Çankırı Kuşhane Vakfiyesi

Merhamet abidesi atalarımız kuşların kışın aç, yazın da susuz kalmaması için Anadolu’nun birçok yerinde kuşhaneler vakfetmiştir. Bunlardan en eski tarihli olanı, Selçuklu Beylikler Dönemi’ne ait 21 Eylül 1281’de kurulan Çankırı Kuşhanesi Vakfıdır. Vakıf eden kişi, Ebu Bekir Aytekin’in oğlu Şeyh Hacı Bahaeddin’dir.

Çankırı Kuşhane Vakfiyesi, Türkiye’deki en eski orijinal vakfiye belgesidir. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arşivlerinde dahi bu kadar eski tarihli orijinal vakfiye belgesi bulunmamaktadır. Bu kıymetli belge, Çankırı Araştırma Merkezimizde korunmaktadır.

cankiri-kushane-resim-03.jpeg

Arapça ve Farsça olarak yazılmış olan belge, 2 metre boyundadır. Kuşhane, Çankırı Kalesinin güneybatı tarafındaydı. Kuşhane kiremit çatılı, kerpiçten yapılmış bir binaydı.

cankiri-kushane-resim-02.jpeg

Dâhiliye Vekâleti Mahalli İdareler Umum Müdürlüğünün 1933 yılında bastırdığı Belediyelerimiz kitabının Çankırı’ya ayrılan bölümünde Eski eserler arasında kuşane de yer almaktadır.

cankiri-kushane-resim-04.jpeg

Günümüzde taş temelleri hâlen durmakta olan Çankırı Kuşhanesi muhtemelen 40’lı yıllarda yıkılmıştır…

Kayı, Boyalıca, Çiftlik, Merzi köylerinden elde edilen ekinin onda biri (öşür) toplanıp Kuşhane’ye getiriliyor, kışın aç kalan kuşlara veriliyordu. Yazın ise çanaklara su konuyordu…

Çankırı kalesinin eteğinde mezarı bulunan Şeyh Bahaeddin’in torunu Sarıkız Hatice, genç yaşta vereme yakalandığı için ömrünü ibadet ve kuşlara hizmetle geçirmişti. Mezarı, Kuşhane’nin altında olup tuğlayla çevrilidir(1).

cankiri-kushane-resim-01.jpeg

Şeyh Hacı Bahaeddin; mescit, çeşme, yolcuların konaklaması ve parasız yemek yemeleri için Hangah’da yaptırmıştır. 1900 yılına kadar bu görev devam etmiştir.

Çankırılıların Kuşana/Kuşane adlarıyla da andığı Kuşhane’nin bulunduğu mıntıkadan Tahsin Nahit Uygur’un Çankırı gezmelerinde şöyle bahseder:

“Çankırı delikanlıların koşma, bozuk söyledikleri Kuşana (Kuşane) şehre hâkim olan yerlerden biridir. Kuşana’ya eskiden otuz yaşını geçmeyen ve yumruğuna güvenemeyen delikanlılar çıkamazmış…”

Kuşların Babası olarak tanımladığı Şeyh Hacı Bahaddin Beye Destan ithaf eden Fikri Demirok Hocamızın vasiyetlerinden birini yerine getirmesi için Belediye Başkanımız İsmail Hakkı Esen Bey’e sesleniyorum:

Kıymetli Başkanım, Kuşaneyi yeniden ihya edip, 21 Eylül’de açarak Dünya Kuş Bayramını gökyüzünün bütün kuşlarına hediye edin…

Böylece Kuşhanemiz Çankırı’nın tanıtım ve turizminde de hak ettiği yeri alacak ve zamanla 21 Eylül tarihi, tüm dünyanın takvimlerine not aldığı bir uluslararası etkinliğe dönüşecektir.

KUŞLARIN BABASINA DESTAN

Çankırı kale eteği;
Damlamca dere sokağı…
Burada bir ulu zat yatar;
Onun namı cihan tutar.
Adı Ebubekir Aytekin
Oğlu Şeyh Hacı Bahaddin…
Bin iki yüz seksen birde,
Eylül’ün yirmi birinde;
Yazdırmıştı vakfiyeyi,
O tarihi sahifeyi.
Kuşlar aç kalmasın diye,
Hem donakalmasın diye,
Yaptırmıştı bir kuşhane;
Halk ona dedi kurşane.
Bağışladı emlakini;
Ne varsa, tüm emvalini.
Yaradanı seven elbet,
Her mahlûka eder rahmet.
O çağda Batı insanı,
şünmezdi hiç hayvanı.
Yakardı hastayı diri.
Yıkanmazdı kat kat kiri.
Sen gel, tanıt kuşhaneyi.
Tamir et şu viraneyi.
O kuşların babasını ,
Bilsin herkes çabasını.
Bizim şanlı tarihimiz,
Hem de güzel talihimiz,
Yazık ayaklar altında
Türk’e küfür etmek moda.
Her Eylül’ün yirmi birinde
Dünyanın her bir yerinde
Kuşların bayramı olsun.
Kalpler merhametle dolsun.  

Fikri DEMİROK

  1. Alibey Mahallesi muhtarı İsmail Ayhan, çok başarılı bir muhtar. Mahallesiyle olduğu kadar, Çankırı’nın sosyal, kültürel geçmişine ve genel sorunlarına duyarlı bir kardeşimiz. Kuşane'nin yeniden ihyası onu da heyecanlandırdı… Fotoğraf için kendisine teşekkür ediyorum.

Bu yazı toplam 2738 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar