Havuzcu'nun borcu halkın sırtına yıkıldı

Başbakan’ın 'Çılgın Proje' diye tanıttığı 3. Havalimanı, 3. Köprü ve Körfez Geçişi gibi yatırımları gerçekleştiren işadamlarının borçlarına Hazine garantisi getirildi

Hükümet, Yap İşlet Devret (YİD) yöntemiyle ihale edilen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Çılgın Projeler” olarak adlanırdığı dev altyapı yatırımlarını üstlenen işadamlarının aldığı yurtiçi ve yurtdışı borçlara Hazine garantisi verdi. Böylece hem özelleştirme kapsamındaki projelerin tüm riski devletleştirildi hem de gerçekleştirilen ihalelerin şartları deyim yerindeyse “yol ortasında” değiştirildi. Devletin Hazinesi’nin sırtına 60 milyar doları aşan yeni bir kambur bindirmenin yolu açıldı. Söz konusu işadamları projeleri yaparken batarlarsa, borçlarını tamamen Hazine ödeyecek. Sınırsız Hazine garantisi verilen projelerin büyük bölümünü ise Üçüncü Havalimanı, Üçüncü Boğaz Köprüsü, Körfez Geçiş projesi gibi, Sabah-atv için oluşturulan 630 milyon dolarlık yardım havuzuna para veren işadamlarının kazandığı ihaleler oluşturdu.

Türkiye tarihinde ilk kez, devletin ilk kez özel sektörün borcunu devralması anlamına gelen operasyon, 19 Nisan Cumartesi günü, Resmî Gazete’de sessiz sedasız yayımlanarak yürürlüğe konan yönetmelik değişikliğiyle gerçekleştirildi. “Hazine Müsteşarlığı tarafından gerçekleştirilecek borç üstlenimi hakkında yönetmelik” başlığıyla yayımlanan düzenlemeyle, tutarı 1 milyar liranın (sağlık-eğitim projeleri için 500 milyon TL) üzerindeki YİD projelerine Hazine garantisi getirildi. Bu yolla, söz konusu projeleri gerçekleştirilecek işadamlarının inşaat ve diğer giderleri için piyasadan yapacakları borçlanmaların kefilinin Hazine olduğu belirtildi. Düzenlenmenin en çarpıcı bölümlerinden birini ise söz konusu garantilerin, bundan sonra yapılacak projeler için yıllık toplam 3 milyar dolar limitli, bundan önceki ihaleler için ise limitsiz olarak geriye dönük uygulanması şartı oldu. Bu yöntemle devlet, daha önce gerçekleştirilmiş ve kredisi bulunmuş projelerin bile borçlarını üstlenme taahhüdü altına girdi.

BORÇLANMA HALKTAN GİZLENECEK
Öte yandan, getirilen düzenlemeyle üstlenilen borçların kamuoyundan saklanmasının da zemini hazırlandı. İmzalanan borç üstlenim anlaşmaları Resmî Gazete’de yayımlanmayacak. Ayrıca yurtdışından temin edilen krediler de “devletin dış borç kaydı” adı altında ödenecek. Böylece vatandaşın parasının, kimin borcunun kapatılması için kullanıldığı halktan gizlenecek.

Bir değişiklik de, işadamının projeleri gerçekleştirirken batması durumunda Hazine garantisinin nasıl işleyeceği yönünde oldu. Buna göre, işadamı projeyi yaparken kendi kusuruyla bile batsa, aldığı borçların yüzde 85’ini yine Hazine ödeyecek. Kamu, işadamının hatası olmadığına kanaat getirirse ödeme tutarı alınan borcun yüzde 100’ünü kapsayacak.

“İHALELER GÖZDEN GEÇİRİLMELİ" 
Düzenlemenin geçmişi kapsayacak şekilde yapılması, ihalelerin geçerliliğini de sorgulatır hâle geldi. Yeni düzenlemeyle, ihaleler sonuçlandıktan sonra borçlanma koşulları değişmiş oldu. Özelleştirme İdaresi eski Başkanvekili Dr. Süleyman Yaşar, ihale yapıldıktan sonra koşulların değişmesinin ihalelerin sağlığını sorgulanır hâle getirdiğini söyledi. Yaşar, “Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan bu projelerin süreleri ve fiyatlandırılmalarının baştan yapılması gerekir. Yoksa birilerine haksız kazanç sağlamış olursunuz. Çünkü, hazine garantisi vererek borç bulmak farklı bir şey. İhaleleri kaybeden diğer şirketler hazine garantisiz fiyat verdiler. Kazanamayanlar itiraz edebilirler. Bütün başlangıç koşulları değiştiği için ayrıca proje işletme süreleri de değiştirilmeli. 25 yıl verildiyse örneğin 20 yıla indirilmeli. Finansman maliyetleri çünkü” değerlendirmesini yaptı. Süleyman Yaşar, yeni düzenlemenin Türkiye’nin kredibilitesini etkileyeceğini ve Hazine’nin borç geri ödeme kapasitesini düşüreceğini vurgulayarak mali disiplinin bozulacağını kaydetti.

EN ÇOK HAVUZCULARA YARADI 
Yeni düzenleme en çok Sabah-ATV havuzuna 630 milyon dolar para aktaran “havuzcu işadamlarına” yarayacak. Çünkü, devletin, borç garantisi altına aldığı projelerin en büyüğünü 22.1 milyar euro bedelle ihale edilen İstanbul’daki Üçüncü Havalimanı oluşturuyor. Başbakan Erdoğan’ın “Devletin kasasından bir kuruş çıkmayacak” sözleriyle mitinglerde sık sık dile getirdiği Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesini Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu kazanmıştı. Söz konusu konsorsiyum 11 milyar dolar inşaat bedeli için kredi ararken, yükselen faiz ve kur nedeniyle finansman sıkıntısına düşmüştü. Havalimanının ortakları arasında yer alan ve son 10 yılda devleten 100 milyar lirayı aşan tutarda ihale alan Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz, 17 Aralık’tan sonra çıkan tapelerde “Milletin A... koyacağız” sözleriyle kamuoyunun tepkisini çekmişti.
 
Yeni garantilerden yararlanacak şirketler içinde, yine Sabah-atv’nin parasal destekçileri arasında adı geçen ve birçok YİD projesi ihalesi kazanan işadamı İbrahim Çeçen’e ait IC Holding var. İbrahim Çeçen aynı zamanda YİD’le gerçekleştirilen 2.5 milyar dolarlık Üçüncü Köprü projesini de yapıyor.
 
Hazine garantisi getirilen YİD projeleri arasında ayrıca 6 milyar dolara yapılacak İzmit Körfez Geçişi ve Bursa-Balıkesir-İzmir Otoyolu Projesi bulunuyor. Nurol İnşaat-Özaltın İnşaat-Makyol İnşaat-Astaldi İnşaat-Yüksel İnşaat-Göçay İnşaat Ortak Girişimi tarafından üstlenilen projenin borçları da artık devlet garantisi altında sayılacak.

Ayrıca maliyeti 20 milyar lirayı bulması beklenen 15 şehir hastanesi ile 8 ilde yapılacak kampüs ihalelerini kazananların da yüzü yeni düzenlemeyle gülecek. AKP hükümetinin seçim meydanlarında sık sık dile getirdiği şehir hastaneleri için kredi bulunamıyordu. Bunlar dışında Yüksek Hızlı Tren projeleri ile Başbakan’ın haftasonu temelini attığı Boğaz’a tüp geçiş de aynı kapsamda yer alacak. (TARAF)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri