İBB Davası'nda 20'nci gününde İmamoğlu sordu: Tehdit cümlesinin sahibi kimdir?

İBB Davasında bugün duruşmaların 6. haftasına girildi. Geçen haftalarda 18 ismin tahliye edilmesinin ardından celseler, tutuklu isimlerin savunmalarıyla sürdü. Bugünkü celsede İmamoğlu'nun Danışmanı Necati Özkan'ın yarım kalan savunmasına devam edilmesi bekleniyor.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 92'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB Davası, 6. haftada da görülmeye devam ediyor.

Beyoğlu dosyasının ana davayla birleştirilmesiyle birlikte yargılananların sayısının 435'e yükseldiği İBB davası, 20'nci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de devam edecek.

19'uncu duruşmada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Danışmanı Necati Özkan'ın savunmasına başlanmıştı.

YARIM KALAN SAVUNMALAR DEVAM EDECEK

Ancak savunma yarıda kalmış ve mahkeme başkanı duruşmayı bugün, yani 13 Nisan Pazartesi gününe ertelemişti.

Bugünkü duruşmada Necati Özkan'ın yarım kalan savunmasına devam edilmesi ve diğer sanıkların beyanlarının alınması bekleniyor. Özkan, Eylem 4 ve Eylem 13 kapsamında hakkındaki iddialara yanıt verecek.

Özkan ve avukatının ardından tutuklu sanıklardan Esma Bayrak’ın ve sürenin yetmesi halinde KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un savunma yapması bekleniyor.

İşte İBB Davası'nda anbean yaşananlar...

19:40 | DURUŞMA SONA ERDİ

Necati Özkan’ın üç avukatının savunmasının ardından duruşma bugünlük de sona erdi. Yarın Esma Bayrak’ın savunmasıyla devam edecek.

Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan ayrılırken izleyicilere, "Hepinize çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız" diye seslendi.

18.40 | DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI

Duruşmaya verilen aradan sonra her zaman olduğu gibi mahkemeye önce kadın tutuklular getirildi.

Bu sırada bir izleyici, "Günün sonu aydınlık, rahat olun. Moralinizi yüksek tutun, Türkiye sizinle gurur duyuyor, Ekrem Başkanın ekibiyle gurur duyuyor" diye seslendi.

Salondan yoğun alkış desteği geldi.

Bir izleyici, "Siz dışarı çıkınca biz adliyelere küseceğiz, sizin için buradayız" diyerek desteğini iletti.

Bu sırada Ekrem İmamoğlu son tutuklu isim olarak salona geldi, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganı atıldı.

İmamoğlu, "Sizi çok seviyoruz başkanım" diye seslenen izleyicilere eliyle kalp işareti yaparak karşılık verdi.

Heyetin de salona gelmesiyle birlikte duruşma yeniden başladı. Necati Özkan’ın avukatı Erkam Erdem, savunmasına devam ediyor.

17:20 | DURUŞMAYA İKİNCİ ARA

Özkan'ın avukatı Akalın'ın savunmasının ardından, mahkeme heyeti duruşmaya bir kez daha ara verdi.

15:10 | AVUKAT AKALIN: BU TÜR SALONLARIN YAPILMASI AYNI ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ...

Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, savunmasına tarihten bir alıntı yaparak başladı.

Silivri’ye inşa edilen yeni duruşma salonunu işaret ederek, “Mithat Paşa da Yıldız Sarayı'nın yanına çadır mahkemesi kurmuştur” diyen Akalın, “Benim içim acıyor şuradaki duruşma salonu, Sayın Başkan. Bu bir kamu zararıdır. Gördük, aslında biz burada yürütebiliyoruz. Bir kamu zararıdır ve bu tür salonların yapılması aynı zihniyetin ürünüdür” ifadelerini kullandı.

Mithat Paşa alıntısıyla iddianameye yönelik eleştiriler getiren Akalın, şu ifadeleri kullandı:

“Kendisine ‘İddianameye karşı savunmanız ne?’ diye sorulduğunda Mithat Paşa şöyle söyler: ‘İki mahalli doğru buluyorum: bir, başındaki besmele; iki, sondaki tarih. Geri kalan yanlış, tutarsız ve hatalıdır.’ Ben huzurdaki iddianameyi başka türlü okumuyorum. Sayın Başkanım, bizim UYAP'tan elde ettiğimiz iddianamede ıslak imza yok. Ya imza kaşesiyle ya da photoshop ile çoğaltılmış bir iddianame. Neden söylüyorum, Mithat Paşa'ya bahşedilen baştaki besmeleyle sondaki tarih bizde görülmemiş. Bizde bir gerçek resmi belge yok ve tamamı Mithat Paşa'nın söylediği gibi tutarsız, yanlış.”

Eylem 4 kapsamında imza iddialarına ilişkin de savunma yapan Akalın, iddianamedeki “sahte imza” değerlendirmesinin eksik ve çelişkili olduğunu öne sürdü.

Akalın, Adem Kameroğlu’nun söz konusu imzanın kendisine ait olmadığını söylediğini, ancak imzanın Kameroğlu’na değil, şirket adına resmi belgelerde de imza attığı belirtilen Veysel Erçevik’e ait olduğunu savundu.

Akalın, fezlekede yer alan önemli bir tespitin iddianameye yansıtılmadığını ileri sürdü. Akalın, fezlekede Erçevik’in aynı şirket adına resmi belgelerde de imza attığının yer aldığını, buna karşın bu bilginin iddianamede hiç bulunmadığını belirterek dosyada çelişki olduğunu ifade etti.

Dosyadaki etkin pişmanlık ifadelerinin reddine karar verilmesini talep eden Akalın:

“Adem Kameroğlu bunu neden yaptı? Adem’in çok şeyi var; zengin adam, malı mülkü ve ailesi var. Adem Kameroğlu ifade verdikten sonra onu ev hapsine ayırdınız arkadaşlar. Birbiriyle hiçbir şekilde örtüşmeyen farklı ifadelerden sonra ev hapsi ödülünü aldı. Huzurdaki etkin pişmanlık beyanlarına ister ‘iftira’ deyin, ister ‘ikrar’ deyin; tüm bu ifadeler yasak sorgu yöntemleriyle alınmıştır ve hukuk dairesinde değildir. Yaşadığımız bu sıkıntılar, tarihe bir kara leke olarak geçecektir; bundan hiç kuşku yok. Bu nedenle talebim nettir: Anayasa'nın 38/6 maddesi ve CMK'nın 206/A maddesi uyarınca, delillerin tartışılmasından önce bu ifadelerin reddine karar verilmesini talep ediyorum.”

Eylem 13’teki iddialara ilişkin de savunma yapan Akalın, “Sayın Başkan, 19 Mart'ta geldiğimizde ne oldu? İşte emniyette ifadelerde... 'Meşe' olarak 13. Eylem soruldu. Tüm şüphelilere neredeyse soruldu. ‘Meşe bunu bunu bunu demiştir’ diye 13. Eylemi anlatan, 13. Eyleme bağlanan bazı ifadeler soruldu. Meşe’nin iddianamede yazılmadığını gördük. Geçmiyor. Ve Meşe’nin 13. Eylem bakımından verdiği ifadelerin ‘İlke’ olarak iddianamede karşımızda olduğunu gördük. 18 Kasım 2024'te İlke ifade veriyor, 20 Kasım 2024'te 'Ben gizli tanıktan geri çekiliyorum’ diyor. Meşe de 17 Mart 2025'te ifade veriyor, bize 19 Mart sürecinde Meşe olarak soruluyor bu 13. Eylem. Görüyor musunuz? Bu da evrakta sahtecilik” dedi.

"İSİMDEN DOLAYI NECATİ ÖZKAN SORUMLUYSA, RED KİT’İN YAZARI VE ÇİZERİNİ DE ALIRLARDI O ZAMAN"

HTS kayıtlarındaki çelişkilere de değinen Akalın:

"HTS dediğiniz şey gördüğümüz o gri baz istasyonudur. Bu baz istasyonunun bir ID numarası var, bir adresi var; başka bir şey yok. Ben şu anda dışarıdaki baz istasyonundan sinyal alıyorum, telefonum oradan sinyal veriyor. Benim şu anda baz istasyonuna kaç metre mesafede olduğumu dünyada hiçbir şekilde hiç kimse test edemez. Bunu adli bilişimcilerin hocaları, herkesle konuştum. Ya diyorlar ki, ‘Bunun tespiti mümkün olsa Amerika uydu işini bırakır BTK ile anlaşır, sadece bu şekilde operasyon yapar. Siz ne saçmalıyorsunuz?’, gülüyorlar buna. 'Sıfır metre baz’ diye bir şey yok. Açın ya, hepimiz Google'lasak öğreniyoruz zaten bunu. Bu da hikaye.

Sayın Başkan, 13. eylem konusuna bir şeye girmemiz gerekiyor. Şu kamuoyunda şu anda gündemde: Sosyal medyaya kimlikle abonelik yapma. Bayağı yani kimliğimizi vereceğiz. Allah’ın, Elon Musk’ına 15-20 milyon kişinin kimlik numaraları gidecek. Yani bundan ‘siz İstanbul Senin’le ulaştınız’ denmesini de aklım almıyor. Üst uygulama dedikleri bu, üst uygulama dedikleri mantık bu. İstanbul Senin’i indiriyorsun, İBB Wifi uygulamasına bir daha üye olmuyorsun, İstanbul Kart’a bir daha üye olmuyorsun, İstanbul’un başka bir uygulamasına daha üye olmuyorsun. Bu kadar.

Buradan da tek bir iddia var Sayın Başkanım. Tek bir iddia, isim. Burada tartıştık, Melih Geçek’e de sorduk. ‘İstanbul Senin’ ismi tesadüf oldu, ‘İstanbul Benim' de olabilirdi, ‘İstanbul Biz’ olabilirdi’ dendi. Ya ben inanamıyorum. Alt katta Daltonlar Çetesi’nin yargılaması var. Daltonlar çetesi değil mi? İsmi Daltonlar Çetesi, iddianameyi de böyle yazıyorlar. Bu mantıkla yani isimden dolayı Necati Özkan sorumluysa, Red Kit’in yazarı ve çizerini alırlardı o zaman. Daltonlar Çetesi yargılaması yapıyor, örgüt üyesi diye. Bu mantığa çıkıyor."

15:00 | ARA SONA ERDİ: ÖZKAN'IN AVUKATI AKALIN SAVUNMA YAPTI

Tutuklu sanıklar, duruşmaya verilen aradan sonra tekrar mahkeme salonuna getirildi. Aile yakınları ve partililer, alkışlayarak, isim sim selam göndererek karşıladı; tutuklu isimler de el sallayarak, tebessüm ederek karşılık verdi.

Salonda, "Moralinizi yüksek tutun. Türkiye sizinle gurur duyuyor" sesleri yükseldi. Bir partili, "Her şey çok güzel olacak. Vallahi iktidar olacağız" diye seslendi.

Tutuklu isimler, duruşma başlayana kadar ailelerine el sallarken bir yandan hem avukatlarıyla hem de kendi aralarında sohbet etti.

Salona son olarak Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan geldi, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı atıldı. Bir izleyici, "Yaşasın adalet, yaşasın demokrasi, yaşasın cumhuriyet" diyerek ses yükseltti.

Mahkeme Heyetinin de gelmesiyle birlikte duruşma tekrar başladı. Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın savunma yaptı.

13:15 | İMAMOĞLU'NDAN 'MACARİSTAN' MESAJI: ETRAFIMIZDA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR, TÜRKİYE’DE DE OLACAK!

Duruşmaya verilen arada İmamoğlu salondan ayrılırken izleyicilere seslendi.

İmamoğlu, Macaristan seçimlerini hatırlatarak şöyle konuştu:

"Mücadele sloganımız ‘Yaşasın demokrasi, yaşasın adalet yaşasın cumhuriyet’ olsun. Etrafımızda güzel şeyler oluyor. Türkiye’de de olacak."

13:10 | DURUŞMAYA İLK ARA

Mahkeme Başkanı, Necati Özkan’ın sorgulamasının ardından duruşmaya ara verdi.

Hakim, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyasının birleştirilmesi üzerine İBB davasına katılımına ilişkin, “Sorgu sıralamasında bir değişiklik olmayacak. Duruşmalara katılımı için yazıyı yazacağız” açıklamasında bulundu.

12:45 | "İNŞALLAH CUMHURBAŞKANLIĞINI DA TAMAMLAYACAĞIZ"

Daha sonra İmamoğlu, kampanya danışmanı Necati Özkan’ın savunması tamamlanınca söz alarak kendisine sorular yöneltti.

İlk olarak "İmamoğlu inşaattan hiç daire aldınız mı?” diye sordu. "Almadım başkanım" diyen Özkan’a İmamoğlu, "İyi ki almamışsınız" diye yanıt verdi. İzleyiciler kahkahalarla bu cevabı alkışladı.

İmamoğlu: "İBB’de resmi ya da gayri resmi göreviniz, ya da yönettiğiniz/sizi yöneten biri oldu mu? Böyle bir yetkiniz oldu mu?"

Özkan: "Benim bir makamım yok. Arada çağırılınca toplantıya giderim. Kendi görüşümü söylerim ve biter. Her gün gidilen bir iş değil."

İmamoğlu: Sizden talimat alan veya veren oldu mu?

Özkan: "Ne alan ne veren oldu. Ekrem Bey’in kampanyasının bittiği gün benim de oradaki işim biter."

İmamoğlu, "İBB’de bir ihale sürecinde ya da bütçe kararında aktif bir şekilde yer aldınız mı?" diye sorarken Özkan, bunları da "hayır" diye cevapladı.

Daha sonra Hüseyin Gün ile ilgili Özkan’a soru soran İmamoğlu "Ben mi hafıza kaybına sahibim? Biz böyle bir şey yaşadık mı? Denizde kum tanesi kadar diyaloğumun olmadığı bir insan benim yönetim, sizin de üstünüz olarak geçiyor. Sizinle mülakat yaptı mı? Sizi kadrosuna alırken bir iş görüşmesi ya da örgüt konuşması yaptı mı? TSK deneyiminiz var, biraz bunları duymak istiyorum sizden. Siz buna fiyasko dediniz ama ben kelime yakıştıramıyorum" dedi.

Özkan, şöyle yanıt verdi:

"Hüseyin Gün ile ilgili iddialar mesnetsiz. Paraşütle kondurulmuş. Ne benimle ne İmamoğlu ile hiçbir ilişkisi yok. 2019 Ağustos sonunda tüm ilişkimiz bitmiş, bir daha karşılaşmamışız. Adam bana ‘Sizinle çok tanışıyor olmasak da’ diye mesaj atmış ya. Okuma yazması olan bunu böyle değerlendirebilir mi?"

İmamoğlu, daha sonra "Son sorum: Biz sizle dostluk ve danışmanlık ilişkisi yaşıyoruz 13 yıldır. Bundan bahtiyarım. Biz sizinle kaç seçim kazandık?" sorusunu sordu.

Özkan "Vatandaşların oy verdiği tüm seçimleri kazandık. Yalnızca Kadir Topbaş’ın vefatından sonra İBB Meclisi’nde yapılan, başkanvekilliği seçimini meclis üstünlüğünün karşı tarafta olmasıyla kaybettik. Bunun dışında hatırlamıyorum" dedi.

12.38 | NECATİ ÖZKAN: 'DAHA SONRA YALAN VE İFTİRA MAKİNESİNE DÖNÜŞTÜ...'

Eylem 4 ve Eylem 13 ile suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Özkan, savunmasında, itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu’ndan 4 adet daire istediğine yönelik iddiaların yer aldığı eylem 4 ile ilgili konuştu.

Özkan, Kameroğlu için şu ifadeleri kullandı:

"Benim aleyhime verdiği tek bir ifade yoktu ama sonra iş değişti. Birileri bu arkadaşın kulağını çekti ve bu arkadaş tehditleri ve riskleri anladı herhalde. Daha sonra yalan ve iftira makinesine dönüştü."

Necati Özkan, isnat edilen eylem kapsamında kendisine kollukta, savcılıkta ya da hakimlikte hiçbir soru yöneltilmediğini, ancak dilekçeleri sonrası 7.5 ay sonra ifadesinin alındığını söyledi.

Özkan, dilekçelerinin ardından ortağı ve aile dostu Ayşe Hitchins’in gözaltına alındığını belirterek, Eylem 4 kapsamında söz konusu dört gayrimenkulden yalnızca kendi ortağının işlem gördüğünü söyledi. Hitchins’in 25 yıllık ortağı olduğunu ve şirkette yüzde 15 hissesi bulunduğunu ifade etti.

Özkan, 2017 yılında Adem Kameroğlu ile Beylikdüzü’ndeki bir proje için hem reklam anlaşması hem de yatırım ilişkisi kurulduğunu anlattı. Dört gayrimenkul için anlaşma yaptıklarını, ödemeyi nakit olarak gerçekleştirdiğini ve sözleşmeleri 20 Nisan 2017’de imzaladıklarını belirtti.

İş anlaşmasının bozulduğunu, kampanya işinin başka bir ajansa verildiğini söyleyen Özkan, yaptığı ödemenin banka kaydına dönüştürülmesi için girişimde bulunduğunu ve makbuzları bu şekilde alabildiğini ifade etti.

Özkan, Adem Kameroğlu’nun sonradan dosyaya dahil edildiğini, ilk ifadesinde kendisi hakkında herhangi bir suçlama bulunmadığını ancak daha sonra etkin pişmanlık kapsamında çelişkili beyanlar verdiğini söyledi.

"ÖNCE 'İADE EDİLDİ' DEDİ, SONRA BEYAN DEĞİŞTİ"

Kameroğlu’nun, "Necati Özkan’ı tanımıyordum" şeklindeki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu belirten Özkan, taraflar arasında yıllara dayanan iş ilişkisi bulunduğunu ifade etti.

Yine Kameroğlu’nun ödeme iadesine ilişkin farklı ifadeler verdiğini, önce "iade edildi" dediğini, sonra bu beyanını değiştirdiğini aktardı.

Savcılığın dosyaya sunulan belgelerin sahte olduğu iddiasına da yanıt veren Özkan, sözleşmelerin 2017 tarihli olduğunu ve imzaların şirketin genel müdürüne ait bulunduğunu söyledi. İddia makamının bu konuda kendisine hiçbir soru yöneltmediğini belirtti.

11:15 | NECATİ ÖZKAN HAKİM KARŞISINDA: 'BEN NİSAN'DA DA MAYIS'TA DA TUTUKLUYUM, BUNA DAHİL OLMAM FİZİKSEL OLARAK İMKANSIZ"

Daha sonra, hakkındaki ikinci suç isnadı olan ve davada geçen haftayı tamamen kaplayan veri sızıntısı iddialarının olduğu eylem 13’e ilişkin savunma yapan Necati Özkan, eylemde adının yalnızca iddianamenin başında ve sonunda geçtiğini, içerikte ise kendisine dair herhangi ifade bulunmadığını belirterek, "Eylem 13’ün içeriğinde hiçbir yerde ben yokum ama bu eylemden dolayı cezalandırılmam talep ediliyor. Bu eylem bana soruşturma aşamasında da sorulmadı" dedi.

Özkan, suçlamaların merkezinde yer alan "İstanbul Senin" uygulamasıyla herhangi bir teknik ya da idari bağının bulunmadığını belirtti.

"Bu aplikasyonun ne yazılımını bilirim, ne çalışma metotlarını, ne de güvenlik yapısını anlarım" diyen Özkan, bu konuda kendi rolünün yalnızca 2019 seçim kampanyasında hazırladığı "İstanbul Senindir" adlı reklam filmi olduğunu belirtti.

Eylem kapsamındaki veri sızıntısı iddialarına da değinen Özkan, söz konusu tarihlerde tutuklu olduğunu hatırlatarak, "Sızıntının Nisan 2025'te yapıldığı, sözde satışın ise 26 Mayıs 2025'te başladığı söyleniyor. Ben Nisan’da da Mayıs’ta da tutukluyum. Buna dahil olmam fiziksel olarak da imkansızdır" dedi.

Eylem kapsamındaki teknik incelemelerde ve USOM raporunda adının geçmediğini belirten Özkan, dosyada delil olarak yer alabilecek tek konunun, programla ilgili bir e-postada isminin geçmesi olduğunu ancak bunun da kendini akladığını belirterek şöyle konuştu: "Eğer doğruysa diyor ki: ‘Necati Bey bu hafta için story tarafını bitirmiş olacak.’ Story tarafı; yani öykü tarafı, hikâye tarafı. Neyin? İstanbul Senin uygulamasının. Ben o hikâyeyi en başta yazdım zaten."

11:00 | İMAMOĞLU'NDAN DURUŞMA SAVCISININ O İFADELERİNE YANIT

İmamoğlu, geçen hafta duruşmada yaşanan gerginliğin ardından duruşma savcısının sözlerine de değindi, "'Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz' bir tehdit cümlesi. Bu tehdit cümlesinin sahibi kimdir?" dedi.

"Hangi örgüt adına, hangi kurum adına tehdit edildim? Tehdit hangi kapsamda? Can güvenliği mi, mal güvenliği mi, aile güvenliği mi? Bu aleni tehdit karşısında bir işlem yapacak mısınız?" diye sordu.

Mahkeme başkanı, "Bizim alacağımız bir tedbir yok" dedi.

Bunun üzerine İmamoğlu, "Tedbiri ben alacağım, gerekeni yapacağımdan kuşkunuz olmasın. Arkamızda millet var" ifadelerini kullandı.

10:55 | DURUŞMA BAŞLADI: İLK SÖZÜ İMAMOĞLU ALDI

Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler salondaki yerini aldı. Mahkeme heyeti geldi ve duruşma başladı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı, Beyoğlu Belediyesi'ne yönelik hazırlanıp İBB dosyasıyla birleştirilen iddianameyi sordu.

"Ne zaman katılacağı konusunda bilgi sahibi olmadığı söylendi. Bir eylem eklenmedi. Yeni bir eylem mi oluşacak mevcut eyleme mi eklenecek?" diyen İmamoğlu, 11 aydır iddianamesi bile yazılmadan hapiste tutulan isimlere de değindi, "Türk yargısı bu insanları unutabilir mi zindanda? Benim şoförüm, haklarında beyan yok hala tutuklu. Akıl almaz bir iş" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri