MHP’yi şok eden kaset - İZLE

Seçime günler kala siyaset dünyasında yeni bir kaset skandalı ortaya çıktı.

MHP’nin üst düzey yöneticisi iki ismin görüntüleri internete düştü. Her iki MHP’li, gizli kamerayla kaydedilen görüntülerde kadınlarla sohbet ediyor ve iki kadınla öpüşüyor. Bir evde çekilen görüntülerde, siyaset, seçimler ve bazı cinsel içerikli konuşmalar yer alıyor.

SKANDAL YARATAN KASEDİ İZLEMEK İÇİN TIKLA

Görüntülerde, MHP’li yöneticinin emekli bir asker eşiyle samimi görüntüleri de bulunuyor. Görüntülerin sonunda ise “Düşmanlar halimize gülüyor, bizim içimiz kan ağlıyor. Yazıklar olsun bize başka çıkar yol bırakmayanlara. Yazıklar olsun 400 yıllık ülkümüzü lekeleyenlere, yazıklar olsun rahmetli Başbuğumuzun yüce makamını işgal ederek kirletenlere” denilerek, Bahçeli ve ekibine şöyle sesleniliyor: “Azıcık adamlıktan nasibiniz varsa, azıcık hayanız varsa, azıcık davaya karşı bağlılığınız varsa, sizin yüzünüzden bu kutlu davanın daha fazla rencide olmaması için derhal tepeden tırnağa tüm yönetim istifa edin. Derhal istifa etmediğiniz taktirde bundan sonra olacak gelişmelerin tüm sorumluluğu size aittir.”

İŞTE O SKANDAL KASETTE GEÇEN KONUŞMALAR:

Recai Yıldırım
MHP Adana Milletvekili
Aile ve Kadından Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı
Devlet BAHÇELİ'ye en yakın Genel Başkan Yardımcısı
Adana 1. Sıra MHP Milletvekili Adayı
Evli ve 5 çocuk babası

 Metin Çobanoğlu
MHP Kırşehir Milletvekili
Yerel Yönetimlerden Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı
Kırşehir Eski Belediye Başkanı
Kırşehir 1. Sıra MHP Milletvekili Adayı
Evli ve 2 çocuk babası

Selvi
1 çocuk annesi,
Metin Çobanoğlu'nun sevgililerinden biri

Betül
Emekli albay eşi
İki çocuk annesi
Recai Yıldırım'ın sevgililerinden biri


Recai: Adana Ülkü Ocakları Başkanıyım. Ne zaman?, 78.
Selvi: Biliyorum, ben sizin profilinizi okudum.
Recai: Şimdi bir savaş gibi düşünün. Ben orada Milis Komutanıyım yani Adana'da. Ondan sonra ocak başkanlığından sonra Mamak, 80 İhtilali.
Metin: Bu da Devrimci...Karşı cepheden.
Recai: Hepimiz aynı yerdeyiz.
Selvi: Amcam soldan mide kanserinden gitti, ben MHP'ye çalışıyorum.
Recai: Hepimiz aynı yerdeyiz şimdi, bu böyle olmamızı gerektiriyor.
Selvi: Doğru, doğru söylüyorsun.
Recai: Samimi söylüyorum.


Niva:
Rus hayat kadını
Recai: Ben her gün çalışıyorum yani benim çalışmak. Böyle çok saat ne zaman istiyorum o zaman.
Niva: Bu iş çok güzel.
Recai: Evet. Mesela 10'da kalkarım, 12'de kalkarım, 1' de giderim, 3'de giderim. Bazen hiç gitmem.
Recai: Yani benim, hiç kimse bana gel senin saat şu saat.
Niva: ......
Recai: Yok. Ben kendi işimin kendi patronu.
Niva:......
Recai: Kendi işimin patronuyum yani.
Recai: Gitmezsen birşey yok, birşey olmaz yani. 1 gün, 2 gün, 3 gün fark etmez. Ama ben gidiyorum. Mesela ne zaman uyandım? 10'da uyandım. İşte kalkıyorum. Duş, tıraş filan 2 saat sürüyor tabi. 12 de mesela gidiyorum Parlemento'ya. Sonra benim parti.
Niva: Parti?
Recai: Parti 3 tane ay, hilal. 3 tane.
Niva: ......
Recai: Bu benim partinin amblemi.


Kamelya
Seks için buluştuğu iş (!) kadını
Kamelya: MHP'nin iktidar olma şansı var mı?
Recai: Var tabi.
Kamelya: CHP'nin daha çok değil mi? Kılıçdaroğlu ile olmaz da.
Recai: CHP'nin şöyle şansı şu, Türkiye'de sol seçmen yüzde 35 ile 30 arası sol seçmen. Sağ seçmen de Allah belasını versin hepsinin 65 ile 67 arasında hepsi. Sağ seçmen ile sol seçmen Türkiye'de
Kamelya: Sağ seçmen ne demek?
Recai: Yuvarlak demek, gülle, hiç köşesi yok!
Kamelya: Bir o tarafa, bir bu tarafa...
Recai: Her tarafa yuvarlanır. Evet, evet.


Recai: CHP'nin şu andaki solun tüm oylarını topladığın zaman yüzde otuz civarında otuziki civarında bir oyları var zaten.
Kamelya: Onlarla anlaşamıyor musunuz? Ak Partiyi yıkmak için?
Recai: Ya biz anlaşırız, anlaşırız canım. Anlaşırız, anlaşırız. Ben şimdi onu diyorum. Şimdi Milliyetçi Hareket Partisi şu anda 18 – 20 civarında görünüyor. Ama bizim şimdi bazı atraksiyonlar olacak 28'inden sonra. Merkez sağ seçmene yönelik daha geçmişteki Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi'nin seçmeninin tabanına yönelik bazı isimler aday edinmek suretiyle bu seçmene yönelik bazı isimler aday edilecek.
Kamelya: Yani onlar da o isimleri görerek size gelsinler?
Recai: Tabi. Yani şimdi bu bakımdan ciddi bir çalışmanın içerisindeyiz. İnşallah yani Milliyetçi Hareket...
Kamelya: ....... Tek. Teke tek
Recai: Şu anda olmaz, şu anda olmaz
Kamelya: Ama işbirliği yaparsanız, Ak Partiyi yıkmak
Recai: Evet. Koalisyon, koalisyon olur
Kamelya: Neyse işte o dediğinden. Türkçesi neyse?
Recai: Mesela otuz o alsa, işte biz on sekiz – yirmi, neyse biz aldığımız taktirde yeter.
Kamelya: O zaten yüzde elli tek başına alamaz.
Recai: Alamaz, yok.
Kamelya: Yüzde otuz küsur, kırk küsurlarda durur o.
Recai: Velhasıl-ı kelam iktidardan düştüğü andan itibaren de biz anasını belleyeceğiz onların.

(Video'da ismi geçenler)
Mahmut Çomoğlu
MHP Adana İl Yönetim Kurulu Üyesi
Ali Helvacı
DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti döneminde Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray AYDIN'ın Müsteşarı
2002 yılında MHP'den aday olmak için Müsteşarlık görevinden istifa etmişti


Recai: Mahmut Çom, benim arkadaşım. Çomoğlu. Makine mühendisi bir oğlu. Şimdi...
Metin: Mahmut Çomoğlu bu bizim Orman Bölge Müdürü mü?
Recai: Orman Bölge Müdürü. Toprak Mahsülleri şey, Reformu Bölge Müdürü.
Metin: Bir de bunların Bölge Müdürü kardeşleri var.
Recai: Onları geç. Bu bizim Devlet Bahçeli'nin dönem arkadaşıdır. O kuşaktır. Bana zamanında dedi ki: "Recai,Mahmut'a sahip çık" dedi. "Durumu iyi değil" (dedi). "Peki Efendim" dedim. Adana'dan tuttum ben bunu Belediye Meclis Üyesi yaptım. Bu depremlerde de tuttuk, hani Müsteşar da bunun hemşerisi ya.
Metin: Ali Helvacı
Recai: Ali Helvacı'nın yanına gittim. Dedim ki, bunu bu deprem işlerinde hani şey taşeron firma olarak 9 kişiden biri yaptım bunu. 9 kişiden. Neresi? Yalova İzmit İstanbul ne var orada? Avcılar. 3 yerde şantiyesi var. Bu tuttu İspanyolların işini de aldı mı... İspanyollar. Çünkü bu Borusan'dan bir alet kiralamış. 10 katlı 12 katlı binayı tepeden yıkmaya başlıyor. Türkiye'de de 2 tane varmış bu aletten. Şimdi İspanyollar da aldığı işi buna verdiler mi. 3 yerde şantiyesi var. Bu en az 5 milyon dolar para kazandı bak. Şimdi bana da diyor ki "Gardaş sana da bir kıyak yapacam" diyor.
Recai: Arkadaşım diyorum! 10 trilyonluk bir işe teminatı da yetmiyor. Orhan'a gardaşına çöküyorum, çöktürüyorum ve işi bugün bağlamışlar. Şimdi onun teşekkürünü ediyor. Ben de dedim ki "Allahsız, ben han istemiyorum. Hamam istemiyorum. Bir avrat istiyorum".


Recai: Allah Allah. İstanbul'da sen birine çarpılmadın mı? Bana gelip şey yapmadın mı? Sonra da ben devreye girdim. Sonra sen dedin ki "Ya aslında o insan" Ben sana dedim bak bu işte...
Kamelya: O bu işin başıydı işte. Bu işin başlangıcıydı. İki senedir ben bu işe başlamışım.
Recai: O iki sene değil, bu çok oldu. Sen ilk geldiğinde İstanbul'a, hatırla... Birine çarpılmıştın.
Kamelya: Hangi adamdı o?
Recai: İşte yeni geldiğinde sen İstanbul'a.
Kamelya: Ha, şey daire konusunda. Parayı almıştı, daireyi vermemişti.
Recai: Sonradan da ben dedim ki, "Bak" dedim "Bu işler çok sıkıntılı işler nasıl adam çeker kafasına sıkar". Sen dedin ki "Yok benim dostum ,aslında böyle bir şey olmasını istemem". Şudur, budur, falan, fişman dedin. O da işte peyder pey parayı herhalde sana verdi, sonra bilmiyorum yani. Ama biz vazgeçtik yani yoksa ben, sen bana dedin, ben orada dedim "Bak şimdi benim gönderebileceğim adam gider alır, çöker, gider adamın kafasına sıkar. Bir de bu işteki rajon şudur. Adam bunu alır, yüzde ellisini alır. Çünkü adam kellesini ortaya koyuyor orada". Bu sefer sen dedin ki,"Ya öyleyse olmaz, çünkü o benim dostum" dedin.
Kamelya: Ekmek yemişim. Ben yapamam.
Recai: Ha... Öyle dedin yani biz vazgeçtik.


Kamelya: İskender Çolak'ı biliyorsun.
Recai: İskender Çolak... Şu kabadayı İskender. Bafra.
Kamelya: Hıh.. Onun arkadaşı Halil.
Recai: Onunla ne işin var senin?
Kamelya: Ama işte bunlar güya iyi insanlardı. İşte beni o adamlardan kurtaracaklar falan filan. Neyse ben bunlara vermedim ama.
Recai: Kim kurtaracak? İskender mi kurtaracaktı?
Kamelya: İskender'in arkadaşı beni o fırıldaklardan kurtaracak. Parayı ben bunlara vermedim.
Recai: Hııı
Kamelya: Bunlar verdiğim adamdan gördü.
Recai: E... tamam bana ver, ben kurtarayım parayı.


Selvi: Siz onuniçin savaşıyorsunuz zaten.
Betül: Ben asker eşi olduğum için..
Recai: Yok Yok. Kesinlikle asker eşi olduğunu bile bilmiyordum. Şimdi askere ihanet etmek bile istemem. Şimdi benim çok asker dostum arkadaşım yok. Ama bir gün.
Betül: Seni tanıştırayım hayatım.


Recai: Hele tesettüre girersen çok daha severim seni.
Betül: Ben tesettüre falan da giremem.
Metin: Siyah bir şey giyecek.
Recai: Deme off...Aman aman bir hoşuma gider ki... Bildiğin gibi değil. Selvi bir de tesettüre girse var ya...
Selvi: Ha ha girer valla.
Recai: Hobim var. Valla hobim var.
Betül: Sen istiyorsan giriyim aşkım.
Recai: Sen istiyorsam değil yav. Allah Allah. Banane. Ben seni ...Yapmam vallahi.
Betül: Sapık ya bu adam.
Recai: Sapığım tabi.


Betül: Hiç tesettüre girmem valla...
Recai: Girersen çok mutlu olurum.
Betül: Niye gireyim ya?
Recai: Ama seçildikten sonra. Valla o kadar sevinirim ki bir kere burada buluşuruz biliyon mu?
Betül: Tabi bende çıkarım orada Recai Bey Allah cezanı verecek.
Recai: Hiç öyle bir şey yok. Ama o kadar güzel olur ki. O kadar beni tahrik edersin ki...
Betül: Yapma ya niye ki? Kapalı oldum diye mi? Yok yaaa.
Recai: Yok.
Betül: Terbiyesiz, utanmaz, ahlaksız...
Recai: Ahlaksızım tamam. Ama hobim böyle ne yapayım. Valla hobim böyle.


Recai: Bak,bak! Allah'ın her günü ben pavyona gitmiş adamım. On sene 5'te yatmışım 10'da kalkmışım.
Betül: Adanalı erkeklerin özelliği bu. Hanımları kumar oynar, beyler pavyona gider.
Selvi: Yok canım
Recai: Şimdi bu benimki beş vakit namazlı garip ya, vallahi diyorum bak.
Betül: Tabi tabi.
Selvi: Bugün Cumaya gittiniz mi Recai Bey?
Recai: Yok yattım.
Selvi: Şimdi Betül diyor ki Recai'nin telefonu kapalı. Dedim onlar Cumaya gitmiştir.
Recai: İnan yok gitmedim.


Kamelya: Hacca gidiyorsun bir de içiyorsun.
Recai: E içiyorsam ne olmuş yani ne var yani?
Kamelya: Olmaz bence. Bir de gazinoya gidiyorsun.
Recai: Ya sana ne ya off...
Kamelya: Olmaz yani...
Recai: Hoca kesiliyorsun başıma.


Recai: Ateist, şerefsiz kendine Alevi diyor...Alevilerin hiç birisi yani camii ile, müslümanlıkla filanla hiç bir alakası yok.
Kamelya: Camiye gitmiyorlar, cemevine gidiyorlar.
Recai: Cemevi de ibadethane değil...Orada işte sohbet ediyor, saz çalıyor bilmem ne yapıyorlar...Cami ile hiç alakaları yok Türkiye'de.


Ümit Şafak
MHP Genel Başkan Yardımcısı
Süleyman Turan Çirkin
MHP Hatay Milletvekili – Merkez Yönetim Kurulu Üyesi
Yer: Elysion (Eğlence mekanı)

Ümit: Kafayı da buldu abi. Recai abi bir tane işte siz beraberde oturmuşsunuz bir yere, bu arka sokaklarında Köroğlu'nda bir yerde?
S.Turan: Heeee.
Ümit: Oraya gittik biz bu akşam.
S.Turan: Eee.
Ümit: O karıya sarılacam diye, Osman'a gitti, gider yaptı. Hz. Osman'a Recai Abi.
S.Turan: Yok ya...
Ümit: Şerefsizim. Kavga çıkacaktı ya.
S.Turan: Karıyı sikiyorsan sik. Hz. Osman'dan ne istiyon arkadaş?
Ümit: Ne istiyon arkadaş ya? Ben anlayamadım ya.
S.Turan: Bizde o günahı işliyoruz anasını satayım.Kimseye bulaşmıyoruz amma ya.
Ümit: Bu işe İslamı, Aleviliği, Sünniliği ne karıştırıyon? Ya Alevi dede kızı diye... bende aleviyim bilmem ne... meşrebide bilmem ne... Hz. Osman'a da gider yaptı mı orada abi?
S.Turan: Yapma ya?
Ümit: Hee. Yahudi... Mezarlığı diye laflar söyledi.
S.Turan: Abooo...Tadını kaçırmış ya.
Ümit: Kaçtı tadı abi işin ya. Sen ne diyon abi?
S.Turan: Bu içki masasının sohbeti değil ki ya?
Ümit: Yav işte hep böyle oluyor abi bu işler.
S.Turan: Karıyı düzeceksen düz arkadaş ya.
Ümit: Allah Allah, ne istiyon Hz. Osman'dan?!
S.Turan: Hz. Ali'den, Hz. Osman'dan ne istiyon? Kendine ortak mı arıyon? Heh heh heh...


Recai: Kötülük yapar internete koydurur. Biliyorsun sen şimdi öyle rezaletler yapıyorlar ki şerefsizler. İnternete koyuyorlar. Bilmem ne yapıyorlar. Şimdi internet çok felaket bir şey oldu..

Yorum Yap
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Türkiye Gündemi Haberleri