Ümit Özdağ'dan gündemi sarsacak 'fon geliri' iddiası: Kim bu devlet görevlisi?

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon kriziyle ilgili dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Özdağ, İsviçre'deki bir bankanın Türkiye'den bir devlet görevlisine ait olduğu öne sürülen yüklü miktardaki paranın kaynağının 'fon geliri' olarak gösterilmesi üzerine durumu şüpheli bularak Morgan Stanley'e ilettiğini öne sürdü.

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

"DEVLET GÖREVLİSİNE AİT FON GELİRİ"

Türkiye'yi sarsan fon kriziyle ilgili de konuşan Özdağ, çarpıcı bir iddia ortaya attı. Özdağ açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"İşte bu arada, bu olayın en çarpıcı tarafına gelelim ve kurumların krizi ne zaman gördüğüne bakalım. Sermaye Piyasaları Kurulu'nun açıklamasına göre 2025 yılının son çeyreğinde bazı fonlarda şüpheli fiyat hareketleri gözlenmiş. Yani bugün yaşadığımız olayın ilk işaretleri yaklaşık 10 ay önce resmen görülmüş değil, açıklanmış. Daha önce görmüşler zaten.

Ve 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi'nin gündemine gelmiş. 3 Aralık 2025'te SPK çalışma grubu oluşturmuş ve kurumlar arası görüşmeler ve teknik çalışmalar yapılmış.

Üstelik sorun yalnızca Türkiye'deki kurumların gözlemleriyle kalmamış. Uluslararası endeks sağlayıcı Morgan Stanley Capital International, 2026 yılı piyasa sınıflandırma değerlendirmesinde Türkiye'deki bazı küçük halka açık şirketlerle bağlantılı fonlar konusunda uluslararası yatırımcıların olası endişelerini kayda geçirmiş.

Keza Morgan Stanley, daha fazla şeffaflık, gerçek faydalanıcıların daha iyi açıklanması ve koordineli işlemlere karşı etkin gözetim ve yaptırım mekanizmaları konusunda önlem alınması beklentisini ortaya koymuş. 2025. Yani dışarıdan bakan yatırımcılar da Türkiye piyasalarında bazı yapısal sorunları ve şüpheli işlemleri sorgulamışlar ve bu konuyu gündeme getirmişler.

Şimdi dün beni İsviçre'den bankacı arkadaşım aradı. Dedi ki İsviçre'de bir bankaya Türkiye'den büyük bir miktar, bir devlet görevlisine ait para yatırılmak istenmiş. Banka da sormuş, 'Bunun kaynağı ne?' diye ve fon geliri olduğu, ibraz edilince, İsviçre bankası da bunu şüpheli bulmuş ve Morgan Stanley'e iletmiş.

Morgan Stanley de bunun üzerine konuyu daha ayrıntılı tetkik etmiş. Yani sorunu herkes içeride ve dışarıda biliyor. Buna rağmen de önlem alınmıyor. Kriz büyüyor ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu, 19 Aralık'ta soruşturma başlatarak SPK'ya müzekkere gönderiyor.

Bu müzekkerede borsada bazı hisselerin değerinin yaklaşık 100 kata varacak şekilde artışlar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve incelemeye konu olan hisselerin önemli bir bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı yönündeki tespitlerini paylaşıyor.

En sonunda SPK da yeni yatırım fonlarına ilişkin rehberi yayınlıyor. Fakat sorun yalnızca fon rehberi ve tebliğ yayınlayarak çözülecek noktayı anlaşılan çoktan aşmış. Çünkü bir süreden beri fonlarda biriken risk piyasada büyük bir satış dalgasına dönüşmüş ve finansal kriz patladığında artık yüz binlerce yatırımcı ellerindeki hisse senetlerini çıkartmak için mücadeleye başlamışlar.

Ve bu 16-17 Eylül günlerinde zararı kabul edip fonlardan çıkmak için satış emri verdiklerini ama işlem yapılmadığını söylüyorlar.

Şimdi değerli Zafer Partililer, ilk günden itibaren bu konuyla ilgili Zafer Partisi olarak konuyu takip ediyor, gündeme getiriyor ve bundan sonra da gündeme getirmeye devam edeceğimiz sözünü sizlerin önünde, değerli Türk kamuoyuna veriyorum ve vatandaşlar adına da soruyoruz.

Madem risk 2025'in son çeyreğinde görüldü, neden daha erken ve daha güçlü tedbirler alınmadı?

Madem finansal istikrar açısından sorun olduğu anlaşılmıştı, neden bu yapının büyümesine izin verildi?

Madem bazı hisselerde ekonomik gerçeklikle açıklanmayan fiyat hareketleri görülüyordu, neden bu hisselerdeki yoğunlaşma daha önce sınırlandırılmadı?

Ve 16-17 Eylül tarihlerinde, zararına da olsa vatandaşın sistemden çıkış yapma hakkı neden gasp edildi? Bu talimatı kim verdi?"

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.

Türkiye Gündemi Haberleri