İdris Şahin: Türkiye Varlık Fonu geleceğimizi ipotek altına alan bir “Paralel Hazine”dir

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülen kanun teklifinin 10’uncu ve 11’inci maddeleri üzerine konuştu.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülen kanun teklifinin 10’uncu ve 11’inci maddeleri üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye Varlık Fonu'nun yapısal sorunlarına ve ülkenin geleceği açısından taşıdığı ağır risklere dikkat çekti.

Milletvekili Şahin, Türkiye Varlık Fonu'nun bir yatırım veya kalkınma fonu olmadığını belirterek, bu yapının bütçe dışında borçlanma imkânı sağlayan, devletin stratejik varlıklarını teminat altına sokan ve denetimden kaçırılan bir paralel hazine işlevi gördüğünü ifade etti.

Varlık Fonu'nun 17 Ağustos 2016 tarihinde olağanüstü koşullarda kurulduğunu hatırlatan Şahin, "Bu fon Türkiye zengin olduğu için değil, kamu maliyesi zayıflatıldığı için kurulmuştur. Dünyada varlık fonları fazlayı yönetir; bizde ise fazlalık olmadığı için kalanlar bu fona toplanmıştır" dedi.

Şahin, Türkiye Varlık Fonu'nun bünyesinde Türk Hava Yolları’ndan Ziraat Bankası'na, Türk Telekom’dan Turkcell’e, BOTAŞ’tan Türkiye Petrolleri'ne, TÜRKSAT’tan PTT’ye, Eti Maden’den ÇAYKUR’a, Halkbank ve VakıfBank’tan Türkiye Sigorta ve Türkiye Katılım Emekliliğe, Kayseri Şeker ve Türkiye Şeker’den şans oyunlarına kadar kamuoyunun yakından bildiği 34 stratejik şirketin yer aldığını vurguladı.

Bu şirketlerin, uluslararası piyasalardan kullanılan yüksek faizli krediler için teminat gösterildiğini ifade eden Şahin, "Bugün maaş ödemek için yarının bankasını, limanını, şirketini, frekansını ipotek altına alıyorsunuz. Bu, bugünü değil, gelecek kuşakları borçlandırmaktır" dedi.

Türkiye Varlık Fonu'nun Parlamento, Sayıştay ve yargı denetimi dışında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Şahin, "Borç var ama bütçede yok, risk var ama tabloda yok, ipotek var ama tartışma yok. Bu yapı şeffaflığı ortadan kaldırmakta, halkın denetim hakkını ortadan kaldırmaktadır" ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi'nin Türkiye Varlık Fonuna ilişkin iptal kararlarını hatırlatan Şahin, mevcut düzenlemenin mahkeme kararlarına yalnızca şeklen uyduğunu, esasen denetimden kaçınan yapının devam ettirildiğini dile getirdi. Özel denetim firmalarının Sayıştay denetiminin yerini tutamayacağını vurgulayan Şahin, kamu kaynağı kullanan hiçbir yapının Meclis denetimi dışında bırakılamayacağını ifade etti.

Şahin sözlerini, "Türkiye Varlık Fonu meselesi teknik ya da muhasebesel bir konu değil; bu bir egemenlik, gelecek ve memleket meselesidir. Bu düzenlemeye karşı çıkmak muhalefet değil, ülkeye karşı sorumluluktur" diyerek tamamladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri