ULUSLARARASI Para Fonu (IMF), Türkiye'nin mali şeffaflık uygulamalarını değerlendirdiği 66 sayfalık raporunu 23 Ekim 2026'da kamuoyuna açıkladı.
IMF Mali İşler Dairesi tarafından hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti Mali Şeffaflık Değerlendirmesi Güncellemesi başlıklı çalışma, 14–28 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen teknik incelemeye dayanıyor.
Raporda Türkiye'nin kamu maliyesi; mali raporlama, bütçe hazırlama ve mali tahminler ile mali risklerin yönetimi olmak üzere üç ana başlık altında incelendi. Sonuçlar, IMF'nin 2015 yılında yaptığı değerlendirmeyle de karşılaştırıldı.
IMF, Türkiye'nin mali şeffaflık alanında kayda değer ilerleme sağladığını belirtirken kamu sektörünün tamamını kapsayan mali tabloların bulunmaması ve bazı önemli mali risklerin yeterince açıklanmaması üzerinde durdu.
TÜRKİYE'NİN MALİ ŞEFFAFLIK NOTU YÜKSELDİ
IMF'ye göre Türkiye, 2015 yılında Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık yarısında iyi veya ileri düzeyde uygulamalara sahipken son değerlendirmede bu oran üçte ikiye yaklaştı.
Kurum, Türkiye'nin bu sonuçla değerlendirmeye alınan ülkeler arasında üst grupta yer aldığını belirtti.
Raporda 2021 yılında program esaslı bütçelemeye geçilmesi, uluslararası kamu sektörü muhasebe standartlarının uygulanması, mali istatistiklerin geliştirilmesi ve kamu harcamalarının daha kapsamlı raporlanması olumlu gelişmeler arasında gösterildi.
2017 yılından itibaren vatandaş bütçesi yayımlanması ve 2022'de büyük harcama artışları için ek bütçe uygulamasına geçilmesi de olumlu değerlendirildi.
IMF, Türkiye'nin en güçlü alanının mali raporlama olduğunu, bütçeleme ve mali tahminlerde de önemli ilerleme sağlandığını kaydetti.
Buna karşılık mali risklerin analizi ve yönetiminde son 10 yıldaki ilerlemenin sınırlı kaldığı belirtildi.
DEPREM HARCAMALARINDA 3 PUANLIK FARK
Raporda en dikkat çekici tespitlerden biri, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yapılan harcamaların kayıtlara geçirilmesiyle ilgili oldu.
IMF'ye göre 2023 yılında deprem harcamaları için gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 3,6'sına karşılık gelen tutar kaydedildi. Ancak bunun yalnızca yüzde 0,8'i aynı yıl fiilen harcandı.
Başka bir ifadeyle GSYH'nin yaklaşık yüzde 3'üne karşılık gelen tutar, 2023 yılında henüz harcanmadığı hâlde gider olarak gösterildi.
IMF, bu uygulamanın 2023 yılı harcamalarını ve bütçe açığını olduğundan yüksek, sonraki yıllarda yapılan harcamaları ise olduğundan düşük gösterdiğini belirtti.
Raporda, 2023 yılı için açıklanan yüzde 5,6'lık bütçe açığının nakit esasına göre yüzde 2,6 düzeyinde olduğu ifade edildi.
Kurum, bu nedenle Türkiye'nin harcama akışlarının kapsamına ilişkin değerlendirme notunu 2015 yılındaki ileri düzeyden temel düzeye indirdi.
IMF'nin önerisi, deprem harcamalarının bütçe gerçekleşmelerinde fiilen ödendiği, tahakkuk esaslı mali istatistiklerde ise ilgili muhasebe koşullarının oluştuğu dönemlerde kaydedilmesi.
KUR KORUMALI MEVDUATIN MALİYETİ 55 MİLYAR DOLARI AŞTI
IMF, Aralık 2021'de uygulamaya alınan kur korumalı mevduat (KKM) sistemini önemli mali risk örneklerinden biri olarak değerlendirdi.
Raporda, sistemin döviz kurundaki değişimlerden kaynaklanan riski mevduat sahiplerinden kamu kesimine aktardığı belirtildi.
KKM kapsamındaki mevduatın büyüklüğü bir dönem GSYH'nin yüzde 8'ine kadar ulaştı.
IMF'nin hesaplamasına göre uygulamanın Hazine ve Merkez Bankasına toplam maliyeti, Eylül 2025 itibarıyla 55 milyar doları aştı.
Bu tutar, 2024 yılı GSYH'sinin yüzde 4,2'sine karşılık geliyor.
Raporda Haziran–Temmuz 2023 dönemindeki kur hareketlerinin maliyeti hızla artırdığı, bu dönemde oluşan maliyetin 38 milyar dolara ulaştığı kaydedildi.
IMF, zararların başlangıçta Hazine tarafından karşılandığını, 2023 yılından itibaren ise büyük bölümünün Merkez Bankası bilançosuna yansıdığını belirtti.
Merkez Bankasının negatif özkaynak pozisyonunun GSYH'nin yüzde 2,9'una ulaştığı ifade edildi.
Kurum, KKM'nin yarattığı döviz kuru garantisinin bütçe belgelerinde yeterince açıklanmamasını mali şeffaflık açısından eksiklik olarak değerlendirdi.
TÜRKİYE VARLIK FONU'NUN MALİ TABLOLARI
IMF'nin üzerinde durduğu kuruluşlardan biri Türkiye Varlık Fonu (TVF) oldu.
Rapora göre fonun bünyesinde bulunan kamu varlıklarının büyüklüğü GSYH'nin yaklaşık yüzde 29'una karşılık geliyor.
IMF, bu büyüklükteki varlıkların kamu sektörünün konsolide mali tablolarında yeterince yer almamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.
Fonun faaliyet raporları ve bazı mali bilgileri yayımlanmakla birlikte, tam denetim raporlarına Türkiye'de kolayca erişilemediği belirtildi.
Kurum, TVF'nin varlık ve yükümlülüklerinin, kamu yönetimiyle mali ilişkilerinin ve denetlenmiş mali tablolarının daha kapsamlı biçimde açıklanmasını önerdi.
IMF'nin değerlendirmesi, fonun varlıklarının kayıp olduğu yönünde bir tespit içermiyor. Eleştiri, kamu sektörünün bütününü gösteren mali raporlamadaki kapsam ve açıklama eksikliklerine dayanıyor.
TOKİ'NİN MALİ DURUMU DA RAPORDA
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) da IMF'nin ayrıntılı biçimde incelediği kuruluşlar arasında yer aldı.
Rapora göre TOKİ'nin varlıklarının büyüklüğü GSYH'nin yüzde 2,6'sına karşılık geliyor.
IMF, kurumun mali tabloları ile Sayıştay denetim raporlarının kamuoyuna açık olmadığını belirtti.
Raporda TOKİ'nin Sayıştaydan şartlı denetim görüşü aldığı da kaydedildi.
TOKİ'nin deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarında önemli rol üstlendiğine dikkat çeken IMF, kuruma yapılan bütçe transferleri ve kamu arazisi devirlerinin daha ayrıntılı açıklanması gerektiğini ifade etti.
Kurum, TOKİ'nin mali tablolarının ve denetim raporlarının yayımlanmasını, ayrıca kamu sektörü mali istatistiklerine dahil edilmesini önerdi.
KAMU SEKTÖRÜNÜN TAMAMINI KAPSAYAN MALİ TABLO EKSİK
IMF, Türkiye'de mali istatistiklerin hazırlanması ve yayımlanmasında önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Ancak genel yönetim, kamu şirketleri ve diğer kamu kuruluşlarının tamamını kapsayan, denetlenmiş tek bir konsolide mali tablonun bulunmadığı kaydedildi.
IMF uzmanlarının 2024 yılı için hazırladığı geniş kapsamlı hesaplamada kamu sektörünün toplam varlıkları GSYH'nin yüzde 206'sı, yükümlülükleri yüzde 97'si, net varlıkları ise yüzde 109'u olarak tahmin edildi.
Aynı hesaplamada kamu sektörünün gelirleri GSYH'nin yaklaşık yüzde 50'si, harcamaları yüzde 55'i ve net borçlanması yüzde 5,8'i düzeyinde gösterildi.
Bu rakamlar, IMF'nin genel yönetim dışındaki kamu kuruluşlarını da kapsamak amacıyla hazırladığı genişletilmiş hesaplamalara dayanıyor. Dolayısıyla merkezi yönetim bütçesinin resmî gerçekleşme rakamlarıyla aynı kapsamda değil.
IMF, Türkiye'nin bütün kamu sektörünü kapsayan mali istatistikler ve konsolide mali tablolar hazırlamasını önerdi.
VERGİ İSTİSNA VE MUAFİYETLERİNDE ARTIŞ
Raporda vergi istisnaları, muafiyetleri ve indirimleri nedeniyle tahsil edilmeyen gelirler de incelendi.
IMF'ye göre vergi harcamalarının GSYH'ye oranı 2015 yılında yüzde 3,4 iken 2024 yılında yüzde 6,2'ye yükseldi.
Bu harcamaların 447 yasal düzenlemeden kaynaklandığı belirtildi.
Kurum, Türkiye'nin vergi harcamalarını program ve sektör bazında raporlamasını olumlu değerlendirdi.
Ancak toplam vergi harcamaları için bir üst sınır bulunmadığına ve sağlanan istisna ve muafiyetlerin hedeflerine ulaşıp ulaşmadığına ilişkin değerlendirmelerin kamuoyuna açıklanmadığına dikkat çekildi.
IMF, vergi harcamalarının etkinliğinin düzenli değerlendirilmesini ve sonuçların yayımlanmasını önerdi.
KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİNDE 277 PROJE
IMF raporunda Türkiye'deki kamu-özel işbirliği (KÖİ) projeleri de değerlendirildi.
Rapora göre 1996 yılından bu yana 277 proje hayata geçirildi. Bunların 262'si işletme, 15'i ise yapım aşamasında bulunuyor.
Projelerin toplam sözleşme değeri GSYH'nin yüzde 6,7'sine karşılık geliyor.
IMF, projelerin toplam değerlerine ve Hazine tarafından verilen bazı garantilere ilişkin bilgilerin açıklanmasını olumlu buldu.
Bununla birlikte gelecekteki yıllara ilişkin ödemelerin, tahsilatların ve asgari gelir garantilerinin proje bazında yeterince ayrıntılı açıklanmadığını belirtti.
Raporda ulaştırma projelerindeki talep garantisi ödemelerinin 2026 yılında GSYH'nin yaklaşık yüzde 0,2'sine ulaşmasının beklendiği kaydedildi.
IMF'nin açıkladığı toplam sözleşme değeri, devletin bugün ödemesi gereken borç tutarı anlamına gelmiyor. Raporda kamuya ait yükümlülükler ile projeleri yürüten özel şirketlerin üstlendiği riskler ayrı değerlendiriliyor.
BÜTÇE TAHMİNLERİNE BAĞIMSIZ DENETİM ÖNERİSİ
IMF, Türkiye'nin makroekonomik tahminlerinin kapsamlı olduğunu ve orta vadeli bütçe belgelerinde açıklandığını belirtti.
Ancak hükümetin ekonomik ve mali tahminlerinin bağımsız bir kuruluş tarafından düzenli biçimde değerlendirilmediği kaydedildi.
Farklı dönemlerde hazırlanan tahminler arasındaki değişikliklerin nedenlerinin de yeterince ayrıştırılmadığı ifade edildi.
IMF, ekonomik varsayımlardaki değişikliklerle yeni politika kararlarının bütçeye etkilerinin ayrı ayrı açıklanmasını önerdi.
Kurum ayrıca büyük kamu yatırımları için hazırlanan maliyet-fayda analizlerinin kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.
VATANDAŞIN BÜTÇEYE KATILIMI SINIRLI
IMF, Türkiye'de 2017 yılından bu yana vatandaş bütçesi yayımlanmasını olumlu bir uygulama olarak değerlendirdi.
Buna karşılık vatandaşların bütçe hazırlama sürecine doğrudan katılabilecekleri resmî mekanizmaların bulunmadığını kaydetti.
Raporda atıf yapılan Açık Bütçe Araştırması'na göre Türkiye, halkın bütçe sürecine katılımı göstergesinde 2019, 2021 ve 2023 yıllarında 100 üzerinden sıfır puan aldı.
Bu puan, IMF'nin Türkiye'ye verdiği genel mali şeffaflık notu değil; raporda kullanılan ayrı bir araştırmanın katılım göstergesi.
BELEDİYELERİN MALİ DURUMU
IMF, yerel yönetimlerin mali durumunun izlenmesinde önemli gelişmeler sağlandığını belirtti.
Belediyelerin mali performansının üç aylık dönemlerle takip edildiği, borçlanma ve bazı harcamalar için yasal sınırlar bulunduğu kaydedildi.
Rapora göre yerel yönetimlerin toplam yükümlülükleri GSYH'nin yaklaşık yüzde 2'si düzeyinde.
Ancak belediyelerin bireysel mali tablolarının düzenli biçimde kamuoyuna açıklanmadığı belirtildi.
IMF, belediye bazında üç aylık ve yıllık mali raporların yayımlanmasını önerdi.
KAMU ŞİRKETLERİNE 210 MİLYAR LİRALIK SERMAYE KATKISI
IMF, kamu şirketlerine ilişkin yıllık raporlamanın genel olarak iyi düzeyde olduğunu ancak bazı büyük kuruluşların kapsam dışında kaldığını belirtti.
Rapora göre 2024 yılında ilgili kamu şirketlerine yapılan sermaye katkıları 210 milyar liraya ulaştı.
Kurum, kamu şirketlerinin bütçeyle ilişkilerinin, aldıkları desteklerin ve mali performanslarının daha ayrıntılı açıklanmasını önerdi.
Özellikle TOKİ ve Türkiye Varlık Fonu'nun da kamu şirketlerine ilişkin yıllık raporlamaya dahil edilmesi istendi.
DOĞAL AFET RİSKLERİNDE OLUMLU DEĞERLENDİRME
IMF, Türkiye'nin doğal afetlerden kaynaklanan mali riskleri değerlendirme çalışmalarını ileri düzeyde buldu.
Deprem risklerine ilişkin çalışmalar, geçmiş afetlerin maliyetlerinin hesaplanması ve afet yönetimi stratejileri olumlu değerlendirildi.
Bununla birlikte afetlerin bütçe üzerindeki uzun vadeli etkilerinin diğer mali risklerle birlikte ele alınması gerektiği belirtildi.
YAŞLANAN NÜFUSUN BÜTÇEYE ETKİSİ
IMF, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda hızla yaşlanan bir nüfus yapısına geçeceğine dikkat çekti.
Rapora göre 2025 yılında yaklaşık yüzde 11 olan 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranının 2065'e kadar yüzde 30'un üzerine çıkması bekleniyor.
Bu değişimin emeklilik ve sağlık harcamalarını artırabileceği belirtildi.
IMF, önümüzdeki 25 yılda yaşlanmaya bağlı ilave emeklilik ve sağlık harcamalarının bugünkü değerinin toplamda GSYH'nin yaklaşık yüzde 47'sine karşılık gelebileceğini hesapladı.
Bu oran yıllık bütçe harcaması değil, 25 yıllık dönem için hesaplanan kümülatif ilave maliyet tahmini.
Kurum, uzun vadeli mali sürdürülebilirlik projeksiyonlarının kamuoyuna açıklanmasını önerdi.
2015'TEKİ 10 ÖNERİNİN YALNIZCA İKİSİ TAMAMEN UYGULANDI
IMF, 2015 yılında Türkiye'ye sunduğu 10 reform önerisinin ne ölçüde hayata geçirildiğini de inceledi.
Rapora göre önerilerin ikisi tamamen, biri büyük ölçüde, dördü kısmen uygulandı. Üç öneri ise uygulanmadı.
Tamamen uygulanan düzenlemeler, performans esaslı bütçelemenin geliştirilmesi ve yerel yönetimlerin mali durumunun izlenmesine yönelik sistemin kurulması oldu.
Kısmen uygulanan öneriler arasında kamu mali raporlamasının kapsamının genişletilmesi, kamu varlık ve yükümlülüklerinin daha eksiksiz gösterilmesi, ek bütçe uygulamasının güçlendirilmesi ve kamu-özel işbirliği projelerine ilişkin bilgilerin artırılması yer aldı.
Uygulanmayan üç öneri ise bütçe takviminin yeniden düzenlenmesi, ekonomik ve mali tahminlerin bağımsız değerlendirmelerle karşılaştırılması ve kapsamlı yıllık mali risk raporu hazırlanması oldu.
IMF'DEN TÜRKİYE'YE 10 YENİ REFORM ÖNERİSİ
IMF, raporunda Türkiye'ye yönelik 10 yeni öneri sundu.
Bunlar; kamu mali istatistiklerinin TOKİ ve Türkiye Varlık Fonu dahil bütün kamu sektörünü kapsaması, deprem harcamalarının muhasebeleştirilmesinin düzeltilmesi, merkezi yönetimin denetlenmiş konsolide mali tablolarının yayımlanması ve TOKİ ile TVF'nin tam mali tablolarının kamuoyuna açıklanması olarak sıralandı.
Diğer öneriler ise hükümetin mali hedeflerinin bütçe belgelerinde açıkça belirtilmesi, yıl içindeki önemli bütçe değişikliklerinin ek bütçe süreciyle düzenlenmesi, ekonomik ve mali tahminlerdeki değişikliklerin nedenlerinin açıklanması, yıllık kapsamlı mali risk raporu hazırlanması, belediyelerin mali tablolarının düzenli yayımlanması ve kamu şirketlerine ilişkin raporlamanın genişletilmesi oldu.
IMF'NİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ
IMF'nin 66 sayfalık raporu, Türkiye'nin mali şeffaflık uygulamalarında 2015 yılından bu yana önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koyuyor.
Kurum, özellikle mali raporlamanın kalitesini, bütçeleme sistemindeki reformları, kamu borcunun yönetimini ve doğal afet risklerine ilişkin çalışmaları olumlu değerlendiriyor.
Buna karşılık deprem harcamalarının kaydedilme biçimi, KKM'nin oluşturduğu mali risklerin açıklanması, TOKİ ve Türkiye Varlık Fonu'nun mali tablolarının kamuoyuna sunulması ve kamu sektörünün tamamını kapsayan konsolide raporların bulunmaması önemli eksiklikler arasında gösteriliyor.
IMF, Türkiye'nin kamu maliyesine ilişkin mevcut ve gelecekteki yükümlülüklerinin daha bütüncül biçimde açıklanmasının, mali şeffaflık alanında sağlanan ilerlemeyi güçlendireceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Kaynak: Uluslararası Para Fonu (IMF), Republic of Türkiye: Fiscal Transparency Evaluation Update, Cilt 2026, Sayı 087, 66 sayfa. Kamuoyuna yayımlanma tarihi: 23 Ekim 2026.