İBB davasında 46’ncı celse... İmamoğlu'ndan bozuk araç tepkisi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu, 68 kişinin tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 46’ncı günü Silivri’de görülüyor.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası 46’ncı günde devam ediyor.

Çoğunluğu Ekrem İmamoğlu'nun yakın çalışma arkadaşı veya İBB'de üst düzey bürokrat olan 25 tutuklu kişinin savunması henüz alınmadı.

Duruşmada yaşanılanlar:

16:20 / EKREM İMAMOĞLU: ALLAH BUNLARIN İFTİRASINDAN BİR KİŞİYİ BİLE KORUSUN BU ÜLKEDE

Ekrem İmamoğlu, Kahraman Yeşilyurt’un savunması sonrası söz aldı. İddianameye tepki gösteren İmamoğlu, "Sayın Başkan, sayın heyet; Ben sorumun iki başlığı üzerinden çok önemli bir konuya parmak basacağını düşünüyorum. Soruyu sormama vesile olan da aslında ben de burada öğrendim. Anladığım kadarıyla siz bu yurt dışı kredileriyle ilgili maddeden de tutuklu olan arkadaşımız olarak buradasınız. Bunu ilk defa öğrendim. Sayılan eylemlerin içerisinde olduğu için doğal olarak siz de onlardan bir tanesi olarak tutuklusunuz. Doğru, bir de ben tutukluyum. Başka kimse yok aslında bu maddeden. Bununla ilgili şu soru, o maddeden tutuklu olup olmadığını soracaktım aslında tekrar teyit için ama anladığım kadarıyla zaten siz sıraladığınız eylemlerden dolayı tutuklusunuz. Öyle değil mi Kahraman Bey?” dedi. Kahraman Yeşilyurt da "Evet" cevabı verdi.

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu dosya, savcılık tarafından kamuoyuna ‘160 milyar liralık yolsuzluk’ diye duyuruldu ve bu iddianame böyle sunuldu. Ve 160 milyarlık yolsuzluk diye duyurulan iddianamenin 50 milyar lirası da yurt dışından Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan kredinin, metrolar için kullanılan kredinin, muhtelif firmalara boca edilerek, aktarılarak, o firmalar üzerinden de örgüte aktarıldığı şeklinde, dünyanın en absürt iddianame anlatımlarından biri olarak dosyaya konuldu.

Gerçekten dikkatinizi çekmek için, özellikle dikkatinizi çekmek için söyledim. Bir daha söylüyorum bunu. Ve bunun 50 milyarı; dünyanın en itibarlı kredi kuruluşlarından temin ettiğimiz, en uygun oranlarla aldığımız ve İstanbul tarihinin yılda en fazla metro üretilen dönemini yaşatan kredilerdi.

Şimdi bunu da aldık götürdük, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne çadır ve benzeri ihaleleri alan Kahraman Yeşilyurt’a aktardık diye Kahraman Yeşilyurt tutuklandı. İddianamenin ve bugün yaşatılan ortamın özeti aslında budur. Bunun altını çizmek istiyorum. Böyle bir absürtlük, böyle bir saçmalık olamaz.

Yani 50 milyar lira, bugünkü değeri belki 65-70 milyarı bulan, 2 milyar dolara ya da avroya yakın bir rakamı içine katan bir kaynağı; koca Sayıştay, tarihinin en fazla denetimini yaptığı Büyükşehir Belediyesi’nde fark edememiş ama bize bir tane mali tabloyu bile doğru sunamayan iddia makamı fark etmiş. Bu kayıtlara geçsin diye bunu böyle aktarıyorum. Böyle bir saçmalık olamaz. Allah bunların iftirasından bir kişiyi bile korusun bu ülkede. Bir kişiyi bile."

15:46 | "AKP’Lİ BELEDİYELERE DE İŞ YAPTIM"

Aradan sonra savunma yapan kişi, tutuklu mimar Kahraman Yeşilyurt oldu. İddianamede yer verilen hakkındaki "örgüt üyesi" iddiasına itiraz eden Yeşilyurt, "İşlerim nedeniyle oluşturduğumuz çalışma grupları hariç, hayatımda hiçbir topluluğa üye olmadım. İşim ve çalışma arkadaşlarım dışında WhatsApp gruplarına dahi dahil olmadım. CHP'li belediye başkanlarının olduğu belediyelere hizmet verdim, CHP'li değilim, üye olmadım. AK Partili belediye başkanlarının olduğu belediyelere de hizmet verdim, AK Partili de değilim, üye de olmadım" dedi.

"İMAMOĞLU’NUN LİDERİ OLDUĞU ÖRGÜTE ÜYE OLDUĞUM SÖYLENİYOR AMA TÜRKİYE’NİN TANIDIĞI KADAR TANIYORUM"

İddianamede, kendisinin Ekrem İmamoğlu’nun "lideri" olduğu "örgüte üye" olarak gösterildiğini aktaran ve bunu reddeden ve İmamoğlu ile "teşekkür konuşması" dahi yapmadığını anlatan Yeşilyurt, "Ben Ekrem İmamoğlu'nu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş'ye işler yapmış olmama rağmen, tüm Türkiye'nin tanıdığı kadar tanıyorum. Yaptığım işlerde açılış ve etkinliklere katıldığı olmuştur Sayın Başkanım. Ama o stant, sahne, alan, çadır düzenlemeleri yapanları sormamış, tanışmamış ne yalan söyleyeyim Sayın Başkanım, bir teşekkür beklerdim, teşekkür dahi etmemiştir. Gerçi haklıdır da çünkü ücretini tahsil ettiğim işlerin teşekkürü ödemelerimin zamanında yapılıyor olmasıdır. Kendisinin hiçbir toplantı mitingine dahi katılmadım" ifadelerini kullandı.

"KURT KAFAYA KOYMUŞ, KUZUYU YİYECEK"

İmamoğlu ile kendisinin baz örtüşmesinin de delil olarak gösterilemeyeceğini savunan Yeşilyurt, "Sayın Başkanım şu an bu çatı altında olan tüm telefonlar ile telefonunuz da aynı baz alanında çalışıyor. Böyle bir mantık, suyun üst tarafında su içen kurdun alt tarafta su içen kuzuya ‘Suyumu bulandırıyorsun’ diye sataşmasıdır. Kafaya koymuş, bu kuzuyu yiyecek. Sadece kurt bu mahkemeyi unutmuş. İstanbul seçmeninin çoğunluğunun oyuyla seçilmiş belediye başkanı lider, ben de o yasal olmayan örgüte üyeyim öyle mi? İş ilişkisi husumeti olan birkaç kişinin soyut beyanı ile ben üye olmam" diye ekledi.

"ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ SOMUT DELİLLERLE DESTEKLENMİYOR"

Kahraman Yeşilyurt, savunmasının devamında etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin somut delillerle desteklenmediğini savunarak, soruşturma aşamasında avukatlarının para verildiği iddia edilen yerlerin kamera kayıtlarının incelenmesi, kendisinin o bölgede bulunup bulunmadığının araştırılması ve iddia edilen paraların taşınmasına ilişkin somut unsurların ortaya konulması yönünde taleplerde bulunduğunu ancak bu taleplerin karşılanmadığını söyledi.

"BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ İSTEDİK, KABUL EDİLMEDİ"

Yeşilyurt, avukatlarının ayrıca ihaleye fesat karıştırma ve dolandırıcılık iddialarının yalnızca etkin pişmanlık beyanlarına dayandırılmaması için bilirkişi incelemesi yapılmasını, verdiği fiyat teklifleri ile gerçekleştirdiği işlere ilişkin yaklaşık maliyet hesabı çıkarılmasını talep ettiğini ancak bunun da yapılmadığını öne sürdü.

Tutuklandığı dönemde avukatlarının dosyalar ve somut deliller sunduğunu belirten Yeşilyurt, bu belgelerin UYAP’a yüklendiğini ancak dikkate alınmadığını savundu. Hakkında yapılmadığı veya eksik yapıldığı iddia edilen tüm işleri gerçekleştirdiğini, bunlara ilişkin faturalar ve fotoğrafların dosyada bulunduğunu söyleyen Yeşilyurt, mahkeme huzuruna etkin pişmanlıkçıların soyut beyanlarıyla değil somut delillerle geldiğini ifade etti.

"SAVCILIĞA TÜM BELGELERİ SUNDUK"

"Ben şimdiye kadar yaptığım bütün işlerden, adımın Kahraman olduğu kadar eminim" diyen Yeşilyurt, "Her yerde de hesap vermeye hazırım. Kestiğim faturalar gerçektir. İhaleye fesat karıştırma ya da dolandırıcılık söz konusu olamaz. Biz savcılığa tüm belgeleri sunduk" dedi.

13:20 | DURUŞMAYA İLK ARA: İMAMOĞLU’NDAN BOZUK ARAÇ TEPKİSİ

Serkan Öztürk’ün avukatı Uğur Vançin’in savunmasının ardından duruşmaya ilk ara verildi.

Salondan çıkarılan İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Hepinizi çok seviyorum. Casusluk davası diğer davalar gibi, adaletin çöp olduğu süreçte kardeşimin 7 yaşındaki yeğeninin oyun oynadığı ipadini alacak kadar, 14 yaşındaki kızının 12 tane terörle mücadele polisiyle cep telefonunu alacak seviyeye düşmüşlerdir.

Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir ama Türk yargısını bindirdikleri araba ve onu süren bu ülkenin başındaki zihniyet, o arabayı hurdaya düşürmüştür. Yazıklar olsun."

12:05 | AVUKAT ALBAYRAK İÇİN ETKİN PİŞMANLIK İDDİASI

Daha sonra çapraz sorgusuna geçilen Öztürk, ifade verme sürecinde, İsmail Mirsad Albayrak adlı avukat hakkında da dikkat çekici beyanlarda bulundu. Rasim Ozan Kütahyalı’nın yanında İBB dosyasındaki 5 etkin pişmanlıkçının avukatlığını üstlenen Albayrak hakkında şunları söyledi:

"Bir dilekçe yazdım ek ifade vermek için. Bana dedi ki ‘Öyle yazarsan çağırmazlar. İnan Güney’i eklemen lazım. Bir de etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum yazarsan kesin çağırırlar’ dedi. Hakikaten çağırdılar. Yani kendim için etkin pişman olmak istedim onu da olamadım."

11:45 | "İNAN GÜNEY’İN KASASI OLDUĞUM SÖYLENDİ AMA ONDAN TEK BİR İHALE ALMADIM"

Dosya kapsamında tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in 'kasası' olmakla da suçlanan Serkan Öztürk, söz konusu iddialara ilişkin ise şöyle konuştu:

"Dedelerimiz tanışır, aynı coğrafyanın insanıyız. Üniversitede arkadaşlığımız pekişti. Dostum kardeşimdir. Ancak İnan Güney’in başında bulunduğu hiçbir şirket hiçbir zaman tarafıma iş vermedi, pozitif ayrımcılık yapmadı. Savcılara söyledim: İnan Güney benim dostum, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz yoksa size nasıl açıklayacaktık? MASAK vasıtasıyla inceleyebilirsiniz. Ben kasa olmuşum ama siz hesaplarımı görmüşsünüzdür, kasanın kendisine hayrı yok. Görüyorum ki böyle bir araştırma yapılmamış. Savcılıkta hakkımda 15-20 sayfa MASAK raporu olduğunu söylediler, şaşırdım ve güldüm. Sonra o soru yok oldu. Bir buçuk sene Beyoğlu’nda başkanlık yaptı. Tek bir ihale alamadım."

Savunmasında ailesi ile ilgili de konuşan Öztürk, "Kızlarımla geçiremediğim 446 güne isyan ediyorum. Onlara tek başına bakan eşime yaşatılanlara isyan ediyorum. Annem babam 5-6 yıldır kanser tedavisi görüyor. Kanser illetinin en büyük düşmanı üzüntü ve stres. 15 aydır iliklerine kadar bunu yaşattığım için onlardan özür diliyorum. Bunları bize yaşatan iddia makamına da isyan ediyorum. 11 yaşındaki kızım Nilsu ‘Babacığım sen ordan çıkmak için iftira atma. Onların da çocukları vardır. Senin yüzünden onlar üzülmesinler’ dedi. Böyle yürekli bir kız yetiştirdiği için annesine teşekkür ediyorum." dedi.

Öztürk, savunmasını "Kaçma şüphesi diye bir uygulamayla burada tutuluyoruz. Vatan haini değilim hiçbir yere kaçmam. Önce tahliyemi sonra beraatimi talep ediyorum" sözleriyle tamamladı.

11:15 | "SAVCILIK İFADELERİM BAĞLAMINDAN KOPARILDI"

İBB iddianamesindeki 70, 72, 117 ve 118. eylemlerden suçlanan Serkan Öztürk, tutukluyken ek ifade verme sürecinde ifadelerinin bağlamından koparıldığını öne sürdü. Öztürk, şöyle konuştu:

"Toptancı bir anlayışla hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. Hepsinin iftira, dedikodu, etkin pişmanlıktan yararlanmak için süslenmiş ifadeler olarak karşıma çıktığını görüyorum.

Suçsuz bir insanın kendini savunması öncelikle çok zor. Gözaltına alınmamdan bugüne kadar toplam beş ifadem oldu savcılar karşısında. 22 Mart’ta ilk gözaltına alındığımda verdiğim ifade tamamen doğrudur. Sonrasında 4 tane ifadem var savcılıkta. Bu ifadelerimin 3'ünde avukat yoktu yanımda, birinde avukat vardı. Bu ilk 3 ifadede soruldu, ‘avukat istemiyorum’ şeklinde başlayan ifadelerimin hiçbirinde bunu söylemedim. Bu ilk 3 ifadede, sayın savcıların huzuruna çıktığımda bir sohbet havasında olacağını, avukatlık bir durum olmadığını bizzat savcılar tarafıma söylemişlerdir ve benim bu ilk 3 ifademde söylediklerim bağlamından tamamen koparılmış.

İsimler benim bahsettiğim isimler ancak ifadenin yazıya dökülmüş hali tamamen alakasızdır. Bunları kabul etmiyorum. Değindiğim isimler ve olayları anlatış biçimim var ama o biçim yorum katılarak yazılmış ifadelere ve ben bu ifadeleri okumadım. O da benim hatamdır. Çünkü o odadan bir an önce çıkmak istedim sayın Başkanım. Oradaki baskıyı anlatmama gerek yok, tahmin ediyorsunuzdur."

Hakkında ifade veren 3 kişi olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu isimlerden Murat Kapki’nin ifadelerini geri çektiğini söyledi. Hakkında ifade veren ve naylon fatura suçunu işlediğini kabul eden Ahmet Çiçek ile ise ilk gözaltına alındığında nezarette tanışmasına karşın Çiçek’in ifadesinde, kendisinin bir otelde gizli toplantılar yaptığını öne sürmesine tepki gösteren Öztürk, itirafçı olup tahliye olan İBB Meclisi üyesi Umut Şenol’un da kendisi hakkında ifade vererek tahliye olduğunu söyledi.

Öztürk, "Bu Umut Şenol, ifadesinden sonra ortak tanıdığımız bir CHP’liyi yanıma gönderdi. Kendisini çocuklarıyla, eşiyle tehdit ettiklerini, mecbur kalıp bu ifadeyi verdiğini söylemiş. Ben de kendisine birtakım özlü sözler yolladım başkanım, burada açıklayamıyorum. Tek bir ifadeyi ispatlasınlar ben savunma yapmayacağım" diye konuştu.

"BANKA HESAPLARIMIN AÇILMASINI İSTİYORUM"

Duruşma başlamadan önce reklamcı Murat Kapki söz aldı. Ortopedik boyunluk taktığı görülen Kapki "Ben varlıklı bir adamım ama cezaevine girdiğimden beri yokluk çekiyorum. 16. aya gireceğiz. Ailem artık bildiğiniz sefalet çekiyor. Çocuklarımın okul parasını dahi ödeyemiyoruz. Çok zor durumdayız. Çok zor durumlar içinde yaşıyorlar. Hadi kendimden geçtim, artık onları düşünüyorum. Banka hesaplarımın açılmasını istiyorum. Yani zaten tedbir konulacak bir sürü malıma mülküme tedbir konuldu, buradaki zararlar onlarla karşılanabilecek, eğer işin sonunda bir şey olursa. Banka hesaplarımın açılarak ailemin hiç değilse biraz rahatlamasını sağlamanızı istiyorum. Şirketim ve evim üzerinde tedbir var. Evime İsmail Kaan üzerinden tedbir kondu. En azından size geçsin çünkü çökmeye çalışıyorlar" diye konuştu.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar ise 18 Haziran'da yapılacak tutukluluk incelemesinden önce, tüm tutuklulara 5 dakika da olsa söz hakkı verilmesini istedi. Dava, tutuklu reklamcı Serkan Öztürk'ün savunmasıyla devam ediyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri