İBB Davası'nın 17. gününde tansiyon yükseldi! Savcı'dan 'Haddinizi bildiririz' cevabı

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB Davası'nın 17. duruşması görülüyor. Duruşmada söz alan Duruşma Savcısı ve Ekrem İmamoğlu arasında gerginlik yaşandı. Savcı, İmamoğlu’na, “Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz. Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelemek adına beyanlardan vazgeçin” dedi.

İBB Davası'nda duruşmalar, tutuklu sanık savunmalarıyla devam ediyor. Bugün, İBB davasının en genç tutuklusu olan İBB Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak savunma yapacak.

Öte yandan, mahkemenin birleştirme kararından sonra tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in bugünkü duruşmaya katılması bekleniyor.

İBB Davası, Beyoğlu dosyasının da eklenmesiyle birlikte 92’si tutuklu 414 sanıklı oldu.

13:30 | "YATARI OLMAYAN DOSYALARDAN BAHSEDİYORUZ; BU NASIL ANLAM İFADE ETMEZ?"

İBB Davası, İBB'ye ait İstanbul Senin ile birlikte hayata geçirilmemiş İBB Hanem uygulamaları kapsamındaki TCK 135 (veri kaydetme) TCK 136 (veri yayma) suçlamalarının yöneltildiği Eylem 13 ile devam ediyor. Söz konusu eylem için Mahkeme Başkanı dün "En anlamadığımız eylem. Bu en çok zorlandığımız eylem" ifadelerini kullandı.

27 kişiyle, davada en çok insanın tutuklu bulunduğu bu eylemdeki ilk savunmayı İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel yaptı. Avukatlar, söz konusu eylemde teknik incelemeyi yapan ve bulguları delil olarak kullanılan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) raporuna yönelik dikkat çekici beyanlarda bulundu.

Sızdırıldığı belirtilen ve 3.7 milyon vatandaşın verilerinin içinde olduğu belirtilen bir veri setinin "kovalidis" kullanıcı adıyla Darkweb'te 50 bin dolara satıldığı da iddianameye girmişti. Söz konusu verileri yükleyen "kovalidis" adlı kullanıcının, verileri yetkililerin fark edişinden 9 saat önce internete koyduğu da görüntülerde yer aldı.

Daha sonrasında, buna ilişkin söz alan Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın da "Bildiğiniz için soruyorum. USOM yetkilileri bu ilan girdikten 9 saat sonra internette tesadüfen bu ilanı buluyorlar. Bunu tesadüf olarak mı adlandırmak lazım?" diye sordu.

USOM konusundaki daha detaylı beyanlar da savunmasını sunan, Emrah Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy’dan geldi, "USOM, raporu yazmadan önce koca İstanbul’un verilerini almak için İBB’ye küçük bir flash diskle gitmiş. Onu da diske kopyalayamamışlar, İBB personeli yapmış. Bu insanların hazırladığı raporla insanlar tutuklu" ifadelerini kullandı.

Berksoy, USOM hakkındaki beyanlarına şöyle devam etti:

"USOM’un tek bir doğrusu var: Savcılığın, sızdırıldığı öne sürülen verilerin sürekli veriler olduğunu öne sürmesinin aksine, verilerin anlık konum verisi olduğunu kabul etmişler. Bu iddianameye yanlış geçirilmiş. İBB bünyesinde sürekli konum izleme gibi bir uygulama yok, buna yönelik belge de yok. Ben de dahil olmak üzere buradaki hukukçu arkadaşlarım, Eylem 13’ü paramparça edecek.

Savcılık o kadar hasmane, o kadar düşmanca bir soruşturma yürüttü ki... Emrah Yüksel’in, Cahit Cihat Sarı savcımızın nasıl ifade aldığını herkes burada iyi biliyor. Bunu anlatmama gerek yok. Yani tabiri caizse biz oturduk, sorular hazır. Savcılığın yönlendirmesiyle bu ifade verildi; Kendisine yöneltilen sorulara bu cevaplar verildi. Emrah Yüksel’in ifade verdiği gün salıverilmesi gerekiyordu. Yatarı olmayan dosyalardan bahsediyoruz; bu nasıl anlam ifade etmez? Vallahi çıldıracağım."

12:53 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

Mahkeme Başkanı’nın duruşmaya ara vermesinin ardından Ekrem İmamoğlu, kendisiyle aynı dosyadan tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan’la birlikte avukatlarının olduğu alana gitti.

İki isim yaklaşık 2 dakika boyunca, avukatlarla diyalog kurdu.

Daha sonra çıkışa doğru ilerleyen İmamoğlu, kendisine eşlik eden jandarmanın omuzuna eliyle dokunup selam vererek tebessüm etti.

İmamoğlu ve Pehlivan, duruşma salonundan en son ayrılan iki tutuklu isim olurken, izleyenler alkışlarla destek verdi. İmamoğlu ise izleyicilere el salladı.

11:51 | MAHKEME BAŞKANI, EMRAH YÜKSEL'E SORULAR YÖNETTİ... YANIT, İDDİANAMEYİ ÇÖKERTTİ

İBB Bilgi İşlem Dairesi personeli Emrah Yüksel’e, Mahkeme Başkanı da sorular yöneltti.

Mahkeme Başkanı: “‘USOM raporuna göre sandık verilerini sunucudan bulunmadı, hizmetler klasöründen bulundu’ gibi bir ifade kullandın."

Emrah Yüksel: "Uygulamada olan veriler, hizmetler klasöründeki veriler. ‘USOM, sandık verilerini sunucuda buldu" dedim.

Mahkeme Başkanı: "Bu durum neyi değiştiriyor? Yani bize bir orayı açabilir misin? O farkı tam anlayamadık. Orada bulunmasıyla, klasörde bulunması arasında ne fark var?"

Emrah Yüksel: "İddia edilen bir mobil uygulamayla, 2024 seçimlerinde sandık verilerinin, buradaki verilerin kullanıldığı, eğer bu veriler mobil uygulamada değilse, seçim akşamında kullanılamaz demek Sayın Başkanım. Yani siz UYAP ekranına girdiğinizde, size hazırlanan özelliklere erişirsiniz. Ama UYAP’ın sunucusunda birden fazla uygulama olabilir. Ona erişemezsiniz. Yani uygulamanın ana amacı, seçimde kullanılmak üzere o sandık verilerinin kullanılmadığını gösteriyor. Sandık verileri yok yani. Bu uygulama hayata geçmemiş, dışarıdan erişilemeyen bir uygulama."

11:14 | İMAMOĞLU SÖZ ALDI: 'BU İDDİANAME ÇÖKMÜŞTÜR'

İmamoğlu, Emrah Yüksel’e soru sormak için söz aldı. Aynı zamanda savcının kendisine yönelik sözlerine ilişkin de konuştu.

İmamoğlu: "Öncelikle şunu söyleyeyim. Sorum iddianamedeki örgüt şemasıyla ilgili. Bu iftiranameyi yazanlar, bu işi kurgulayanlar, altına da iddianamenin ana unsuru olarak ‘Türkiye’yi ele geçirme’ yazan akıl, zihniyet... Çalışma arkadaşım Emrah Yüksel’e soracağım soru bu izahı netleştirecek.

Bu iddianame ne yazık ki terfinameye dönüşmüştür. Az önceki harareti ona bağlıyorum. Emrah Yüksel’in, sevgili çalışma arkadaşımızın suç örgütüne üye olduğunu burada öğrendim. Bu suç örgütü üyesi olarak suçlandığı bu çöp iddianamede; Örgüt yöneticisi adlandırılıyor. Arkadaşlarımız ona bağlı o da bana bağlı. Orada örgüt yöneticisi olan Hüseyin Gün’ü tanıyor musunuz?"

Emrah Yüksel: "Hayır Sayın Başkan tanımıyorum. 5 yılda 5 baz kaydım var. Bugün salona girse beni tanımaz."

İmamoğlu: "Bunun bir izaha ihtiyacı var. Nasıl bir örgüt ki ben örgüt yöneticisini tanımıyorum. Üye, yöneticiyi tanımıyor. Şimdi burada iddia makamını kınıyorum. Ne için burada olduğunu biliyorum iddia makamının. Bu çalışma arkadaşımız, 6-7 aydır iddia makamının kararıyla hapis yatıyor. Bu iddia makamının tariflediği şekliyle casusluk iddianamesini kurgulayan yine aynı iddia makamı. Bu bir siyası davadır. Bu siyasi dava çökmüştür. Ana şemada örgüt yöneticisi diye tarif edilen kişiyi örgüt üyesi tanımıyor. Bu iddianame çökmüştür."

SAVCIDAN İMAMOĞLU’NA: "HADDİNİZİ AŞARSANIZ HADDİNİZİ BİLDİRİRİZ"

Duruşma Savcısı, Ekrem İmamoğlu’na, sabah saatlerinde hakkında açılan soruşturmaya gerekçe olarak gösterilen ifadeleri nedeniyle sert sözlerle tepki gösterdi.

Gazeteci Furkan Karabay'ın kaleminden yaşanılanları aktaralım:

Savcı: Başkanım, başlamadan İmamoğlu’na bir sorum vardı. Ekrem Bey, buyurun. Sorum var da. Oradan da dinleyebilirsiniz. Dün bir beyanda bulunmuşsunuz sanırım yargılama sonrası; "İddia makamı çöktü" vesaire, doğru mu?

Ekrem İmamoğlu: Birazdan söylerim...

Savcı: Birazdan değil, şu an soruyorum. Yani bize öyle bir beyan olduğu için cevap verirseniz sevinirim o konu hakkında.

Ekrem İmamoğlu: Birazdan arz ederim.

Savcı: Şimdi suç örgütüyle ilgili bir tanım yapmadan önce, iddia makamı hakkındaki beyanınıza dikkat edin. İlk celse de benzer durum yaşandı, hesap sorma tarzında. İddia makamı olarak bu tarz söylemleri kabul etmiyoruz. Kabadayılık vesaire durumu söz konusu değil. Bakın burada yargılamayı... Bir dakika, bir şey konuşuyorum. Yargılamaya gölge düşüren, savcılık makamını baskı altına almaya çalışan beyanlardan vazgeçin. Bu doğru bir yaklaşım değil.

Mahkeme Başkanı: Savcım şöyle yapalım, tamam... Şey yapmayalım... Tamam... Şey yapmayalım... Savcım gerek yok şeye.

Savcı: Bakın haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz savcılık makamı olarak. Haddinizi aşmayın.

Mahkeme Başkanı: Savcım... Şöyle... Savcım... Avukat Bey? Tamam Avukat Bey, sakin olun.

Savcı: Ekrem Bey, beyanlara dikkat edin.

Mahkeme Başkanı: Savcım, Savcım şey yapmayalım... Savcım tamam Avukat Bey... Savcım şey yapmayalım, kişisel şeye girmeyelim. Savcım uzatmayalım.

Avukatlar: Savcı haddini bilsin Sayın Başkan.

Mahkeme Başkanı: Tamam Avukat Bey. "Had bildirmek" kelimesine tepki gösteriyorsunuz, aynı cümleyi kuruyorsunuz. Değişen bir şey olmuyor. Yani hani şimdi Savcım o tarz bir şeye girmeyelim, diyaloga girmeyelim. Gerek yok şu an için.

Avukatlar: Sizden söz alarak konuşsun. Siz de aynı şeyi yapamazsınız. Aynı şeyi yaparız.

Mahkeme Başkanı: Avukat Bey, tamam.

Ekrem İmamoğlu: Kime bakıyorsun yahu?

Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey. Ekrem Bey, müdahale etmeyelim.

Ekrem İmamoğlu: Ekrem Bey değil! Hayırdır, kime bakıyorsun sen?

Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, hiç şeye girmeyelim.

Savcı: Ekrem Bey, bakın şu an... Üslubumu bozmuyorum. Benle 'sen' diye konuşmayın, benimle 'sen' diye hitap etmeyin.

Mahkeme Başkanı: Savcım, şeye girmeyelim. Ekrem Bey, bakın...

Savcı: Benimle 'sen' diye hitap etmeyin! Israrla söylüyorum.

Mahkeme Başkanı: Savcı Bey... Ekrem İmamoğlu: Israrla mı yazdınız iddianameyi?

Mahkeme Başkanı tarafları sakinleştirdi. Duruşma çapraz sorgulamayla devam ediyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri