Murat Ağırel cezaevinden haber yaptı: Bundan sonra eğer bir zehirlenme olayı yaşanırsa...

Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel, gözaltında tutulduğu nezarethanede dağıtılan yemeklerin çiğ ve kötü kokulu olduğunu öne sürdü. Yemekleri sağlayan şirketi araştıran Ağırel, firmanın daha önce 51 öğrencinin hastaneye kaldırıldığı gıda zehirlenmesi olayıyla ilgili davada da adının geçtiğini yazdı.

KOCAELİ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet'teki köşe yazısında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki nezarethanesinde dağıtılan yemekleri gündeme getirdi. Gözaltında bulunduğu sırada kendisine verilen tavuk ve patatesin çiğ olduğunu, tabldot açıldığında ise ağır bir kokuyla karşılaştığını belirten Ağırel, yemeklerin üzerindeki etiketten üretici firmayı tespit ettiğini aktardı.

"YEMEKLER ÇİĞ VE KÖTÜ KOKULUYDU"

Yemeklerden numune aldığını ve savcılığa sevk edilirken bunları eşyalarıyla birlikte arkadaşlarına ulaştırdığını belirten Ağırel, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Plastik tabldot açıldığında inanılmaz kötü bir koku geliyor. Tavuk az önce kafesin içerisindeymiş ve alelacele paketlenmiş, et kesildiği gibi konulmuş gibi bir durumla karşılaşıyorsunuz. Yanında da patates var ama evlere şenlik. Dilimlenmiş ve öylece konulmuş. Et de patates de çiğ."

8 MİLYON LİRALIK İHALEYİ OKBAY KAZANMIŞ

Ağırel'in yazısına göre İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, nezarethanelere yemek temini için 2026/539158 kayıt numarasıyla ihaleye çıktı. 28 Nisan 2026'da gerçekleştirilen ihaleyi Okbay Unlu Mamülleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 8 milyon liralık teklifle kazandı. İhalenin yaklaşık maliyeti ise 11 milyon 375 bin lira olarak belirlendi.

Sözleşme kapsamında 50 bin kahvaltılık, 25 bin öğle ve 25 bin akşam kumanyası temin edilmesi planlandı. İhaleye üç firma katılırken bunlardan birinin teklifi geçersiz sayıldı. Kumanyaların İstanbul'daki havalimanları ile Fatih Terörle Mücadele, Üsküdar Çocuk Şube ve Gayrettepe Asayiş başta olmak üzere emniyet birimlerinin nezarethanelerine dağıtılması öngörüldü.

51 ÖĞRENCİNİN HASTANELİK OLDUĞU OLAYDA DA ŞİRKETİN ADI GEÇTİ

Şirketin geçmişini Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından araştıran Ağırel, firmanın 1997 yılında İsmet Bayraktar, Mehmet Bayraktar ve Ali Öksüz tarafından kurulduğunu aktardı. Şirketin ortaklık ve sahiplik yapısının sonraki yıllarda değiştiğini belirten gazeteci Ağırel, 2025 yılında şirketin Abdülaziz Öksüz'den Ebubekir Öksüz'e devredildiğini yazdı.

Ağırel, araştırmasında şirketin sahibi Ebubekir Öksüz'ün adının 2024 yılında Şile'de yaşanan toplu gıda zehirlenmesi olayıyla ilgili iddianamede de geçtiğini belirtti. 25 Aralık 2024'te Şile 75. Yıl Ortaokulu önünde İBB'ye bağlı mobil araçtan dağıtılan kumanyaların ardından 51 öğrenci bulantı ve kusma şikayetiyle hastaneye kaldırılmıştı.

SonTV'nin 23 Temmuz 2026 tarihli haberine göre, Şile Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede kumanyaları üreten firmanın sahibi Ebubekir Öksüz ile dağıtım ve nakliye sürecinde görev alan 3 kişi hakkında 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, İBB Sosyal Hizmetler personeli Özkan Uzunoğlu ile nakliye sürecinde görev alan Fikret Çetin Ramazan ve Hasan Kemal'in de isimleri yer aldı. Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi.

"BİR ZEHİRLENME YAŞANIRSA SORUMLULAR BELLİ"

Yazısında herhangi bir suç isnadında bulunmadığının altını çizen Ağırel, nezarethanelerde dağıtılan yemeklerin denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Gözaltındaki kişilerin temel ihtiyaçlarının sağlıklı ve hijyenik koşullarda karşılanmasının zorunlu olduğunu belirten gazeteci Ağırel, yetkililere denetim çağrısı yaparak; "Bundan sonra eğer bir zehirlenme olayı yaşanırsa bilin ki bu iş ile ilgilenenler bundan sorumludur." dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri