Atatürk'ün Çankırı'ya gelişinin 95'inci yıldönümü törenle kutlandı

Atatürk'ün Çankırı'ya gelişinin 95'inci yıldönümü törenle kutlandı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 23 Ağustos günü Çankırı'ya geldi. Bugün bu ziyaretin 95'inci yıldönümü Vali Abdullah Ayaz ve Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ile kurum ve kuruluş müdürlerinin katılımı ile Atatürk Alanında yapılan törenle kutlandı.

Bugün; Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Çankırı'ya gelişinin 95'inci yıldönümü yapılan törenle kutlandı.

Anıt Alanı'nda saat 11:00'de başlayan törene başta Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ile kurum amir ve müdürleri katıldı.

Anıt Alanında yapılan tören ilk olarak Atatürk'ün Çankırı'ya gelişini temsil eden Türk Bayrağının sporcu grubu tarafından Vali Ayaz'a teslimi ile başladı.

Sonrasında Belediye Başkanlığı'nın çelenginin sunulası, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile devam eden tören, Ulu Önder Atatürk'ün 23 Ağustos 1925 tarihinde Çankırılılar'a yaptığı konuşma metninin okunması ile devam etti. Tören, Belediye Başkanı ismail Hakkı Esen'in konuşması ile son buldu.

TÖRENE AKP İL BAŞKANI VE MİLLETVEKİLİ ÇİVİTCİOĞLU KATILMADI
Bugün Çankırı'da gerçekleştirilen törene başta AKP İl Başkanı Av. Abdülkadir Çelik olmak üzere bölgenin milletvekili Salim Çivitcioğlu da katılmadı... Anlaşılan o ki; AKP'lilerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili problemi hız kesmeden devam ediyor!

Yazıklar olsun... Hem de milyon kere yazıklar olsun...

ataturk-cankiriya-gelisi-kutlamalar-resim-01222.jpg

ismail-hakki-esen-resim-012.jpg

23 AĞUSTOS 1925 
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 23 Ağustos 1925 günü sabahın erken saatlerinde yeni bir Anadolu gezisine çıkıyordu. İki otomobil hazırlanmıştı. Birine Atatürk, Kütahya Milletvekili Nuri (Conker) Rize Milletvekili Fuat (Bulca), ötekine Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Tevfik (Bıyıklıoğlu), Başyaver Rusuhi, Yaver Muzaffer (Kılıç), Muhafız Birliği Komutanı İsmail Hakkı (Tekçe), Özel Kalem’den Lütfi Bey bindiler. Yaverler ve İsmail Hakkı (Tekçe) nın dışında herkes sivil ve şapkalı idi. Bu gezinin özelliği de Kastamonu ve İnebolu’da Şapka Devrimini fiilen başlatmaktı. Yolda Kalecik’e uğradılar. Tüney Hanı’na geldikleri zaman Çankırı Valisi Cemil, Çankırı Milletvekillerinden Talat, Ziya ve Rifat beyler, Çankırı Belediye Başkanı ve daha başkaları Atatürk’ü karşıladılar. Öğleye doğru Çankırı’ya giriyorlardı. Çankırılıyı, başı açık, elindeki panama şapkasını selam duran askeri birliği, öğrencileri ve binlerce Çankırılıyı, başı açık, elindeki panama şapkasını sallayarak selamladı. Atatürk’ü şapkalı ya da başı açık görenler, başlarına el atıyor, fes, kalpak ne varsa çıkararak ellerine alıyor, Atatürk’ü başları açık selamlıyordu. Yolu üzerinde kurbanlar kesilir, toplar atılırken Atatürk doğruca Çankırı Belediyesi’ne geldi. Buzlu ayranlar içilirken hoşbeşler yapıldı. Atatürk o gün çok neşeliydi. Çankırı’da, Kastamonu gezisi dönüşünde bir gün kalacaktı. Hep birlikte Kurtuluş Kız Okulu’na geldiler. Öğle yemeği burada hazırlanmıştı. Yemekten sonra, saat 13.30’da hemen otomobillere bindiler. Kastamonu’ya uğurladılar.

KASTAMONU DÖNÜŞÜ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK YİNE ÇANKIRI'DA
31 Ağustos 1925 Pazartesi günü öğleden sonra saat 17.00’de tekrar Çankırı’ya giriyordu. İlk geldiği gün başını açan halk, şimdi bezden, keçeden diktikleri şapkalarla Atatürk’ü karşılıyordu. Binlerce karşılayıcı arasında başı fesli kalpaklı hemen hemen hiç kimse yoktu. Şapka bulamayan başı açıktı. Çiftçiler bir kağnı arabasını başaklar, kırmızı–beyaz kurdelelerle süslemiş, karşılamaya çıkmışlardı. Aşar vergisi kalktığı için Atatürk’e şükran duyguları sonsuzdu. Atatürk onlara: - Aşar kalktığı halde uygulamada sıkındı var diyorlar, doğru mu? diye sordu. - Hayır Paşam, çok memnunuz, diye karşılık verdiler. Atatürk’ün Kastamonu’daki “Şapka Gezisi” 23 Ağustos 1925 ten 31 Ağustos 1925 Pazartesi gününe kadar sürmüş, gezi her yönüyle başarılı olmuştu. Atatürk, vatandaşların coşkun gösterilerinden, şapkayı, en ufak bir tepki göstermeksizin hemen benimsemelerinden çok memnundu. Devrim Atatürk’ün bir işaretiyle kendiliğinden oluvermişti. Daha hiçbir emir verilmeden halk terzilerine harıl harıl şapka, kasket diktiriyor, bulamazsa başını açıyordu. Yeryüzünde hiçbir devrim, bu kadar içtenlikle, anlayışla, isteyerek ve bilerek yapılmamıştı. Halka şapkayı alıştıra alıştıra, önce memurlardan başlayarak giydirelim diyenler aldanıyordu. Halk, Kastamonu ve Çankırı gezisiyle birlikte, şapkayı çoktan giymişti. Yeter ki siz ona giyeceği şapkayı bulunuz. Hükümete geldikleri sırada bir İskilip Heyeti Atatürk’ü ille de İskilip’e götürmek istiyordu. Atatürk: (Sevgili İskiliplilere teşekkürlerimi ve selamlarımı götürünüz. Gezimi uzatmaya imkân kalmadı. Başka bir zamana...) dedi. Söz şapkadan, giyimden açılmıştı. Atatürk; - Kıyafeti, medenî bir şekle dönüştürmek için kanun falan gerekmez. Millet karar verir, yapar. Yalnız bir Diyanet İşleri Reisi, buna bağlı müftü, imam ve hatipler vardır. Bu sınıfa ait özel kıyafeti tanırız. Bu işlerle görevli olmayanların aynı kisveyi giymeleri doğru değildir. Bu gibilerini kimse tanımaz ve kabul etmez. dedi. Atatürk, Hükümet Konağında daire müdürleri ve memurlarını ayrı ayrı tanıyarak, ellerini sıktı. Görevleri ile ilgili sorunlar sordu. Sağlık Müdürü’ne:

- İlin sağlık durumu nasıldır? derken, Tapu Müdüründen de tapu ve kadastro konusunda bilgiler alıyordu. Akşam olmuştu. Çankırı Ortaokulu üst katı Atatürk ve birlikte olduğu konuklar için hazırlanmış, dayanıp döşenmişti. Atatürk ortaokula geldiği sırada Tahsin Nahit (Uygur) bir hoş geldiniz konuşması yaptı. Atatürk bu konuşmaya şu karşılığı verdi:

"Çok derin, çok samimi duygularınıza teşekkürler ederim. Beni çok sevdiğinizi, bana çok güvendiğinizi, işaret ettiğim hedeflere bütün varlığınızla yürüyeceğimizi söylüyorsunuz. Benim buna verebileceğim cevap şudur ki: Ben güven ve saygıya hak kazanacak başarılar göstermişsem, o da sizlerin yardımlarıyla olmuştur. Güveninize yürekten inanarak, millî görevimde muhtaç olduğum gücü ve yetkiyi sizden alıyor, sizde buluyorum. Bahtiyarlığımı Çankırı’nın sevgili halkının karşısında yüksek sesle ifade ediyorum."

ataturk-cankirida.jpg

Sonradan, 1945 yılında, Çankırı’nın en büyük meydanında elinde şapka ile dikilen Atatürk Heykeli’nin kaidesinde yerini alan bu sözler, o akşam herkesi coşturmuştu. Fener Alayı ise Çankırı’ya, Çankırı’nın unutamayacağı bu mutlu geceye ayrı bir güzellik katıyordu.

1925 yılının 1 Eylül sabahı... Atatürk, Çankırı'dan Ankara'ya dönüyordu

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
26 Yorum
Önceki ve Sonraki Haberler