"Rasim Ozan Kütahyalı’nın özgürlüğüne kavuşmasından bahsediyorum. Bundan üç gün önce gece saatlerinde haberi düştü, o andan itibaren de belgesine ulaşmaya çalışıyorum. Sonunda buldum.
Bilmeyenler için özetleyeyim: Resen, kelime olarak “kendiliğinden” anlamına geliyor. Haliyle masamdaki belgenin en üstünde yazan “resen tahliye kararı”, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ndaki savcının, kimsenin talebi olmaksızın "tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına vararak" Kütahyalı’yı özgürlüğüne kavuşturduğunu anlatmak istiyor.
Gelin görün ki... Savcı bu tartışmalı kararı verirken daha ilk paragrafında, Kütahyalı’nın avukatlarının dosyaya sunduğu belgelere referans veriyor:
"Şüpheli Rasim Ozan Kütahyalı’nın müdafii aracılığıyla cumhuriyet başsavcılığımıza sunduğu dilekçeler ve ekindeki belgeler incelendiğinde; şüphelinin hesaplarına soruşturma kapsamında şüpheli kabul edilen hesaplardan gönderilen para transferleri ile şüpheli tarafından gerçekleştirildiği bildirilen POS çekim işlemleri arasında tarih ve tutar yönünden paralellik bulunduğuna ilişkin, savunmayı yaklaşık ispata elverişli nitelikte somut tespitlerin sunulduğu görülmüştür.
Ayrıca şüphelinin, POS çekim işlemi gerçekleştirdiğini savunduğu kişilerin kimlik ve iletişim bilgileri ile işlemlere ilişkin açıklamaları açıkça ortaya koyduğu, böylelikle savunmasının araştırılabilir ve denetlenebilir hale geldiği anlaşılmıştır."
Madem öyle...
Sormazlar mı: Hangi suç deliliyle gözaltına aldırdınız? Hangi belgelerle tutuklattınız? Hani dosyadaki MASAK raporları, iletişim tespit tutanakları, hesap hareketleri? Kütahyalı, ileri sürdüğü benzer lehte delilleri daha ilk aşamada ortaya koymamış mıydı? Sahi, ne değişti?
KÜTAHYALI’YA TAZMİNAT DA VERİLİR Mİ?
Savcı'nın Kütahyalı’yı tahliye kararından devam ediyorum: "Soruşturmanın geldiği aşama, şüpheli tarafından sunulan yeni bilgi ve belgeler, mevcut delillerin niteliği ve tutuklama tedbirinin devamı için gerekli olan kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüpheli yönünden başlangıçtaki kuvvetli suç şüphesinin mevcut aşamada azaldığı, delillerin büyük ölçüde toplandığı ve tutuklama tedbirinin devamının ölçülü olmayacağı kanaatine varılmıştır."
Bakın, kimse farkında değil: Rasim Ozan Kütahyalı "Suç örgütü üyesi olduğuna dair kuvvetli şüphe var" denerek tutuklandı. POS ekstreleri, birkaç hesap açıklaması, koskoca örgüt soruşturmasının ana delil yapısını çökertecek kadar güçlüyse; soruşturmanın başında Kütahyalı’yı cezaevine sokan "kuvvetli somut delil" tam olarak neydi? Ve sahi, 21 ilde 200 şüpheliye dönük örgütlü suç soruşturmasında "Deliller büyük ölçüde toplandı" diyerek resen tahliye kapısını açmak, diğer şüphelilerin de özgürlüğüne kavuşmasını sağlamaz mı?
Nihayetinde, savcının üç ay içinde tahliye ettiği, "yurtdışına çıkış yasağı" ile özgürlüğüne kavuşan bir Rasim Ozan Kütahyalı gerçeği var... Bu kadar detaylı bir tahliye kararını veren savcının, Kütahyalı hakkında iddianame yazıp ceza isteyebileceğinden ise şüpheliyim. Yani, takipsizlik kararı çıkar, hatta Kütahyalı "Suçsuz yere hapiste yattım" diyerek bizim vergilerimizden tazminat kazanırsa da şaşırmam!
Ve... Böylesi dosyalarda "savcılık tahliyeleri", genelde şüpheli itirafçı olursa uygulanıyor. Dahası, bu gerekçeye kararlarda da atıf yapılıyor. Masamdaki tutanakta ise böyle bir bilgi yok. Avukatları da reddediyor ama Rasim Ozan Kütahyalı başka bir soruşturmada itirafçı olmuşsa garip gelmez. Ancak şundan eminim: Bu tahliye, memleketteki hukuk pratiğinde hiç alışıldık değil. Haliyle, çok kişi gibi şüphe duyuyorum."