Masum değiliz hiç birimiz!

Sevda KARAALİ

Dün gündeme düşen “MHP'li bankamatikçi” haberiyle Çankırı'ın çiçeği burnundaki yerel zaferi zemheri soğuğuna tutulmuşçasına refleks verdi. Kimileri ellerini ovuşturdu, kimileri 'Nereden çıktı şimdi bu?' dedi.

Kimileri; 'Bu uzun saçlı bu sefer de bize saldırıyor' dedi. Vs vs... 

Evet Cumhur İttifakı'nın ortağı olma onuruna yakışan bir kampanya yaparak, baskıdan, tehditten, yalandan, adam kayırmacadan bıkan Çankırılı'nın umudu olarak; Açık ara bir farkla belediye alındı.

Bu zaferin içinde AK Partili'nin, MHP'linin, Saadet Partili'nin, CHP'linin kısaca her siyasi parti seçmenin, esnafın, ev hanımının, tüccarın, belediye çalışanının, dillinin, dilsizin, hatta ve hatta en çok AK Parti teşkilatının katkısı olduğu bir gerçek!

Şimdi gelin hep birlikte 'Dünün Çankırı'sını hatırlayalım.

Ben hatırlatayım size yine!

Neden mi?

Çünkü dünün Çankırı'sının 'organize işleriyle' (!) üzerinde en çok oyun oynanan bendeniz olduğum için size tecrübelerimi anlatayım da siz sonuca kendiniz varın...

x x x

Yüzyılın vizyon sahibi İrfan Başkanımız İ.Melih Gökçek'in iyi bir öğrencisi olarak kendine rakip olabilecek herkese karşı, eleştiren, konuşan, muhalefet olan herkese karşı farklı insanlarla aynı taktiği uyguladı!

Nedir bu taktik?

“Belediyenin bütçesinden emeksiz, alınteri olmadan maaş bağlayıp, hazır, kolay ve de haram parayla yönetebileceği bir 'hazırcılar ordusu' kurdu”

Söylediklerini yapmayanları da ömür boyu diskalifiye etti. Yücel Karsavuran, Vedat Beki bunun yaşayan canlı şahidi ve örnekleridir. Sorun anlatsınlar size ödedikleri bedelleri...

Bu ordunun içinde; “Çankırı'da Ankara'da gayri meşru koşturan, 'vur deyince' vurup indiren, 'git tirübünde küfür et olay çıkar' deyince çıkaran, 'şu konuda dedikodu yay' deyince kahvelerde oturup dedikodu yapan, vasıfsız insanlar olduğu gibi sağcı, solcu, her gruptan, her cemaatten, her meslek grubundan, her sivil toplum kuruluşundan insanlar bulunmaktaydı...

Başkanın taktiği; Köy derneğinden taraftar derneklerine, cemaatlerin Kur'an Kurslarından öğrenci Yurtlarına, İşçilerin sendikalarından üniversitelerin öğrenci konseylerine, kadın günlerinde, spor kulüplerinden mahalle temsilcilerine, daha iyi hizmet kapmak isteyen muhtarlardan ilişkilerle yüksek kat rantı sağlamak isteyen müteahhitlere, Ankara’da pay alamayıp Çankırı’yı mesken tutan Yenidoğan Çinçin'in gayri meşru tayfasından barcı, pavyoncu, bahis oyuncu, çekci, senetçi, ispiyoncu ve itirafçısı bu organizasyonun içindeydi.

Bütün bunlar yetmedi; Fecabook'ta kim ne yazmış, kimi takip edip beğenmişin çetelesini tutan sahte bilişimcilere, cemaatlerin kadrolarıyla bağlantıyı sağlayan sahte basıncı, kocasından boşanıp kocasının sırları karşılığında iş pazarlığı yapan kadınlar hatta ve hatta liselerde caka yapmak isteyen sınıf başkanlarına kadar saymakla bitmeyen, Çankırı Çankırı olalı görmediği genişlikte NİFAK yelpazesini kapsamaktaydı...

MHP'nin 15 yıl önce kaybettiği Çankırı Belediyesi'yle birlikte Ülkü Ocakları'nın geçmişe dayanan misyon ve vizyonu, yeni bir rüzgar ve belediyenin imkanlarını kendi çıkarları için hoyratça harcayan bu güçler karşısında enerjisini koruyamamıştır.

Memleket sevdasını milli manevi duygularla birlikte ilim, bilim ve güncel organizasyon çalışmalarıyla yeterli şekilde beslemediğinizde sahnede devlet imkanlarıyla acem oyunları kurup, NİFAK tohumuyla halkı zehirleyen bir gruba fırsat vermiş olursunuz.

Ammaaaaa...

Fırsat ne olursa olsun...

Hangi imkanlar sunulursa sunulsun

Verdiği imkanlarla insanların arasına hangi NİFAK tohum ekilirse ekilsin,

Bozkurt Akkurt’a

Kardeş kardeşe

Komşu komşuya 

Bakkal müşteriye 

Amca yeğene

Yüreğinde memleket sevdası olan

Sevda Karaaliler 'Çankırı düşmanıymış' gibi millete zorla söyletilse de;

Benim memleketimin insanı feraset, vicdan ve akıl sahibidir...

Evet 15 yıl büyük bir ACEM oyunu oynandı!

Oğuzhan Akbaba gibi Beşiktaş sevgisi kullanılıp bu oyuna dahil edilip kullanılan bir çok hemşerimiz oldu.

Ama ne imkan sunulursa sunulsun ÇANKIRILI'nın MAYASI temiz olduğu için;

Vicdanın feryadıdır,

Aklının adalet duygusunun emelidir

“Tertemiz geliyoruz” sloganı.

Temizleneceği, bu girdaptan çıkacağı günün umuduyla geldi 31 Marta.

 Ve...

1 Nisa’nda hazır ve emeksiz bankamatik gelirlerine, her türlü harama elinin tersiyle 'DUR' diyerek temizlenmeyi Allah bu şehre ve bu insanlara nasip etti.

Gün hesap günü değil...

Gün tüm şehrin gusül abdesti alıp, iki rekat TÖVBE namazı kılıp; “Allahım bu garip, mazlum şehrin cefakar insanlarını bir daha kötü yöneticilerle imtihan etme.

Bize helal süt emmiş, vicdanı, aklı, adaleti, sözde değil özde Allah korkusu olan, sağa dola yerleştirdikleri kameralar değil Allah’ın herşeyi gördüğünü bilen, ona göre davranan yöneticiler nasip et” diye dua etme ve de temizlenme günüdür.

Ve sadece Beşiktaşlı ruhunu  Çankırı'da yaşatmak, genç bir girişimci olarak var olmak için, bir dernek yeri almak için iyi niyetle yola çıkan ve malum örümcek ağına düşen genç kardeşimiz değil, alın teri akıtmadan bu çirkin çarkın sinsice gölgenize yaklaşarak size verdiği ne varsa lütfen herkes kendini gözden geçirsin.

Bütün Çankırılılar, bütün cemaatler, bütün STK'lar, kısaca VİCDANI olan herkes.

Ölçsün biçsin.

Önce kendi vicdanına hesap verip tövbe etsin.

Temiz ve yeni bir sayfa açsın.

Çankırılı mayana, özüne dön.

En büyük kavgamız geri kalmış memleketimize 'hizmet kavgası' olmalı.

Bugün dahi çalışan (!) sağlam bir tomografi cihazımız yok! Bilmem farkında mısınız?

Yorum Yap
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.