İBB davasında 56. celse: İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz’ün savunması başladı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının 56'ncı günü, İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz'ün savunmasıyla başladı. Öte yandan CHP'li vekil Mahmut Tanal’ın “Ekrem İmamoğlu neden cezaevinde?” sorusuna Ekrem İmamoğlu “Hakkınızı savunuyorum” yanıtını verdi.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının 56. günü başladı.

Davada İmamoğlu ile birlikte savunması alınmayan 7 kişi kalırken, bugün İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz savunma yapıyor.

Geçen haftalarda tahliye edilen pek çok tutuklu ile birlikte İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu da, tutuksuz sanıklar bölümünde duruşmayı izliyor. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da duruşmayı izleyici kısmında takip ediyor.

İMAMOĞLU'NDAN TANAL'A: 'HAKKINIZI SAVUNUYORUM'

Tanal, tutuklular salona getirilirken "Ekrem Başkan’ın cezaevinde ne işi var?” diye seslendi. İmamoğlu ise bu soruyu "Sizlerin hakkını savunuyorum" diye yanıtladı. Tanal ayrıca, kadın tutuklulara "İçeride Halk TV izleyebiliyor musunuz?" diye seslenirken kadın tutuklular "Hayır" yanıtını verdi.

Silivri'de görülen duruşmadan gelişmeler anlık olarak şöyle...

12.50 I İLK ARA VERİLDİ

Sürmegöz, suçlandığı eylemlere ilişkin tek tek savunma yaparken 66. eyleme geçmeden mahkeme başkanının kararıyla duruşmaya ilk ara verildi.

Aradan sonra Sürmegöz’ün eylemlere ilişkin savunması devam edecek.

11:30 I SÜRMEGÖZ: "NE YAPILDIYSA BİZ DE AYNISINI YAPTIK"

İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz, İBB davasında yaptığı savunmada hakkındaki 'ihaleye fesat karıştırma', 'kamu zararına dolandırıcılık', 'rüşvet' ve 'örgüt üyeliği' suçlamalarını reddetti. Sürmegöz, tartışmalı reklam ihalelerindeki uygulamaların yeni döneme ait olmadığını, yıllardır süren kurumsal yöntemleri aynı şekilde uyguladıklarını belirtti.

Yaklaşık 20 yıldır İBB’de görev yaptığını anlatan Sürmegöz, farklı belediye yönetimleri döneminde çalıştığını belirterek "Merhum Kadir Topbaş, Sayın Mevlüt Uysal, Sayın Ekrem İmamoğlu dönemlerinde verilen görevleri yapmaya çalıştım. 2016 yılında göreve başladığımızda yaklaşık 27 milyon olan reklam gelirimizi 2017’de 40 milyona, 2019’da 95 milyona taşıdık" dedi.

İddianamede yer alan 'ihalelerde rekabet daraltıldı' değerlendirmesine karşı çıkan Sürmegöz, yüksek ciro, iş deneyimi ve sermaye şartlarının büyük ölçekli reklam işletmeleri için gerekli olduğunu savundu:

"Biz bu yeterlilikleri 2019 yılı sonrasında ortaya çıkartmış değiliz. 2011 yılından itibaren yaptığımız bütün reklam alanı işletme ihalelerinde rakamsal ve niteliksel olarak aynıdır."

Sürmegöz, eski dönemlerde yapılan ihaleleri örnek göstererek, benzer şartların daha önce de uygulandığını söyledi. 2011, 2013, 2015 ve 2018’de yapılan reklam ihalelerinde de yüksek yeterlilik kriterleri bulunduğunu belirtti.

İddianamede, ihalelere katılımın sınırlı kaldığı yönündeki değerlendirmelere de yanıt veren Sürmegöz, "Unvanında reklam geçen her şirket bu ölçekte bir işi yapabilecek kapasitede olamaz. İstanbul’daki 25 bin firmanın unvanında reklam var diye bu işi kısıtladığımız iddia edilemez. İhalelere katılabilecek 73 firma vardı" diye konuştu.

Sürmegöz, kendisine yönelik rüşvet ve suç gelirlerinin aklanması iddialarına karşı da hakkındaki MASAK raporuna dikkat çekti:

"Mal varlığı tespit tarihi yanlış. 2022 değil. Benim ve eşimin adına kayıtlı iki taşınmaz var. Birini 2017'de, diğerini 2020'de aldık. Her ikisi de büyük ölçüde banka kredisiyle alındı ve kredi ödemeleri hâlen devam ediyor. Olağan dışı mal varlığı artışı yok, şüpheli para transferi yok ve dolayısıyla menfaat yok."

"DANIŞTAY RAPORUNA RAĞMEN KAMU ZARARI ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Hakkındaki suçlamaların daha önce mülkiye müfettişleri tarafından incelendiğini, soruşturma iznine karşı Danıştay’a başvurulduğunu ve kararın lehlerine olduğunu da ekledi. Sürmegöz, bilirkişi raporundaki kamu zararı hesaplarına itiraz ederek, hesaplamaların reklam alanlarının gelir kapasitesi üzerinden yapıldığını ancak yatırım maliyetleri, piyasa koşulları ve pandemi etkisinin dikkate alınmadığını savundu.

Sürmegöz, "Şu yanılgı var bilirkişilerde: 'Çok fazla face gösterirse çok fazla para kazanır, dolayısıyla burada kamu zararı vardır' deniyor. Biz burada yerin kirasını veriyoruz, yerin rayiçlerine göre veriyoruz" diye konuştu.

90’lı yıllardan 2010’lu yıllara kadar rakamların rastgele bir şekilde oluşturulduğunu savunan Sürmegöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Asıl absürtlük geçmişte yaşanıyordu: 90'lı yıllardan 2015-2016'ya kadar hiçbir piyasa araştırması, hiçbir emsal bedel değerlendirmesi yapılmadan sadece matbu bir evraktaki boşluklar doldurularak rakamlar tayin ediliyordu. Biz bugün en kapsamlı, en detaylı emsalleri toplayıp evrakların arasına koyarken kamu zararı oluşturmakla suçlanıyoruz; bu tam bir tezat. Danıştay 1. Dairesi zaten bu ihalelerdeki bedellerin düşük olmadığını, belediyenin tahmini bedel belirlemesinde hiçbir yasal engel bulunmadığını tescilleyip soruşturma iznini kaldırmış durumda. Danıştay kararına rağmen hâlâ kamu zararı çıkartmaya çalışıyorlar."

11.20 I SÜRMEGÖZ’ÜN SAVUNMASI BAŞLADI

İddianamedeki 26 eylemle suçlanan İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz’ün savunması başladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri