CUMHURİYET Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda görülmeye devam ediyor.
BUGÜN SAVUNMALAR DEVAM EDECEK
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 35 kişinin savunması alındı.
27’nci celsede, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.
Bugünkü duruşmada yaşanılanlar...
18:20 | DURUŞMA SONA ERDİ
İBB Davasında 27. duruşma günü tamamlandı.
Son olarak, Mehmet Pehlivan’ın avukatlarından Hasan Fehmi Demir savunmasını tamamladı.
Yarın, verdiği dilekçe ile sırası öne alınan etkin pişman Adem Soytekin’in savunmasıyla devam edecek.
17:30 | ARA BİTTİ, PEHLİVAN'IN AVUKATLARININ SAVUNMALARI DEVAM EDİYOR
Aradan sonra söz alan, Pehlivan'ın avukatlarından Hasan Fehmi Demir de etkin pişmanlıkçı Soytekin'in savunmasının öne alınmasını eleştirdi. Normalde Pehlivan'ın savunmasının ardından Cebeci Maden Sahası'na yönelik iddialar üzerinden tutuklananların savunmalarına geçileceğini hatırlatan Demir, Cebeci'ye dönük iddiaların üzerinden tutuklananların mağdur olmaması için Perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi öncesi Cebeci tutuklularının savunma yapmasını, Soytekin'in savunmasının ise Pazartesi gününe alınmasını istedi.
Maden sahasına yönelik iddialarla suçlanan Murat Gülibrahimoğlu ve İbrahim Bülbüllü gibi isimler dosyada firari olarak yer alırken özellikle Gülibrahimoğlu'nun şirketinde çalışan ve aralarında ofis-boy ve kantarcı gibi isimlerin olduğu çok sayıda şirket çalışanı ise tutuklu yargılanıyor.
16:30 | PEKİN'İN SAVUNMASININ ARDINDAN DURUŞMAYA ÜÇÜNCÜ ARA VERİLDİ
İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Kaboğlu'nun ardından söz alan, Mehmet Pehlivan'ın avukatlarından Tora Pekin iddianame ve suçlamalara yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Pekin, Adem Soytekin'in savunma sırasında öne alınmasına ilişkin, mahkemenin duruşma düzenin uygulamalarını eleştirerek "Duruşmanın ilk gününde bize sorgu listesi dayattınız, şimdi kendi koyduğunuz kurala uymuyorsunuz" dedi. Süreçte itirafçı beyanlarının belirleyici olduğunu savunan Pekin "Bu salonda bir talebin ciddiye alınması için mutlaka itirafçı mı olmak lazım? Bugün bize yaptığınız sürpriz, adil yargılanma hakkına açıkça aykırı. Kararınızdan geri dönmenizi istiyorum" diye konuştu.
Duruşma savcısının, geçtiğimiz günlerde Ekrem İmamoğlu’na ‘haddini bildiririz’ demesini hatırlatan Pekin, "İddianameyi imzalayan 7 savcı ödüllendirildi; Onlarla birlikte başsavcı da Adalet Bakanı yapıldı. İmamoğlu'na söylenen söz, bize göre tehdit, Yargıtay’a göre tehdit ama Adalet Bakanlığı’na göre gerekli uyarı. Asla kabul etmiyoruz; bu salonda kimse kimseye haddini bildiremez" ifadelerini kullandı.
Pekin, iddianamede Pehlivan hakkında yer alan suçlamaları tek tek sıralayarak, "Deniyor ki ‘Pehlivan sahte makbuz düzenledi’. Makbuzlar nerede? Makbuz filan yok. ‘Yurt dışına kaçış organize etti’. Kimi, nasıl, nereye? Bunun cevabı yok" dedi. Benzer şekilde, "Tanıkların baskı altına alındığı" iddiasına da değinen Pekin, "Hangi faaliyetler? Kaç kişi? Cevapsız" ifadelerini kullanırken tüm suçlamaların tamamen soyut beyanlara dayandığını savundu.
Pekin'in savunmasının ardından duruşmaya üçüncü kez ara verildi.
14:45 | İMAMOĞLU, ÇAPRAZ SORGUDAN SONRA SÖZ ALDI
Avukat Mehmet Pehlivan'ın savunması sona erdikten sonra ilk olarak duruşma savcısı, Pehlivan'a sorular yöneltti.
Savcı, 7 Mart 2025’te gerçekleştiği iddia edilen bir toplantıyı hatırlatarak Pehlivan’ın bu görüşmede yer aldığına dair ifade bulunduğunu belirtti. Pehlivan ise "HTS kayıtlarında bile benim 7 Mart tarihli toplantıda olmadığım açıkça görülmektedir" diyerek iddiayı reddetti.
Güllüce Tarım ve villaların devri sürecine ilişkin soruya karşılık Pehlivan, iddiaların çelişkili olduğunu savunarak "İddiada ‘geriye dönük usulsüz sözleşme’ deniyor ama ifadede ‘ek sözleşme’ geçiyor; Ortada böyle bir sözleşme de yok. Benim katıldığım tek süreç arabuluculuktur" dedi.
Tapu devri ve para transferi iddiaları kapsamında fatura işlemlerine müdahil olup olmadığı sorulan Pehlivan, "Ben mali müşavir değilim. Fatura düzenletme gibi bir yetkim de yok. Basından duyulan bilgilerle şekillendi" dedi.
HTS kayıtlarına ilişkin sorulara da değinen Pehlivan, bu verilerin tek başına delil olamayacağını belirterek "HTS kayıtları bu dosyada manipülatif şekilde kullanılmaya çalışılmış" dedi. Savcılık, soruların ardından sorguyu tamamladı.
İMAMOĞLU: "SOYTEKİN'İN İDDİALARINI GÖRMEDİM, DUYMADIM"
Daha sonra soru sormak için söz Ekrem İmamoğlu, "Bugün burada avukatımı tutsak bir şekilde dinlemenin üzüntüsünü yaşamaktayım. Bugün tutsak edilen, aslında benim savunma hakkımdır. Avukatımın çok özenli, çok tarihi savunmasının her cümlesini de çok özenle dinlediğimin altını çizmek isterim" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu odaklı bir yargı sürecini, yaklaşık 1 yılı aşkın süredir Türkiye olarak yaşamaktayız. Burada sorulan 6 sorunun 4’ü aslında Ekrem İmamoğlu’yla ilgiliydi ve hatta iğneli bir şekildeydi" diye konuştu.
Perşembe günü verilecek ara karar süreci hakkında konuşma talebini yineleyen İmamoğlu, "Perşembe günü benim mutlaka ama mutlaka tahliyeyle ilgili görüşlerimi belirtme hakkım olduğunun altını özenle çizerek size hatırlatmak isterim. Yaşadığımız bu süreç içerisinde ifade etmem gerekenleri eksiksiz ifade etmem gerektiğini söylemek isterim" dedi.
Savunması öne çekilen etkin pişmanlıkçı Adem Soytekin'in duruşmada gündeme gelen baskı iddialarına da değinen İmamoğlu, "Beyanında tehdide yönelik ve baskı altında olduğuna yönelik ifadeleri var. Bu tehdit ve baskı altında olduğu ifadelerinin muhatabı kimdir bilmiyorum. Her geldiğinde de beni buradaki heyetle beraber ayağa kalkarak karşıladı. Belki 1-2 kişi karşılamamıştır ama her defasında ayağa kalkarak karşıladı. Ben de gördüğümde selamlaştım kendisiyle. Nasıl bir tehdit veya nasıl bir baskı?" dedi.
İmamoğlu, Soytekin'e yönelik sözlü tacizden haberi olmadığını belirterek şöyle devam etti:
"Herkesin savunma hakkı, en az benimki kadar kutsaldır. Pozisyonunun itirafçı olması ya da bana göre iftiracı olmasının hiçbir önemi yok, kesinlikle hakkıdır. Ama bu diyaloğu görmedim ve kimsenin şahit olduğunu da duymadım. (Soytekin'in) bu beyanına karşılık, bu talebi bu şekilde düzenlemenizin her iki heyeti de jandarma gücünü de bizleri de zan altında bırakacak."
Duruşma, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu'nun konuşmasıyla devam ediyor. Daha sonra Pehlivan'ın avukatları savunma yapacak.
13:05 | DURUŞMAYA İKİNCİ ARA
Avukat Mehmet Pehlivan'ın savunması sona erdi. Mahkeme bir saatlik öğle arası verirken, aranın ardından önce Pehlivan'ın çapraz sorgusuna daha sonra avukatlarının savunmasına geçilecek.
12:45 | "SAVCI, BENİM İTİRAFÇI OLDUĞUMU SÖYLEMİŞ"
Aranın ardından savunmasına kaldığı yerden devam eden Avukat Mehmet Pehlivan, İmamoğlu’nun 2019 yerel seçimlerini kazanmasının ardından medyada yoğun şekilde hedef alındığını belirterek, "Sayın İmamoğlu hakkında, 2019 seçimlerini kazanmasının ardından bugüne kadar bu iktidara yakın medya tekellerinde 4 bin 500'den fazla haber yapılmış. Son 2 yıllık süreçte Sayın İmamoğlu hakkında bu mecralarda yapılan tek bir olumlu haber var; o da aslında bir durum tespiti olarak 31 Mart 2024 seçimlerini Sayın İmamoğlu’nun kazanması üzerinedir" ifadelerini kullandı.
Söz konusu medya kuruluşlarının kamu yararına projeleri dahi görmezden geldiğini belirten Pehlivan, "Aşevi veya öğrenci yurdu açılması gibi saf projeler dahi haber değeri olarak görülmemiştir. Medya ve şartlar hiçbir zaman eşit düzlemde yürümemiştir. Yandaş medya her türlü karalamayı yaparken, mağdurların suç duyuruları bile kabul görmedi. Tüm bunların amacı, muhalif siyasetçilerin yozlaşmış olduğuna dair bir fikir yerleştirmektir" diye konuştu.
"BİR İŞ İNSANI AVUKATI OLSAYDIM..."
Avukat Mehmet Pehlivan, savunmasını aşağıdaki sözlerle bitirdi:
"Ben bir iş insanını avukatı olsaydım karşınızda olmazdım. Bizim kavgamız iyi avukatlık... Casus ve devlet düşmanı yapıştıracakları ne kadar etiket varsa yapıştırdıkları bu insanların savunma hakları olmamalı.
Kapatılmış bir avukat olarak karşınızda duruyorum. Kapatılma nedenimin sadece avukatlık olduğuna dair çok sağlam şahitlerim ve delillerim var.
Esasen birileri diyor ki biz siyasi hasmımıza karşı suç işleyeceğiz. Bu suça karşı karşılarına dikilecek olan cüppeleriyle avukatlardır. Siyasi iktidar, yargı ve medya üçgeninde üçerimize atılanlarla uğraşmaktan yılmadık. Bilmelisiniz ki hukukta ısrar etmekten, avukatlık yapmaktan bir an olsun vazgeçmeyeceğiz."
"5 METRE AVLUYU 13 METRE YÜKSEKLİKTE DUVARLAR ÇEVRELİYOR"
"Ben sadece kapatılmış değilim, değiliz... Aylarca yüksek güvenlikli hapishanede, ağırlaştırılmış müebbet hapis alanlarla aynı yerde kalıyoruz. Kuyu tipi deniyor oraya! hiç duydunuz mu? Kuyu... 5 metre avluyu 13 metre çevreleyen duvar var! Güneş zemine düşmüyor, yazın güneş en tepedeyken bile! duvara çarpıyor! güneşten yararlanma zamanınız sadece duvardan nasiplenerek sadece 1 saat! o nedenle kuyu tipi deniyor. Kapatılmayı empatiyle tahayyül edemezseniz. Leblebi, çekirdek gibi tutuklama kararı verenlerin bunu staj etmeleri gerekiyor. Tutukluluk üzerine burada sanıkların konuşma isteğini burada bu çerçevede anlayın. Bu insanların tutukluluk süreci geçiyor. Beraat alınırsa ne olacak? Bunu tazmin edecek bir para yok, böyle bir para yok! Benim kızımdan uzak geçirdiğim günlerin..."
ETKİN PİŞMANLIK ELEŞTİRİSİ
Mehmet Pehlivan, soruşturma sürecinde savcılığın bilgi paylaşımındaki seçiciliğine dikkat çekerek, "Her gün binlerce adli işlem icat eden savcılık makamı hiçbir adli işlemi duyurmuyor ama etkin pişman kapsamında ifade verip tahliye edildiğini düzenli olarak basınla paylaştı; bir propaganda ve kampanya olarak ilan edildi" dedi.
