Hakimden dikkat çeken ifade... Akıllara Akın Gürlek'i getirdi!

Aziz İhsan Aktaş davasında, aralarında 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının da bulunduğu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, üçüncü gününde devam ediyor.

SİLİVRİ'deki Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonunda 27 Ocak’ta başlayan Aziz İhsan Aktaş davasında üçüncü gün, Heyet Başkanı’nın salon düzenine ilişkin beyanlarıyla başladı.

Salona, ilk iki duruşmada fotoğraf çekilmesi nedeniyle izleyici alınmaması kararından dönülmesinin ardından bir kez daha uyarı yaptı.

Duruşmanın saat 10:00’da başlaması gerektiği ancak dün yaşanan fotoğraf ve video hadisesi nedeniyle duruşmanın saat 11:00’de başladığını söyledi.

"BİZ İFADELERE, SAVUNMALARA KUYUMCU HASSASİYETİYLE BAKIYORUZ"

Cumhuriyet'ten Batuhan Serim'in haberine göre; Mahkeme Heyeti Başkanı'nın, salon düzeninin bozulması nedeniyle uyarılarını yaparken "Biz ifadelere, savunmalara kuyumcu hassasiyetiyle bakıyoruz" ifadesini kullanması dikkat çekti.

AKIN GÜRLEK DE AYNI İFADEYİ KULLANMIŞTI!

“Kuyumcu hassasiyeti” sözü İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından kullanılmıştı.

Gürlek, adli yıl açılısında basın mensuplarına İBB İddianamesine ilişkin "Kuyumcu hassasiyetiyle bakıyoruz" demişti.

MAHKEME BAŞKANINDAN 'GÖRÜNTÜ' UYARISI!

Duruşmanın dün tamamlanmasının ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da görüntülerin paylaşılmasına ilişkin soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. Duruşma başlarken, mahkeme başkanı görüntü çekilmemesi konusunda uyarılarda bulundu.

Mahkeme başkanı, "İzleyicilerin manevi destek için burada olduğunun farkındayız. Belki de yüzde 98’inin iyi niyetli olduğunun farkındayız. Dünkü kararımızdan vazgeçmemizin de sebebi bu. Amacımız sağlıklı yargılama yapmak" dedi.

Aziz İhsan Aktaş, duruşmanın 3'üncü gününde de salonda hazır bulundu. İlk celsenin 3’üncü oturumu Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beltaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı, İşletmecilik Başkanı Önder Gedik’in savunmasıyla başladı.

"AZİZ İHSAN AKTAŞ’I SATIŞ GÜNÜ TANIDIM"

"Herhangi bir maddi ve manevi menfaat temin etmem söz konusu değildir" diyen Gedik, "Dahil olduğum söylenen usulsüzlük iddialarını reddediyorum" ifadelerini kullandı.

Gedik, savunmasına şu sözlerle devam etti:

"Ben Aziz İhsan Aktaş’ı satış günü tanıdım. Satıştan elde edilen 70 milyon, maaş ödemesi için Beşiktaş Belediyesi’ne gönderilmiştir. Geri kalan 400 milyon TL, Beltaş’ın borçlarına mahsuben Belediye hesaplarına gönderilmiştir.

Savcılık tarafından yaptırılan kıymet takdirinde satışın normal değerinden daha fazla yapıldığı görülmüştür. Haksız menfaat elde edilmemiştir. Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı olduğum dönemde kamu yararına hareket ettim. Kamu zararına dolandırıcılık iddialarını reddediyorum."

Hakkında hiçbir somut isnat olmamasına rağmen yaklaşık 1 yıldır tutuklu bulunduğunun altını çizen Gedik, tahliyesini talep etti.

Savunmanın ardından Hakim, "İlk ifadenizde ‘Rıza Akpolat’ın bilgisi yok’ dediniz ama sonra 1 Temmuz’da ‘Rıza Akpolat’ın haberi var’ dediniz hangisi doğru?" sorusunu sordu.

Gedik, “1 Temmuz’daki ifadem doğrudur” yanıtını verdi.

Hakim daha sonra, "Satılan taşınmazın hastane yapılamayacağına dair tapuda bir şerh var, satıştan önce bundan haberiniz var mıydı?" diye sordu. Gedik, haberi olmadığını söyledi.

Daha sonra söz alan Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı, "Sayıştay raporlarında Beltaş’ın borcunun ödenmesi gerektiğini söylüyor. O taşınmazın rapor doğrultusunda satıldığına dair bir bilginiz var mı?" sorusunu sordu.

Gedik, "Evet, Ozan İş bu rapordan bahsetti" sözleriyle yanıt verdi.

"ADİL YARGILANMA HAKKIMI TALEP EDİYORUM"

Daha sonra savunma yapan Avcılar Belediyesi ihale yetkilisi İbrahim Koçyiğit ise, şunları dile getirdi:

"Görev yaptığım süre boyunca kimseden ya da bir makamdan talimat almadım. Kimseye talimat da vermedim. Yaptığım işlerde tek şeye baktım; kanunlar, kurallar ne diyorsa onu yaptım. Mevzuat ne gerektiriyorsa onu yaptım. İhaleye fesat karıştırmakla suçlanıyorum. İddia edilen ihalelerde üzerime düşen ne varsa eksiksiz yaptım. Tüm süreç mevzuata uygun yürütüldü. İhalemiz ilerlerken kurallar değişti, ihale yetkilisinin onayı ile ihaleyi iptal ettik.

İddia edildiği gibi kimseden talimat almadım, baskı altında kalmadım. Kanunlar ne dediyse onu yaptım. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, iki ihalenin konusu da aynıdır. Her iki ihalenin de mevzuata uygun yürütüldüğü, mevzuata aykırı olmadığı görülmektedir.

İhalelerin yaklaşık maliyetini, yetkisi olmayan kimseyle paylaşmadım. İlgilisi olmayan kişilere ulaşmaması için kanun ne emrediyorsa onu uyguladım. Aleyhime hiçbir somut delil, belge bulunmamasına rağmen 6 aydır tutuklu bulunmaktayım. Mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.

İhale sanki birisine verilmiş gibi bir suçlama kabul edilemez. İhalelerin usulsüz olduğu iddiası, saydığım delillerle birlikte, dinlenmemelidir.

Belediye başkanı Utku Caner Çaykara ile söz konusu süreçle ilgili herhangi bir temasım olmamıştır. Kendisi beni görse tanımazdı, iki gün önce alt katta karşılaşana kadar. Yargılanmaktan kaçmıyorum, bu süreç sonunda aklanacağıma inançla adaletin tecelli etmesini bekliyorum. Ne gerekçeyle tutuklandığımın cevabını kendime hala veremedim. Adil yargılanmadım, adil yargılanma hakkımı talep ediyorum.

"SAĞLIK DURUMUM CİDDİ RİSK ALTINDA"

Ben eski bir asker olarak ömrümü vatana atamış biriyim. Kanun dışı tek bir hareketim olmadı, olamaz. Bir evim, bir eski arabam var. Evimi Kahramanmaraş depreminde satıp oradaki ailem için kullandım. Ben tutuklanınca ailem borçlarımı kapattı. Ailem kesintili ödenen maaşımla geçinmeye çalışıyor. Maaşım dışında bir gelir kazanmadım. Maddi durumum, iddia edilen hususlarla örtüşmemektedir.

Ben eski bir askerim, vatan toprağına kanını dökmüş biri olarak bugün bu iddialarla yargılanmak benim için en büyük cezadır.

Aort damarında genişleme ve yüksek tansiyon hastasıyım, tutuklu bulunduğun 6 ayda kontrollerime gidemedim. Koğuş 35 kişilik ama 70 kişi kalıyoruz. Sağlık durumum ciddi risk altında. Kanundan da yargılanmaktan da kaçmıyorum. Aksine aklanmak istiyorum."

ANNESİ GÖZYAŞLARIYLA İZLEDİ

Savunma yapan üçüncü isim olan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara oldu. Utku Caner Çaykara’nın annesi, gözyaşları içinde oğlunun savunmasını takip etti.

Gözaltı sürecini hatırlatan ve tepki gösteren Çaykara, "Adeta bir prodüksiyon uygulanarak görüntülerimiz alındı. Sonradan gördük ki, en azılı suçlulara bile yapılmayan uygulamalar yapılmış. Toplum gözünde peşinen suçlu ilan edilmeye çalışılmışız. Allah hiç kimseye bu durumu yaşatmasın" dedi.

"İPTAL EDİP GERİ ÇEKTİRDİĞİMİZ BİR OLAYDAN DOLAYI SUÇLANIYORUZ"

Çaykara savunmasına, şu sözlerle devam etti:

"Aziz İhsan Aktaş tarafından verilen etkin pişmanlık ifadesinde neden ihalelere dair tek bir soru bile sorulmadı? Neden ben hukuksuzca tutuklandım? Hiçbir ifade, yeni delil, somut gelişme olmamasına rağmen ne oldu da bir anda rüşvet ilişkisi kuruldu?

Olayların kronolojik sıralaması şunu açıkça göstermektedir: Delilden kişiye gidilme metodu yerine kişiden delile ulaşılmaya çalışılmıştır.

Önceki dönemlerde ne uygulanıyorsa ihalelerde aynısı yapılmıştır. Nitekim ihale iptal olmuştur. Usulsüzlük ve kamu zararı yoktur. Kamuda tasarruf tedbirleri çıkmış ve hepimiz yeni bir döneme uyanmıştık. Kamuyu zarara uğratmamak adına arkadaşlar ihaleyi iptal etmiştir.

Cumhurbaşkanlığı genelgesinden dolayı iptal edip geri çektirdiğimiz bir olaydan dolayı ihaleye fesat karıştırmakla suçlanıyoruz.

Her iki ihalenin ihale komisyon üyelerinin de farklı kişilerden oluştuğunu görüyoruz. İptal edilip yeniden açılan bir ihale olduğu için aslında bunlar tek bir ihale. Ne kadar şeffaf olunduğunu görüyorsunuz. Tamamı mevzuata uygun hareket etmişlerdir. Ben de ne bu firmaları tanırım ne de bir irtibatım var."

Savunmasına devam eden Çaykara, notlarını karıştırdı. Bir süre takılan Çaykara, eşine yazdığı mektubu mahkeme heyetine verdiği raporun arasında unuttuğunu belirterek, “Dün eşime yazdığım mektup Sayın Başkan (gülerek)” dedi. Salonda gülüşmelere neden oldu.

"BEN SİZE AVCILAR BELEDİYESİ’NİN NEYDEN ZARAR GÖRDÜĞÜNÜ ANLATAYIM…"

Utku Caner Çaykara savunmasına şöyle devam etti:

"58. eylem hakkında Alican Abacı (Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı) şüpheliyken ifade veriyor, özne Aziz İhsan Aktaş… Avcılar Belediyesi için dosya yapılıyor ama Alican Abacı asla ifade vermiyor. Delil bile toplanmamış."

Başkan Çaykara, 44 ve kendisinin de yargılandığı 48 No’lu eylemdeki çelişkiyi de anlattı:

"İddianamede, ‘31 Mart 2019 tarihinden sonra kamu görevlisi sıfatını kazanan Rıza Akpolat’ın bu tarihten önceki sıfat yokluğundan rüşvet suçu oluşmayacaktır’ yazıyor. Ben de bunu ifade etmeye çalışıyorum. ‘Sıfat yokluğundan rüşvet suçu oluşmayacak’ derken, tek bir etkin pişmanlık ifadesiyle tutuklanıyorum, ileriye dönük rüşvet ilişkisi kuruluyor ve huzurunuzda yargılanıyorum."

Savunmasının son kısmında, İddianamede zarar gören kurumun Avcılar Belediyesi olarak yazıldığını hatırlatan Çaykara, "Ben size Avcılar Belediyesi’nin neyden zarar gördüğünü anlatayım... 8.5 aydır seçilmiş belediye başkanından mahrum kaldığı için zarar görmüştür. Deprem deyince akla Avcılar gelmektedir. Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yokken 8.5 aydır burada tutukluyuz" dedi.

DURUŞMAYA 1 SAAT ARA VERİLDİ

Çaykara’nın savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verdi.

DURUŞMA SALONUNA İZLEYİCİ ALINMAYACAĞINI AÇIKLAMIŞTI!

Mahkeme başkanı dün, duruşma salonundan çok sayıda görüntünün basında yer alması sebebiyle bugünkü duruşmada salona seyirci alınmayacağını açıklamıştı.

Avukatlar ve seyirciler duruma yoğun tepki gösterirken; CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP milletvekili Ali Gökçek, mahkeme heyetinin yanına giderek seyirci kararına karşı, duruşma salonundan görüntü çıkmaması konusunda bütün önlemleri alacaklarını söylemişti.

Mahkeme Başkanı, bugünkü duruşmada herhangi bir fotoğraf veya videonun basında yer alması durumunda seyirci alınmaması kararını uygulayacaklarını kesin olarak belirtti.

Mahkeme Başkanı ayrıca, kayıtların bir daha çıkması halinde aynı gün suç duyurusunda bulunacaklarını da belirtti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri