İBB davasında 24. duruşma: İnan Güney bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak

Eski Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Beyoğlu Belediyesi'ne yönelik operasyonda sanıklar hakkında 8 yıldan 35 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, dava İBB davasıyla birleştirilmişti.

TUTUKLU Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, bugün itibarıyla Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu isimlerle birlikte hakim karşısına çıkacak. Güney ile birlikte İnan Güney’in eniştesi İsmail Akkaya ve Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan da dosyaların birleştirilmesi nedeniyle İBB Davasında tutuklu yargılanan isimler arasında yer alacak.

Mahkeme Başkanı, savunma sırasının değişmeyeceğini, Güney ile beraber iki ismin en son savunma yapacak isimler olacağını açıklamıştı.

13:20 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

İBB Davası'nda Ali Rıza Akyüz'ün avukatı Fatih Rüştü Şahingöz'ün savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.

12:15 | İMAMOĞLU: BEN ŞİKAYETÇİNİN 2 OĞLUNUN NİKAHINI KIYDIM, İNSANLARI KİŞİLİKLERİNDEN UZAKLAŞTIRMIŞLAR

İmamoğlu, savunmasında kendisi için "Ciddi bir birikimi olduğunu gördüm. En hoşuma gideni, Bakırköy'de düzenlediğimiz toplantıda hepimiz toplantıya ara verip girip-çıkarken o toplantıdan bir dakika ayrılmadı, herkesi sonuna kadar dinledi" diyen Akyüz’e soru sormak için söz aldı.

İmamoğlu: Ali Rıza Bey sizi dikkatle dinliyorum, hassas bir şekilde yürüttüğünüz donanımlı sunumunuzu dinledim. Burada isnat edilen bütün hususların marifetli bir şekilde bana bağlanması söz konusu, o yüzden bunları sormak mecburiyetindeyim. Yoksa her konuşmadan sonra mikrofonu elime alıp serenat yapma arzusunda değilim.

Özellikle geçen hafta da burada bir hususta, sanki bir karşılıklı atışmamız gibi oldu ama bu bir şey değil, yani ters düşünce üzerinden değil, gerçekten oradaki bir eylemin dahi bana bağlanan biçimi üzerinden bir feryadım olduğunun altını tekrar çizerek ifade etmeyi önemsiyorum. Zira, bugün burada yapılan tartışma ve ciddi sorularınızın çok önemli olduğunu da ifade edeyim. Hakkını verelim. Bunların her birisi bir şehrin nizamı açısından kıymetli sorulardır. Siz hem CHP’lisiniz İBB Meclisi üyesisiniz. Siz de sonuçta örgüt üyesi misiniz bu arada bilmiyorum. Özel vasıflı mısınız?

Akyüz: Yok, değilim.

Ekrem İmamoğlu: Değilsiniz. Peki. Orada bir tenzili rütbeniz var. Şimdi Ali Rıza Bey, benim size meşru-gayrimeşru, ahlaki-gayri ahlaki veya herhangi bir konuda, dolaylı ya da direkt bir talimatım, bir baskım olmuş mudur? Böyle bir şeyi yaşadık mı karşılıklı olarak?

Akyüz: Hayır. Yaşamadık. Böyle bir yaklaşım olmadı, böyle bir işleme de tabii olmadık. Diyaloğa tabi olmadık.

Ekrem İmamoğlu: Aynı zamanda İBB Meclisi üyesi olarak, aynı şekilde size bir talimatım, bir baskım, direkt ya da dolaylı olarak, farklı kişiler üzerinden herhangi bir talimatım, baskım olmuş mudur Ali Rıza Bey?

Akyüz: Kesinlikle olmamıştır Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: Şimdi üçüncü sorum, siyasi tarafıyla ilgili. Bu daha çok önemsenebilir. Çünkü ikimiz de CHP’liyiz Tabii ki bununla gurur duyuyorum. Eminim ki siz de aynı şekildesiniz. Şunu da belirteyim. Benim siyaset ömrümün neredeyse iki katından, 7-8 sene daha fazla bir deneyiminiz var parti içerisinde. Siyasi hiyerarşi ya da siyasi düzen içerisinde, bulunduğum konum veya makamlar üzerinden herhangi bir talimatım, baskım olmuş mudur size? Böyle bir ilişkimiz olmuştur mudur?

Akyüz: Şimdi hem olmadı... Biliyorsunuz siyasette bazen insanlar yukarı doğru çıktıkça gerçek yüzleri ortaya çıkar. Allah’a şükür, ben Ekrem Bey'den en çok memnun olduğum husus, sonuçta kendisi İBB Başkanı oldu, ben meclis üyesiyim. Belediye Başkanı olduktan sonra beni ne zaman görse, ‘Nasılsınız? Ali Rıza Bey?’ der. Hiçbir zaman üslubundan hiçbir şekilde ödün vermemiştir bana karşı. Kendisinden de bu anlamda gösterdiği alçakgönüllülükten dolayı da kendisine buradan özel olarak teşekkür ediyorum.

Ekrem İmamoğlu: Şimdi bahsedeceğim konu tümüyle aslında işin omurgasını temsil ediyor Sayın Başkan. "Niye?" derseniz? Çünkü en başta ne diyor? "Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü'nde Belediye Başkanı oldu. Beylikdüzü'nü ele geçirdi. İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. İstanbul'u ele geçirdi. Cumhurbaşkanı adayı oldu. Cumhurbaşkanı olacak ve Türkiye'yi ele geçirecek!" Şimdi bu mental anlayış ve bu kurgunun üzerine oturtulan bu iftiraname, savcılığı ve iddia makamının içinde olan herkesi, karşısındaki muhatapları da zorlayan bir reflekse dönüşmüştür. Ali Rıza Bey’e iftirada bulunan -ki kendisini çok iyi tanırım- Seyfi Beyaz denen şahıs, zamanı geldiğince nasıl tanıdığımı da anlatırım. Yani ben, sonuçta aile 60 yıllık, 70 yıllık. Benim de neredeyse 35 yıllık bir ticaret hayatım var. O ticaret hayatımın içerisinde ortaklıklarım, beraber iş yaptığım bir sürü insan var. Ciğerini tanırım yani. O da o kadar ileri söyleyeyim. Ve burada da olduğu gibi, bu insanların nezarette... Nezarette diyeceksiniz ki nasıl biliyorsunuz? Benim de duyumum var. Aynen iftiraname yazarken arkadaşların duyumla yazdıkları gibi, benim de duyumum var. Ama yan nezarette duydu ama yanımda olarak duydum. ‘Ya ne diyorlarsa kabul edin. Sen de onların dediğini söyle, yazsınlar. Ona göre çıkalım’ dediler ve çıktılar. Yani nezarette dururken o 5, 7, 8, 10 iş adamı bir arada. Çıktılar yukarıya. Bu cümleleri kurdular ve çıktılar. Ve bir kısmı 2 yaptı, 3 yaptı, 5 yaptı, 6 defa bu işi örnekledi.

Şimdi bakar mısınız söze. Bakar mısınız? Ali Rıza Bey'e ithafen söylüyor bunu. Ali Rıza Bey güya öyle demiş: ‘Kardeşim, geleceğin Cumhurbaşkanı'na yardım etmekten niye geri duruyorsunuz?’ diye, Ali Rıza Bey bunu ona söylemiş. Yahu ben bu adamın 2 tane oğlunun, 2 tane nikahını kıydım yahu. Adamı ne duruma düşürdüler yahu? Ve bu insan, hapiste, bizimle yan yana koğuşla otururken 1.5, 1 ay sonra çıktı.Peş peşe verdiği ifadelerle çıktı. Zavallı diyorum. Üzülüyorum onların adına yani. Omurgalarını takır tukur kırmışlar yani. İnsanları kişiliklerinden uzaklaştırmışlar. Ali Rıza Bey, siz, ‘Kardeşim geleceğin Cumhurbaşkana yardım etmekten niye geri duruyorsunuz’ cümlesini bu adamla, bu müzakerelerde kullandınız mı Allah aşkına? Soruyorum.

Akyüz: Kesinlikle kullanmadım Sayın Başkanım. Kesinlikle. Benim Seyfi Beyaz’la öyle bir diyaloğum da yok. Onla böyle bir siyasi diyalog yapacak bir seviyem de yok. Yani kesinlikle böyle bir şey yok. Hep kurgu. Tamamen kurgu, eklenmiş.

Ekrem İmamoğlu: Ama bu insanların, benim yüzüme mevcut iktidara ne dedikleri ben çok iyi biliyorum. Nasıl hedef okuduklarını da çok iyi biliyorum yani. Ama bunlar burada konuşulacak işler değil. Sayın Başkan, bu kısmı çok önemli. Bakın; hani ben niye altını çiziyorum. Şimdi az önce “Konuyla ilgili olmasa da” diyerek sorduğunuz önemli soruları tekrar altını çiziyorum. Deprem, bina, binaya yönelik, buna yaptığınız başka yere niye yapmadınız? Ya da yapmadınız mı? Yaptınız mı sorgulaması kadar kıymetli bir şey yok. Ama benim de burayı, yani bu iddianameyi bu arkadaşlar buraya çıktıkça sorgulamamın, sizin de mevzuyu anlamanıza sunacağı katkı çok kıymetlidir. Bakın bu insanlar, burada bir iddianame oluşturmak adına, bir hukuksuz çerçeveye oturtulan, sistemli bir şekilde ‘Ekrem İmamoğlu'na ucunu nasıl değdiririz, nasıl oraya taşırız’ diye muhtelif insanları bu şekilde ikna ettikleri bir gerçektir. Bu, gerçektir.

İddia makamı görevini yapmamıştır. İddia makamı, birinin görev verdiği şekliyle bu iftiranameyi düzenlemek için elinden geleni yapmış, insanları tehdit etmiş, bu şekilde sanki konuşmuş gibi, insanların ifadeleri ikinci, üçüncü, dördüncü aşamada değiştirilerek ‘Her işi Ekrem’e bağlayın’ meselesi üzerine oturtulmuş bir süreç yaşatılmıştır. Bugün işte aramıza katıldı. İnan Güney, Beyoğlu Belediye Başkanı da tam da bu vesileyle buraya gelmiştir. Sorularımı sordum, cevaplarımı aldım. Teşekkür ederim.

11:30 | "RUHSAT VEREMEYECEĞİMİ BİLE BİLE ŞİKAYETÇİ OLDULAR"

İBB Davası’nda 24.duruşma, tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusuyla başladı. Akyüz, Capacity AVM ve Bakırköy’deki ruhsat izinlerine yönelik ‘rüşvet istediği’ iddiası üzerine iddianamedeki 21 ve 24 numaralı eylemlerle suçlanıyor.

Akyüz, Perşembe günü tamamladığı savunmasına ekleme yapmak istediğini belirterek tekrar söz alırken kendisi hakkında şikayetçi olarak ‘ruhsat vermek için rüşvet istedi’ iddiasında bulunan müştekiler için şöyle konuştu:

"Hakkımda şikayetçi olanlar ‘ruhsat vermek için bizden para istediler’ diyorlar ya; bana 3 değil, 5 değil, 15 milyon da verseler ben bunlara ruhsat veremem zaten. Çünkü iki kez zabıt yemişler, mahkemelik olmuşlar ve Danıştay 6. Dairesi AVM’nin yapı kayıt belgesini kusurlu bulmuş. Yargıya intikal eden herhangi bir iş için bizim işlem yapma hakkımız da ruhsat verme hakkımız da yoktur. Yargı sonuçlanmadan bu dosya hakkında net bir şey yapılamaz, bunu onlar da biliyor."

Capacity AVM konusunda kendisi hakkında şikayetçi olanların, proje ve ruhsat sürecinde pek çok yalan beyan verdiğini de söyleyen Akyüz, şöyle devam etti:

“Projede yanlış yapı kayıt belgesiyle ruhsat aldılar. Yine AVM’nin ikinci bodrum otoparkını ticari yapmaya başladılar ve zabıt tutuldu ve yine yanlış beyan verdiler. Mahkemeye ise gerçek olmayan fatura sundular, 2008’deki faturayı 2018’de kullandık dediler. Mahkeme de bunu anladı. Yani devlete, yerel yönetime ve mahkemeye farklı beyan verdiler. En önemlisi ise 192 adet betorname perde duvarın olmadığı, deprem için riskli olan binaya performans raporu alıp ‘binamız sağlam’ dediler. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atarak geçerli olmayan bir performans raporu sundular. Söz konusu AVM’nin projesini Londra’dan birine çizdirmişler. Adam Türkiye’deki deprem yönetmeliğini bilmiyor tabi. Projeye daha sonra 192 adet betonarme perde duvar koymuşlar, inşa ederken ise yapmamışlar. Burada Isias Otel’i, Grand Kartal Oteli’ni hatırlayın. Ben, şikayete konu zaptı tutarak aslında onların hayatını, geleceğini kurtardım.”

"İYİ Kİ DOĞDUN ONGUN"

İBB Davası'na katılan izleyiciler Murat Ongun'un 51. yaşını kutlamak için hazırlık yaptı.

TAHLİYE EDİLEN SIRRI KÜÇÜK DAVAYI TAKİP ETMEK İÇİN MAHKEMEDE

İBB Davası'nda aylarca tutuklu kaldıktan sonra 2 Nisan'daki kararla tahliye edilen CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, duruşmayı takip etmek için mahkemeye geldi.

DURUŞMALARDA YEDİNCİ HAFTA

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 24’üncü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri