• BIST 85.960
  • Altın 250,517
  • Dolar 6,0617
  • Euro 6,7812
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Çankırı 19 °C
  • Antalya 27 °C
  • Muğla 26 °C

Baharda ayaklanma

Ömer Lütfi KANBUROĞLU

Türkiye ciddi bir iç savaş sendromu içine girdi. Herkes birbirine "ne olacak" diye soruyor. Terör örgütü PKK'nın hükümetle pazarlığa girişerek masaya oturması, özerklik ve Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması talepleri, doğu illerinde giderek artan gerginlik ve asayiş zaafı insanları "iç savaş" sendromuna soktu.

Bırakın doğu illerini, Batı'da bile insanlar kendi güvenlikleri için "silahlanmak" gerektiğini düşünmeye başladılar. 

İnsanların sosyo-ekonomik durumlarının giderek kötüleşmesi, hak ve hukuk kavramlarının yok edilip, adalet mekanizmasının çöpe atılarak devletin zayıf duruma düşürülmesi bu tablonun en somut nedeni.

Asıl tehlike
Eskiden Türkiye farklı kuvvetler ayrılığına sahipti. Devletin işleyişi böyle olduğu gibi, ayrıca vatandaşlar da farklı siyasi görüşlere sahip ve birbirleri ile tartışma ve çekişme halindeydiler. Şimdi ise ülke hırsızlar ve diğerleri diye ikiye ayrıldı ve buna bir şey diyen, diyebilen bir mekanizma yok.

İnsanlar PKK'nın kucağına itiliyor
Cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlayınız; birçok insan oy vermeyecek olsa bile Selahattin Demirtaş'ın konuşmalarını doğru ve yerinde buluyordu. Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana öyle günler yaşadık ki insanlar artık sadece tepki olsun diye bu siyasi hareketin partisine oy verebileceklerini açık açık ifade etmeye başladılar.

Yaşadıklarımızın sebebi birilerinin çok başarılı olması değil, diğerlerinin çok başarısız ve güven telkin edici olmaması.

İnsanlar oy verecek parti bulamadığı için Türkiye bu hale geldi. İşte asıl tehlike burada başlıyor. Bahar aylarında bir iç savaş çıksa bu savaşın bir tarafı olacağına kesin gözü ile bakılan PKK terör örgütüne insanların bırakın bir şey demeyi, destek olması bile mümkün.

Vatandaş "bana ne, ben ne diye mücadele edeceğim" diyor.

Sıradan vatandaş "benim dikili ağacım yok, ne olursa olsun,  düzeni korumak ile yolsuzluğu, hırsızlığı korumak aynı şey" diye düşünmeye başladı.

Bu çok tehlikeli bir noktadır. Asker, polis zaten kalmadı yarısını tutuklayıp içeri attınız, vatandaşı "bana ne" noktasına getirdiniz. Peki, ayaklanma çıkınca ne yapacaksınız?

Yoksa istediğiniz bu mu, bir şey yapmamak ve yaptırmamak mı?

Bu yazı toplam 4410 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 6
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05333732940