suçları bakımından Terörle Mücadele Kanunu ile Türk Ceza Kanunu'nun 220 ve 314. maddeleri son derece açıktır. Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleri de açıktır. Bu kişiler yeniden terör suçu işlemeleri hâlinde verilen erteleme kararı ortadan kaldırılacaktır. Yani ilgili kişi bu düzenlemeden yararlandıktan sonra topluma entegre olmasını, uyum sağlamasını, bütünleşmesini ve iyi bir vatandaş olarak hayatını sürdürmesini arzu ediyoruz. Tekrar terör eylemlerine yönelmemesi ve farklı faaliyetler içerisinde bulunmaması temel amacımızdır. Aksi hâlde bunun yaptırımının ne olacağı da kanun metninde açıkça düzenlenmiştir.''
ÖCALAN'IN STATÜSÜ: ''YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ YOK''
Güler, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Bunlar idari düzenlemelerle yapılacak işlerdir.
Adalet Bakanlığımız bu konuda düzenleyici işlemler yapabilir.
Bundan sonraki süreçlerde İmralı'da akademisyen ziyaretleri, gazeteci ziyaretleri ve bu konudaki açıklamalar idari düzenlemeler içinde yapılabilir.
Bunun için yasal düzenlemeye ya da özel bir statüye ihtiyaç yok."
ÇERÇEVE YASA 12 MADDEDEN OLUŞUYOR
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi başlığını taşıyan yasa tasarısı 12 maddeden oluşuyor.
Çerçeve yasanın cuma günü TBMM Adalet Komisyonu'nda ele alınması ve bu hafta sonuna kadar Meclis Genel Kurulu'ndan geçmesi bekleniyor.
ÖRGÜT MENSUPLARINA ALTI AY SÜRE VERİLECEK
Teklife göre terör örgütünün feshi ve silahların tesliminin teyyidine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı yayınlanacak.
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde başvuranlara, bu kanunun hükümleri uygulanacak.
Bununla birlikte terör örgütü mensupları için altı aylık başvuru süreci başlayacak. Türkiye'de başvuru yapacaklar adli makamlara, yurt dışında olanlar ilgili makamlara başvuru yaparak kanundan yararlanabilecek.
YÜRÜRLÜK VE YÜRÜTME MADDESİ
Kanun teklifinin iki maddesi yürürlük ve yürütme maddesinden oluşuyor.
Bu maddeler, örgütün kendini feshettiği ve silahların bırakıldığının tespit ve teyidiyle soruşturma, kavuşturma, mahkumiyet hükümleri ertelenebilecek.
1 HAZİRAN 2005 ÖNCESİNİ KAPSAMIYOR
1 Haziran 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçlar yasa kapsamı dışında tutulacak.
TERÖR SUÇU İŞLENİRSE ERTELEME KARARI KALDIRILACAK
15 yıl veya daha hapis cezası alan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı 10 yıl süreyle ertelenecek.
Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde söz konusu karar kaldırılacak, soruşturma ve kovuşturma devam edecek. Hükümlü belirtilen süreyi suç işlemeden tamamlarsa ceza infaz edilmiş sayılacak.
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen “kasten öldürme suçu” da kapsam dışında tutulacak. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) raporları da belirleyici nitelikte olacak.
MADDELER
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.
(2) Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar.
Tanımlar
MADDE 2- (1) Bu Kanunda geçen;
a) Örgüt: PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını,
b) Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu ifade eder.
Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi
MADDE 3- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Birinci fıkra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.
(3) Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.
Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar
MADDE 4- (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.
(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.
Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi
MADDE 5- (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.
(2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.
Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi
MADDE 6- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;
a) Toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,
b) Toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle,
infaz hâkiminin kararıyla ertelenir. Bu fıkranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.
(2) Birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilir.
(3) Birinci fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.
(4) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.
Takip, koordinasyon ve uygulama
MADDE 7- (1) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.
(2) Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir.
(3) 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulur.
(4) Bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;
a) Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hâkimliğinden veya mahkemesinden,
b) Mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hâkimliğinden,
Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fıkranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekir.
(5) Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulur. İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.
(6) Kurulun sekreteryahizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.
Silah ve malzeme teslimi
MADDE 8- (1) Bu Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.
(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.
Süre
MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.
Görev ve sorumluluk
MADDE 10- (1) Bu Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.
(2) Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.
Yürürlük
MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.
MADDE 2- Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.
MADDE 3- Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.
Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.
MADDE 4- Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adlî işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.
Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.
Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.
MADDE 5- Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adlî işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla uygulanacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi halinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.
MADDE 6- Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.
MADDE 7- Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.
Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.
Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreteryahizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.
MADDE 8- Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.
MADDE 9- Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.
MADDE 10- Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.
MADDE 11- Yürürlük maddesidir.
MADDE 12- Yürütme maddesidir.