İBB Davası'nda 40'ıncı gün: Avrupa'dan heyet izliyor

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 40'ıncı günü başladı. 40. duruşma günü, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın savunması ile başladı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 40’ıncı gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülüyor.

İşte duruşmada anbean yaşananlar...

14.40 I AVUKATLARA SÖZ HAKKI ENGELİ

İBB davasında yarın yapılacak üçüncü tutukluluk incelemesi öncesi, tutuklular ve avukatları, ilk tutukluluk incelemesi öncesinde olduğu gibi tahliye talebinde bulunmak için kısa da olsa söz hakkı istedi.

Özellikle savunma sırası sonda olan sanıklar ve avukatlarının yanı sıra, yatarını doldurmuş pek çok sanığın avukatı söz alarak bu yöndeki taleplerini iletti. Ancak mahkeme heyeti, incelemeyi beyan değil ikinci incelemede olduğu gibi dosya üzerinden yapma kararı aldıklarını beyan etti.

Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın da söz alarak, "Ceza alsa dahi ceza süresi yatarını tamamlayan, müvekkilim ve Mehmet Pehlivan dahil benim saydığım 13 kişi var. Bu konuya dikkat çektiğim için de hicap duyuyorum. Buradaki herkesin tahliyesi olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel de, "Bizim burada anlamımız kalmadı. Bize mesleki anlamda çok yetersiz hissettiriyorsunuz" ifadelerini kullandı.

13:55 I İMAMOĞLU: "HERKES TAPULARININ HESABINI BİR GÜN VERECEK"

Ekrem İmamoğlu, Serdal Taşkın’a soru sormak üzere söz aldı. 19 Mayıs’ı kutlayarak sözlerine başlayan İmamoğlu, "Ülkemizde gençlere diplomasının, hayallerinin, emeklerinin kumpasla çalınmadığı günleri vaad ediyoruz" dedi.

İBB Başkanı olarak göreve başladığı 2019 yılının iddianamede bir 'milat' olarak kabul edildiğini söyleyen İmamoğlu, "2019 öncesinin ve sonrasının bir milad gibi görülmesinden utanç duyduğumu belirtmek isterim. Mevzu sadece Ekrem İmamoğlu olunca iş hayatı sorgulanıyor ama birileri tapu hesabı veremiyor bu ülkede! Umarım herkes tapularının hesabını bir gün verir, verecek" ifadelerini kullandı.

Duruşmaların canlı yayınlanmaması konusuna da değinen İmamoğlu, "Keşke bu duruşmalar naklen yayınlansaydı. Gizemli bir korkaklığın yaşanmasıyla burası kamuoyuna açılamadı" diye ekledi.

13:45 | ÇAPRAZ SORGULAMA BAŞLADI

İBB Davası'nda ara sona erdi. Serdal Taşkın’ın çapraz sorgulaması başladı.

12:22 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Serdal Taşkın’ın savunması bitti. Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi. Aradan sonra çapraz sorgulamaya geçilecek.

11:00 | DURUŞMA BAŞLADI

İBB Davasında 40. duruşma günü, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın savunması ile başladı.

"ERZİNCAN’DA ÇİFTÇİLİK YAPARKEN GÖZALTINA ALINDIM"

2009 yılında kendi medya ve yapım şirketini kurduğunu söyleyen Serdal Taşkın, 2014’te Beylikdüzü’nde CHP İlçe Başkanlığı seçimlerinin ses ve sahne organizasyonlarını yaptığını, Ekrem İmamoğlu ile de bu süreçte tanıştığını anlattı.

2015’te Beylikdüzü Belediyesi’nin açtığı açık kültür ve sanat organizasyonları ihalesini kazandıklarını belirten Taşkın, 2015-2019 yılları arasında belediyeyle çalıştıklarını, buradan elde edilen gelirin şirket cirosunun yüzde 20’sini geçmediğini söyledi. 2019’daki İBB seçimlerinden önce Beylikdüzü Belediyesi’yle tüm iş ilişkilerini bitirdiklerini ve sonrasında hiçbir kamu kurumuyla çalışmadıklarını ifade etti.

İmamoğlu’nun İBB Başkanı seçilmesinin ardından iştirakler koordinatörlüğünden iş teklifi aldığını söyleyen Taşkın, iki mülakat sonrası 2019 Ağustos sonunda Kültür A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve başladığını, göreve başlamadan önce şirketini eşine devrettiğini anlattı. Yaklaşık 14 ay sürdürdüğü görevinden Ekim 2020’de ayrıldığını belirten Taşkın, boşanmasının ardından İstanbul’da yaşamak istemediğini, emekli olduktan sonra Erzincan’a dönerek çiftçilik yaptığını söyledi. Taşkın, 19 Mart 2025’te gözaltına alınana kadar Erzincan’da yaşadığını, şu an ise "14 aydır Kandıra ve Silivri’de tutulan bir tutsak" olduğunu ifade etti.

"LEHİME OLAN HİÇBİR DELİL İDDİANAMEYE KONULMADI"

Serdal Taşkın, emniyet ve savcılık ifadelerinde iddianamede kendisine isnat edilen 5 eylem hakkında hiçbir soru sorulmadığını, yalnızca tanık ve gizli tanık beyanlarının sorulduğunu söyledi. Kendisine somut delil gösterilmediğini belirten Taşkın, sadece 2019 sonrası satın aldığı taşınmazların sorulduğunu ifade etti.

İddianamede yalnızca satın aldığı mülklere yer verildiğini, sattığı mülklerin ise dosyaya konulmadığını savunan Taşkın, bu taşınmazları daha önce sahibi olduğu otel ile 2020’de 751 bin dolara sattığı bir arsadan elde ettiği gelirle aldığını, şirket üzerine kayıtlı ofis ve dükkânların da şirket kazancıyla satın alındığını söyledi. Taşkın, sattığı mülklere ilişkin belgeleri mahkemeye sunacağını belirtti.

23 Mart 2025’te Sulh Ceza Mahkemesi tarafından "delillerin tamamının toplanmaması, var olan delillerin karartılma olasılığı ve kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklandığını vurgulayan Taşkın, "14 ay sonra, tam bugün gördüğüm, hakkımda hiçbir somut delilin toplanmamış olduğudur. Özellikle hakkımda lehime olan hiçbir delilin iddianameye konulmamasını vurgulamak isterim. Her ay yapılan tutukluluk incelemesinde vurgulanan kuvvetli kaçma şüphesine ise gülüp geçiyorum" dedi.

"HUKUKEN BİR AYKIRILIK BULUNMAMAKTADIR"

Serdal Taşkın, herkesin katılımına açık ihaleyi Kültür A.Ş.'nin 61 milyon TL’ye kazandığını, ihaleyi 1 ay sonra 66 milyon 666 bin TL bir bedelle alt işletmeye vererek dönemin dolar kuruyla yaklaşık 1 milyon dolar kâr elde edildiğini belirtti.

Taşkın, şunları söyledi:

"Alt ihale yapılması durumunda alt ihaleyi yapan idare ya da şirketin, ana ihaleyi yapan idareye karşı sözleşme ile tüm hak ve yükümlülükleri devam etmektedir. Bu statüde herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Sözleşme devrinde ise ana ihaleyi alan idare ya da şirket, ana ihaleyi yapan idarenin onayıyla sözleşme ve sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülüklerini üçüncü kişilere devretmekte ve aradan tamamen çekilmektedir.

Kültür A.Ş.’nin alt ihale yapmak suretiyle işi bir firmaya yaptırması ve bu firmanın da işin yürütülmesi sürecinde üçüncü kişilerle anlaşma yapmış olması mevzuat ile sözleşme ve ihale şartnamelerine aykırılık teşkil etmemektedir. Bu itibarla Kültür A.Ş. tarafından yürütülen işlemlerde hukuken ve usulen herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.”

Taşkın, hakkında suçlama konusu yapılan reklam ihalesine ilişkin savunmasında, İBB’nin 4 Ağustos 2020’de 2886 sayılı yasaya uygun şekilde, kamuya açık ve şeffaf biçimde düzenlediği ihaleyi Kültür A.Ş.’nin yıllık 61 milyon TL bedelle kazandığını söyledi. Ana ihale sonrası reklam alanlarının uzmanlık ve rekabet esasına göre farklı kategorilere ayrıldığını belirten Taşkın, bunun iddianamede öne sürüldüğü gibi 'parçalama' olmadığını savundu.

Kültür A.Ş.’nin reklam alanlarını gelir getirici faaliyet kapsamında değerlendirdiğini ve bu nedenle 2886 ile 4734 Sayılı ihale yasalarına tabi olmadığını ifade eden Taşkın, buna rağmen kapalı zarf ve artırma usulüyle birden fazla firmanın davet edildiği ihale yöntemi uyguladıklarını anlattı.

Taşkın, 2012’de yapılan benzer bir ihale ile karşılaştırma yaparak, 2020’de ihale edilen reklam alanlarının metrekare başına gelirinin önceki dönemin iki katından fazla olduğunu söyledi. İhaleye konu alanların mevcut değil, yatırım yapılarak oluşturulacak reklam alanları olduğunu belirten Taşkın, kamu zararı oluşmadığını savundu.

Taşkın, 61 milyon TL bedelle alınan reklam alanlarının farklı firmalara toplam 66 milyon 666 bin TL bedelle alt işletmeye verildiğini, böylece Kültür A.Ş.’nin yıllık 6 milyon 666 bin TL, dönemin kuruyla yaklaşık 1 milyon dolar kâr elde ettiğini söyledi. Yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırım maliyetinin de Kültür A.Ş.’ye yüklenmediğini, yatırımın ihaleyi alan firmalar tarafından karşılanacağını ve 10 yıl sonunda reklam alanlarının bedelsiz şekilde İBB’ye devredileceğini ifade etti.

TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ

Serdal Taşkın, 'Eylem 62' kapsamındaki üst geçit reklam alanları ihalesinde Kültür A.Ş.’nin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi olmadığını, reklam alanlarının taşınmaz ya da işletme sayılmadığını söyledi. İBB’den 97 milyon 500 bin TL’ye alınan 100 üst geçit reklam alanı işletme işinin, 5 firmadan teklif alınarak 108 milyon TL bedelle BVA Reklam’a verildiğini belirten Taşkın, şirketin zarar etmediğini, aksine kâr ettiğini savundu.

Pandemi koşullarına rağmen gelir elde edildiğini ifade eden Taşkın, 'kârdan zarar' tespitine katılmadığını söyledi. Yapılan işlemin sözleşme devri değil alt işleticiye işin yaptırılması olduğunu belirten Taşkın, bu nedenle 2886 Sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak, işlemlerde hukuki ve usuli aykırılık bulunmadığını belirterek tüm suçlamaları reddetti.

Serdal Taşkın, eylem 78 ve 79’un aynı olduğunu belirterek savunmasında, Kültür A.Ş.’nin 1989’dan bu yana kültür sanat alanında faaliyet gösteren, 750’den fazla personeli bulunan bir şirket olduğunu söyledi. Kültür A.Ş.’nin ihalelere maliyet ve kârlılık hesabı yaparak teklif verdiğini belirten Taşkın, şirketin ihaleyi kazanmasının 'ihaleye fesat' iddiasına dayanak olamayacağını savundu. 2003’ten sonra tüm İBB kültür organizasyon ihalelerini Kültür A.Ş.’nin kazandığını, ancak yalnızca 2019 sonrası dönemin dava konusu yapıldığını söyledi.

Taşkın, İBB’nin alt yüklenici çalıştırılmasına izin verdiğini ve alt yüklenicilerin kısa süre içinde belirlenip idarenin onayına sunulmasının zorunlu olduğunu anlattı. Açık ihale süreçlerinin süre bakımından buna imkan vermediğini belirten Taşkın, aksi halde İBB’den alınan işlerin alt yüklenicilere yaptırılamayacağını söyledi.

Sayıştay’ın 2019 denetim raporunda da mevcut mevzuat nedeniyle farklı yöntem bulunmadığının belirtildiğini ifade eden Taşkın, Kültür A.Ş.’nin kendisine tanınan istisnai sınırlar içinde hareket ettiğini ve işlerin farklı sektör ve alanlara ait olması nedeniyle ihalelerin bölündüğünü savundu.

"'BİRAZDAN SAVCI ARAR ÇIKARIM, BEN BELEDİYEYLE DEĞİL KÜLLİYEYLE İŞ YAPIYORUM' DEDİ"

Serdal Taşkın, gözaltına alındığı gün serbest bırakılan iş insanı Serdar Haydanlı’nın Vatan Emniyet’teyken bir polise, “Birazdan savcı arar çıkarım. Ben belediyeyle değil külliyeyle iş yapıyorum” dediğini anlattı.

Taşkın, şunları söyledi:

"Kapının aralığından şahsı net gördüm ve sesini duyuyordum. Serdar Haydanlı’dan bahsediyorum sayın başkan. Ancak şahıs beni görmedi. Polis olduğunu montundan anladığım kişiyle konuşurken ‘Birazdan savcı arar, çıkarım. Ali ile Ömer’e haber gönderdim. Bir yanlışlık oldu sanırım. Ben belediyeyle değil, külliyeyle iş yapıyorum’ dediğini duydum.

Benim gözaltı işlemlerimin bitmesiyle bu şahıs nezarethaneye konuldu. Bunu daha sonra nezarethanede bulunan İBB’den arkadaşlara söyledim. Konu CHP mitinglerinde konuşulunca bu şahıs tekrar gözaltına alındı. Bir ve birden fazla firmayla 2019 yılında İBB iştiraklerinden ihale alan bu şahıs, Gökhan Köseoğlu ile Kültür A.Ş. ihalelerine fesat karıştırmıştır. Şahsın Ekrem İmamoğlu ile bize husumet güttüğü nettir.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB soruşturmasında iktidara yakın isimlerin “kilit isim” diye tanımladığı Serdar Haydanlı’nın serbest bırakıldığını açıklamıştı.

Özel “Bu kişi yukarıdan gelen bir telefonla salıverildi, ilk aradığı kişi Cumhurbaşkanı’nın koruma müdürü Ali Erdoğan” demişti. Konunun gündeme gelmesiyle Haydanlı tekrar gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.

4.5G Grup şirketini kuran Serdar Haydanlı; TEKNOFEST İstanbul, İstanbul'un Fethi'nin 566. Yıldönümü etkinlikleri, TOGG yerli otomobil lansmanı başta olmak üzere İletişim Başkanlığı ve bazı bakanlıkların da çok sayıda kampanyasını yürüterek devletten çok sayıda ihale almıştı.

DOĞUM GÜNÜ KUTLANDI

Duruşma öncesi Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın doğum günü, İBB Davası'nın görüldüğü mahkeme salonunda kutlandı. İzleyiciler, ellerinde tuttukları dövizlerle "İyi ki doğdun Necati" yazdı.

Ayrıca Özkan’ın torunun fotoğrafının olduğu ve "İyi ki doğdun dedecim" yazan bir pankart da açıldı. Bu, Özkan’ın tutuklu olarak geçirdiği ikinci doğum günü.

AVRUPA YEŞİL PARTİSİ DAVAYI İZLİYOR

Avrupa Yeşil Partisi'nden (EGP) üst düzey heyet, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkların devam eden yargılamasını izledi. Heyete Avrupa Yeşil Partisi Eş Başkanı Vula Tsetsi ve Komite Üyesi Joanna Kaminska başkanlık ediyor. Heyet, duruşmanın sabah oturumuna katıldı.

Eş Başkan Vula Tsetsi ve Komite Üyesi Joanna Kaminska, duruşma arasında Marmara Cezaevi otoparkında basın mensuplarına açıklama yaptı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri