İBB Davası'nda 57'nci celse: Çok sayıda yazar Silivri'de

CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası'nın 57'nci günü başladı. Bu hafta yapılacak son duruşma günü için çok sayıda yazar Silivri'de yer aldı.

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın duruşmasına, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediliyor.

9 Mart'ta başlayan davada Ekrem İmamoğlu dahil 6 kişinin savunması henüz alınmadı. Son olarak dün İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz savunmasını tamamlarken bugün ise İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunma yapıyor.

İşte duruşmada anbean yaşananlar...

12:55 | İLK ARA VERİLDİ

Akgün, suçlandığı eylemlere ilişkin savunmasını sürdürürken mahkeme başkanı, ara verme kararı aldı.

İmamoğlu, diğer tutukluların ardından salondan ayrılırken duruşmaya gelen şehir plancılara ve yayıncılara teşekkür ederek, "Görüyorsunuz, İstanbul’un muhafızları, kahramanları burada mücadeleye devam ediyor. Mücadelenin adı namusluların namussuzlara karşı bin kat daha cesur olma mücadelesi" diyerek salondan ayrıldı.

12.00 | EYLEMLERE KARŞI BELGELİ SAVUNMA

"Ne mutlu bana ki bir şehir plancısı olarak, bir kamu görevlisi olarak bu kadim şehre hizmet ediyorum. Onun bin yıllara varan tarihinde benim de ufak bir emeğim bulunsun diye taş üstüne taş koymaya çalışıyorum. İçerisinde bulunduğum hiçbir planlama çalışmasında kendime mal, mülk, parsel, arazi, servet edinme derdine düşmedim. Yalnızca kamu yararını, yalnızca halkın, doğanın hakkını hukukunu korumayı gözettim" diyen Akgün, daha sonra suçlandığı eylemlere ilişkin savunmasına başladı.

İddianamedeki 25.eylem kapsamında, Etiler ve Kemerburgaz’daki iki projeyle ilgili şikayetçi beyanlarına karşı savunma yapan Akgün; hakkında kanunda yer almayan belgelerin keyfi olarak istenmesi, işlem yapılmadan dosyalarının 10 ay süre bekletilmesi ve kreş inşaat malzemeleri için para ödemek zorunda kaldıktan sonra silüet raporunun onaylanması gibi iddialar olduğunu belirtti.

Akgün, Etiler’deki projenin toplam inşaat alanının yaklaşık 99 bin m2 olup, ilgili yönetmelikte belirtilen 60 bin m2'den fazla olduğundan "silüet onayı" alınması gereken yapılar içerisinde kaldığını ve ilk iddianın gerçeği taşımadığını söyledi. Beşiktaş Belediyesi’nin onay talebini 2022 yılının Ağustos ayının sonunda kendilerine bildirdiğini belirten Akgün, süreç içindeki tüm resmi tarihleri aktararak nihai kararın Kasım ayında verildiğini, yani iddia edilen bekleme süresinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Projeyi yapan tarafa, kanuni düzenlemeler neticesinde belirttikleri değişikliklerin yapılmasından bir buçuk ay sonra silüet onayının verildiğini belirten Akgün, "Şikayetçi olan kişiler savcılığa başka bir şirketle yaptıkları havale işlemini dekont olarak sunup para ödedikten sonra onay alabildiklerini iddia etmişler ancak doğru değil. Görüldüğü gibi banka havale işlem tarihi aslında silüet onayından tam 19 gün sonraya ait. Dolayısıyla para ödedikten sonra onayın yapıldığı iddiası da belgelerle ortaya koyduğumuz üzere kesinlikle doğru değil. Ortada ne icbar ne de irtikap vardır. Sonuç olarak müştekinin bu konudaki 3 tane ana iddiası da çökmüştür" diye konuştu.

"ONU DİNLEMEYİN BENİ DİNLEYİN DEMİYORUM, BELGE VE RESMİ EVRAKLARI ORTAYA KOYUYORUM"

Akgün ayrıca, AKP’ye yakınlığıyla bilinen Pasifik Holding’in Kemerburgaz’daki "Next Level" isimli projelerine ilişkin bir silüet onayı hakkında kendisine yöneltilen şikayete karşı da savunma yaptı.

Holding tarafı, projede Eyüpsultan Belediyesi'nin silüet onayı olmadan ruhsat verdiğini ancak daha sonra Akgün’ün ısrarıyla silüet onayı sürecine girdiklerini, bunun için de ödeme yaptıklarını ve ardından onayın çıktığını iddia ederken Akgün ise asıl hukuka aykırılığın İBB’nin silüet süreci değil, Eyüpsultan Belediyesi’nin ruhsat işlemi olduğunu belirtti.

İki ayrı parseldeki projelerin de 60 bin metrekarenin üzerinde olduğunu, bu nedenle mevzuata göre silüet onayının gerekli olduğunu belirterek, "İlçe belediyesi bu onayı almadan ruhsat düzenleyerek hatalı işlem yapmış" dedi. Akgün ayrıca, yalnızca silüet onayı olmadan değil mahkemenin iptal kararı üzerine dayanak imar planı bulunmayan bir alanda da ruhsat düzenlendiğini belirtti.

Bölgenin geçmişte yeşil alan, orman alanı ve kontrollü gelişim bölgesi olarak planlandığını anlatan Akgün, daha sonra Bakanlık tarafından rezerv yapı alanı ilan edilerek büyük bir yapılaşmaya açıldığını da söyledi. İBB’nin bu planlara şehircilik ilkeleri ve kamu yararı gerekçesiyle itiraz ettiğini, açılan dava sonucunda planların iptal edildiğini ifade etti.

Silüet onayı sürecinin ise iddia edildiği gibi aylarca bekletilmediğini tarihleriyle aktarırken sürecin yeni planların yapılmasının ardından başladığını, eksiklerin tamamlandığını, projenin Mimari Estetik Komisyonu’na gönderildiğini ve komisyonun Ekim 2023’te yani başvurudan yalnızca 1,5 ay sonra uygunluk kararı verdiğini aktardı.

Müştekilerin "ödeme yapıldıktan sonra silüet onayı çıktı" iddiasına da değinen Akgün, dosyadaki çek tarihlerini göstererek ödemenin onaydan 8 gün sonra yapıldığını ve dolayısıyla bu iddianın da gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Akgün ayrıca kendisine yöneltilen "silüet onayı karşılığında para istedi" suçlamasını da reddederken müşteki tarafıyla yalnızca bir kez kendi makamında görüştüğünü ve ilgili konuda yer alan tanık beyanının da bu görüşmeyi yalanladığını belirterek, "Bugüne kadar binlerce insanla görüştüm. Bunların arasında Türkiye'nin ismini bildiği iş insanları da var gecekonduda oturan vatandaş da var. Hakkımda bugüne kadar para, pul ile ilgili tek bir şikayeti bırakın dedikodu bile çıkmadı. Benden aracıyla randevu alıp gelmiş hayatımda ilk kez gördüğüm birinden, görür görmez para isteyeceğim. Öyle mi?" dedi.

Akgün, iddialara karşı belgelerle savunma yaptığını belirterek ilgili kısımda şöyle konuştu:

"Sayın Başkan, bir ifade bu kadar yanlış olabilir mi? Bakın, size ‘Onun ifadesini değil benimkini dinleyin’ demiyorum. Ortaya somut bilgi, belge, resmi evrak koyuyorum. Tüm bu süreci fazla söz katmadan yalnızca evraklar üzerinden aktarıyorum. O yüzden de somut delillerin kendisi iddiaları zaten çökertiyor."

11:10 | GÜRKAN AKGÜN SAVUNMASINA BAŞLADI

Tutuklular ve mahkeme heyetinin yerini almasının ardından, aynı zamanda tutuklu şehir plancılardan olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunmasına başladı.

Akgün savunmasının giriş kısmına, "Bugün burada yalnızca kendimi savunmayacağım. Aynı zamanda kamunun ve kamu görevinin onurunu savunacağım. Şehir plancılığı mesleğinin haysiyetini, gecemizi gündüzümüze katarak başarmaya çalıştığımız demokratik ve halkçı belediyeciliği savunacağım. Ve her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için ekmek gibi, su gibi ihtiyaç olan adil yargılanma hakkını savunacağım" ifadeleriyle başladı.

Akgün, gözaltı sürecini ise şu ifadelerle anlattı:

"Görevini tertemiz, liyakatiyle yerine getirmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir memuru olarak, ömrümün son bir yılı aşkın zamanını insanlık onuruna aykırı bir şekilde 12 metrekarelik bir tecritte geçirdim. Savcılık sorgusunda bana yalnızca İBB'de ne görev yaptığım soruldu; sonrasında 1,5 yıldır tutukluyum. Tutukluluk incelemelerinde yüzüme bile bakılmadı. Ve bugün burada, en temel evrensel insani hakkım olan özgürlüğümden yoksun bırakıldığım sürecin sonunda tek bir dileğim bulunmaktadır: Hakikatin en berrak ve en apaçık hâliyle ortaya çıkması."

Daha sonra ilk olarak özgeçmişini anlatan Akgün, daha sonra İBB’de 2019’dan bu yana yaptıkları çalışmalara değinirken, "Yoksulluk ve eşitsizlik, bu koca metropolün adeta karakteri haline dönüşmüştü. Biz de tam buradan başladık. Bu anlayışı kökten değiştirdik" diye konuştu.

"DEPREME HAZIRLAMASI GEREKENLER 15 AYDIR TUTUKLU"

"İBB’nin her kuruşunun gittiği yer bellidir, hesabı da verilir. Bizim meşguliyetimiz de, önceliğimiz de işte bunlardır. Peki bütün bunlar yeter mi? Elbette yetmez! Daha yapılacak çok iş var" diyen Akgün, beklenen Marmara depremine dikkat çekerek, "Bir İstanbul, bir Marmara depreminin getireceği yıkım korkunçtur. Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yoktur. Gerçek sorunumuz budur ama biz maalesef 15 aydır elimiz kolumuz bağlı tutukluyuz. İstanbul'u depreme hazırlaması gereken insanlar 15 aydır Silivri'de tutuklular" ifadelerini kullandı.

11:00 | "KÜTÜPHANEYE GELMİŞ GİBİ HİSSETTİM"

Tutuklular yine alkışlarla salona getirilirken İmamoğlu, destek için gelen yazarlara seslenerek, "Ne güzel, sanki kütüphaneye gelmiş gibi hissettim. Herkesin kitap okuması lazım. Kitap okumayandan ne bu millete ne bu devlete fayda olmaz. Dilekciğim, ben de sana sevgilerimi iletiyorum" diye konuştu.

ÇOK SAYIDA YAZAR KATILDI

Bu hafta yapılacak son duruşma günü için, aralarında gazetemiz yazarlarının da bulunduğu çok sayıda yazar ve yayınevi yönetmeni de Silivri'de:

  • Kenan Kocatürk (Türkiye Yayıncılar Birliği YK Başkanı)
  • Cem Erciyes (Doğan Kitap Genel Yayın Yönetmeni)
  • Erkan Akpınar (İletişim Yayınları Yayın Yönetmeni)
  • Batu Bozkurt (Altın Kitaplar YK Başkanı)
  • Mehmet Ali Uçar (Say Yayınları Kurucusu)
  • Semih Sökmen (Metis Kitap Yayın Yönetmeni)
  • Adnan Özyalçıner (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
  • Yalvaç Ural (Yazar)
  • Yavuz Ekinci (Yazar)
  • Tahir Şilkan (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
  • Mustafa Köz (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
  • Kamil Tekin Sürek (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
  • Sunay Akın (Şair, Yazar)
  • Sinan Meydan (Tarihçi, Yazar)
  • Gürsel Öğüt (Yazar)
  • Zeynep Oral (Yazar)
  • Vivet Uluç (Yazar)
  • Mustafa Balbay (Gazeteci, Yazar)
  • Orhan Alkaya (Şair, Yazar, Oyuncu)
  • Müren Beykan (Günışığı Kitaplığı Yayın Yönetmeni)
  • Müjgan Özçay (Günışığı Kitaplığı)
  • Ozan Toker (Günışığı Kitaplığı)
  • Halil İbrahim Özcan (Yazar, Pen Türkiye)
  • Haluk Hepkon (Kırmızı Kedi)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri