Çankırı’nın Jet imamı: Hakkı Hoca

Çankırı Mimar Sinan Mahallesi'nde “Jet İmam” namıyla bilinen Hakkı Emiroğlu’nun görev yaptığı Yeni Cami (1754), 60'lı 70'li yılların Ramazan aylarında ayakkabılıklarına kadar tıka basa dolu olur, Çankırı’nın en uzak noktasındakiler bile rağbet ederdi. Çocukluğumda defalarca teravih kıldığım için bu duruma bizzat şahit oldum. Jet İmam adı caminin de hocanın da adının önüne geçtiğinden cemaati, çocuklar ve gençlerden oluşur; çok az yaşlı gelirdi.

Jet imamın Teravih namazını 16 dakikada kıldırması sadece Çankırı’da değil, Türkiye çapında da yankı bulmuş, 1968 yılı Ramazan’ında Günaydın gazetesine manşet olmuştu.

Hakkı Hoca, camisinde teravih namazını kıldırdıktan hemen sonra yakınındaki Büyük Camii’ye geçerek vitir namazını da orda tekrarlardı... Öyle ki; Ramazan ayında Büyük Camii’de vaaz sonrası imamlık yapan Çankırı Müftüsü Seyfullah Kotanoğlu namazı bitirip yüzünü cemaate döndüğünde, onu karşısında görünce “Allah Allah…” kabilinden başını sallardı.

Müftü Seyfullah Kotanoğlu aralarındaki muhabbete rağmen kendisine defalarca murakıp (denetçi) göndermiş; ancak her defasında Hakkı Hoca’nın namazı düzgün kıldırdığı rapor edilmiştir…

1922 doğumlu olan Hakkı Hoca, okuma yazmayı sonradan öğrenerek dışarıdan bitirme yoluyla ilkokul diploması almış ve akabinde imam olarak görevlendirilmiştir…

İmamlığının yanı sıra en bilinen diğer özelliği marangoz olmasıdır. Evinin bahçesinde kurduğu tezgâhıyla doğrama işleri (kapı, pencere) yapardı. Kasnak da yapardı. Sonraları, mobilya tarzı büfe imalatı da yapmaya başladı… Onun yaptığı güzel büfeler, birçok Çankırılının salonunu süslerdi.

Hakkı Hoca görev yaptığı camiyle ilgili onarım işlerini de bizzat kendisi yapmış, müftülükten hiç ödenek almamıştır.

hakki-hoca-metin-yilmaz-sozcu-18-resim-04.jpg

Zatülcenp olup kan kusmaya başlayınca komşuları olan Gamzeliler’in traktörüyle acil Ankara’ya nakledilir. Gördüğü tedavi sonrası Çankırı’ya döner ve “eşinin beyaz soğanı balla ayazlatıp hazırladığı kürle ve karaturpun içine konan balla” şifa bulur, 3 günde ayağa kalkar. Ayaklanınca da ilk işi yine marangoz tezgâhının başına geçmek olur.

Sıkı bir Demokrat Partili olan hoca, dışarıda fötr şapkasıyla dolaşır, sert görünümünün aksine çok cana yakın, şakacı bir insandır. Çankırı’da herkesin sevip saydığı bir din adamıdır.

Gizli ilimler konusunda derinliği bilinen Hakkı Hoca’nın güzel bir kol saati vardı, abdest alırken bu saati sık sık unutur, arkasından getirirlerdi…

Bir gün yine unutmuş saatini ama bu defa getiren olmamış… Kızmış Hakkı Hoca ve gece Esma çekmiş…

Sabah adam saati kapıya getirmiş, “Sabaha kadar uyutmadın; şu saatini al da beni rahat bırak…” diye sitem etmiş.

metin-yilmaz-cankiri-arsiv-resim-04.jpg

Hakkı Hoca’nın Hacer hanımla evliliğinden 3 kız evladı vardır.

1974’te emekli olup Bursa’ya yerleşir, 2005’te rahmetli olur. Kabri Bursa’dadır.

Allah mekânını cennet eylesin...

Bu yazı toplam 3619 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar