Konuştukça batanlar, susmayı tercih ediyor!

Sözcü18 Genel Yayın Yönetmeni Vedat Beki, Çankırı gündemini değerlendirdiği son yazısında yine kitabın ortasından konuştu...

ŞU küçücük şehirde yaşanılan olayları bazen öylesine şaşkınlıkla izliyorum ki; Ülke gündemine odaklanmakta zorlandığımı dostlarımı inandıramıyorum!

"Salı-Cuma yazacağım" cümlesini kuralı 'ay' olmamıştır, ancak benim verdiğim bu sözü yerine getirememenin derin mahcubiyetine 'neden olayları' da burada sıraladığımda 'hadi ya' (!) diyeceğinize de adım kadar eminim!

Önce 'sondan' başlayayım: Bu köşeden sürekli birilerine sesleniyorum lakin 'duyup da duymazlıktan' (!) gelmelerine o kadar alıştım ki bu durum bende herhangi bir 'kırılma' yerine şahsımı daha da 'kamçıladığını' bilmeleri adına İl Emniyet Müdürlüğü'ne ve beraberinde Valilik Basın Bürosu'na sesleniyorum:

- Sevgili Müdür ve Valilik Basın Bürosu; Geçtiğimiz günlerde bizatihi Çankırı İl Emniyet olarak Çerkeş İlçe Jandarma'ya sabahın 5'inde karakol komutanı yüzbaşı dahil olmak üzere toplamda 14 askere çektiğiniz operasyonu (!) 'basın bülteni' olarak servis etmediğinize göre, bundan böyle sakın ola Sözcü18'e 'Emniyet Bülteni' göndermeyiniz!

Jandarma'ya da bir mesajım olacak!

Hani Eldivan'a yapılan 'tefeci operasyonu' vardı ya! Hani Sözcü18 operasyondan 24 saat sonra olayı haber yaparak kamuoyu ile paylaşmıştı ya! Sizler de haberi yaptıktan sonra sabahın 9'unda şahsımı arayarak "Bu yaptığınız haberin kaynağı kim ya da kimler?" şeklinde telefonla beni sorgulayıp "Bunu kim merak ediyor?" soruma "Komutanım" (!) demiştiniz ya!

Umarım ve dilerim ki; Meslektaşlarınıza operasyon çekenlere de şahsıma gösterdiğiniz hassasiyeti gösterir ve operasyonla ilgili gerekçeleri (!) alt alta sıralayarak kamuoyunu aydınlatma görevini yerine getirmenin gayretine girersiniz...

* * *

Yukarıdaki 'dosya' apaçık önümde dururken ardından 'Ilgaz Yıldıztepe' olayı patladı!

Ilgaz'ın genç kaymakamı, daha doğrusu 'Giden Vali'nin prensi' (!) jandarmaya verdiği talimatla (!) mücavir alanı içerisinde bulunan iki işletmeye 'jandarma' nezaretinde denetim gerçekleştirdi! Jandarma, her iki işletmede yasa dışı uygulamalarla (cumhuriyet savcılığından arama izni olmadan, işletmelerin odaları ve özel alanları) kendilerine verilen emri yerine getirmenin gayretine girdiler ve başarılı da oldular!

Hatta hatta jandarma işletmelerde 'arama-kontrol' yaparken, tim komutanının elindeki telefonla "Odalara baktın mı? Garajı da kontrol edin" (!) talimatları aldığı da görgü tanıklarının şahsıma yaptığı bilgiler dahilinde.

Ve Ilgaz'daki 2 tesis bu denetimler sonucu kapatıldı... Otellerdeki müşteriler tahliye edildi...

Ve bu gelişmelerin ardından oturdum Ilgaz Kaymakamı'na 'açık mektup' kaleme aldım...

Sonuç! TIK yok...

Neden mi? Tek sebebi var: Konuştukça battıklarının farkına varıyorlar da ondan...

Bugün icra başında olan her kim var ise (istisnalar hariç) konuştukça batıyor!

Lakin 'sustukça' da battıklarının farkına henüz varabilmiş değiller! Çünkü koltuklarında oturdukları süre kendileri açısından büyük "kâr" (!)

Bu ihtiyar geride bıraktığımız 17 yıl içerisinde o koltuklarda oturanların sayısını unuttu! Tamamı 'tarih olup' tozlu raflardaki yerlerini çoktan aldılar... Hancı burada... Yolculara 'by' diyelim... Şimdilik gitmeseler de 'götürüldüklerinin' farkında olmaları bilinciyle...

Buradan bir 'kalıcı' mesaj da Ilgaz'ın Belediye Başkanı'na göndermek istiyorum:

- "Hacı Abi" demek isterdim ama Sayın Başkan; Ilgaz'ın kalbine Ocak 2026'da saplanan hançerdeki parmak izlerinizi silmeye umarım 'başkanlık süreniz' yeterli olur...

* * *

Ve bir gündem de; Çankırı Belediyesi'nde mesai veren 784 işçiyi kapsayan 2026 yılı maaş artış süreci...

Yaşanan süreç şunu ortaya çıkardı ki; Mevcut sendika (!) olsa da olur olmasa da!

Edindiğim bilgilere göre sendika yılda 40 milyon TL kazanç sağlıyormuş! Şayet bu bilgi gerçek ise bana göre sendikanın Çankırı Belediye işçisi üzerinden sağladığı bu para hiç de 'hak' değil!

Bırakın 40 milyon TL'yi, bu şartlarda 400 bin TL dahi çok!

Neyse, konumuz sendika değil... Konumuz işçi ücretlerine yapılan zam oranı...

Kişisel kanaatim o ki; Belediye işçisinin aldığı maaş bugünkü şartlarda hiç de 'ihtiyaç görecek' cinsten değil! Lakin verilen rakamın arka planına baktığımda, (istisnalar hariç) sözüm ona çalışan personele (!) bu maaş çok!

Takip ettiğim kadarıyla yeni rakamı duyuran Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen'in sosyal medya paylaşımlarını belediye işçileri de kendi hesaplarından paylaştılar!

Yani açıklanan rakama 'itiraz' yerine 'memnuniyet ifadesi' (!) ile karşılık verdiler...

Bu durumun tek gerekçesi olmalı:

- Biz belediye işçisi olarak öylesine bir mesai veriyoruz ki verdiğiniz bu maaş için müteşekkiriz!

Ve günlerdir kaleme aldığım tezim ortaya konulan tepkilerle tescillendi:

- Belediye işçisi ça-lış-mı-yor!

Mevcut belediye işçisi, 'çalışmak' için Belediye'deki görevine gelmiyor! Belediye işçisi yapacağı mesaiyi 'dinlenme süreci' olarak görüyor ve biliyor... Bu bilinçle belediye işçiliğine devam ediyor! Ne alırsa alsın, aldığı yanına kâr çünkü!

Söylemekte beis görmeyecek ve daha da gür bir sesle dillendirmeye devam edeceğim:

- Çankırı Belediyesi mevcut 784 belediye işçisini asgari 400'e indirmek zorunda!

O zaman geriye kalan 400 işçisine bugünkü rakamlarla (gerçek işçi - gerçek çalışan) 36 bin TL yerine 72 bin TL., hatta hatta 90 bin TL dahi verebilir...

Ve Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, ülkenin gündemine 'emekçi başkan' mottosuyla giriş yapar... Yaşadığı sürece de bu payeyi kimse kendisinden söküp alamaz...

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN - TIKLA

Yorum Yap
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Çankırı Gündemi Haberleri