Pehlivan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Elimizde ‘etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum’ ile başlayan, ‘herhangi bir suç işlemedim’ cümlesiyle biten onlarca ifade tutanağı var. Suç ikrarı içermeyip pişmanlık beyanlarıyla dolu olanlar, bu şekilde de ifadeler var. Korkunç olan ise bu absürt beyanların arasında tahliye olabilmek için bir de başkalarını suçlayanlar var. Bu tablo bir zorlama, yükleme ve yön gösterme olmaksızın kendiliğinden oluşmalarının mümkün olmadığını göstermektedir."
Pehlivan kendisinin yanında Fatih Keleş ve Murat Ongun'un da itirafçı olduğu yalanlarının medya aracılığıyla servis edildiğine ancak geçersiz bu iddialara karşı hiçbir işlem yapılmadığına dikkat çekti:
"Aşağıda nezaretteyken, beni tanımayan birçok insana ifade süreçlerinde savcı, benim itirafçı olduğumu söylemiş. Beni tanımayan bu insanlar, Savcı Bey’in bizzat bunu iddia ettiğini söylüyorlar. Bunun tek bir amacı vardı: İtiraf beklentisi yaratmak. Bunların hiçbiri ‘yanıltıcı bilgi’ olarak görülmedi; Halkı alenen yanıltan bu bilgiler suç sayılmadı."
12:15 | ARA BİTTİ, SOYTEKİN'İN SAVUNMASI ÖNE ÇEKİLDİ
İBB Davası, yaklaşık 45 dakikalık aranın ardından devam ediyor. Mahkeme reddi hakim talebini reddederken Mehmet Pehlivan'ın savunmasının ardından etkin pişmanlıkçı Adem Soytekin’in savunmasının alınmasına, sonrasında ise Soytekin'in artık duruşmalara getirilmemesine karar verdi.
Soytekin, mahkemeye diğer tutuklular tarafından baskı gördüğünü belirttiği ve savunma sırasının öne alınmasını talep ettiği bir dilekçe sunmuştu. Geçen hafta sunulan dilekçede Soytekin, "Duruşmalarda maruz kaldığım psikolojik baskı ve savunma hakkım sebebiyle duruşmada dinlenme sıramın öne alınmasını talep ediyorum" demişti.
11:15 | PEHLİVAN SAVUNMASINA DEVAM EDEMEDEN ARA VERİLDİ
Duruşma başlangıcında Mehmet Pehlivan'ın savunmasına devam etmesinden önce, perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesi öncesi avukatlar söz alarak her sanığın avukatına söz hakkı tanınmasını istedi.
Mahkeme başkanı, yalnızca İBB Davası'yla birleştirilen Beyoğlu dosyasının avukatlarına tahliye talebi için söz vereceğini belirtti. Aykut Erdoğdu'nun avukatlarından Uğur Poyraz, bunun üzerine hakimle tartışarak reddi hakim talebinde bulundu.
Mahkeme Başkanı ise bu talebi değerlendirmek için duruşmaya ara verdi.
TAHLİYE OLAN CEYHAN BELEDİYE BAŞKANI SİLİVRİ'DE
Silivri duruşmalarını; Mahkemenin hakkında 'tahliye' kararı verdiği Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da izliyor. Aydar; "Ekrem başkanım ve diğer arkadaşlarım çıkana kadar buradayız. Ben arkadaşlarımı bırakıp Adana'ya dönemem. Asfalt dökemem, açılış yapamam. Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam edemem!" dedi.
Başkan Kadir Aydar Silivri'de bugün yapılacak olan duruşma öncesi gazeteci Fatoş Erdoğan'a yaptığı açıklamada; "327 gün sonra tahliye oldum. Tutuksuz yargılama esas olmalı. Beraat edeceğimize inancım tam. 12 ay yattıktan sonra bunun vicdanen hesabını kim verecek. Ben arkadaşlarımı bırakıp Adana'ya dönemem. Asfalt dökemem, açılış yapamam. Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam edemem! Mücadelemiz son arkadaşlarımız çıkana kadar devam edecek." dedi.
İşte o açıklama: